{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/344 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1350<br>KARAR TARİHİ\t: 04/07/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/341 Esas 2020/380 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 04/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/07/2024<br><br>\t      Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında gözlük satımı ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından karşı taraf hakkında düzenlenen 22.05.2018 tanzim tarihli 51.920,00 TL tutarlı fatura içeriği ürünlerin karşı tarafa teslim edilmesine rağmen davalının faturanın 16.911,00 TL'lik kısmını ödemediğini, bu alacağın tahsili için Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4549 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve yersiz itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bildirerek, sözü edilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.           <br>CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. <br>MAHKEMECE: \"...Dava, menkul mal satımından kaynaklanan mal bedelinin tahsili konusundaki icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4549 E.sayılı dosyası ile davacı-alacaklı vekili tarafından davalı-borçlu aleyhine 07.01.2019 tarihinde, 16.611,00 TL asıl alacağın değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili yönünde takip açıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu vekiline 20.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun vekili aracılığıyla 22.05.2019 tarihinde verdiği borca itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, iş bu davanın 1 yıllık yasal süre içerisinde açıldığı;<br>Dava şartı arabuluculuk son tutanağının dava tarihinden önce 28.06.2019 tarihinde düzenlendiği, ancak dosyaya fotokopisinin sunulduğu,<br>Hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. \t<br>Uyuşulmayan noktalar ve çözülmesi gereken sorun; taraflar arasında sözü edilen faturaya dayalı satım ilişkisinin kurulup kurulmadığı, kurulmuşsa icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan bakiye semen alacağının bulunup bulunmadığı, varsa tutarının ne kadar olduğu noktalarındadır.<br>Tüm dosya içeriği ve delillerin, özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda:<br>Tarafların tacir sıfatını haiz oldukları, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılından önce başladığı, 2018 yılı dönem başında ticari kayıtlara göre davalının davacı tarafa 77.117,40 TL önceki dönem bakiyesinin olduğu, 2018 yılı içerisinde aralarında iki adet faturaya ilişkin ticari alım satım bulunduğu, 31/03/2018 tarih 77182 nolu 53.100,00 TL bedelli faturayı davalı aleyhine kayıtlarına işlediği, yine 22/05/2018 tarih 78044 nolu 51.920,00 TL bedelli faturayı davalı aleyhine kayıtlarına işlediği, bu faturalardan 22/05/2018 tarih 51.920,00 TL bedelli faturanın dava konusu olduğu, her ne kadar bu fatura davalı ticari defterinde kayıtlı değil ve davacı tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerinde imzalar mevcut değil ise de, dava konusu borcu da kapsar şekilde tüm borçlara ilişkin takvim yılı içerisinde muhtelif zamanlarda davalının kendi lehine ödemeler yaptığı, bu bağlamda defterine kayıtlı 31/03/2018 tarihli fatura tanziminden sonraki dönemde 10/04/2019 tarihinde, 15/05/2019 tarihinde ve 01/08/2019 tarihinde 7 adet muhtelif tutarlı ödemeler yaptığı, böylece dava ve takip dayanağı fatura içeriği malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin kabulü ve ödemelerin düşülmesi ile davacı alacağının tespitinin gerektiği, bilirkişi raporuna göre alacak tutarı 20.757,09 TL hesaplanmış ise de, taleple bağlı kalınarak davacının dava ve takip dayanağı 22/05/2018 tarih 78044 nolu 51.920,00 TL bedelli faturadan dolayı 16.611,00 TL bakiye mal bedeli alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.<br>Bu açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.'' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM:<br>Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki deliller<br>ve hakimin taktirine göre:\t <br>I-Davanın KABULÜNE,<br>Davalının, Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün  2019/4549 E.sayılı dosyası ile yapılan 16.611,00TL'lik takibe yönelik haksız itirazının İPTALİNE,<br>Takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda yasal faizi yürütülerek DEVAMINA,<br>İİK’nun 67/2 maddesi gereğince, % 20 icra-inkar tazminatı  3.322,20TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hatalı ve hukuki olmaktan yoksun olduğunu, takibe konu 22.05.2018 tarihli, 51.920-TL bedelli fatura içeriğindeki malların, müvekkiline teslim edilmemiş olmasına ve böyle bir faturanın müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı bulunmamasına rağmen mahkemece, soyut ve objektifliktten uzak kabullere dayalı bilirkişi raporuna dayanarak, davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin kendi lehine delil olarak addedilecek ödemelerin, aleyhine delilmiş gibi değerlendirildiğini, yapılan soyut ve hukuki olmaktan uzak değerlendirmelerin karara dayanak yapıldığını belirterek, Ticaret ve İspat hukukuna aykırı kararın kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; davalıya optik malzemesi sattığını takibe konu faturanın bakiye bedelinin davalı tarafça ödenmediğini ileri sürmüştür.<br>Davalı taraf; davaya cevap vermemiştir. <br>İlk derece mahkemesince taraf defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmış, davalının işletme defteri tuttuğu ve dava konusu faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, fatura konusu malın davalıya teslim edildiğine dair bir belge olmadığı belirlenmiştir. <br>Her ne kadar ilk derece mahkemesince; davalının dava konusu fatura tarihinden sonra yaptığı bir kısım ödemeler olduğu,  böylece dava ve takip dayanağı fatura içeriği malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği kabul edilerek karar verilmiş ise de; bu tespit doğru değildir. Şöyle ki; davacının davalıya fatura konusu malı teslim ettiğini yazılı delillerle ispat etmesi gerekirken, yapılan bir takım ödemeleri dava konusu fatura ödemesi olarak kabul edip, yapılan ödemeyi de faturadan mahsup edip teslimin kanıtlandığı yönündeki kabul hukuka uygun olmamıştır. <br>Tüm bu bilgiler ışığında; İlk derece mahkemesince yapılacak iş; davaya konu faturanın davalı tarafça ilgili yıl  Ba formlarında bildirilip bildirmediğinin ilgili Vergi Dairesinden sorulması,  alınacak sonuca göre delillerin takdiri, davalı tarafça Ba formu ile bildirilmemiş olması halinde davacının iddiasını  yazılı delillerle ispat edemediği sonucuna  varılması halinde ise; davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olması nedeni ile, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi  olmalıdır. <br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM:<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>\t2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/11/2020 tarih ve 2019/341 Esas 2020/380 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 283,68  TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>\t6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>\t7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 04/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9596f3b88cf76286","SID":"7ea547dfacbe29ad"}}