{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2022/81<br>KARAR NO\t\t: 2024/1054<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t  <br>ESAS NO \t\t: 2019/372<br>KARAR NO\t\t: 2021/735<br>DAVA TARİHİ\t: 31.07.2019<br>KARAR TARİHİ\t: 07.10.2021<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 04.07.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 04.07.2024<br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.10.2021 tarih ve 2019/372 Esas, 2021/735 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen 31.07.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ... İl Geneli 2015 yılı AG-YG(OG) Elektrik Tesis ve ... elektrik yapım işleri aydınlatma, sayaç ve bağlantı hatları gibi elektrik tesis işlerini yerine getirerek  karşılığında 70.800,00 TL bedelli 31.12.2015 tarihli Seri A Sıra 003152 nolu ve 300.900,00 TL bedelli Seri A Sıra 003153 nolu faturaları tanzim ederek davalı şirkete ilettiğini,  faturaların davalı şirkete 2016 yılında ibraz edildiğini,  faturaların ibrazından sonra davalı şirketin fatura bedellerinin bir kısmını herhangi bir itiraz ileri sürmeden ödediğini, akabinde itiraz süresi geçtikten sonra 24.04.2017 tarihli 52.200,00 TL bedelli 003178 nolu fiyat farkı faturası düzenleyerek ... NN914789 nolu gönderisi ile müvekkili şirkete gönderdiğini, faturanın 03.05.2017 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini  ancak davalı şirketin düzenlemiş olduğu faturaya müvekkil tarafından itiraz edildiğini ve faturanın Batman 6.Noterliği'nin 5672 yevmiye numaralı 08.05.2017 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirkete iade edildiğini, ihtarname ile 03152 ve 03153 nolu faturalara istinaden toplam 371.700,00 TL borcun bakiye 52.200,00 TL tutarındaki kısmının ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, İhtarnameye rağmen davalı şirketçe ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında Batman 2.İcra Müdürlüğünde 2017/5493 E.sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yetki itirazı üzerine icra dosyasının İzmir'e gönderildiği ve İzmir 19.İcra Müdürlüğünde 2019/8454 esas sayısını aldığını, davalının İzmir 19.İcra Müdürlüğü'nün 2019/8454 E.sayılı dosya kapsamında gönderilen ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin  müvekkili şirketçe kesilen faturalara süresinde itiraz etmediğini, davalının faturaların bedellerinin bir kısmını ödemediğini, davalı şirketin faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağını,  davalının bakiye 52.200,00 TL'yi ihtarname tarihi olan 08.05.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ödemesi gerektiğini beyanla  davalının İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8454 E.sayılı dosyasına haksız olarak yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alçağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı  tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... ... İl Geneli 2015 yılı AG-YG(OG) Elektrik Tesis Ve ... Elektrik Yapım ihalesini aldığını, müvekkili şirket tarafından alınan bu ihalede yapılacak bazı imalatlar açısından davacı ile görüşmeler yapıldığı ve söz konusu imalatların davacı tarafından yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, yine tarafların  ihale kurumundan hak edişler ölçüsünde alınan ödemeler doğrultusunda ödeme yapılacağı hususunda da mutabakata vardığını, davacı şirket ile de müvekkili şirketin varmış olduğu bu mutabakat çerçevesinde yapılacak iş ve işlemlerin tahmini bedeli tespit edildiğini ve faturaların bu tahmini bedele göre tanzim edildiğini, her ne kadar ticari yaşamda fatura, serbest meslek makbuzu gibi belgeler, mal ve ya hizmet gerçekleştikten sonra tanzim edilmekte ise de bazı hallerde alınan avans mukabilinde müşterinin isteği üzerine avans makbuzu değil, fatura verilmesi keza müşterisinin istemi doğrultusunda gelecek aylarda teslimi yapılacak mal veya yapılacak hizmet için fatura tanzimi gibi durumlar söz konusu olabileceğini, taraflar arasında tanzim edilen bu faturalar da ihale kurumundan 2016 yılına gerekli ödeneklerin alınabilmesi amacı ile yapılmış olup, vergilendirme, KDV ve diğer mali durumlar açısından vergi planlaması mahiyetinde olduğunu, nitekim faturaların 