{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/615 <br>KARAR NO: 2024/1079<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2020<br>NUMARASI: 2016/987 Esas -  2020/617 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen dava davacısı, asıl ve birleşen dava davalısı ... bank A.Ş, birleşen dava davalısı ... ve birleşen davada davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>ASIL DAVADA<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ... bank AŞ Şişli Şubesinin müşterisi olduğunu, müvekkili firmanın yaklaşık 10 ay öne firmaya mali işler direktörü olarak ... isimli şahsı aldığını, ...'ın  bir süre sonra Şişli Şubesinden müdür ... ve yine aynı şubede çalışan bir personelin firma yetkilisi ...'i şirket merkezinde ziyaret etmelerini sağladığını, ... Holding yetkilisi ...'le görüşen, Şişli şube müdürü ve çalışan personeli, firmanın bankacılık işlemlerinin kendi şubelerinden yapılması konusunda firma yetkilisini ikna etmeleri sonucunda müvekkili firmanın ... Bank Şişli Şubesi ile hesap açıp çalışmaya başladığını, müvekkilinin bu şubede açmış olduğu hesaptan müvekkile ait yaklaşık 4.500.000,00 TL paranın müvekkilinin yetkisi ve bilgisi dışında hiçbir  imza ve  talimatı  ve teyiti olmadan 3. şahıslara bu şube tarafından ... isimli şahsın kendisi ve kendi ifadesinde tespit ettiği banka çalışanı ... isimli şahsın da yardımı ile sahte talimatlar ile havale yapılıp çekildiği ve müvekkili şirketi telafisi güç zarara uğrattığını, ...'ın müvekkili şirkette mali işlerde çalışan şahıs olup şirketin banka ile ilgili herhangi bir para çekme yetkisi olmayan kişi olduğunu, ...'ın sahte talimatları ile kendisine yapılan eftlerde sahte açıklama yaparak ... Gayrimenkul ismini kullanan ...'in ... Bankasından bulunan şahsi hesabına parça parça 769.940,00 TL havale yapıldığını, ...'in ...'ın eniştesi olduğunu, kendisine sahte talimatlarla yapılan ödemelerde ... Mimarlık ismini kullanan ... isimli şahsın ... ile birlikte hareket ettiğini, bu şahsın ...bank ve ... Bankta bulunan şahsi hesabına parça parça 2.536.270,00 TL yine  ...'ın  sahte talimatları ile ... bank Şişli Şubesi tarafından havale yapıldığı ve çekildiğini, aynı şekilde kendisine sahte talimatlarla yapılan ödemelerde ...  ismini kullanan ...'in şahsi hesabına 1.016.220,00 TL yine ...'ın  sahte talimatlarıyla ...'in  ... bank'taki hesabına havale yapıldığını, ... isimli şahsın ... Bankasında olan kendi şahsi hesabına sahte talimatla ...bank Şişli Şubesi tarafından havale yaparak 59.250,00 TL para aktardığını, müvekkilinin Şişli Şubesinde bulunan paraları, şirket yetkilisinin haberi olmaksızın,  yetkili olmayan ...'ın imzaları taklit ederek, kopyala yapıştır yöntemi ile talimatlar düzenleyerek ve yetkisi  olmadığı halde telefonla bu işlemleri teyit ederek, belirtilen şekilde paraları aktardığını, müvekkili şirketin ciddi anlamda zarara uğradığını, banka ve çalışanlarının yapılan işlemde kusurlu ve sorumlu olduğunu, bu şahıslar hakkında Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/411 E sayılı dosyasından dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik vs. konularında dava açıldığını, bu dosya kapsamında tutuklu bulunan ...'ın ifadelerinde banka çalışanı ... isimli şahsın kendisine yardımcı  olduğunu, bu durumun bankanın ve çalışanın açık kusurunun olduğunu gösterdiğini, ...  isimli şahsın  müvekkili firmada işe başlamasından hemen sonra ... bank  Şişli Şubesi ile çalışması  ve bütün yapılan  bankacılık işlemleri, gerek sahte talimat gerek sahte imza ve teyit alınmadan yapılan banka para transfer işlemlerinin sadece bu şube tarafından yapılması ve yapılan işlemlerde  müvekkilinin imzasını yeterince kontrol etmeyen, ıslak imza aramayan ve ayrıca onayı  olmadan para transferi yapan ve kendi onaylayan bankanın ve banka görevlilerinin müvekkilinin zarara uğramasında şüphelilerle birlikte ve şüpheliler kadar suçlu olduğunun açık olduğunu, sahte işlemlerin özellikle Şişli şubesinden yapmış olmasının olayın suçluları ve kusurlularını ortaya koyduğunu, güven kuruluşları olan bankaların mevduatları koruma konusunda özenle  davranması gerektiği, bu hususta objektif özen borcu altında olduğunu, bankanın bu özen borcunu  ihlal ettiğini ve kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin tüm bu işlemleri kendisinin yatırım amaçlı nakde ihtiyacı olması sebebiyle banka hareketleri ve nakit finansları bir arada toplayıp,  getirmesi gerektiği dönemde   şirketin hesaplarının boşaltıldığını, kendi bilgisi dışında hiçbir imza ve talimatı olmadan sahte belgelerle bu işlemlerin yapıldığını,  yaptığı araştırma sonucunda fark ettiğini ve hemen hukuki süreç başlattığını müvekkilinin bu zarardan dolayı çok zor durumda olduğu ve iflas ile karşı karşıya  kaldığını  beyanla  zarar ve ziyanın bankadan tahsili , bu kapsamda müvekkili hesabından çekilen 4.500.000,00 TL paranın davalı bankadan yasal faizi birlikte tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı ... bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı olarak ...  