{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/510 <br>KARAR NO: 2024/936<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/12/2019<br>NUMARASI: 2017/1142 Esas -  2019/1002 Karar<br>DAVA: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile devam eden ticari ilişkilerinin olduğunu, davalının kendilerine kredi limitleri tahsis ettiğini fakat bu limitlerin kullanılmadığını, tahsis edilen kredi limitleri dayanak gösterilerek banka nezdinde açılmış olan hesaplarından \"Dönemsel Hizmet Komisyonu\" adı ile sabit olmayan ve düzensiz komisyon ve buna bağlı BSMV tahsilatları yapıldığını, Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5.madde 4.fıkrasına aykırı olarak aralarında düzenlenen sözleşmelerde bu tahsilatta ilgili bir bilgilendirme yapılmadığını,  davalı tarafından hesaplardan fahiş miktarda ve haksız çekilen ücretler hakkında davalıya bildirimde bulunularak itiraz edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL olan taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili sunduğu ıslan dilekçesi ile dava değerini 31.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talep ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tahsil edilen tüm masrafların hukuka ve düzenlenmiş sözleşmelere uygun olduğunu, davacıya her an kullanmak üzere 38.480.000-TL kredi limiti tahsis ettiklerini ve kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, tahsis edilen kredi limitleri ve bununla ilgili düzenlenen kredi sözleşmeleri kapsamında ve hukuka uygun olarak dava konusu ücretlerin tahsil edildiğini, \"Dönemsel Hizmet Komisyonu\" açıklaması ile tahsil edilen ücretlerin Davacıya tahsis edilen limit karşılığında ve -Mart, Haziran, Eylül, Aralık- 3'er aylık dönemler halinde tahsil edildiğini, tahsilat tutarlarının hangi döneme ait olduğu işlem açıklamalarına yazılarak, dönemsel belirlenen 10.000-TL'nın Davacının hesapları müsait olduğu zamanlarda kısmi tahsilatlar ile alındığını, komisyon tutarları üzerinden tahsil edilen BSMV tutarlarının Maliye Hazinesi'ne aktarıldığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Dava; banka kredisi kapsamında tahsil edilen masraf - ücret kalemlerinin iadesi istemine yönelik alacak davasıdır. Yapılan yargılama ve toplanan deliller nazarında; taraflar arasında 20/03/2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği ve davalı banka tarafından muhtelif tarihlerde davacı adına tahsis olunan kredi limitleri itibariyle komisyon tahsilatları yapıldığı, davacının davalı banka tarafından tahsil edilen masraf miktarına dair itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bankacılık uygulaması dikkate alınarak bilirkişi heyetince hazırlanan raporda da belirtildiği ve mahkememizce kabul gören tespitler dahilinde; davalı bankanın kar amacı güden tacir olması nedeniyle yaptığı hizmet  ve  sağladığı  menfaat  itibariyle  bir  bedel  talep etmesinin olağan kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasında imza edilen genel kredi sözleşmesinin 7. Maddesi uyarınca bankanın davacı adına tahsis ettiği kredi limitleri kapsamında komisyon alma ve komisyon oranlarını belirleme hakkına sahip olduğunun yazıldığı, bunun yanında bankanın alacağı komisyonlarla ilgili gerekli bilgilendirmeleri resmi internet sitesi üzerinden duyurup sektörel bazda tahsil edilen masraf kalemlerinin kredi tutarı dikkate alındığında da diğer bankacılık faaliyetlerine nazaran yüksek tutarda bulunmadığı (yıllık binde 1,04 oranlamasıyla), davacının kredi bedellerinin tamamının kullanılmadığı ve bankanın bundan dolayı masraf tahsilatı yapamayacağına yönelik itirazının ise banka tarafından sağlanan limitlerin bedelleri itibariyle davacının girdiği ihalelerde kredibilitesinin sağladığı avantaj kapsamında menfaat oluşturduğu, kaldı ki tacir olması ve kar amacı gütmesi itibariyle aksi yöndeki iddianın kabul edilemeyeceği takdir edilerek, banka tarafından yapılan tahsilatların sektörel uygulamada makul kabul edileceği ve tenkisi gerektiren bir durumda bulunmadığı da anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, taraflar arasında imza edilen genel kredi sözleşmesinin 7. Maddesi uyarınca bankanın davacı adına tahsis ettiği kredi limitleri kapsamında komisyon alma ve komisyon oranlarını belirleme hakkına sahip olduğunun yazıldığı belirtilmiş olup işbu durum genel işlem şartlarına aykırılık olduğuna karine olmakla genel işlem şartlarına aykırı olan genel kredi sözleşmesi hükümlerinin mahkemece res'en değerlendirilerek geçersiz olduğuna ve sözleşmenin amacına aykırı maddelerin BK'nın genel işlem şartları maddesine aykırı olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacı Şirket ve davalı taraf ... A.