{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/285 <br>KARAR NO: 2024/892<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2020<br>NUMARASI: 2018/361 Esas -  2020/341 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 31.12.2011 Başlangıç - 31.12.2012 Bitiş tarihli, ... Kasko+Filo Sigorta Poliçesi ile ... plaka sayılı römorkun teminat altına alınmış olduğunu,  23.02.2012 tarihinde müvekkil şirkete sigortalı aracın ... idaresinde İtalya'nın Podova şehrinden yükleme yapıldığını, Trieste Limanında dorse sahasına sağlam bir şekilde teslim edildiğini, dorse sahasında gemiye bindirilmek üzere dorse, mafîye takılırken mafinin pleytinden (kilit mekanizmasından) kurtulup, sol ön köşesi üzerinden yere düştüğünü ve hasarlanmış olduğunu, yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu tespit edilen 11.036,00TL hasar bedeli müvekkili şirket tarafından ödenmiş olduğunu, davalı şirket ile sigortalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında taşıma akdi bulunmakta olup, davalının taşıma sırasında meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, Hasar bedelini ödeyerek TTK. 1472 gereği sigortalısının haklarına halef olan müvekkili şirket tarafından, ödenen bedelin tahsili amacıyla davalıya başvurulduğunu, ödeme olmaması nedeni ile de, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla, davalının itirazının iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen hiçbir koşulda müvekkili şirketin belirtilen olay ile ilgili olarak sorumlu olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, zira müvekkil ... İşletmeleri A.Ş. deniz taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, ... A.Ş. ile ... Dış Tic. Ltd. Şti. arasındaki taşıma akdinin de deniz taşımacılığına ilişkin olduğunu, halbuki söz konusu zararın deniz taşımacılığı esnasında meydana gelmediğini,  hasarın dorse sahasında meydana gelmiş olduğunu, dosyaya davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda da hasarın dorse sahasında meydana geldiğini, dosyaya sunulan hasara ilişkin fotoğraflarda da hasarlı dorsenin, dorse sahasında bulunduğunun görüldüğünü, dolayısıyla hasarın deniz taşımacılığı esnasında olmadığının sabit olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dava konusu uyuşmazlığın 23/02/2012 tarihinde, sürücü ... idaresindeki çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorka İtalya Podova şehrinde yükleme yapıldıktan ve gemiye yüklenmek üzere Trieste Limanı'na getirilerek dorse sahasında sağlam olarak liman yetkililerine teslim edildikten sonra gemiye bindirilmek üzere yarı römork mafîye takılırken yarı römorkun mafıden kurtularak sol ön köşesi üzerine düşmesinden kaynaklı hasara dayandığı, davacı ... tarafından dava dışı ...Nak. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamında gerçekleşen riziko sebebiyle 12/04/2012 ve 10/05/2012 tarihlerinde ödeme yapıldığı ve davacının TTK m. 1472 gereğince dava dışı sigortalının dava konusu zarar sebebiyle sorumlu tutulabilecek üçüncü kişilere karşı sahip olduğu haklara halef olduğu, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalının taşıyan sıfatına haiz olması nedeniyle pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle zararın yük gemiye yüklenmeden gerçekleştiği sabit olduğundan TTK 1184 ve 1185 maddeleri gereği yükün varma limanında sağlam teslim edildiğine ilişkin karinenin uygulanmasına yer olmadığı, TTK m. 1178 gereğince taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, hükmün ikinci fıkrasına göre, taşıyanın hasardan sorumlu tutulabilmesi için hasara sebep olan olayın eşya taşıyanın hakimiyeti altındayken meydana gelmiş olması gerektiği, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde sayılması için deniz yolu ile taşımanın başlamış olmasına gerek bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun İtalya Podova şehrinde yükleme yapılarak ve gemiye yüklenmek üzere Trieste Limanı'na getirilerek dorse sahasında sağlam olarak liman yetkililerine teslim edildiği, dolayısıyla yükün taşınmak üzere taşıyan tarafından teslim alındığı ve hasarın davalı taşıyanın hakimiyet alanında iken gerçekleştiği, TTK m. 1143 gereğince eşyanın gemiye kadar getirilmesinden taşıtanın, gemiye yüklenmesinden ise taşıyanın sorumlu olacağı, taşıyanın eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar iyi halde bulundurmakla yükümlü olduğu, meydana gelecek bir zıya, hasar veya geç teslimde taşıyanın karine olarak kusurlu sayılacağı, dolayısıyla bu sebepten kaynaklanan bir zarardan kurtulabilmesi için taşıyanın kendisinin veya adamlarının kusuru olmadığını ispatlaması gerektiği, hükme esas alınan 20/10/2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kazanın, dava dışı sürücü ... idaresindeki ... (..) ve ... plakalı yarı römork ile dönüş manevrası öncesinde yavaşlamaması ve dönüş yaparken hızını aracının teknik özelliklerine göre ayarlamaması sonucunda meydana geldiği, taşınan yükün düştüğü ve yarı römorkun hasar gördüğü, bu nedenle davalı taşıyanın %100 kusurlu olduğu, davalı taşıyan tarafından TTK m. 1179 uyarınca zararın kendisi veya adamlarının kastından veya ihmallerinden doğmadığını ispatlayamadığı,  dosyada mevcut ekspertiz raporunda belirlenen yarı römorkun onarımına ait fiyatların kadri marufunda olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kabul edilen alacak miktarı likit olmadığından, alacak miktarı bilirkişi raporu sonucunda belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br> İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme dosyasına konu hasarın meydana geldiği esnada eşya henüz taşıyana teslim edilmediğini, bu husus gerek davacı tarafın sunduğu ekspertiz raporunda gerek mahkeme dosyasında mevcut bilirkişi raporlarında açıkça tespit edildiğini, bu halde davalının sorumluluk alanı dışında gerçekleşen bir hasar söz konusu olduğundan davanın reddedilmesi gerekirken, davanın kabulü yönündeki mahkeme kararı hukuka uygun olmadığını, dava konu dorse içi bağlamaları (lashingleri) yeterli yapılmayan bobinlerin römorka yüklenmesi hatalı olduğunu ve bu işlemler dava dışı sigortalı taşıtan/yükleten sorumluluğunda olduğunu, dorsenin yükleten/taşıtanın sorumluluğunda olan bir nedenle mafiden kayarak düşmesi ve hasarlanmasında deniz taşıyanı müvekkilin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, dava konusu hasar henüz gemiye taşınma esnasında, bir diğer ifadeyle gemi taşıyanının faaliyet ve sorumluluk alanı dışında meydana gelmekle birlikte hasarın sebebi de dorse içi hatalı yükleme ve bağlama olduğunu, Türk Ticaret Kanunu madde 1143 uyarınca gemiye kadar olan taşınma, yükleten/taşıtan sorumluluğunda olduğunu, dava dışı sürücü de bu nedenle yükletenin/taşıtanın çalışanı sayılmalı ve kusurlu fiillerinden meydana gelen zarara da yükleten/taşıtanın katlanması gerektiğini,  beyan edildiği üzere, dava konusu hasar; henüz gemi taşıyanının sorumluluğu başlamadan, dava konusu dorse içindeki yükleme hatası ve dorse sürücüsünün yanlış manevrası ile meydana gelmiş olup bu doğrultuda müvekkile atfı kabil bir sorumluluk olmadığını, mahkemenin bu nedenle davanın reddine dair karar vermesi gerekirken, davanın kabulü yönündeki kararı hukuka uygun olmadığını, bu nedenle mahkeme kararına karşı istinafa başvurma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle tehiri icra talebinin kabulü ile İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2020 tarihli, 2018/361 Esas 2020/341 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davanın reddine dair karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, deniz taşıması sırasında oluşan hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği  bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemli başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemidir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; hasarın davalı sorumluluğunda meydana gelip gelmediği noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... Esas dosyası ile \"12.04.2012 tarihli 11.036,00 TL tutarlı Rücu\" borcun sebebi gösterilerek 11.036,00 TL asıl alacak ve 927,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.963,02 TL'nin tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça borca itiraz edildiği ve eldeki itirazın iptali davası açıldığı görülmektedir. Davacı sigortalısı ... Ltd. ŞTİ ile davalı arasında yarı römork dorsenin Treiste limanından Türkiye'ye taşınması konusunda taşıma ilişkisi bulunduğu, 23/02/2012 tarihinde, sürücü ... idaresindeki çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork dorsenin İtalya Podova şehrinde yükleme yapıldıktan sonra  davalıya ait gemiye yüklenmek üzere Trieste Limanı'na getirilerek dorse sahasında sağlam olarak liman yetkililerine teslim edildiği, dorsenin gemiye bindirilmek üzere mafîye (...) takıldıktan sonra gemiye yüklenmek üzere manevra yaptığı esnada  yarı römorkun mafıden kurtularak sol ön köşesi üzerine düşmesinden kaynaklı hasara uğradığı, davacı ... tarafından dava dışı ... Turizm İnş. Nak. