{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/618 <br>KARAR NO: 2024/1074<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2020<br>NUMARASI: 2019/380 Esas -  2020/637 Karar<br>DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  yöresel sanatçı olan müvekkilinin Erzincan Refahiye'de 30.04.2016 tarihinde gerçekleşecek olan Belediyenin açılış etkinliğinde verilecek konsere katılmak üzere davalı şirketin aynı tarihteki 08:15 kalkış saatli uçağına bilet alıp havaalanına geldiğini ancak uçağın kaptan pilotunun Ankara'da olduğu ve gelmesinin beklendiği gerekçesiyle uçağın içinde bekletildiklerini ve uçağın saat: 11:30 da hareket ettiğini; Ancak gecikme sebebiyle konsere yetişemeyen müvekkilinin, Belediyenin konuyla ilgili görevlendirdiği ... ile yaptığı sözleşmeye göre alması gereken 10.000 TL ücreti alamadığını ayrıca sözleşmede 10.000,00 TL cezai bedelin ödeneceğinin kararlaştırıldığını; Gecikme sebebiyle Refahiye ilçesine daha hızlı ulaşabilmek için 165,00 TL bedelle araç kiraladığını, yolda hız sınırını aştığı için kendisine trafik cezası kesildiğim, konser sebebiyle Erzincan'a gitmiş olması sebebiyle dönüş için THY firmasından 105,05 TL'ye bilet aldığını; Bu sebeplerle 10.000 TL kazanç zararının yanı sıra birçok maddi zarara uğradığı için 10.368,00 TL maddi zararının oluştuğunu; Müvekkilinin itibarı zedelendiği ve başkaca konserlere çağrılmama tehlikesi sebebiyle üzüldüğü, davalı firma ilgi ve ikram sağlamadığı için manevi zararı oluştuğu ve bu sebeple 25.000,00 TL manevi tazminat istediği; davalı firmaya gönderdikleri ihtarnamenin cevapsız bırakıldığı; Sivil Havacılık Kanunu ve Montreal Konvansiyonu gereği makul gecikme sınırlarının fazlaca aşılması sebebiyle fazlaya dayalı haklarını saklı tutarak 10.368,00 TL maddi zararın 30.04.2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte; 25.000,00 TL manevi zararın tazminini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usuli itirazlarının yanı sıra esasa dair olarak: Meydana gelen gecikmede müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığı gecikmenin 15 ileri yaşta yolcunun tekerlekli sandalyeleri ile uçağa gelmeleri ve uçak içi yerleşmelerinin uzamasından kaynaklandığı ve bu esnada hava trafiğinin yoğunluğu sebebiyle kulenin kalkış iznini geç verdiği; Bu hususa ilişkin delil olarak sundukları uçuş raporuna göre uçuşun yerel saate göre 08:15 tarifeli kalkış- 09:25 gerçek kalkış saati ile ve 10:10 tarifeli varış saati olarak planlandığı ancak 1 saat 57 dakikalık gecikme nedeniyle uçağın - iniş saatinin 12:07 olduğunu; Sivil Havacılık Kanunu 123. Madde ile Ülkemizin tarafı olduğu 1999 Tarihli Montreal Konvansiyonunun 19. Maddesine göre taşıyıcının zararı önlemek için alınabilecek tüm makul tedbirleri aldığını ispatı halinde sorumlu olmayacağını Yargıtay içtihadının bu yönde olduğunu, Havayoluyla Seyahat Eden Yolcular Hakkında Yönetmeliğin 7. Maddesine göre yolcunun 2 saati aşan tehirlerde haklarının bulunduğu ve dolayısıyla tehir 2 saati aşmadığından davacıya bu çerçevede hizmet verilmesinin gerekmediğini; davacının planını konserden dakikalar öncesinde ulaşacak şekilde yaptığını ve konserden 2 saat 45 dakika öncesinde İstanbul'dan konsere gitmek için uçağa binmesinde kusuru bulunduğunu; Davacının akdettiği konser sözleşmesinin hukuki geçerliliğinin şüpheli olduğu, tek taraflı cezai şart düzenlenemeyeceğini ve sözleşmenin damga vergisinin ödenmediğini, Mahrum kalınan konser bedeli ve dava konusu taleplerinin uçuşa dayalı doğrudan zararlar olmadığı için davalının sorumlu olmadığı; Müvekkilinin her halükarda uçuştan sağlanan faydayı sağladığı için bilet bedelini isteyemeyeceği; Dönüş uçuşunu başka firmadan aldığı bilet ile