Ş. arasında daha önce imzalanmış olunan Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi bulunduğunu, davalı taraf bu sözleşmeyi dayanak göstererek davacı şirketin sadece kredi limiti tahsisi talebine karşılık davacı Şirketten düzenli olmayan aralıklarla ve herhangi bir bildirimde de bulunulmadan  BSMV ve  büyük meblağlardaki Dönemsel Hizmet Komisyonu adı altında kesintiler yaptığını, davacıya herhangi bir kredi kullandırılmadığını, davacıya kredi ürünü satmak için limit açmak bankanın ticari işlemlerini hızlandırmak için kendi iç işleyişini yönetmek için yaptığı bir işlem olduğunu, kredi tahsisi olmadan veya bankadan herhangi bir ürün almadan komisyon ödemek hayatın olağan akışına aykırı olduğu bankanın kredi limit komisyonu adı altında davacıdan komisyon talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişiler limit tahsislerinin 3. Kişilere verildiğini, kamu kurumlarına itibar için verildiğini belirtmiş ancak davalının böyle bir itirazı olmamakla birlikte müvekkilin talebi doğrultusunda bir tane bile limit tahsis bilgisi diye bir yazı herhangi bir 3. Kişiye gitmediğini, atıl bir şekilde duran limit tahsisi davacı şirkete hiçbir şekilde fayda sağlamamış, davacının da bu limiti kullanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu bu yönden teki aşımı yapmış olup dosyada ki beyanlara bağlı kalmadan rapor oluşturduğunu, davacıdan haksız alınan bu bedelin uydurma gerekçelerle tahsil edildiğinin ortada olduğunu, bankanın işlem tesis ederken işlemin de bir dayanağı olması gerektiğini dikkate almadan otomatik bir şekilde davacıdan para kesintisi yapmasının haksız olduğunu, davacıya dönemsel olarak verilen bir hizmet olmadığı halde kesintisinin yapılması hukuka aykırılığı oluşturduğunu, davacının bankaya gittiğinde kredi oranlarının yüksek olduğunu gördükçe davalıdan kredi yada ürün kullanmadığını, hükme esas alınan raporda işbu durumun farklı yorumlanarak davacının kredi kullanmaya devam ettiğini söylemiş  oysa müvekkil şirket zaten hali hazırda işbu kredi tahsisi dışında kullanmış kullanmaya devam ettiği teminatlarını kullandığını, bu durumun davacının yeni krediler veya teminat aldığına haksız olarak delil sayıldığını, davalının kullanılmayan bir limiti kendi kendine işleme sokması davacıdan tahsilat yapılmasının haksız bir uygulama olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı bankanın belirli koşullarla usul ve hukuka, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bir hizmet sunduğunu, davacının da bu hizmeti belirtilen ve anlaşılan koşullarla satın aldığını, burada hizmetin bedelinin ne olduğu ya da ne olması gerektiği tartışmasının yapılabilmesinin mümkün olmadığını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında alınan komisyon ücretinin iadesi davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı bankanın dönemsel hizmet komisyonu adı altında komisyon alıp alamayacağı noktasındadır. Taraflar arasında 11/09/2014 tarihinde 26.000.000,00 TL limitli, 24/07/2017 tarihinde 12.480.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. Davalı banka tarafından davalının iki adet hesabından ayrı ayrı farklı tarihlerde dönemsel hizmet komisyonu adı altında tahsilatlar yapılmıştır. Davacı tarafça, hesaplarından yapılan tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bu kesintilerin kendisine iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 20. maddesinde, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin, uygun bir ücret isteyebileceği düzenlenmiştir.  