31.12.2016 tarihini taşıması da bu hususu doğruladığını, her ne kadar faturalar davacı firma tarafından peşinen tanzim edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalardan anlaşılacağı üzere fatura bedeli kadar imalat yapılmadığını, faturaların ihale kurumunda yıl sonu ödeneği alabilmek amacı ile peşinen tanzim edildiğinin aşikar olduğunu, taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşılacağı üzere alacaklı firmanın tamamlamış olduğu iş ve işlemlerin karşılığı olan bedelin tamamının ödendiğini, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında alacaklıya herhangi bir borç bulunmadığını, alacaklı tarafın dayanak gösterdiği faturalar kadar iş ve işlem yapılmamış olması nedeni ile şirket yetkilisi ile müvekkili işyerinde yapılan hesaplamalar doğrultusunda varılan mutabakat çerçevesinde alacak-borç ilişkisi belirlenerek iade faturası tanzim edildiğini ve hesap mutabakatı muhasebeleştirilmek sureti ile sağlandığını, bu hususun gerek ihale çerçevesinde davacı tarafından yapılan imalatların bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi ve gerekse taraflar arasındaki yazışmalardan açıkça anlaşılacağını, alacaklı firmanın iş ve işlemlerinin karşılığı olan bedelin tamamı ödendiğini, davacının talep etmiş olduğu miktarın yapmamış olduğu imalatların karşılığı olup sebepsiz zenginleşmeye yol açacağın beyanla haksız ve dayanaksız davasının reddi ile  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 07.10.2021 tarih ve 2019/372 Esas 2021/735 Karar sayılı kararında özetle; davalının ... ... İl Geneli 2015 yılı AG-YG(OG) Elektrik Tesis Ve ... Elektrik Yapım ihalesini aldığı, davalı şirket tarafından alınan bu ihalede yapılacak bazı imalatlar açısından davacı tarafla sözlü olarak anlaşma yapıldığı, yapılan işlere ilişkin davacının düzenlemiş olduğu icra takibine konu her iki faturanında davalı defterlerinde kayıtlı olduğu,  ancak davalının daha sonra 52.200,00 TL tutarlı fiyat farkı faturasını keserek davacıya gönderdiği, davacının da bu faturayı davalı tarafa iade ettiği, bu aşamada ispat yükünün davalı tarafta olduğu, takibe konu faturaları defterine kayıt ederek fatura konusu işlerin yapılmış olduğunu karine olarak kabul edilmiş sayıldığı, bunun aksini davalının ispat etmesi gerektiği, mahkemece elektrikçi bilirkişiden aldırılan 25.03.2021 havale tarihli ek raporda yapılan işe ilişkin kesin hakediş ihale bedelleri ve geçici kabul tutanaklarındaki ihale bedelleri karşılaştırılarak davaya konu 3 yapım işinin toplam ihale bedeli 4.475.197,70 TL iken, kesin hesaplar neticesinde yapılan toplam iş tutarının 6.824.110,91 TL'ye yükseldiği, yani ilk ihale bedeline göre kesin hesapta %52,9 oranında artış olduğu,  düzenlenen kesin hakedişler sonucu davalı yüklenicinin asıl işveren ...'a herhangi bir borcunun çıkmadığı, davalıdan herhangi bir kesinti yapılmadığı, alacağının davalıya ödendiği, dolayısıyla davalının; \"taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalardan anlaşılacağı üzere fatura bedeli kadar imalat yapılmadığını, faturaların ihale kurumunda yıl sonu ödeneği alabilmek amacı ile peşinen tanzim edildiğinin aşikar olduğunu, taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşılacağı üzere alacaklı firmanın tamamlamış olduğu iş ve işlemlerin karşılığı olan bedelin tamamının ödendiğini,  şirketin muhasebe kayıtlarında alacaklıya herhangi bir borç bulunmadığı\" yönündeki savunmalarına itibar edilmemiş olup, davacının usulüne uygun tutulan defter kayıtlarına göre de; takibe konu faturalar nedeniyle davacıdan bakiye 52.200,00 TL asıl alacağının olduğu, davacının Batman 6. Noterliği'nin 08.05.2017 tarih 5672 sayılı ihtarnamesi ile davalıyı temerrüte düşürdüğü tebliğ tarihinden icra takip tarihine kadar talep ettiği  faizinde mevzuata uygun olduğu  kanaatine varılmakla, davacının davasının kabulü ile; davalı borçlunun İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8454 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili tarafından süre tutum dilekçesi sonrası verilen 20.12.