{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/878 <br>KARAR NO: 2024/1170<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2020/212 Esas - 2021/891 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/07/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kaza tarihi olan 30.05.2017 günü, saat 00:50 sıralarında, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın, Tekirdağ, ... Mh. .... sk. Yol ayrımında, ... Benzinlik yakınlarındaki yoldan karşıya geçmekte olan ...'e  ve ...'a çarptığını ve aynı gün ölümlerine sebebiyet verdiğini, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mh.nin 2017/322 E. ve 2019/110 K. s.lı dosyası ile yargılama yapıldığı ve sanık ...'ın tali kusurlu vefat eden ...'in asli kusurlu, vefat eden ...'a ise bir kusur atfedilemeyeceğinin tespit edildiği, müvekkillerinden ...'ün vefat eden ...' un annesi ve vefat eden ...'in kızı olduğunu, tüm müvekkillerinin de vefat eden ...'in çocukları olduğunu beyanla ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın kusuru nedeniyle olan bu kaza neticesinde oluşan ölümler nedeniyle; müvekkillerinden ...' ün, kazada ölen kızı ... ve kazada ölen annesi ... yönünden, 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi uyarınca, belirsiz alacak davası olârak toplanacak delillere göre fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile bilirkişi raporundan sonra taleplerini arttırmak kaydı ile 2.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze, defin gideri vs. her türlü maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak, müvekkili ...'e verilmesine, müvekkillerinden ...' ün kazada ölen kızı ... ve kazada annesi ...'in ölümü nedeniyle uğradığı derin üzüntünün biraz olsun hafifletilebilmesi için 100.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte dayalı ...'dan alınarak, müvekkili ...'e verilmesine, trafik kazasında anneleri ...'i kaybeden diğer tüm davacılar için ayrı ayrı 20.000,00 TL toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak müvekkilleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e ayrı ayrı kaza tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte verilmesine karar yerilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacıların müvekkiline yöneltmiş olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, öncelikle Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/322 E. sayılı dosyasında müvekkilini tali kusurlu bulması TBK m. 74/2 uyarınca hukuk hakimini bağladığını, müvekkkiline izafe edilen kusur oranını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, müteveffa ...'in dava konusu olayda halihazırda asli kusurlu olduğundan müteveffa ... ile ilgili olarak davacılar lehine hiçbir şekilde maddi/manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin dava konusu olay sonrasındaki tutumu ve davranışlarının kusur oranının saptanmasında veyahut hiçbir şekilde kabul etmedikleri maddi/manevi tazminat miktarının hesaplanmasında davacılarca tartışmaya açılması hukuk, hakkaniyet ve mantıkla bağdaşmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete, 12.05.2017-12.05.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ilgili genel şartlarda tahdidi olarak sayılan belgelerin eksiksiz bir şekilde müvekkili şirkete iletilmediğinden yapılan başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, yapmış olduğu ödeme sebebiyle sorumluluğunu yerine getirmiş olup bakiye sorumluluğunun bulunmadığını, başvuran vekilince cenaze ve defin giderine ilişkin herhangi bir ödeme belgesi sunulmaması nedeniyle davacılar tarafından zorunlu giderlere ilişkin bir ödeme yapılmadığının kabulü gerektiği, aksi halde davacıların sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olacağını, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerekmektiğini beyanla müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile; 1-)Maddi tazminat yönünden: A)Davacı ... yönünden kızı ...'un ölümünden dolayı 225.283,69-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş. yönünden 20.02.2020 kısmi ödeme  tarihinden, davalı ... yönünden 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, b)Davacı ... yönünden kızı ...'un ve annesi ...'in ölümlerinden dolayı cenaze ve defin gideri taleplerinin REDDİNE, 2-)Manevi tazminat yönünden: a)Davacı ... yönünden kızı ...'un ölümünden dolayı 24.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,  -Fazlaya ilişkin talebin reddine, c)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ... 'e verilmesine,  -Fazlaya ilişkin talebin reddine, d)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,e)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'na verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,f-)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ... 'ya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine,g-)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine,h-)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine,ı-)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı  ...Ş. vekili, davalı  ... vekili, davacılar vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, müvekkilleri yönünden manevi tazminat miktarlarını çok düşük belirlediğini, davalı ...'ın, kusuru nedeniyle oluşan kaza sonucunda, tüm davacıların annesi ... ile davacılardan ...’ün kızı ...'un ölümü sebebiyle talepleri kadar manevi tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilleri  aleyhine verilen vekalet ücretinin orantısız olduğunu, mahkemenin cenaze defin gideri yönünden taleplerini de kabul etmesi gerektiğini, davalı ...'ın arabuluculuk görüşmesine katılmadığını, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı  ...Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen vefat olayı üzerine müvekkili şirket tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ödenmiş olup, yapılan bu ödemeye binaen müvekkili şirketin ödeme tarihi itibariyle başvuru sahibine karşı başkaca herhangi bir sorumluluğu kalmadığını,  yeni genel şartlar uyarınca maluliyet tazminatı hesaplamalarının Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değil, ZMM Genel Şart ekinde yer alan TRH-2010 Yaşam Tablosu  ve %1,8 Teknik Faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinde kusur raporu alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı   ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Olayda müvekkilinin sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya önemli oranda azaltacak nitelikteki hususların İlk Derece Mahkemesince yeterince araştırılmamış, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmemiş, yeni bir kusur incelemesi yapılmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş olduğunu, ATK kusur oranının müvekkili açısından fahiş olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, müteveffa ...'in kendisinin ve denetim ve gözetiminden sorumlu olduğu 2009 doğumlu ... 'un can güvenliği açısından yakın mesafedeki yaya üst geçidini kullanmamış, taşıt yolu üzerinde seyir halindeki araçların hızlarına ilişkin gerekli kontrolleri yapmayıp ilk geçiş hakkını olay yerine yaklaşan araçlara bırakmamış, müvekkili idaresindeki otomobilin sadmesine maruz kalıp neden olduğu olayda asli derecede kusurlu olduğunu, müteveffa ... ve ... ile ilgili olarak davacılar lehine hiçbir şekilde maddi/manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, kazaya müteveffanın kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, kusur raporları arasında çelişki olduğunu, farklı bir heyetten rapor alınması gerektiğini,  İlk derece mahkemesinin hesap bilirkişisinin tavandan yaptığı hesaplamalarda hakkaniyete uygun şekilde indirim yapması gerektiğini, ölenin ailesinin kalabalıklığı müvekkili aleyhine sonuç doğurmuş, somut olayın özellikleri, olay tarihi ve olay tarihindeki paranını alım gücü ve tazminatların ödeme tarihine göre olay tarihinden itibaren yasal faiziyle hesaplanıp   ödeneceği hususlarının da nazara alındığında belirlenen manevi tazminat miktarlarının davacıları zenginleştirici ve davalıyı fakirleştirici niteliğe bürünmüş, hakkaniyet ilkesi gözetilmediğini, davacılar lehine  manevi  tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiğini, AAÜT'nin belirlenmesinde ilke olarak müdahil, davalı veya sanıkların sayısını ya da kişilerin birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan davaların sayısını ele almış olduğunu, davacıların kendilerini aynı vekil ile temsil ettirmiş olduklarını, davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekteyken her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece yargılama sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 08/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü Birkan Evren'in  yönetimindeki otomobil ile mahal şartlarına uygun bir hızla seyrini sürdürmemiş, geçiş için kaplamaya giriş yapan yayalara karşın ikazla birlikte zamanında fren ve direksiyon tedbirine başvurmamış olmakla olayda %30 oranında tali derecede kusurlu olduğu, destek ...'in  kendisinin ve denetim ve gözetiminden sorumlu olduğu 2009 doğumlu ... 'un can güvenliği açısından yakın mesafedeki yaya üst geçidini kullanmamış, taşıt yolu üzerinde seyir halindeki araçların hızlarına-mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapmayıp ilk geçiş hakkını olay yerine yaklaşan araçlara bırakmamış, davalı idaresindeki otomobilin sadmesine maruz kalıp neden olduğu olayda asli derecede  % 70 oranında kusurlu belirtilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (HGK'nun 11/10/1989 gün ve E:1989/11-373, K:472; HGK'nun 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları)  6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk Mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin \"hukuka aykırılığını\" ve \"illiyet bağının varlığını\" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar. Ceza mahkemesince hükme esas alınan kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde   İlk Derece Mahkemesince  Tekirdağ 1. ACM 2017/322 Esas 2019/110 Karar sayılı ceza mahkemesince kabul edilen ve kesinleşen maddi olgulara göre (...Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur durumuna ilişkin düzenlenen 10/09/2018 tarihli  rapora göre de, sanık sürücü ...'ın idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yolda seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermediği, olay yerine yaklaştığında sol ilerisinde karşıdan karşıya geçen ve geçmeye çalışan yayaların varlığını fark etmediği, bu yayalara karşı zamanında ikazla beraber gerekli fren-direksiyon tedbirine başvurmamakla da yayalara çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğu, müteveffa ...'in denetim ve gözetimi altında bulunan 2009 doğumlu ... ile beraber karşıdan karşıya geçişi için öncelikle yakın mesafedeki yaya üst geçidini kullanmadığı, kaza mahallinde geçişi öncesi kendi can güvenliği açısından taşıt yolu üzerinde seyir halindeki araçların hızlarına-mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını olay yerine yaklaşan araçlara vermesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, sağ tarafından gelen otomobilin varlığına rağmen karşıya geçmek istediğinde de bu otomobilin çarpmasına maruz kaldıkları olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğunun bildirildiği dosyada mevcut tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden anlaşılmakla; sanık ...'ın olay tarihinde sevk ve idaresindeki ...  plakalı araç ile seyir halinde tali kusurlu davranışı ile 2 kişinin ölümü ile sonuçlanan kazaya sebebiyet vererek yüklenen suçu işlemiş olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla mahkumiyetine,  suçun işleniş biçimi, sanığın kusur durumu, meydana gelen zarar nazara alınarak temel ceza belirlenirken takdiren alt sınırdan uzaklaşılmasına, sanığın meydana gelen kaza esnasında aracı ile durmayarak olay yerinden kaçtığı ve ikametine gittiği, akabinde Emniyet araştırması sonucu yakalandığı, kaza sonrası kazayı görerek olay mahalline gelen vatandaşlar tarafından sağlık ekiplerine haber verildiğinin tanık beyanlarıyla da doğrulandığı...)  