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamında gerçekleşen riziko sebebiyle 12/04/2012 ve 10/05/2012 tarihlerinde ödeme yapıldığı ve davacının TTK m. 1472 gereğince dava dışı sigortalının dava konusu zarar sebebiyle sorumlu tutulabilecek üçüncü kişilere karşı sahip olduğu haklara halef olduğu, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı yasının Taşıyanın sorumluluğunu düzenleyen 1178- (1) Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. (2) Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.(3) Eşya, yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanında uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan ya da üçüncü kişilerden taşıyana teslim alındığı andan; a) Taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana veya b) Gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçındığı hâllerde sözleşme veya kanun hükümlerine yahut boşaltma limanında uygulanan ticari teamüle uygun olarak gönderilenin emrine hazır tutulduğu ana ya da eslimi zorunlu makamlara veya üçüncü kişilere teslim edildiği âna kadar taşıyanın hâkimiyetinde sayılır.\" düzenlemesini içermektedir.  Sürücü ... idaresindeki çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorka İtalya Podova şehrinde yükleme yapıldıktan ve gemiye yüklenmek üzere Trieste Limanı'na getirilerek dorse sahasında sağlam olarak liman yetkililerine teslim edildikten sonra; gemiye bindirilmek üzere yarı römork mafiye takılırken farkasında yarı römork olduğu halde gemiye yaklaşmak için ... (...) ile manevra yapılırken) yarı römorkun mafiden kurtularak sol ön köşesi üzerine düşmesinden kaynaklı hasar oluşmuştur. Zıya, hasar veya gecikmeden kaynaklanan sorumluluk taşıyanın kusuruna da dayansa taşıyan karine olarak kusurlu sayılmaktadır. Dolayısıyla bu sebepten kaynaklanan bir zarardan kurtulabilmesi için taşıyanın kendisinin veya adamlarının kusuru bulunmadığını ispatlaması gerekir. Davalının bu madde kapsamında sorumlu tutulabilmesi için  hasara sebep olan olayın eşya taşıyanın hakimiyeti altındayken meydana gelmiş olması gerekmektedir. Ancak eşyanın taşıyanın hakimiyetinde sayılması için deniz yolu ile taşımanın başlamış olmasına gerek bulunmamaktadır. Yükü  teslim aldığı andan teslim ettiği âna kadar geçen süre taşıyanın hakimiyeti alanındadır.  Bu süreç metni verilen  TTK m. 1178/3'te düzenlenmiştir. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, zarara uğrayan dorsenin, gemiye yüklenmek üzere limanda teslime edildiği ve taşıtanın fiili hakimiyetinin son bulduğu anlaşılmaktadır. Şu halde Trieste Limanı'na getirilerek dorse sahasında sağlam olarak liman yetkililerine teslim edildikten itibaren yükün taşınmak üzere taşıyan tarafından teslim alındığının kabulü gerekir. Buradan hareketle liman çalışanları da taşıyanın adamıdır ve taşıyan da TTK m. 1179 uyarınca zararın kendisi veya adamlarının kastından veya ihmallerinden doğmadığını ispatlayamamıştır. Dosyaya alınan denetime elverişli bilirkişi heyet raporuna göre de dava dışı sürücü ... idaresindeki ... (...) ve ... plakalı yarı römork ile dönüş manevrası öncesinde yavaşlamaması, dönüş yaparken hızını aracının teknik özelliklerine göre ayarlamaması nedeniyle  taşıdığı yükün düşmesine ve yarı römorkun hasar görmesine neden olduğu için kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu rapor edilmiştir.  Bu durumda meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğu belirlenmiş, ekspertiz raporunda belirlenen hasar bilirkişi heyetince kadri maruf bulunmuş olmakla davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.  Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 204,00 TL harcın, alınması gerekli olan 815,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 611,71 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f27fb7bca6d3d35","SID":"8fe9523d57f0fe88"}}