yetkilisi ... görünmekte olup, ...'in şirket adına dava açma ehliyeti bulunmadığını,  dava dilekçesinde yer alan vekilin davaya vekalet ehliyeti bulunmadığını, dava şartının noksan olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin hesabından talimatla yapılan çok sayıda işlem olduğunu,  davacının bu işlemlerden hangilerinin sahte olduğunu belirtmediğini, dava dilekçesinde  savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğunu, davanın bu yönden reddini talep etme zorunluluğu doğduğunu, dava konusu talebin içeriğini somutlaştıran unsurların  belirtilmesi gerektiğini, davacının hangi talimatların sahte olduğunu belirtmesi gerektiğini,  zararın varlığını ispata elverişli  delilleri göstermesi gerektiğini, müvekkili bankanın e-posta yoluyla iletilen  talimatları da işleme alabildiklerini, iletilen talimatta davacı şirket kaşesi ve şirketi temsile yetkili kişinin imzası bulunduğunu,  müvekkili bankanın kendisine iletilen talimatları, bankaya bildirilen e-posta hesabından gönderilip  gönderilmediğinin kontrol edildiğini, bankada mevcut imza sirkülerinde yer alan imza örnekleri ile karşılaştırarak kontrol  ettiğini ve telefon  ile davacı şirket yetkililerinden teyit ettiğini, bu talimata uygun işlem yapılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığını, bankanın gerekli inceleme ve araştırmayı yaptığını,  davacının müvekkili banka nezdinde güven yarattığı kişiden teyit alarak işlemlerin gerçekleştirdiğini, davacının bilgisi dışında gerçekleştirildiğinin iddia edildiği işlemlere ilişkin birçok talimatın ... tarafından yürütülen finansal işlemlerin tek imza yetkilisi konumunda olan ... tarafından bir yılı aşkın bir süre içerisinde herhangi bir şekilde sorgulanmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını,  ... tarafından ...'ın hesaplarda gözlem yapılabilmesi için internet Bankacılığı Gözlem Yetkisi verilmesi hususunda müvekkili bankaya talimat verildiğini davacı şirketin ...'a güvendiğini, bu güvenin banka nezdinde de oluştuğunu, davacı şirketin çalışan tarafından gerçekleştirilen eylemler nedeniyle sorumlu olduğunu, davacının hesaplarından gerçekleşen işlemlerin mali işler direktörü olarak çalışan ...'dan teyit alınarak gerçekleştirildiğini,  iş  hayatında tüzel kişi olan şirketler tarafından gerçekleştirilen tüm işlemler için şirket sahibinden  teyit alınmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin ...'ın iletişim bilgilerini banka ile paylaştığını, davacının işe alıp istihdam ettiği kişilerin eylemlerinden aslen kendisinin sorumlu olduğunu, kendi işe aldığı ve istihdam ettiği kişilerce uğramış  olduğunu belirttiği zarar nedeniyle müvekkili bankanın sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacı şirketin 1 yıldır personeli olan ...'ın denetlemediği, davacının ağır kusurlu olduğunun tartışmasız olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere mahkemece müvekkili bankanın sorumluluğuna gidilecek  ise davacının da müterafik kusurlu olduğunu hususunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı şirketin işlemlerden haberi olmasına rağmen işlemlere itiraz etmediğini ve icazet verdiğini,  davacı şirketin tek imza yetkilisi ...'in  internet bankacılığı  şifresinin  mevcut olduğunu istediğinde şirket hesaplarından gerçekleştirilen tüm işlemleri görebilecek durumda olduğunu, gerçekleşen transferleri bilmediği iddiasının makul olmadığını,  söz konusu hesabın davacı şirketin ticari faaliyetlerine yürüttüğü hesap olduğunu, davacı şirkete ait muhasebe defterlerinin celbini talep ettiklerini, ayrıca  30/03/2016  tarihli 9043 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ... Holding Aş  Olağan Genel Kurulunda 2015 yılına ait gelir-gider tabloları ile bilançoların  okunduğunu ve kabul edildiğini, davacı şirketin bu işlemleri bilmediği iddiasını makul olmadığını,  davacının iddia edilen işlemlerin ardından sayısız işlem yapmasının hesap bakiyelerinden haberdar olduğunu gösterdiğini,  davacının iddiaya konu işlemlere uzun süre ses çıkarmamasının hukuken icazet verdiği anlamına geldiğini ve müvekkili bankaya bu hususta güven verdiğini, bu hususun Yargıtay kararlarında da teyit edildiğini, davacının işlemlere itiraz etmeyerek zarara ve zararın artmasına neden olduğunu, davacının kendi kusuruyla oluşan zararlardan TBK m52 gereği sorumlu olduğunu, şirketin bu kadar uzun süre hesapları incelememesi nedeniyle basiretli tacir gibi  davranmadığını, talebin hukuka aykırı olduğunu, özetle talimatlar sahte ise davacının ağır kusuruyla bu durumun ortaya çıktığını,  müvekkili bankadan bu nedenle talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, davacı şirket zarara uğradığını iddia ediyorsa husumeti  ...'a yöneltmesi gerektiğini, gerekli özeni gösteren ve üzerine düşüne yükümlülükleri yerine getiren müvekkili bankadan talepte bulunulmasının mümkün olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA<br>DAVA: Davacı vekili tarafındandava dilekçesinde özetle; olayların gelişimi davalı ..., müvekkili şirket ile dava ... Holding nezdinde Muhasebe Müdürü olarak 14 ay süre ile çalışmış olup mezkûr çalışması huzurdaki davanın konusunu oluşturan, çalışma süresi boyunca iştirak ettiği Dolandırıcılık eyleminin, müvekkili Şirket Yetkilisi/ ... tarafından tespit edilerek yasal başvuruların yapıldığı 08.09.2016 Tarihine kadar bilfiil devam ettiğini, müvekkili Şirket ile Dava Dısı-... Holdingdeki çalışmasını Muhasebe Müdürü olarak sürdüren Davalı- ...’ın  şirket ödemeleri ile ilgili hiçbir imza ve işlem yapma yetkisi olmadığı gibi banka hesaplarından para çekme konusunda da hiçbir zaman kendisine yetki verilmediğini, müvekkili şirket  ve Dava Dışı-... Holding nezdinde çalışmaya başlayan davalı-..., kısa bir süre sonra ... bank-Şişli Şubesi'nde Müdür olduğunu bildiren ... isimli personel ile yine aynı şubeden bir personelin, müvekkili şirketin Yetkilisi/Aydın Veli Serini şirket merkezinde ziyaret etmelerini sağladığını, müvekkili iirket Yetkilisi ile görüşen banka personelinin, müvekkili şirketin tüm bankacılık işlemlerinin kendi şubelerinden yapılması konusunda Şirket Yetkilisini ikna etmelerini müteakip ...bank-Sişli Subesi'nde TR...