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; davaya cevap dilekçelerinde de belirttikleri üzere davacı şirket ile de müvekkili şirketin varmış olduğu sözlü mutabakat çerçevesinde yapılacak iş ve işlemlerin tahmini bedelinin tespit edildiğini ve faturaların bu tahmini bedele göre tanzim edildiğini, her ne kadar ticari yaşamda fatura, serbest meslek makbuzu gibi belgelerin, mal teslim edildikten veya hizmet gerçekleştirildikten sonra tanzim edilmekte ise de bazı hallerde alınan avans mukabilinde müşterinin isteği üzerine avans makbuzu değil, fatura verilmesi, keza müşterinin istemi doğrultusunda gelecek aylarda teslimi yapılacak mal veya yapılacak hizmet için fatura tanzimi gibi durumların söz konusu olabildiğini, örneğin, bazı kamu kurumlarının bütçe ödeneklerini sene sonuna doğru iptal edilmemek üzere erken faturalandırma talebinde bulunduklarının görülebildiğini, özellikle kamu kurumlarında Kasım, Aralık ayları ödeneklerin ertesi yıla sarkıtılmaması için satıcı firmalardan erken fatura tanzim edilmesinin istenildiğini, yine aynı şekilde satıcı firmanın devrolan KDV'sinin alıcı firmanın da ödenecek KDV'si doğması durumlarında erken faturalama işlemi bir vergi planlaması aracı olarak görülebildiğini, KDV Kanunu'nun mal teslimi veya hizmet ifasından önce fatura düzenlenebilmesi olanağı verdiğini, taraflar arasında tanzim edilen bu faturaların da ihale kurumundan 2016 yılına ait gerekli ödeneklerin alınabilmesi amacı ile yapılmış olup, vergilendirme, KDV ve diğer mali durumlar açısından vergi planlaması mahiyetinde olduğunu, nitekim faturaların 31.12.2016 tarihini taşımasının da bu hususu doğruladığını, kaldı ki her iki faturanın da iş bitiminden evvel ve aynı tarihte tanzim edilmiş olması da iş bitiminden evvel kuruma ibraz amacı ile tanzim edildiklerini açıkça gösterdiğini, nitekim TTK'nın 21/1 maddesi hükmü incelenip tümüyle değerlendirildiğinde varılan sonucun; fatura istenebilmesi ve düzenlenip verilebilmesi için, geçerli bir sözleşmenin varlığının şart olması olduğunu, nitekim, faturanın düzenlenegeldiği en eski ve en tipik sözleşme olan satış sözleşmesi bakımından, \"bir mal satmış\" tabiriyle yetinildiğini ve satış konusu malın teslim edilmiş olması gerektiğine dair bir ifadeye yer verilmediğini, o halde; düzenlenip verilen belgenin fatura niteliğinde sayılabilmesi ve buna ilişkin sonuçları doğurabilmesi için şart olan hususun; taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin varlığı olduğunu, Sırf TTK 21/1 maddesinde yer alan bazı tabirlerden, faturanın, iş görüldükten, mal teslim edildikten sonra istenebileceği, verileceği/verilebileceği şeklinde bir sonuca varılamayacağını, TTK. 21/1 maddesi hükmünden, faturanın düzenlenebileceği zamanın başlangıcı itibariyle anlaşılan da sözleşmenin kurulmuş olması olduğunu, faturanın, sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenip gönderileceğini, bu anlamda, faturanın, sözleşmenin icra aşamasıyla ilgili bir belge olduğunu, ancak, ifa sırasında veya daha sonradan düzenlenip verilmesi yanında, ifadan önce de düzenlenebileceğini, bu sebeple de borcun ifa edildiğini göstermeyeceğini,  nitekim,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.05.1991 tarih ve 3572 Esas, 3242 Karar sayılı kararında  \"Fatura bir işletmenin faaliyeti zımnında veya ticari hedefine yönelik herhangi bir eylemini, ifadan veya sonraki tarihte belgeleyen bir yazıdır. Faturanın ifa ile ilgisi yoktur (Baki Toksal, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. I, s. 232 vd.)…Fatura mukavele değildir…” (ERİŞ, Ticari İşletme ve Şirketler-2004/C.I, s. 723-724). Da izah edildiği üzere; FATURANIN İFA İLE İLGİSİ OLMADIĞINI AÇIKÇA BELİRTMİŞTİR. <br>Esasen, TTK. m. 1530/2 vd. hükümlerinde de faturanın, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla önceden yapılan bir sözleşmeye dayanarak ve malın teslimi veya hizmetin sağlanması tarihinde, daha sonra ya da malın teslimi veya hizmetin sağlanmasından önce düzenlenip verilebileceği öngörülmektedir. Doktrinde de bu görüş kabul edilmiştir. Nitekim, YAŞAR KARAYALÇIN, (Ticaret Hukuku, İ. Ticarî İşletme, 3. B., Ankara 1968), da “…faturada…emtia…daha evvel teslim edilmişse teslim tarihi) bulunması lâzımdır.” demektedir. (s. 224). Buna göre de faturanın, malın tesliminden sonra veya önce verilmesi söz konusudur.    