{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/690 <br>KARAR NO: 2024/902<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/02/2021<br>NUMARASI: 2019/216 Esas -  2021/39 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/06/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ticari ilişkilerinden biri olarak davalı ile aralarında sunulan adi şekilde düzenlenmiş 17.10.2018 tarihli sözleşme gereğince sözleşmede belirtilen 100.000,00 TL ödemesinin yapılmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas  sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı haksız olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, her ne kadar noterde düzenlenen araç satış sözleşmelerinde bedelin nakden alınmış olduğunun yazıldığını belirtilmiş ise de bu hususun noterlerin matbu evrak kullanmasından kaynaklandığını, davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyasındaki vaki itirazın iptali ve takibini aynı dosya üzerinden devam edilmesini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafa icra takibine konu edilen şekliyle herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu borca bağlı faiz ve diğer tüm ferilerden de sorumlu olmadığını, davalı şirketin davacı tarafa hiçbir ilişkiden kaynaklı herhangi bir isim altında hiçbir borcu bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddini karar verilmesi gerektiğini, dava konusu borcu kabul etmemekle birlikte dilekçe ekinde yer alan banka dekontlarından da görüleceği üzere davalı tarafından davacı şirkete yapılmış ödemeler bulunduğunu, Mahkemece resen gözetilecek sebeplerle, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olarak dava açıldığından alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Huzurdaki dava tarafların ticari ilişkilerinden kaynaklı 17.10.2018 tarihli sözleşme gereğince sözleşmede belirtilen 100.000,00-TL ödemesinin yapılmadığı iddiasıyla bu dava anlaşılmaktadır.Her ne kadar noterde düzenlenen araç satış sözleşmelerinde bedelin nakden alınmış olduğunun yazıldığı belirtilmiş ise de bu hususun noterlerin matbu evrak kullanmasından kaynaklandığını, iddia etmekterdir.Davacı yana ait 2019 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerde davalı yan ile aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, aralarındaki hesap hareketlerini 120 01 H002 nolu alıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen faturanın bu hesabın borcuna, yapmış olduğu tahsilatları ise bu hesabın alacağına kayıt altına aldığı tarafımızdan müşahede edilmiştir. Yaptığımız incelemeler neticesinde, davacı yan kendi ticari defterlerine göre, davalı yandan takip tarihi olan 12.02.2019 tarihi itibariyle, 100.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davalı taraftan incelemeye gelen olmamış ve defter ve belge sunulmadığından inceleme yaptırılamamıştır.Taraflar arasındaki ihtilaf davacı yanın 12.02.2019 tarihinde davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına 100.000,00 TL asıl, 2.145,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 102.145,21 TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunmaktadır. Davacı taraf kendi ticari defterlerinde davalı yandan takip tarihi olan 12.02.2019 tarihi itibariyle 100.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faiz esas olup, önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebilir. Bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerekir. Davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının dosya içeriğinde görülmediği ve bu bağlamda, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 2.145,21 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı olmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedelerle bu davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının 100.000.00-TL üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara yasal faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 20.000,00-TL nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir. ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu işin müvekkili açısından ticari iş niteliği bulunmadığını, dolayısıyla sadece davacı tarafa ait ticari defterlerin delil olarak kabul edilmesi, taraflarınca dosyaya sunulan dekont, ödeme belgesi, whatsapp yazışma örnekleri gibi somut (kesin) delillerin değerlendirmeye alınmaması ve bu şekilde tek taraflı değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı hükmün öncelikle bu sebepten kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar sözleşmede bakiye 100.000 TL alacak için senet düzenleneceği belirtilmiş ise de müvekkilinin borcunu aynı gün ödemesi üzerine müvekkilinin senedini elden teslim aldığını, şayet borcun  müvekkili tarafından aynı gün ödenmemiş olsa idi sözleşme uyarınca senedin düzenlenmiş olması gerektiğini ve davacı tarafın kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibine girişmesi gerektiğini, oysa, davacı tarafın sözleşmede kararlaştırılan senetten hiç bahsetmemesinin kötü niyetini göstermekte olup, borcun ödendiğinin ikrarı niteliğinde olduğunu,  sözleşmenin imza aşaması, senedin düzenlenmesi ve müvekkil tarafından borç ödenerek senedin teslim alınması sürecine sözleşmede tanık olarak ismi geçen ...'ın birinci dereceden bilgi ve görgü sahibi olduğunu,  adı geçen tanığın beyanının alınması talebinde bulunulmuş ise de Mahkemece bu talep yönünden  herhangi bir karar verilmediğini ve esasa etkili delilin gerekçesiz bir şekilde yargılama dışında bırakıldığını, müvekkili tarafından sözleşmeden kalan borç tamamen ödenmiş olup buna dair ödeme dekontlarının dava dosyasına ve bilirkişi incelemesine sunulduğunu, mahkemece, dosyada mevcut ödeme dekontları gözardı edilmek suretiyle sadece davacı tarafın kendi kayıtlarından oluşan ticari defterlerinin esas alınmasının hukuka, maddi gerçeğe ve objektif davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu alacağın varlığı ve miktarı taraflar arasında çekişmeli olduğundan ve alacak likit olmadığından; davacı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde hukuka ve yasaya aykırı verilen  kararın bozularak kaldırılmasına, Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde, haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak dava açıldığından müvekkil lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı'na hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, araç satış bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık ise, davalının araç satış bedelini ödeyip ödemediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas dosyasında  100.000 TL asıl alacak,  2.145,21 işlemiş faiz ile toplamda 102.145,21 TL'nin tahsili istemiyle 13.02.2019 tarihinde takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.<br>Taraflar arasında imzalanan ancak davalı tarafça imza inkarında bulunulan 17.10.2018 tarihli adi yazılı sözleşmede 2017 Model ... - ... plakalı  aracın  1.078.000 TL karşılığında anlaşma yapıldığı, karşılığında 2014 model ... - ... plakalı aracın  80.000,00 TL , 2009 Model ... - ... plakalı aracın 150.000,00 TL , 2008 model ... - .. plakalı aracın  148.000,00 TL ,2012 model ... - ... plakalı aracın  400.000,00 TL , 2014 model ... - ... plakalı aracın  200.000,00 TL olmak üzere 978.000,00 TL yaptığı,  geri kalan kısmın  17.11.2018 tarihinde tek ödemeli senet verileceği düzenlenmiş olup, dosyaya sunulan satış kayıtlarına göre  Mersin ... Noterliğinin 19/10/2018 tarih ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracın  davalıya devredildiği, Beşiktaş ... Noterliğinin 18/10/2018 tarih ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracın ,  Beşiktaş ... Noterliğinin 19/10/2018 tarih ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracın,  Beşiktaş ... Noterliğinin 19/10/2018 tarih ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracın,  Beşiktaş ... Noterliğinin 19/10/2018 tarih ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracın, Beşiktaş ... Noterliğinin 19/10/2018 tarih ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracın davacı  adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalının bakiye araç satış bedelini ödemediğinden bahisle eldeki davayı  açmıştır. Davalı ise, araç satış sözleşmesi altındaki imzayı kabul etmediğini,  borcu kabul etmemekle birlikte davacı şirkete yapılmış ödemeler bulunduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Somut olayda