İBAN Numaralı Hesap açılarak mezkûr şube ile çalışılmaya başlanıldığını, müvekkili şirket Yetkilisi/..., davalı-...'ın çocuğunun hastalığını mazeret göstererek izinli olduğu 08.09.2016 Tarihinde ve Şirket Merkezinde bulunduğu sırada yapacağı havaleler için hesap bakiyesinin müsait olmadığının kendisine bildirilmesi üzerine Davalı-...bank/Şişli Şubesi'nde bulunan mevduatlarını incelemek için hesap dökümlerini talep etmiş, bankadaki mevcudun davalı-... tarafından kendisine gösterilen malî tablo ile hiçbir şekilde uyuşmadığını, hesap dökümlerini detaylı olarak incelediğinde ise 04.05.2016 ve 02.09.2016 tarihlerinde müvekkili şirket ile hiçbir şekilde ticarî münasebeti bulunmayan ve müvekkilli şirketten  alacağı olması ihtimali dâhi hiçbir surette olmayan arkadaşı diğer davalı-... adına ait hesaba isminin yanına sahte açıklamalar da eklemek suretiyle müvekkili Şirketin muvafakati ve bilgisi dışında ve bir imza, talimat ve teyit olmaksızın toplam 34.700,00.TL'nin ayrıntılarıyla izah edileceği üzere davalı- ... bank A.Ş./Şişli Şubesi'nin ihmal veya kastı veya iştiraki neticesinde sahte talimat ve teyitler kullanılarak ödemeler gönderildiğinin tespit edildiğini,  müvekkili şirket yetkilisi , arz edilen hususu tespit etmesinin ardından davalı-...bank'tan 04.05.2016 ve 02.09.2016 tarihlerinde yapılan para transferine ilişkin talimat yazılarını talep etmiş ve kendisine aslı olmayan ekran görüntülerinin gönderilmesi üzerine bilgisi ve onayı olmaksızın gerçekleştirilen para aktarım işlemlerinin sahte düzenlenen evraklarla yapıldığını tespit etttiğini,  davalı-... tarafından, müvekkili şirkete ait ... hank Şişli Şubesinin TR... Numaralı Hesabından daha önce bir şirkette birlikte çalıştığı arkadaşı ... arkadaşı olan ve kendisine gönderilen EFT'lerdc \"... Yapı\" şeklinde sahte açıklama girilerek İşlem yapılan ... T.... Bankası T.A.O.nda bulunan hesabına, celp edilecek banka kayıtlarından da açıkça anlaşılacağı üzere toplam 34.700.00.TL müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan sahte talimatlar ile para aktarımı yapıldığını,  arz edilen hususlardan ve celp edilecek banka kayıtlarından açıkça anlaşılacağı üzere  müvekkili şirkete ait...bank-Şişli Şubesindeki mevcut tüm mevduat hesaplarındaki şirket sermayesinden, Şirket Yetkilisinin onayı ve bilgisi olmadan davalı-... tarafından Şirket Yetkilisinin imzası taklit edilerek ve \"kes- kopyala-vapıştır yöntemi ile talimatlar düzenlenerek ve yetkisi olmadığı halde telefonda bu işlemler konusunda teyit vererek kendi şahsî hesabına ve yukarıda ismi bildirilen arkadaşının hesabına transfer işlemleri gerçekleştirildiği, dava konusu hukuka aykırılık; \"Olayların Gelişimi\" başlığı altında ayrıntıları ile izah edildiği üzere davalı-..., müvekkili şirket ile dava Dışı-... Holding A.Ş. nezdinde çalışmaya başladığı tarihten 07.09.2016 tarihine kadar dava Dışı-... Holding A,Ş.hesabından mütemadiyen yapmış olduğu onlarca para transferleri ile şahsî hesabına ve yakın akrabası İle davalı-... de arasında bulunduğu arkadaşlarının hesabına toplam 4.381.690TL ile müvekkili şirkete  ait ... bank A.Ş Şişli Şubesi'nin TR... IBAN Numaralı Hesabından da 34.700.00.TLyi daha önce kullanılan ödeme talimatlarından müvekkili şirketin yetkilisinin imzasının \"kes kopyala yapıştır\" ve photoshop teknikleri ile çoğaltmak suretiyle müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında kendi hesabına ve arkadaşı diğer davalı-... hesabına havale etmiş ve kendisine isnad edilen tüm suçlamaları da kabul ve ikrar ettiğini,  müvekkili şirketin Mevduat Hesabından, davalılar Tarafından Sahte Talimat ve Teyitler Kullanılmak Suretiyle Yapılan Para Transferleri Sonucu müvekkili şirketin uğradığı Zarar ve Ziyanın Tespitine, davalı-...; diğer Davalı-...'in Hesabına Yaptığı transferlerden; davalı-...; hesabına Yapılan Transferlerden; davalı-... bank A.Ş, ise İhmal veya Kastı veya İştiraki Neticesinde Bu Transferleri müvekkili şirketin Talimat ve Teyidi Olmaksızın Gerçekleştirmesinden Dolayı müvekkili şirketi  34.700.00.TL zarara uğrattığını beyanla   34.700.00.TL,nin davalı-... hesabına ödenme tarihleri nazara alınarak hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"TBK'nun 61.maddesi \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\" şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafın uğradığı zarar bakımından asıl ve birleşen dosya davalıları farklı hukuki sebepler ile sorumludur. Asıl ve birleşen dosyada banka mevduat sözleşmesinden doğan hukuki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, birleşen dosya davalıları ise haksız fiil nedeniyle sorumludur. Asıl dava ve birleşen dosya davalısı banka yönünden yapılacak değerlendirmede;   banka çalışanlarının e-posta yoluyla gönderilen EFT talimatları üzerindeki yetkili imzaları imza sirküleri ile karşılaştırmış olsa dahi talimatların orjinal asıllarını takip edip, e-posta ortamında gelen talimatla eşleştirmemiş oldukları, yine e-posta ile gelen talimat ile akabinde birkaç gün içerisinde gelen talimat asıllarının karşılaştırılmasının gerektiği, teyitin şirket yetkilisinden alınması gerekmekte iken şirket çalışanından alınmasının bankanın mevduat sözleşmesi yükümlülüklerine aykırı olduğu açıktır. Bununla birlikte talimatları veren ve teyit eden ...'ın davacı şirket çalışanı olduğu, TBK m.116 ve TBK m.66'da düzenlenen adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu ve ifa yardımcılarının hareketlerinden kusursuz sorumluluğu gereğince müterafik kusur değerlendirmesi yapılırken ...'