{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/614 <br>KARAR NO: 2024/930<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2020<br>NUMARASI: 2019/211 Esas -  2020/711 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalının yetki itirazının bulunması üzerine takibe İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı  olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin elektronik ticaret faaliyeti gösterdiğini, davacının müvekkilinin tedarikçisi olduğunu, müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığını, sözleşmenin 3.1.8.maddesi uyarınca; müvekkilince davacıya fiyat farkı faturaları düzenlendiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Mahkememizce taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesi sonucunda; sözleşmenin 3.1.8.maddesinde, fiyat farkı düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Dava, faturaya dayalı mal satımından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Dava konusu takip dayanağı satış faturalarının tamamı davalının ticarî defterlerinde kayıtlıdır. Bu durumda davalının bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluşur. Bunun aksinin ispat yükümlülüğü davalıya aittir. Davalı takipte ödeme emrine itiraz etmiş ise de yargılama sırasında ön inceleme aşamasından önce davanın 12.111,33TL’sini kabul etmiştir. İtiraz ettiği kısımdan ise kendisine teslim edilen bir kısım malları davacıya iade faturası ile iade ettiğini ve davacının fazla fiyat uygulamasını giderici nitelikte fiyat farkı faturası kestiğini belirtmiştir. Ancak iade faturaları ve fiyat farkı faturaları davacı tarafından benimsenerek kendi ticarî defterlerine işlenmemiştir. Davalı, iade faturasına konu malları davacıya iade ettiğini ispatlayamadığı gibi fiyat farkı faturasını da haklı bir sebeple düzenlediğini kanıtlayamamış ve bu hususta kendisine yemin delili hatırlatılmış ise de, yemin deliline dayanmadığı da görülerek davacının davasının cari hesap farkı olan 10.083,10TL üzerinden kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına karşı itiraz ve beyanların dikkate alınmaksızın karar verildiğini, fiziken düzenlenen faturalara da davacı şirket tarafından yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz yapılmadığı, davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinde kabul edilen borç miktarı üzerinden yapılan hesaplama sonucu 14.242,20-TL ödenmesine rağmen davacının bu ödemeyi ticari kayıtlarına 13.264,94-TL olarak işlemesinin izaha muhtaç olduğunu, yerel mahkemenin davalı şirketin iade faturasına konu ettiği malları davacıya iade ettiğini ve fiyat farkı faturasını haklı bir nedenle düzenlediğini ispatlayamadığı yönündeki gerekçesi gerçeklikten uzak olup davalı şirkete karşı haksızlığa neden olduğunu, kaldı ki davacının, faturalara itiraz etmemiş, iade etmemiş, yalnızca defter kayıtlarına almamış olduğunu, fiyat farkı faturalarına ilişkin ispat yükü iddia eden davacıda olup, davalı şirkete ispat yükü yüklenmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının, davalı şirketle akdettiği tedarikçi sözleşmesinde faturaları benimseyeceğini taahhüt altına almış olup, faturaların davacı şirketçe benimsenmemesi sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, ürünlerin fiyat artışına ilişkin bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığına veya yapılmış ise süresinde yapıldığına ilişkin olarak yargılama süreci boyunca davacı şirket tarafından herhangi bir belge sunulmadığını, davacının tarafına tebliğ edilen faturalara itiraz etmemesiyle fatura içeriğini kabul ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalının istinaf sebeplerinin yargılama süresince itiraz ettiği sebeplerle aynı olup gerek bilirkişiler tarafından gerekse de mahkeme tarafından tüm itirazları dikkate alınmış ve incelenerek mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, dosyadaki her iki bilirkişi raporunda da davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davalı şirketin davacıya şirkete 22.194,34-tl borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu borç satış faturalarından kaynaklı olup  tüm faturalar davalı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu, davalı fiyat farkı faturalarının da geçerli bir sebebe dayandığını ispat edemediğini, söz konusu faturaların davacı şirkete tebliğ edildiği ve davacı şirket tarafından itiraz edilmediği iddialarının da gerçek dışı olduğunu, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının iade faturasına konu malların davacıya teslim edilip edilmediği ve fiyat farkı faturalarının haklı sebeple düzenlenip düzenlenmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"cari hesap\" sebebine dayalı olarak 22.234,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 05/11/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, 10.122,67 TL yönünden borca itiraz edilmesi üzerine bu miktar itibariyle takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 22.194,34 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, takip tarihi itibariyle davacıya 12.111,33 TL borçlu görünmektedir. Davalı taraf bu tutarı kabul ederek davacı yana ödemiş ve hesap bakiyesi 0(sıfır) olmuştur. Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık icra takibinde itiraza uğrayan kısım bakımından, davalının 5.975,33 TL tutarındaki iade ve 4.107,77 TL tutarındaki fiyat farkı faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır.  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 64/2. Maddesine göre , Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde gerekçesinde tacirin bu yükümlülüğü belgeleme ve kaydın belgeye(evrak-ı müsbiteye) dayanması(belge yoksa kayıtta yoktur) ilkesine dayandırılmıştır.Davalının ticari kayıtlarında iade ve fiyat farkı faturaları nedeniyle davacının 10.083,10 TL borçlandırıldığı işlemin, davacının ticari defterinde kayıtlı bulunmadığından ve bu miktara ilişkin TTK'nın 64/2. Maddesinde düzenlenen ilkeye uygun bir belge de sunulmadığından davalının iade ve fiyat farkı faturaları yönünden ticari kayıtlarına itibar etme olanağı yoktur. Buna karşın davalı taraf iade ve fiyat farkı faturalarına davacının itiraz etmediğini ileri sürmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan  bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza  uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Dolayısıyla faturaya itiraz edilmemiş olması dahi iade faturasına konu ürünlerin teslimini ispata elverişli değildir. Davalı, iade faturalarının irsaliye yerine geçtiğini iddia etmiş ise de, teslim alan imzası bulunmayan irsaliye dahi ispat için yeterli değildir. Ayrıca davalı tarafça fiyat farkı faturalarının taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesinin 3.1.8 maddesi uyarınca, davacının fiyat artışlarını bildirmemesi nedeniyle düzenlendiğini ileri sürmüştür. Ancak hangi üründe ne zaman fiyat artışı yapıldığı ve son fiyat listesinin ne olduğu hususlarında bir açıklama yapılmadığı gibi herhangi bir fiyat listesi de sunulmamıştır. Bu halde davacının faturalarındaki fiyatların davalıya bildirilen son fiyat listesi ile uyuşmadığı ve bildirilen fiyatların üstünde fatura düzenlendiği ispatlanamamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 172,20 TL harcın, alınması gerekli olan 688,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 516,58‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"431927d8ec95aa72","SID":"8d8dabe099e223a3"}}