sağladığı için zararla illiyet bağı bulunmadığı; Araç kiralama bedelini müvekkilinin ödemesinin kanuni dayanağı bulunmadığını; Manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak taleplerde bulunulamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Davacının, Erzincan Refahiye'de 30.04.2016 tarihinde gerçekleşecek olan Belediyenin açılış etkinliğinde verilecek konsere katılmak üzere davalı şirketin aynı tarihteki 08:15 kalkış saatli uçağına bilet alıp havaalanına geldiğini ancak uçağın kaptan pilotunun Ankara'da olduğu ve gelmesinin beklendiği gerekçesiyle uçağın içinde bekletildiklerini ve uçağın saat: 11:30 da hareket ettiğini; Ancak gecikme sebebiyle konsere yetişememesinden kaynaklı açılan tazminat davasında mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak;  dava konusu yaşanan bu gecikmelerin davalı tarafından da beklenmedik, irade dışı veya dışsal olaylar şeklinde görülmediği,  Davalının dava konusu uçuşun olduğu ATC Uçuş kaydında görülen 8 uçuştaki toplam 06 saat 39 dakikalık/ aritmetik ortalamada her bir uçuş için 49 dakikalık gecikme de bu durumun rutinleştiğini teyit eder nitelikte olduğu, Davalının tekerlekli sandalyeli yolcularla ilgili mahkemeye sunduğu belge incelendiğinde, davalının ifade ettiği gibi 20 dakika ve hatta bunun da üstünde bir gecikmenin tekerlekli sandalyeli yolcuların yerleştirilmelerinden kaynaklı olduğu, bununla birlikte tekerlekli sandalye nedeniyle gerçekleşen bu gecikme mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği ve davalının yolcularına taahhüt ettiği varış zamanında varış noktasında olmakla ilgili sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı,   dava konusu uçağın Elazığ'daki kapı açma saati olan 12:07, dosyaya sunulan diğer  bilgi ve belgelerle tutarlı olduğu, Davalı ..., davaya konu olan uçağın gecikme nedenlerinden biri olarak kulenin uçağa geç kalkış vermesi olduğunu öne sürmüş olsa bile uçağın kalkış saati ile tarifeli saati arasındaki 01:17 dakikalık süreyi açıklayabilecek bir belgenin dosyada mübrez olmadığı, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki 15 dakika süren taksi süresinin (uçağın kapısını kapadıktan sonra uçuşunu tamamlayana kadar gereken standart süre), uçağın kalkış saati olan 10:41'den düşülmesi sonucu ortaya çıkan 10:26 uçağın motor çalıştırma saati olarak kabul edildiğinde, uçağın tarife saati olan 08:15 ile 10:26 arasındaki 02 saat 11 dakikalık fark gecikme süresinin olduğu, davalı gecikmenin kendisinden kaynaklanmadığını ispat edecek nitelikte belge ve delil ibraz etmemiş olup, bu durumda davalı tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğu kabul edilerek, davacının zamanında gidemediği için vereceği konseri katılamadığından ve 10.000,00TL gelir kaybı ile konsere katılmak için araç kiralamak zorunda kaldığı için 165,00TL zarara uğramıştır. Davacı konsere katılmak için Erzincan'a gitmek zorunda olduğu için konsere katılsa dahi İstanbul'a döneceğinden gidiş dönüş bileti için yaptığı harcama zarar olarak kabul edilmemiştir. Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.165,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden, olayda davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden haksız eylem bulunmadığından, davacının manevi zararı olduğu konusunda dosyada delil bulunmadığından manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olayda gecikmenin Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki yoğun hava trafiğinden kaynaklandığını, davalı şirketin sadece izin verilen saatte hareket edebileceği tartışmasız olmasına rağmen mevcut olayda kusurunun ve sorumluluğunun olmadığını ispatlayamadığı yönündeki görüşün hatalı olduğunu, bunun yanında  kararda