ın fiilinin de davacının müterafik kusuru olarak değerlendirilmesinin gerektiği,  yaklaşık 10 aylık dönemde, farklı tarihlerde toplam 4.335.880,00 TL'nin 133 seferde gerçekleştiği, bu süreçte davacının hesabındaki hareketleri fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gibi kontrol ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, davacı şirketin bu suretle denetim görevini ihmal suretiyle gerçekleştirmediği, bununla birlikte davacının ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin eylemlerinin davacı ile illiyet bağını koparacak, davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldıracak düzeyde olmadığı kanaatine varılmış, bu doğrultuda bilirkişi raporunda dava konusu olayda davacı şirketin denetim ve kontrol eksikliği ve kusursuz sorumluluk gereği kendi çalışanına atfı kabil kusurun davacı şirkete atfedilmesi gerekliliği karşısında zararın meydana gelişinde % 70 oranında sorumluluk atfedilebileceği, buna karşılık davalı bankaya talimatların ıslak imzalı halini talep etmemek ve takibini yapmamak nedeniyle mevduatı özenle koruma borcuna aykırı davranması nedeniyle % 30 oranında sorumluluk atfedilebileceği değerlendirmesinin mahkememizce de oluşa ve dosya kapsamına uygun görülerek itibar edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan değerlendirme ile davacının 4.335.880 TL zararından davalı banka için takdir edilen % 30 oranındaki kusur oranına tekabül eden 1.300.764,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutar yönünden her bir transfer tarihi bakımından ıslahla belirlendiği şekliyle avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Asıl davada ... bank AŞ Şişli Şubesi'ne dava açıldığı, bununla birlikte ... bank Genel Müdürlüğü'ne karşı husumetin doğru olarak tevcih edildiği, banka şubesinin tüzel kişiliği bulunmadığından şubeye karşı dava açılamayacağı anlaşılmakla asıl davada ... bank Şişli Şubesine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Birleşen Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1128 esas sayılı dosyası ile ... Yatırım Aş davalı banka, ... ve ...'den toplam 34.700,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davacının banka hesabından 04/05/2016 tarihinde 10.700,00 TL, 02/09/2016 tarihinde 24.000,00 TL olmak üzere toplam 34.700,00 TL'nin transfer edildiği, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı bankanın kusur oranına tekabül eden sorumluluk miktarının 10.410,00 TL olup davalı bankadan talep edilebilecek miktarın 10.410,00 TL olduğu, bilirkişi raporunda birleşen dosya davalıları ... ve ... için kusur oranı belirlenmiş ise de, dosya kapsamı ile yukarıda detaylı olarak anlatıldığı gibi davalı ...'ın kopyala-yapıştır yöntemi ile sahte talimat oluşturmak suretiyle davacının talimatı dışında dava konusu tutarı diğer davalı ...'in hesabına transfer ettiği, davalıların eylemlerine ilişkin ceza dosyası kapsamında ikrarlarının bulunduğu, bu transferlerin herhangi bir hukuki ya da ticari ilişki kapsamında gönderilmediği, davalıların haksız fiil sorumlusu olarak talebe konu miktarın tamamının tazmininden sorumlu oldukları değerlendirilmekle birleşen dosyanın kısmen kabulü ile 34.700,00 TL’nin birleşen dosya davalıları ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, transfer tarihlerinden itibaren bu miktarlara yasal faiz işletilmesine, davalı ... bank AŞ’nin diğer davalılar yönünden kabul edilen miktarın %30’una tekabül eden 10.410,00 TL bakımından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmakla bu miktarın (diğer davalılardan tahsil edilecek tutar ile mükerrer ödemeye sebep olmayacak şekilde) davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bu miktarın 3210,00 TL’sine 04/05/2016, 7200,00 TL’sine 02/09/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dosya kapsamı, davaya konu usulsüz para transferlerinin Davalı-Bankanın ağırlaştırılmış özen ve mevduatı koruma borcu gereğini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle meydana geldiği ve bu durumun bizzat Davalı-Banka Teftiş Kurulu'nca tanzim edilen ve talimat ile para transferine dair operasyon sürecinin Banka tarafından iyileştirilmesine ilişkin düzenleme yapılması tavsiyesini içeren Teftiş Kurulu Raporu, bu Teftiş Kurulu Raporunun tanzimi sırasında alınan Davalı-Banka çalışanlarına ait ifadeler, dosyada mübrez HMK.293.Madde uyarınca tanzim edilmiş Uzman Görüşü ve dava konusu para transferlerini gerçekleştiren şahısların sahtecilik eylemleri nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak mahkumiyetlerine hükmedilmiş olması nazara alınmadan hatalı değerlendirme yapıldığını, TBK’nın “Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Sorumluluk” Başlıklı 116. Maddesi hükmü ile davacı  Şirketlerin ...’a para transferi konusunda hiçbir surette yetki vermemiş olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu zararın meydana gelmesine neden olan para transferleri konusunda ...’ın kanunî anlamda “ifa yardımcısı” olarak nitelendirilemeyeceğini, TBK’nın “Adam Çalıştıranın Sorumluluğu” Başlıklı 66.Maddesi hükmü nazara alındığında; adam çalıştıranın çalışanlarının, hizmetlerini ifa ederken başkalarına verdikleri zarardan sorumlu tutulması, zararın adam çalıştıran kimsenin nam ve hesabına yapılan bir işin icrası sırasında doğmuş olması, başka bir deyişle zarar ile hizmet arasında bir illiyet bağının bulunması esas ve şartına dayandığı açıkça görülmek olup arzedilen hususun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/1605 E.