ceza yargılamasında keşinleşen maddi olgular ile uyumlu olan  ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik  görülmemiştir. Tekirdağ  Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazıda  cenaze, defin ve ulaşım hizmetlerinin ücretsiz olduğunun bildirilmiş olması nedeni ile davacılar vekilinin cenaze giderine ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece kabul ve red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplama yapılarak vekalet ücreti belirlenmesinde AAÜT, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazının da reddi gerekmiştir. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında  tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde  14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. Davalı ... Şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine davacılara 20/20/2020 tarihli dekont ile 21.913,00 TL ödeme yapıldığı, dosya kapsamına ibraname sunulmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda taraflar arasında imzalanan ibraname bulunmadığından KTK'nın 111.maddesi kapsamında ortada anlaşma olmadığından dava tarihinden önce yapılan ödeme ile ödeme tarihi itibariyle yapılması gereken ödeme arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek yoktur. Bakiye alacak yönünden usulünce verilmiş ibraname bulunmadığı için Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına uygun şekilde önceden yapılan ödeme makbuz hükmünde kabul edilerek dava tarihinden önceki ödeme rapor tarihine kadar güncellenerek tazminattan mahsup edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17. H.D.nin  2015/14406 E.2018/8459 K.sayılı kararı) İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Benzer yönde Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin 25/11/2019 tarih, 2017/5605 E.ve 2019/11036 K.sayılı kararı). Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacıların desteklerinini vefatı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, davacı ...'nin kızı ...'in ölümü nedeni ile 50.000,00 TL, destek ...'in ölümü nedeni ile tüm davacılara  ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür.Bu nedenle; davalı  ...Ş. Vekili ile  ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A-Davalı  ...Ş. Vekili ile  ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine,Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-)Maddi tazminat yönünden:<br>A)Davacı ... yönünden kızı ...'un ölümünden dolayı 225.283,69-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş. yönünden 20.02.2020 kısmi ödeme  tarihinden, davalı ... yönünden 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, b)Davacı ... yönünden kızı ...'un ve annesi ...'in ölümlerinden dolayı cenaze ve defin gideri taleplerinin REDDİNE, 2-)Manevi tazminat yönünden:a)Davacı ... yönünden kızı ...'un ölümünden dolayı 50.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, c)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, d)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, e)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'na verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,f-)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine, g-)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, h-)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, ı-)Davacı ... yönünden annesi ...'in ölümünden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 24.269,42-TL harçtan, peşin alınan 4.141,30-TL harç ve 761,60-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 19.366,52-TL harcın (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 10.486,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) ve  ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle,1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacılar tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 4.141,30-TL peşin harç, 761,60-TL tamamlama harcı ve 23,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam  toplamı 4.980,70-TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 5-)Davacılar tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve davetiye giderinden oluşan toplam   1.314,75-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.003,73-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,  6-)Maddi tazminat yönünden vekalet ücreti;a-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 24.219,86-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...' a verilmesine,b-) Davalılar duruşmalarda kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 200,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılara verilmesine,7-)Manevi tazminat yönünden vekalet ücreti; a-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı  ...'e verilmesine,b-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı  ...'ya verilmesine,c-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine,d-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı  ...'na verilmesine,e-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,f-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,g-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı  ...'ya verilmesine,h-)Davacı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, I-)Davalı  ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi uyarınca her bir davacıya manevi tazminat yönünden lehlerine hükmedilen vekalet ücreti ile sınırlı olmak kaydı ile) 20.800,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 8-)Davacılar tarafından yatıralan gider avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde re'sen davacılara/vekiline iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-a-)Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken  10.486,23 TL harçtan peşin alınan 3.847,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.638,94 TL harcın davalı  ...Ş. 'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 9.274,74 TL harçtan peşin alınan 4.940,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.334,50 TL harcın davalı ...'dan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,2-a-)İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 130,25 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, b-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cc260fc3919f59e","SID":"325a638d5325e0d5"}}