davacının mütefarik kusurunun değerlendirilmediğini, davaya konu uçuşta, aynı uçuş içinde 15 ileri yaşta yolcunun tekerlekli sandalyeleri ile uçağa alınmaları ve yerleştirilmeleri, bu kapsamda kullanılacak tekerlekli sandalyelerin temini ve yolculara yardımcı olunmasının gerekliliği, yerleştirme yapıldıktan sonra havalimanındaki apron trafiğinin yoğunluğu nedeniyle gecikme yaşandığını, Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun \"taşıyıcının sorumluluktan kurtulması\" başlıklı 123. maddesinde yer alan\" taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli olan bütün tedbirleri aldıklarını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumlu değildir.\" şeklindeki düzenleme gereği taşıyıcı elinde olmayan sebeplerden ötürü yaşanan gecikmelerden sorumlu tutulamayacağını, huzurdaki davada ise söz konusu gecikmenin davalı şirketin kontrolünde olmayan sebeplerden kaynakladığından davalı şirketin sorumluluğuna da gidilmesinin mümkün olmayacağını, davalı şirketin kusuru olmayan nedenlerle gecikmeli olarak gerçekleştirildiğini, davalı şirketin sorumluluğu bulunduğu ve  gecikme süresinin 2 saat 11 dakika olduğu görüşünün hatalı olduğunu, davacının maddi zararını ispatlar bir belge sunamadığını, sonradan elle düzenlenmesi mümkün belgeye dayanılarak ve herhangi bir defter - vergi kaydı bulunmayan alacak iddiasına dayalı hüküm kurulamayacağını, belediyenin bir kimseye şifahen iddia edilen geniş yetkiler tanıması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aksi yöndeki bilirkişi raporu ve yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse dahi, davacı tarafından karşı taraf olarak gösterilen ...'nin belediye adına işlem yapmaya ve sözleşme imzalamaya yetkili olduğu hususunda bir belge dosya kapsamına alınmadığını, dosyadaki bilirkişi raporunda shy-yolcu yönetmeliği kapsamında gecikme sürelerine bağlı olarak verilmesi gereken hizmetlerin belirlenmesine ve havayolu şirketinin sorumluluğunun sınırlarının çizilmesi karşısında davalının davacının talep ettiği sözde zararlardan sorumlu olmayacağını, huzurdaki davada uçuşta yaşanan gecikmenin 1 saat 49 dakika olup 2 saati aşmadığını, bu sebeple davalı şirket tarafından dava konusu uçuşta seyahat eden yolculara herhangi bir hizmet verilmesi de gerekmediğini, davacının anlaşmasını yaptığı konser için sadece \"50 dakika\" öncesine uçuş planlamış olması davacının kusurunu göstermekte olup bilirkişi tarafından bu hususun hiçbir şekilde değerlendirilmemiş olması açıkça hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davacının kendi kusuru ile söz konusu konsere geç kaldığı aşikar olup davalı şirkete kusur izafe edilmesi asla kabul edilebilir bir durum olmadığını  üzere, davalı şirkete ait tarifeli uçağın ilan edilen Erzincan'a iniş saati 10:10 olup davalının konser vereceği refahiye ilçesine gitmesi için Erzincan'a indikten sonra 78 km daha gitmesi gerektiği ve bu mesafeninde yaklaşık olarak bir saatte  kat edileceğinin açık olduğunu, bir an için  davalı şirket uçağının zamanında iniş yaptığı düşünüldüğünde havalimanına 10:10'da inen bir uçaktan Erzincan'a 1 saat uzaklıktaki refahiye ilçesine gidilmesi halinde dahi davacının 11:10'da Refahiye'ye varacağı çok açık olmakla davacının saat 11:00'da yapılması planlanan konsere yetişebilmesinin zaten mümkün olmadığı ve bu durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple davacının yaşanan gecikmede kendi kusurunun bulunduğu davalı şirkete kusur izafe edilerek davacı lehine tazminata hükmedilemeyeceğini, kaldı ki,  bu denli önem arz eden ve mesleğinin bir gereği olan konser için davacının uçuşunu özensizce ve hiçbir koşulu dikkate almadan planlamış olmasının da göz önüne alınması gerektiğini, dosya