-2020/129 K.Sayılı ve 05.02.2020 Tarihli Kararında da ortaya konulduğunu, davalının kendisinden teyit alması suretiyle para transfer etmesi eylemi ile görülen iş arasında da herhangi bir illiyet bağı olmadığını, Davalının davacı Şirketler nezdinde çalışan bir kişinin yaptığı iş ile ilgili olmayan ve suç teşkil eden eylemi nedeniyle adam çalıştıranın veya yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk adı altında kusur ve sorumluluk isnat edilemeyeceğinin izâhtan vareste olduğunu, adam çalıştıran sıfatı ile veya yardımcı kişilerin fiillerinden dolayo sorumlu olanın Davalı-Banka olduğunu, davalı bankanın adam çalıştıran ve ifa yardımcısı kullanan olarak objektif  özen yükümlülüğünün ihlali şeklindeki davranışı ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunduğunu, ...'ın bilgisayar ortamında kopyala-yapıştır yöntemi ile oluşturduğu sahte EFT talimatları ile ilk kez para transferi yaptıktan sonra Davalı-Banka çalışanları tarafından talimat aslının talep edilmemesi ve EFT talimatına teyidin yetkisi olmamasına rağmen kendisinden alınarak işleme devam edilmesinin ve diğer bankalarda haftalık olarak talimat aslı talep edilmesine rağmen Davalı-Banka tarafından bu yönde bir talepte bulunulmamasının ardından sahte talimat oluşturarak Davalı-Banka üzerinden işlem yapmaya devam etmiş, sahte talimatlar ile para transferi yaparken de yine bilgisayar ortamında düzenlediği sahte banka hesap ekstreleri, mali tablo ve bilançolar ile, (-ki tamamı tarafımızca dosyaya sunulmuştur-) gerçekleştirdiği para transfer işlemlerinin, davacı Şirketler tarafından fark ve tespit edilmesinin önüne geçmiş, böylelikle banka hesabından sahte talimat ve geçersiz teyit işlemleri ile yaptığı para transferlerinden haberdar olunmasını engellediğini, Mahkemece alınan Bilirkişi 1.Ek Raporu'nda da ...'ın bilgisayar ortamında sahte hesap ekstresi ve/veya finansal bilançolar düzenleyerek Davacı-Müvekkil Şirketler yetkilisini yanılttığı ve bu şekilde gerçek hesap bakiyesinin öğrenilmesinin engellendiği; dolayısıyla Davacı Şirketlere  bu  konuda  atfı  kâbil  bir  kusur  bulunmadığı  tespitine  yer  verildiğini, sahte talimat ve yetkisiz kişiden alınan teyitlerle para transfer edilmesi şeklindeki suç teşkil eden usulsüz işlemler yönünden, Davacı Şirketlerin denetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile sorumluluk yükletilmesinin  kabulünün mümkün olmadığını, davalı-Banka müfettişleri tarafından düzenlenen Teftiş Kurulu Raporunda dava konusu para transfer işlemlerinin meydana gelmesinde Davalı-Bankanın  ağır  kusuru  olduğunun  açık kabulü  niteliğinde olduğunu, Bilirkişi Raporu ile usulsüz para transfer işlemlerinin davalı banka çalışanlarınca eft talimat asıllarının takip edilmemesi ve yetkisi bulunmamasına rağmen ...'dan teyit alarak gerçekleştirmeleri neticesinde meydana geldiği, bu işlemler yapılırken de davacı şirketler yetkilisinin, oluşturulan sahte hesap ekstresi ve finansal bilançolar ile yanıltıldığı açıkça ortaya konulmuş olup tüm bu hususlara rağmen; yerel Mahkemesi tarafından Davalı yönünden sadece %30 oranında kusur atfedilebileceği değerlendirmesi ile karar verilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, mahkeme tarafından kusur oranı tayin ve tespiti yapılırken HMK. Mad. 293. gereği dosyaya sunulan Uzman Görüşü de hiçbir surette dikkat ve değerlendirmeye alınmadığını, yerleşik Yargısal İçtihatlar nazara alındığında da; Mahkeme tarafından Davalı-Banka yönünden tespit edilen kusur oranının  işin niteliği, hayatın olağan akışı ve hakkaniyet  ile bağdaşmadığını  açıkça toplamda 4.381.680,00-TL transfer edilmiş olunmasına rağmen, Mahkemece 4.335.880,00-TL'nin % 30'u olan 1.300,764,00-TL üzerinden karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Asıl ve birleşen dava davalısı ... bank A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankanın uygun şekilde teyit işlemi yapmadan havaleyi gerçekleştirdiğinden bahisle hüküm tesis edilmişse de bankanın, e-posta kanalı ile gönderilen talimatlar üzerinde, gerekli inceleme ve araştırmayı yaptığı ve davacının ...'ın mail adresi üzerinden gönderilen talimatların işleme alınması yönünde talimat verdiği dikkate alındığında bankanın mevduat sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğini, mahkemece bu durumun dikkate alınmaksızın karar verildiğini, davacı tarafından davalı bankaya verilen “ticari bankacılık müşteri sms/e-mail bilgilendirme talep/ ptal formu”nda şirketin mali işler direktörü olduğu davacı tarafından da belirtilmiş olan ...’a ait e-posta ve iletişim bilgileri yer aldığını, yine davacı şirket tarafından imzalanan “e-posta ile talimat gönderim talebi” ile davalı bankaya bildirilen e-posta adreslerinden gönderilen talimatların yerine getirilmesi, talimat konusu işlemlerden doğan/doğacak tüm sorumluluğun kabul edildiği ve bankaya herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceği hususlarının kabul ve beyan edildiğini, bahsi geçen talepte talimatların ileteceği e-posta adresleri arasında ...’a ait olan ...