{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1265 <br>KARAR NO: 2024/1176<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/06/2024<br>NUMARASI: 2024/349 Esas - 2024/389 Karar<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davacı şirketin 2017 tarihinde şirket merkezi olan Tahtakale'den alış satış faturaları, muhasebe defteri ve ortaklar pay defterini atölyesi olan ... Mah. ... Cad. No.... adresine taşıdıklarını, taşınmadan sonra ortaklar arasında herhangi bir pay devri yapılmaması sebebiyle pay defteri kullanılmadığını ve bu güne kadar da davacı tarafından mevcut olduğu bilindiğini, davacı şirket tarafından fihristleme işlemi yapıldığı esnada pay defterinin muhafaza edildiği yerde mevcut olmadığı fark edildiğini, davacı tarafından tüm çabalara rağmen ortaklar pay defteri 06.06.2024 tarihinden bu yana bulunamadığını, pay defterinin kimin elinde olduğu ve nerede olduğu bilinmediğini, noterde tescilli  İstanbul ... Noterlik 02.08.1993 tarih ve ... yevmiye numaralı 1993 yılı pay defterinin kaybı davacı şirkete ileride çözülmez hukuki problemler yaratacağını, davanın kabulü ile davacı şirket ait İstanbul ... Noterlik 02.08.1993 tarih ve ... yevmiye numaralı 1993 yılı pay defterinin kayıp ve zayi olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, her ne kadar davacı tarafından zayi belgesi verilmesi talep edilmiş ise de somut olayda, talep konusu belgelerin muhafazasında davacı tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, zayi durumunun davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunmadığı, bu nedenlerle TTK'nın 87/2. Maddesinde yer alan zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece muhafaza konusunda yeterli özenin gösterilmediği, ortada mücbir sebep bulunmadığı şeklindeki gerekçenin hatalı olduğunu, defter ve belgelerin muhafaza edilmek üzere taşındığı iş yerinin 2019-2021 yılları arasında kapalı kaldığını, bu nedenle iş yerindeki bir çok eşya vb. küflenerek zarar gördüğünü, pandeminin mücbir sebep teşkil ettiğini, kapanmadan sonraki dönemde iş yeri yeniden faaliyete geçtiğini ve eski çalışanların değiştiğini, düzenin bozulduğunu, şirketin hisse devri sırasında noter tarafından pay defteri talep edildiği tarihten beri defterin bulunamadığını, pay defterinin kaybı müvekkili şirkete ileride çözülmez hukuki problemler yaşatacağını bu nedenle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: 6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaı uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı\"düzenlenmiştir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir.  İleri sürülen zayii sebebinin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta  olması, başka bir deyişle  davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Somut olayda pay defterinin kaybolması için kanunda sayılan ve buna benzer hiçbir sebebe dayanılmamış olduğu, pandemi sırasında da gerekli önlemlerin alınması gerektiği,pay defterinin ne suretle gerçekleştiğinin belli olmadığı, kayıp olgusunun varlığı zayi belgesi verilmesi için yeterli olamayacağı, her tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında tüm ticari defter, belge ve kayıtlarını  özenle saklaması  gerekmektedir. Davacı taraf pay defterlerinin kaybolduğundan bahisle zayii belgesi talep etmiştir. Kanun da tarif edildiği şekilde  bir afet sebebiyle veya hırsızlık gibi tacirin iradesi dışında bir zayii halinin mevcut olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, zayi belgesi isteme koşulları mevcut olmadığı, davacı şirketin özenle muhafaza etmediği pay defterinin kaybı nedeniyle  zayi belgesi isteyemeyeceğinden; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf sebebleri nedeniyle başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/09/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a33eb49190e94159","SID":"da7c4f02486274c8"}}