kapsamına alınmış olan daha önceki bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere refahiye ilçesi havalimanına 70 kilometre uzaklıkta olup, hız sınırına uyulması halinde havalimanından 1 saat 10 dakika uzaklıkta olduğunu, davacının konsere katılmak için kullandığı aracın kiralama ücretinin davalı şirkete yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının Erzincan'a zamanında varmış olması ihtimalinde dahi araç kullanarak ulaşmak zorunda olduğunu, gecikme ile araç kiralama arasında illiyet bağı bulunmadığını, mahkeme tarafından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Refahiye Belediyesi'nden gelen cevapta davacının konsere geç kalmasından dolayı konserin gerçekleştirilemediğinin belirtildiğini, davalının, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayrıca  davacının uçuş saatleri  ile ilgili tercih hakkı davalı tarafın kusurlu davranışını ortadan kaldırmadığını, davalının gecikmenin kendi kusurundan kaynaklanmadığına ilişkin dosyaya herhangi bir belge ve delil sunamadığını, davacının, uçağın gecikmesi nedeniyle araç kiralamak zorunda kaldığını istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, uçuşun gecikmeli yapılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uçuşun gecikmeli yapılması nedeniyle davacının zararı oluşup oluşmadığı ve varsa davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı, davalı havayollarından 30/04/2016 tarihinde 08:15 kalkış, 10:10 varış saatli Sabiha Gökçen-Erzincan uçuşuna bilet almıştır. Davaya konu uçuşun gecikmeli olarak gerçekleştiği taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacı tarafça, uçuşun gecikmeli yapılması nedeniyle daha önce anlaşması yapılmış konsere katılamadığı ve bu nedenle ücretine alamadığı, ayrıca çeşitli masraflar yaptığından bahisle uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 2920 sayalı Türk Sivil Havacılık Kanunu(TSHK)'nun 122. Maddesine göre, taşıyıcı, havayolu ile yolcu, bagaj veya yükün taşınmasındaki gecikmeden doğan zarardan sorumludur. TSHK'nın 123. Maddesine göre ise, taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli olan bütün tedbirleri aldıklarını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumlu değildir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, dava konusu uçağın kapı Erzincan hava limanına iniş yaptıktan sonra 12:07'de kapı açtığı tespit edilmiştir. Refahiye Belediyesinden gelen 02/03/2017 tarihli yazı cevabına göre de, 30/04/2016 günü saat 11:00'de sahne alması planlanan davacının sahne alamadığı bildirilmiştir.  Davacı, uçağın tahmini varış süresinden makul süreyi aşacak bir gecikme ile Erzincan Havaalanına varmış olup, davalı, davacının bu gecikme nedeniyle uğradığı zarardan sorumludur. Davacı, konsere katılamaması nedeniyle ücret alamadığı şeklinde zararını açıklamış olup, konser ücretine ilişkin 15/03/2016 tarihli dava dışı ... ile yapılan sözleşme sunulmuş ve bu sözleşmede konser ücreti 10.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Konser tarihi itibariyle belirlenen 10.000,00 TL ücret makul olup, bu ücretin zarar miktarının tespitinde esas alınmasına bir engel yoktur. Ayrıca, davacı araç kiralamak suretiyle de masraf yapmak durumunda kalmıştır. Davalı taraf, zararı önlemek için gerekli olan bütün tedbirleri aldıklarını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlayamadığından davacının uğradığı maddi zarardan sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın 10.165,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 174,00 TL harcın, alınması gerekli olan 694,37 TL harçtan mahsubu ile bakiye 520,37‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74ccb6351cbc851f","SID":"420d59b4e07df3f5"}}