@....com.tr adresinin de yer aldığını, davacının bu adresten gelen talimatların işleme alınması gerektiğini davalı bankaya açıkça bildirdiğini, mahkemece, bu hususun dikkate alınmaksızın talimat aslının temin edilmemesi ve teyidin ...'dan alınması sebebiyle davalı bankaya kusur yüklenmesi hukuka aykırı olup davacının kendi çalışanı olan ...'a temsil yetkisi verdiğini, davacı ile davalı banka arasında  e mail ile gelen talimatlar kapsamında bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi hususunda yıllara dayanan bir teamülün bulunduğu hususu göz önünde bulundurulmadığını, davacının bilgisi dışında gerçekleştirildiğini iddia ettiği işlemlere ilişkin bir çok talimat dava konusu olmayan talimatlarla birlikte geldiğini, mahkemece bu hususun irdelenmediğini, davacının işlemlere icazet verdiği hususunun mahkemece değerlendirilmediğini, tüm hususlar, davacının hesapları üzerinde gerçekleşen işlemlere hukuken icazet verdiğini ve bu yönüyle davalı bankaya güven verdiğini göstermekte olup hal böyleyken, davacı şirketin icazeti illiyet bağını kesmiş olup kısmen de olsa davalı bankaya sorumluluk yüklenemeyeceğini, mahkemece bu hususun göz ardı edilerek hatalı karar verilmiş olup kararın kaldırılarak davanın davalı banka yönünden tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece davacının hesabındaki hareketleri fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kontrol ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, denetim görevinin yerine getirilmediği tespit edilmiş olmasına rağmen davalı bankaya kusur izafe edilmesinin karar içinde çelişki oluşturduğunu, dava konusu ile benzer nitelikteki uyuşmazlıklara ilişkin emsal yargı kararları kapsamında, davacının dava konusu işlemlerden sorumlu olduğunu, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/575 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerekirken bu talebin kabul edilmeksizin yargılamaya devam olunarak karar verilmesinin hatalı olup Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/574 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kararın faiz yönüyle de hatalı olduğunu, mahkemece yargılama giderlerinin tümünün davalı bankaya yüklenmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  bilirkişi raporunun ceza dosyası aksine davalıyı sorumlu tuttuğu açıkça ortada olmakla birlikte bu sebeplerle işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınması açıkça hukuka aykırı aykırı olduğunu, ilgili ceza dava dosyasından da anlaşılacağı üzere ... ve ... dosya davacısı ... Holding A.Ş Yetkilisi ...'in talimat ve direktifi ile bankayı davacının zarara uğratmak kastına hizmet etmek amacıyla ve yine bu şahsın talimatlarıyla paraları dosyada bahsi geçen şahısların hesabına yatırarak bu şahıslardan kuruşu kuruşuna teslim almak suretiyle dosya davacısı ... Holding A.Ş yetkilisi ...'e teslim etmekle sınırlı olan eyleminde bilinçli suç işlemek kastı olmaması ve bu durumda da davacının herhangi bir zararı olmaması ile bankaya karşı eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu durumun tamamen şirket yetkilisi ...'in plan ve organizasyon dahilinde ...'a verilen talimatlar ile davalı bankayı elektronik ortamda dolandırarak haksız kazanç elde etmek isteğinden kaynaklandığını, ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden öncelikle davanın reddine karar verilerek ücret-i vekalete hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  kararın hiçbir şekilde açık ve net olmadığını ve adil yargılanma hakkının mahkemece kısıtlandığının mahkemece söz konusu kararda verilmesi gereken bilgilerin bir çoğu olmadığı gibi bazı davalılar hakkında kararında yer dahi vermediğini, bilirkişi raporunun ceza dosyası aksine davalıyı sorumlu tuttuğu açıkça ortada olmakla birlikte bu sebeplerle işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınması açıkça hukuka aykırı olup söz konusu davalarda davalı ... ile ... arasında devam ederken hiçbir şekilde olayla bağlantısı olmayan davalının davaya dahil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bilirkişilerce hem kök raporda hemde ek raporda davalı ... açısından dava konusu para ile sorumlu olup olamayacağı konusunda tereddüte düşmelerine rağmen ve ayrıca taraflarınca bu tereddütün giderilmesi konusunda mahkemeye defaatle beyanda bulunmalarına rağmen hiçbir şekilde dikkate alınmayarak davaya devam edildiğini, bu hususlar ışığında haksız bir kazanç elde edildiği ve davalının telafisi imkansız şekilde mağduriyetine neden olunduğunu, bilirkişinin her iki raporunda da üzerinde durduğu ve mahkemeye anlatmaya çalıştığımız noktanın, davalı ...'in olaya dahilinin olup olmadığı noktası olup, bilirkişi tüm incelemelerine rağmen ...'in olaya dahil olduğu kanaatine varamadığını, kaldı ki davacı firma tarafından da davalının olaya dahil olabileceğine dair bir delil dosyaya sunamadığını, bilirkişilerce davalı açısından sorumlu tutulması durumunun tespit edilmesi gerektiğini, (hiçbir belge sunulmamıştır) tespit edilmesi durumunda ise ...'in 1.016,220,00 TL den sorumlu olacağının bildirildiğini, davacı tarafça davalının sorumlu olacağı 1.016.220,00 TL üzerinden dava nispi harcı yatırılmış ancak mahkemece 34.700,00tl üzerinden kabul edilmiş olup, kalan 981.520,00 açısından dava red edilmesine rağmen ücreti vekalete hükmedilmediğini, davalı her ne kadar davalı konumda bulunmakta ise de bu durumda Bakırköy ( 5.) Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmasında ve daha evvelinde beyan ettiği üzere  davalı hesabına gelen paradan hiçbir şekilde kendisine fayda sağlamadığı gibi, diğer davalı ... tarafından verilen tüm beyanlarında ise: iş bu para transferlerini hiçbir şeyden haberi olmayan dost ve akrabaları üzerine banka havalesi yaparken tamamen davacı şirket yetkilisi ...’in talimatına göre hareket etmiş ve plana uygun olarak arkadaş eş dostu üzerine havale yapılan paralar bu şahıslara bankadan çektirilmiş ve derhal ... tarafından temsil alınarak davacı gözüken ...’in şahsi hesabına yatırdığını, bu durumun dahi davalının söz konusu dolandırıcılık eylemlerinde sadece haberdarsız biri olarak kullanıldığını, bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde bilirkişinin de tereddütte kaldığı ...'in olaya dahil olup olmadığı hususu ve davacının davalı adına hiçbir delil sunamaması durumu da dikkate alındığında davalı ...'in davacı şirkete sorumlu olacağı parasal miktarın 1.016.220,00 TL olarak belirmesinin  mevcut durumda  hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, davacıların bilgisi ve onayı olmadan hesaplarından çekildiğini iddia ettiği paraların davalı bankadan tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davaya konu para çekme işlemlerinin davacıların bilgisi dahilinde gerçekleşip gerçekleşmediği ve davalı banka ile birleşen dosya davalılarının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Asıl davada, davacı şirketin davalı ... bank nezdinde bulunan hesabından ..., ... ve ... adına toplam 131 işlem ile 4.322.430,00 TL ve birleşen dosya davalısı ... hesabına 6 işlem ile 59.250,00 TL olmak üzere toplam 4.381.680,00 TL para transferi işlemi gerçekleştirilmiştir. Ancak, hesap sahibi ile alıcı isminin uyumsuz olması nedeniyle 41.300,00 TL iade edilmiştir. Bu tutar düşüldüğünde 136 işlem ile 4.340.380,00 TL tutarında EFT işlemi yapılmıştır. Birleşen davada ise, birleşen dosya davacısı şirketin davalı ... bank nezdinde bulunan hesabından 2 işlem ile 34.700,00 TL para transferi işlemi gerçekleştirilmiştir. Asıl ve birleşen davacılar tarafından, söz konusu para transferlerinin davacıların onayı ve bilgisi olmadan yapıldığı iddiasıyla bu transferlere konu tutarların davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki asıl ve birleşen dava açılmıştır. Yapılan ceza yargılamasında tespit edildiği üzere para transferlerinin yapılmasına esas banka talimatları, davacı ... Holding A.Ş.'nin mali işler direktörü olan birleşen dosya davalısı ... tarafından hazırlanmıştır.Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre asıl ve birleşen davacı şirketlerin yetkilisi ...'dir. Taraflar arasındaki tacirler için bankacılık işlemleri sözleşmesinin faks talimatı başlıklı maddesinde, bankanın faksla gönderilen talimatı aldığında sözlü olarak teyit edilen talimatı yerine getirmekle yetkili kılınmıştır. Ayrıca anılan madde de müşterinin bankaya hangi faks numarasından talimat vereceğini önceden bildireceği ve müşterinin yalnız yetkililer tarafından bankaya faksla talimat iletilmesi gerekli tedbirleri alacağı, müşterinin yetkilileri tarafından imzalanacak orijinal imzalı nüshanın teyit için bankaya gönderileceği, müşterinin faksla ilettiği talimatın orijinal nüshasını göndermemiş olmasının bankanın faksla gönderilen talimat uyarınca yaptığı işlemi geçersiz ve hükümsüz kılmayacağı gibi bu nedenle bankaya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği düzenlenmiştir. Davaya konu EFT işlemlerine esas talimatların birleşen dosya davalısı ...'ın banka nezdinde kayıtlı olan elektronik posta aracılığıyla iletildiği ihtilaf konusu değildir. Ceza dosyasında alınan 09/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda EFT talimatları üzerindeki imzaların bilgisayar ortamında oluşturulmuş olma ihtimalinin bulunduğu ifade edilmiştir. Birleşen dosya davalısı ...'da 10/09/2016 tarihli hazırlık ifadesinde, iş yerindeki çalışma bilgisayarından ...'in daha önce bankalara ödeme yapılması için verdiği yazılı talimatlardaki imza bölümünü kes-kopyala-yapıştır ile onun elinden yazılmış gibi .... bank Şişli Şubesine mail gönderdiğini beyan etmiştir. Davalı banka tarafından birleşen dosya davalısı ...'dan teyit alınarak EFT işlemleri gerçekleştirilmiştir. ... bank Teftiş Kurulu Başkanlığı soruşturma raporuna göre ise, elektronik posta yolu ile iletilen 139 talimatın sadece 11 adedinin aslının bankaya ulaştığı tespit edilmiştir.... bank Teftiş Kurulu Başkanlığı soruşturma raporunda ... Holding tarafından ...'ın kullanımında olan ...@..com ve ...@....com mail adreslerinden gönderilen ve yetkili imzaları içeren talimatların yerine getirilmesinin 15/04/2016 tarihli talimat ile talep edildiği belirtilmiş, ancak \"Müşteri SMS/e-Mail Bilgilendirme Talep\", \"Elektronik Posta İle Talimat Gönderim\" ve \"İnternet Bankacılığı Tanım\" gibi formların asıllarının bulunmadığı elektronik posta yoluyla temin edildiği ifade edilmiştir. Ayrıca bahsi geçen raporda, ... Grubunun ve ...'in şahsi hesaplarından 722 adet işlemin ... tarafından elektronik posta yoluyla gönderilen taleplere istinaden gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Davacı ve birleşen dosya davacısı şirketler tacir olup, basiretli bir iş adamı gibi davranmaları gerekir. Bu kapsamda, çalışanlarını seçerken de gerekli dikkat ve özeni göstermeleri, ayrıca çalışma döneminde de denetim ve gözetim altında tutmaları gerekir. Davaya konu banka talimatlarını hazırlayan ve bankaya e-mail ile gönderen birleşen dosya davalısı ... alelade bir çalışan olmayıp, davacı ... Holding A.Ş.'nin mali işler direktörüdür. Ayrıca bu kişiye şirket hesaplarıyla ilgili internet bankacılığı yetkileri verilmiş vaziyettedir. Davacı tarafça, şirket yetkilisinin birleşen dosya davalısı ...'ın yanıltıcı olarak hazırladığı iddia edilen hesap hareketleri ve finansal tablolar nedeniyle dava konusu para transferlerinden haberdar olamadığı ileri sürülmüş olmakla birlikte,  yaklaşık 10 ay boyunca hesaplara bakmadığı hususu da nazara alındığında ...'na güven duyduğu ve ...'ın sunduğu verilere itibar ederek başka kanallardan örneğin kendi internet bankacılığını kullanarak denetim yapmadığı, buna göre davacı tarafın mali işler direktörü ...'