davalı araç satış sözleşmesi altındaki imzayı inkar etmekle beraber araç bedelini ödediğini ikrar etmiştir. İkrar içeriği itibariyle basit, vasıflı ya da bileşik nitelikte olabilir. Basit ikrarda karşı tarafça ileri sürülen vakıanın doğru olduğu herhangi bir şart bildirilmeksizin kabul edilmektedir. Vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte onun hukuki niteliğinin ileri sürülenden başka olduğu bildirilir. Bileşik ikrarda ise, bir tarafın ileri sürdüğü vakıa karşı tarafça bütünüyle kabul edilmekle birlikte ikrara öyle bir vakıa eklenir ki, eklenen vakıa ya ikrar edilen vakıanın hukuksal sonuçlarının doğmasını  engeller ya da onu hükümsüz kılar. Bileşik ikrar, ikrara konu olan vakıa ile ona eklenen vakıa arasında bir bağlantı bulunup bulunmamasına göre bağlantılı bileşik ikrar ve bağlantısız bileşik ikrar olarak ikiye ayrılır. Bağlantılı bileşik ikrarda bulunan taraf, diğer tarafın ileri sürdüğü vakıayı ikrar eder fakat ikrarına bu vakıadan çıkan hukuki sonucu hükümden düşüren ve bu vakıanın doğumu ile ilgili bulunmayan başka bir vakıa ileri sürer. Bu durumda ikrarın bölünebileceği, dolayısıyla ispat yükünün davalıya düşeceği kabul edilmektedir. Öğreti ve uygulamada ağırlıklı olarak bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği, dolayısıyla böyle durumlarda ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekle iddiasını ispatlama yükümlülüğünün karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir (Yargıtay HGK’nın 09.06.2004 tarih ve 2004/4-362 E.- 2004/347 K. sayılı kararı). Somut olayda  davalı her ne kadar adi yazılı araç satış sözleşmesi altındaki imzayı inkar etmiş ise de taraflar arasında araç satışından kaynaklı bir ilişki bulunduğu, davalı beyanlarından sözleşmenin zımnen kabul edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı davaya konu bakiye araç bedelinin ödendiğini savunarak bağlantılı bileşik ikrarda bulunmuş olup,  ispat yükünü üzerine almıştır. Davalı savunmasının ispatı için  tanık deliline dayanmış ise de sözleşme ve satış tarihi olan 2018 yılında tanıkla ispat sınırı 2.960 TL olduğundan dava değeri dikkate alındığında davalının tanık deliline dayanması mümkün değildir. Öte yandan davalı tarafından sunulan 17.10.2018 tarihinde davacının eşine gönderildiği belirtilen 74.500 TLlik ödeme dekontu üzerinde \"elden para iadesi\" şeklinde açıklamaya yer verilmiş ve davalı tarafından bu ödemenin araç satışına ilişkin olduğu beyan edilmiş ise de davalı tarafça dayanılan  whatsapp kayıtlarında  ödemelerin  sebebine ve dava dışı kişiye ödeme yapılması yönünde davacının bir talimatı olduğuna ilişkin açık bir yazışma  olmadığı, 22.01.2019 tarihinde davalı  çalışanı ... tarafından EFT yoluyla  davacının eşine gönderildiği belirtilen 33.000 TLlik ödeme dekontu üzerinde bir açıklama yer almaması  nedeniyle bu ödemenin hangi sebeple ödendiği belirli olmadığı gözetildiğinde davalı bakiye araç bedelini ödediğine dair  savunmasını ispatlayamamıştır. Davalı bakiye 100.000 TL alacak için senet düzenlendiğini ve aynı gün ödeme yapılması üzerine senedi elden teslim aldığını, borcun tamamını ödeyerek kapattığını ileri sürmüş ise de davacı senet düzenlendiği iddiasını kabul etmemiştir. Kural olarak senet aslının borçlunun elinde bulunması borcun ödendiğine karine teşkil ederse de davalı tarafından  dosyaya sunulan  senet suretinde davacıdan  sadır olan ve borcun ödendiğine  ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı ve senet aslının dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında davacı bakiye alacağını talep etmekte haklı olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davalının bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu edilen alacak tutarı likit (belirlenebilir) olup, hükmedilen miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Davalının bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK' nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 6.831,00 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile eksik  5.123,25 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  07/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ae4e2c9e767f9cc","SID":"36ab254068e02255"}}