Bankaların bu anlamda tacir oldukları ve temel iştigal konuları olan kredi işlemleri dolayısıyla şartlarının mevcut olması halinde ücret isteyebilecekleri kuşkusuzdur. Ayrıca, 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemleri Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinde bankaların reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyeceği ve aynı tebliğin 6. maddesinde de bankaca serbestçe belirlenen miktar ve oranların TCMB'ye bildirileceği ve kredi kullananların öğrenebileceği şekilde ilan edilmesi gerektiği hususu kaleme alınmıştır. Davalı vekilince Bahse konu dönemsel hizmet komisyonunun müvekkili bankanın vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak talep etmiş olduğu bedel olduğu ve banka nezdinde kredi kullandırılması ve 38.480.000,00 TL gibi bir limit tahsis edilebilmesi için; müşteri hakkında gerekli araştırma ve incelemelerin yapılması, teminatların değerlendirilmesi, gerekmesi durumunda hesap açılması, hesap hareketlerinin bilgisayar sisteminde saklanması/arşivlenmesi ve hesabın kapatılması gibi işlemlerin bankalar için önemli bir maliyet unsuru oluşturduğu ve personel giderlerine neden olduğu beyan edilerek davacıdan alınan dönemsel hizmet komisyonunun davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmelere ve  hukuka uygun olduğu savunulmuştur. Taraflar arasındaki 29/03/2012 tarihli tüzel kişiler için bankacılık işlemleri sözleşmesinin genel hükümler kısmının 14. maddesi, banka serbestçe tayin edeceği tutar ve aralıklarda Müşteri’nin mevduat hesaplarından “hesap işletim ücreti” ve “yıllık hizmet bedeli” ve sair adlar altında ücretler tahsil etmeye yetkilidir, şeklindedir. Davalı banka tarafından davacının ... nolu hesabından 31/03/2017 tarihinde Mart 2017 dönemi için 7.879,00 TL ve 393,95 TL BSMV'si, 30/06/2017 tarihinde Haziran 2017 dönemi için 10.000,00 TL ve 500,00 TL BSMV'si, 02/10/2017 tarihinde Eylül 2017 dönemi için 5.282,44 TL ve 264,12 TL BSMV'si; ... nolu hesabından 31/03/2017 tarihinde Mart 2017 dönemi için 1,471,58 TL ve 73,58 TL BSMV'si, 03/04/2017 tarihinde Mart 2017 dönemi için 649,42 TL ve 32,47 TL BSMV'si, 29/09/2017 tarihinde Eylül 2017 dönemi için 4.717,56 TL ve 235,88 TL BSMV'si olmak üzere toplam 31.500,00 TL dönemsel hizmet komisyonu tahsil edilmiştir. Davalı bankanın verdiği hizmet için ücret isteme hakkı bulunmakta ise de; dönemsel hizmet komisyonu adı altında aldığı ücret için ayrıca ne gibi hizmet verildiği açıklanıp ispatlaması gerekir. Davalı tarafça bir kısım bankacılık maliyet kalemleri sebep gösterilmiş ise de, bunlar soyut açıklamalar olup tek başına davaya konu komisyon kesintilerine gerekçe oluşturacak nitelikte değildir. Davalı vekili ayrıca limit tahsis edilmesine de dayanmış ise de, söz konusu ücret limit tahsisine ilişkin olmayıp dönemsel hizmet bedeli olarak alınmıştır. Sonuç olarak davalı banka davaya konu dönemsel hizmet komisyonunu hangi hizmet karşılığında aldığını ispatlayamamış olup, söz konusu kesintilerin davacıya iadesi gerekir. Hal böyle iken ilk derece mahkemesince somut olaya uygun olmayan yetersiz bilirkişi heyeti raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince banka tarafından yapılan tahsilatların sektörel uygulamada makul kabul edileceği ve tenkisi gerektiren bir durum bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ ile, 31.500,00 TL'nin; 9.818,11 TL'sine 31/03/2017 tarihinden, 681,89 TL'sine 03/04/2017 tarihinden, 10.500,00 TL'sine 30/06/2017 tarihinden, 4.953,44 TL'sine 29/09/2017 tarihinden, 5.546,56 TL'sine 02/10/2017 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 31,40 TL harcın  ıslah harcı 520,87 TL, ile birlikte alınması gerekli olan 2.151,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.599,5 TL karar ve ilam harcının davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 31,40 TL, peşin harç 31,40 TL, ıslah harcı 520,87 TL, posta ve tebligat gideri 192,00 TL ve bilirkişi ücreti 750,00 TL olmak üzere toplam 1.525,67 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 42,50 TL olmak üzere toplam 204,6‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74db14c3fa79ca27","SID":"afc4bc377e4d2dcf"}}