ı gereği gibi denetlemediği ve kontrol etmediği anlaşılmaktadır. Bu durum davacı yan ile davalı banka arasındaki bankacılık işlemlerine ilişkin sözleşmedeki müşterinin yalnız yetkililer tarafından bankaya faksla talimat iletilmesi için gerekli tedbirleri alır, şeklendeki düzenlemeye de aykırıdır. Davacı tarafın anılan ihmalleri ve davalı banka çalışanlarının birleşen dosya davalısı ... ile iş birliği içinde hareket ettiklerine dair bir iddia ve ispat bulunmaması ve davalı banka çalışanları hakkında bir ceza soruşturmasının bulunmaması da değerlendirildiğinde, davacı taraf kendi çalışanının eylemlerinden sorumludur. Davalı banka yönünden ise, talimat asıllarının gelmemesinin o talimatın yerine getirilmesine etkisi bulunmamakla birlikte devam eden talimatlar bakımında önceki talimat asıllarının takip edilmesi önem arz etmektedir. Davalı banka tarafından yerine getirilen talimatların orijinal asıllarının takibi yapılmamıştır. Bunun yanı sıra, faks/e-mail yoluyla gelen talimatların yerine getirilmesi için şirket yetkilisinin veya onun yetkilendirdiği çalışanın sözlü teyidinin alınması gerekir. Davaya konu talimatlarda ise birleşen dosya davalısı ...'dan teyit alınarak işlemler yerine getirilmiştir. Ancak ...'ın sözlü teyit konusunda yetkilendirildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmamaktadır. Bu halde davalı banka, talimat asıllarının takip edilmemesi ve şirket yetkilisi yerine ...'dan sözlü teyit alınması nedeniyle, davaya konu zarardan sorumludur. Tarafların yukarıda açıklanan eylemleri değerlendirildiğinde bilirkişi heyetince davalı bankaya %30, davacı tarafa %70 kusur izafe edilmesi makul ve somut olayın gereklerine uygun olup, ilk derece mahkemesince buna göre karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı tarafça, toplam 4.381.680,00 TL transfer edilmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından 4.335.880,00 TL'nin %30'u olan 1.300.764,00 TL'ye karar verildiği ileri sürülmüş ise de, hesap sahibi ile alıcı isminin uyumsuz olması nedeniyle 41.300,00 TL'nin şirket hesabına iade edildiği nazara alındığında davacının söz konusu itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı banka tarafından ise, paraların gönderildiği ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/574 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de, bu dava dosyasının bankanın sorumluluğuna etkisi bulunmadığında bekletici mesele talebi yerinde görülmemiştir. Bunun yanı sıra mahkemece hüküm altına alınan faiz başlangıç tarihlerine itiraz edilmiş olup, ilk derece mahkemesince davaya konu her bir transferin %30 alınarak TBK'nın 114/2. maddesinin atfıyla haksız fiil hükümlerine göre transfer tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı bankanın yargılama giderine ilişkin istinaf sebebi bakımından ise, hüküm ilk derece mahkemesince tashih yoluyla düzeltilmiş olup, bu istinaf sebebinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır. Birleşen dosya davalıları ... ve ... söz konusu talimatların davacı şirket yetkilisi ...'in talimat ve direktifi ile yapıldığını iddia etmiş iseler de, bu iddialarını ispata yarar dosyada bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda  davacıya iş akdiyle bağlı olan davalı ... TBK'nın 114/2. maddesinin atfıyla haksız fiil hükümlerine göre sorumludur. Birleşen dosya davalısı ...'in olaya dahil olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı, kendisine gelen paraları ...'a teslim ettiği ve menfaat sağlamadığı ileri sürülmüştür. Ancak, davalı ...'in davalı ... ile iş birliği içerisinde olması halinde haksız fiil, aksi halde kendisine gönderilen paraları şirkete iade ettiğini ispatlayamadığı nazara alındığında sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumludur. Ayrıca birleşen dava 34.700,00 TL üzerinden açılmış olup, davalılar  ... ve ... yönünden dava tam kabul edilmiş olup, bu davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesini gerektiren bir durum söz konusu değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından  davacı ve birleşen dosya davacısı vekilinin, davalı/birleşen dosya davalısı vekilinin, birleşen dosya davalısı ... vekilinin ve birleşen dosya davalısı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve birleşen dosya davacısı vekilinin, davalı/birleşen dosya davalısı vekilinin, birleşen dosya davalısı ... vekilinin ve birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden;a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 22.213,80 TL harcın, alınması gerekli olan 88.855,18 TL harçtan mahsubu ile bakiye 66.641,38 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Birleşen dava yönünden: a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davalı ... Bank A.Ş.  tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 646,99 TL harcın, alınması gerekli olan 711,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 64,11 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,c-Davalı ...  tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 592,59 TL harcın, alınması gerekli olan 2.370,35 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.777,76 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,d-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 592,59 TL harcın, alınması gerekli olan 2.370,35 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.777,76 TL istinaf karar harcının davalı  ... 'den alınarak hazineye irat kaydına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b7233f136f2adc5","SID":"8e1b8eba86acf7b1"}}