BAKİ TOKSAL, s. 235 (Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I (1 ilâ 99 maddeler), Ankara 1986) ; BOZER Ali/GÖLE Celal, S.74, (Ticari İşletme Hukuku, Güncellenmiş ve Genişletilmiş 3. B., Ankara 2015), de aynı görüştedir. <br>Ayrıca, Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, 11. HD.’nin bu inceleme konusu kararında (T.5.5.2005, E. 2004/7832, K. 2005/4738) olduğu gibi, süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönündedir. <br>Bu açıklamalar ışığında dosya değerlendirildiğinde Yerel mahkemece \"....mahkememizce elektrikçi bilirkişiden aldırılan 25/03/2021 havale tarihli ek raporda yapılan işe ilişkin kesin hakediş ihale bedelleri ve geçici kabul tutanaklarındaki ihale bedelleri karşılaştırılarak davaya konu 3 yapım işinin toplam ihale bedeli 4.475.197,70 TL iken, kesin hesaplar neticesinde yapılan toplam iş tutarının 6.824.110,91 TL ye yükseldiği, yani ilk ihale bedeline göre kesin hesapta %52,9 oranında artış olduğu,düzenlenen kesin hakedişler sonucu davalı yüklenicinin asıl işveren ...\"a herhangi bir borcunun çıkmadığı, davalıdan herhangi bir kesinti yapılmadığı, alacağının davalıya ödendiği, dolayısıyla davalının; taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalardan anlaşılacağı üzere fatura bedeli kadar imalat yapılmadığını, faturaların ihale kurumunda yıl sonu ödeneği alabilmek amacı ile peşinen tanzim edildiğinin aşikar olduğunu, taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşılacağı üzere alacaklı firmanın tamamlamış olduğu iş ve işlemlerin karşılığı olan bedelin tamamının ödendiğini,şirketin muhasebe kayıtlarında alacaklıya herhangi bir borç bulunmadığı yönündeki savunmalarına mahkememizce itibar edilme.....\" diği gerekçesi ile davacının davasının kabulüne karar vermiştir. Yerel mahkemenin bu gerekçesi dosya içeriği ile uyumlu değildir. Zira;\tMahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Elektrik Mühendisi ... tarafından sunulan asıl rapor ve ek raporda özetle \"....davaya konu 3 yapım işinin toplam ihale bedeli 4.475.197,70 TL iken, kesin hesaplar neticesinde yapılan toplam iş tutarının 6.824.110,91 TL ye yükseldiği, yani ilk ihale bedeline göre kesin hesapta %52,9 oranında artış olduğu,düzenlenen kesin hakedişler sonucu davalı yüklenicinin asıl işveren ...\"a herhangi bir borcunun çıkmadığı, davalıdan herhangi bir kesinti yapılmadığı, alacağının davalıya ödendiği\" belirtilmiş ise de bu bilirkişi tarafından İncelenen Hakedişlerin 03.08.2016 tarihli hakediş ve 06.09.2016 tarihli hakediş olduğu açıktır.<br>Mevcut durumda davacı şirket tarafından HER İKİ HAKEDİŞTEN 8 AY ÖNCE FATURA DÜZENLENDİĞİ HUSUSU NAZARA ALINDIĞINDA iş bitiminden evvel fatura kesildiği açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Hal böyle iken peşinen fatura tanzim eden davacı şirketin mevcut hakedişlerdeki tüm iş ve işlemleri yaptığını ispat etmesi gerekirken, yerel mahkemenin bu hususu gözardı ederek  sırf faturaların müvekkil şirket defter ve kayıtlarında yer almış olmasını alacağın varlığı için yeterli  görmesi usul ve yasaya aykırıdır. <br>Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması halinde faturaya itiraz edilmemesinin borç doğurmayacağı ve fatura verenin malın teslimini veya gönderildiğini ayrıca ispat etmesi gerekmektedir. Müvekkil ile davacı arasında temel borç ilişkisi bulunmasına rağmen yazılı bir sözleşme bulunamamaktadır. Bu durumda, her ne kadar davacı tarafından düzenlenen faturalara itiraz edilmemiş ve  yapılmamış iş açısından  iade faturası düzenlenmiş ise de, davacının fatura miktarı kadar iş yaptığını veya mal teslim ettiğini ispatı halinde talepte bulunabileceği açıktır. Nitekim, Yargıtay 15. Hukuk 23.11.1992 tarih ve 1992/ 4618 E- 1992/4548K. sayılı kararında da bu hususa vurgu yapılmıştır. <br>Aynı husus Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 07.03.2008 E. 2007/2029 K. 2008/1483 sayılı kararında da \"Davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olması zorunludur. Mahkemenin kabulünde ve somut olayda olduğu gibi, açıklanan koşullar gerçekleşmeden sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamaz.\" şeklinde belirtildiğini, bu nedenle de mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, kabule göre de verilen hükmün hatalı olduğunu,  taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına ve alacak miktarı likit olmamasına rağmen mahkemece alacağın likit kabul edilmesi ve neticede %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, hükmün bu nedenle de kaldırılması gerektiğini, belirttikleri nedenlerle ve örnek Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere düzenlenen faturalar yapılacak iş ve işlemlerin tahmini bedeline göre düzenlenmiş olup, müvekkili şirketin ihale kurumundan 2016 yılına ait ödeneklerini alabilmesi için düzenlendiğini, bu hususun fatura tarihlerinden de açık olmakla birlikte bilirkişice bu konu doğrultusunda herhangi bir uygulama olmadığı hususunda tespit ve değerlendirmelerin hatalı olmakla ve taraflar arasında da yazılı bir sözleşme bulunmamakla alacağın likit olmadığı aşikar olmakla  usul ve yasaya açıkça aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi için işbu istinafın zorunlu olduğunu, yukarıda belirtilen nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı ve hatalı olduğundan kaldırılmasına, duruşma günü tayin edilmek sureti ile yeniden yargılama yapılarak esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli nedeniyle faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın  kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.  TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak  yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise iş sahibine aittir.<br>Somut olayda; davalı şirketin, ... ... İl Geneli 2015 yılı AG-YG(OG) Elektrik Tesis ve ... Elektrik Yapım İhalesini aldığı, ihale kapsamında yapılacak bir kısım imalatlara ilişkin olarak taraflar arasında sözlü olarak anlaşmaya varıldığı, bu şekilde hukuki olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki ilişki yönünden davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.<br>Davacı, sözleşme ile üstlendiği işleri yerine getirdiğini, iş bedelinin tamamının ödenmediğini, ödenmeyen alacak yönünden davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilini istemektedir. Davalı, yapılacak iş ve işlemlerin bedelinin taraflar arasında tahmini olarak belirlendiğini, faturaların tahmini bedele göre tanzim edildiğini, fatura bedeli kadar imalat yapılmadığını, faturaların ihale kurumundan yıl sonu ödeneği alabilmek için peşinen düzenlendiğini, davacının tamamladığı işlerin bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemece taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'den , davalının aldığı ihale konusu iş ile ilgili  belgelerin, geçici kabul tutanakları ve hak ediş raporlarının getirtildiği, davalı tarafından gerçekleştirilen imalatlar ve bu imalatların bedelleri hakkında elektrik mühendisi bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı görülmekte olup, davalının üstlendiği ihaleye konu yapım işlerine dair kesin hesapta artış meydana geldiği, ihaleyi yapan kurumca, davalının alacağının ödendiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların toplam tutarının 371.700,00 TL olduğu, kesin hesapta meydana gelen artış ve  ihaleyi veren kurumca, davalıya yapılan ödemelerde herhangi bir kesinti yapılmamış olması karşısında, davacının düzenlediği faturalara konu imalatları tamamladığı, davalının kesin hesap tarihinden sonra davacı adına 52.000,00 TL tutarında fiyat farkı faturası düzenlemesi ve bu bedeli davacının alacağından düşerek eksik ödeme yapmasının haklı olduğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla, davacının, iş bedeline dair alacağının ödenmeyen kısmı için icra takibi başlatmakta  haklı olduğundan, mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesinde ve davalı, borçlu olduğu miktarı belirleyebilecek durumda olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve  davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.10.2021 tarih ve 2019/372 Esas, 2021/735 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 3.656,09 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 914,02 TL harcın mahsubu ile kalan 2.742,02 TL harç bedelinin davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.    <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e239aab801dac22b","SID":"9133d446eaf59f6e"}}