{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t             T.C.<br>\t             KAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR  <br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br><br>VEKİLİ\t: Av. ... - ***<br>DAVALI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ***<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından Kayseri 2. İcra Dairesi tarafından ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkilinin ölen abisi ... mirasçısı olması sebebiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, miras bırakan olan ...'nun 05/03/2019 tarihinde vefat ettiğini, Ahmet’in vefatının ardından geride mirasçı olarak müvekkilinin kaldığını, takibin her ne kadar müteveffanın ölümünden sonra müvekkilinin mirasçı olarak gözükmesi sebebiyle yöneltilmiş olsa da, Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar kararı ile mirasın gerçek reddi talebi 27/06/2019 tarihinde kabul olduğunu ve mirastaki tüm haklardan vazgeçmiş olduklarını,  bilindiği üzere mirasın reddinin hükmünün murisin ölüm tarihine kadar geriye gideceğini, bu hüküm karşısında murisin ölümünden sonra yapılan bir takipte mirası reddeden mirasçıya karşı başlatılan takip taraf ehliyeti nedeni ile malül olduğunu, durum böyle iken davalı şirketin müvekkili aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini, müvekkilinin icra takibinden haberdar olmadığını ve süresinde itiraz edemediğini, davalının takibi kesinleştirip müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracı haczettiğini, müvekkilinin aracını satmak istediği sırada haczi ve takibi öğrendiğini belirterek davalı tarafından haksız olarak açılan davanın reddi ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasına, icra dosyasında ... plakalı araç üzerine konan haczin kaldırılmasına, davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyada davalı şirkete borçlu olmadığını tespitine, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan takibin iptalini, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafça dava dilekçesinde bildirilen icra dosyasına müteveffa muris ...'nun vefatı üzerine davacı ve diğer mirasçılar usulüne uygun olarak eklenmiş ve davacı da dahil olmak üzere tebligatların kendilerine yapıldığını, davacının icra takibinden kendisine tebliğ edilen örnek 10 ödeme emri ile 04/01/2021 tarihinde ve davacının iş yeri olan ... isimli iş yerine gönderilen maaş haczi evrağı ile 25/01/2021 tarihinde tekraren  haberi olduğunu, davacının aracını satmak istediğinde haczi ve takibi öğrenmiş olduğu iddiası bu nedenlerle mesnetsiz olduğunu belirterek davacı tarafın öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine, sonrasında davasının reddine, aksi kanaatte müvekile atfedilecek ibr kusur olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER :Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.<br>Davacı tarafça; Kayseri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Torbalı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasına, ödeme emrine, maaş haciz müzekkeresine, isticvap, yemin ve emsal kararlara delil olarak dayanılmıştır. <br>Davalı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, takip konusu senetlere, bilirkişi incelemesine ve yemin deliline dayanılmıştır. <br>Torbalı 2. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. <br>Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. <br>Davacı vekili delil olarak dayandığı bir kısım belge örneklerini dilekçesi ekinde sunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kambiyo yolu ile başlatılan icra takibinde mirasın reddi nedeniyle borçlu olmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını İİK'nun 72. maddesi oluşturmaktadır.<br>6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.<br>Tarafların uyuşmazlık konuları; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davalının görevsizlik, arabulucuğa ve hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu itirazının ve zaman aşımı def'inin haklı olup olmadığı, vekalet ücreti ve yargılama giderinden hangi tarafın sorumlu olduğu, davacının kötüniyet tazminatı isteminin yasal koşularının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br> Eldeki davanın kambiyo senedine (çeke) dayalı icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olduğu, TTK'nun 670 ve devamı maddelerinde kambiyo senetlerine ilişkin hükümlerin düzenlenmiş olduğu, TTK'nun 4 ve 5. maddesi hükmü gereği davaya bakmanın ticaret mahkemesinin görevi içinde olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı, *** Karar sayılı ilamları, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal karar ilamı bu doğrultuda olduğu gözetilerek davalının görev itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Dava dosyasının içeriği ve icra takip dosyası incelendiğinde davalı hakkında devam eden icra takibi bulunduğu görülmekle, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan dolayı davalının HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğunun reddine karar verilmiştir.<br>Dava dosyasına mübrez edilen arabuluculuk son tutanağının incelendiğinde davalının arabuluculuk dava şartı yokluğu itirazının  yersiz olduğu görülmekle reddine karar verilmiştir.<br>Menfi tespit davası için kanunda öngörülmüş bir zamanaşımı süresi bulunmadığı, uyuşmazlığa konu icra takibinin de devam ettiği dikkate alınarak borcun tamamen ödeninceye kadar menfi tespit davası açılmasının mümkün olduğu gözetilerek davalının zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiştir.<br>Yargılama sırasında İİK'nun 72. maddesi, TMK'nun 6 ve 7. maddeleri ile HMK'nun 187- 293. maddeleri gereğince ispat hususuna ve  ispat kurallarına dikkat edilmiştir.<br> Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiştir. Davalı tarafından 15/06/2018 keşide tarihli ve 378032 seri numaralı 37.500,00-TL bedelli çeke dayalı olarak 29/06/2018 tarihinde çekin keşidecisi ... hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, ...'nun 05/03/2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması üzerine Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan 30/11/2020 tarihli, 2020/3123 Esas ve 2020/2961 Karar sayılı mirasçılık belgesine istinaden ...'nun mirasçısı sıfatıyla davacıya ve diğer mirasçılara ödeme emrinin çıkarıldığı, davacının takip dosyasına 13/07/2023 tarihli dilekçe sunarak ... Esas ve ... Karar sayılı kesinleşmiş mahkeme kararı ile ...'nun mirasını reddettiğini bildirerek maaşı ve aracı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.<br>Torbalı 2. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları incelendiğinde; davacının ve dava dışı diğer mirasçıların ...'nun mirasını reddettiklerinin tespit ve tesciline karar verildiği ve bu hükmün 10/10/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Saptanan ve hukuksal durum karşısında; davacının, ...'nun mirasını yasal sürede TMK'nun 609/2. maddesi hükmü gereği kayıtsız şartsız gerçek reddettiği, miras bırakanın tüm mal varlığını aktif ve pasifleri ile kabul etmediği, davaya konu takip nedeniyle yasal mirasçı sıfatının kalmadığından yasal olarak ölen borçlunun pasiflerinden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı, dava dilekçesinde davalı aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesi istemiştir.  İİK'nun 72/5. maddesinde ''Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.\" denilmektedir. Takip hukuku açısından İİK'nun 72/5. maddesine göre, kötüniyet tazminatı sadece takibi yapan alacaklı yan aleyhine verilebilecek bir tazminattır. Davalının takipte kötüniyetli olduğunu kabule yeterli delil bulunmadığından bu nedenle mahkememizce İİK'nun 72/5. maddesinin koşulları bulunmadığından dolayı davacıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.<br><br>6100 sayılı HMK'nun \"Yargılama giderlerinden sorumluluk\" başlıklı 326. maddesinde \"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu kuralın istisnası, 6100 sayılı HMK'nun \"Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 327. maddesinde; \"(1) Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.(2) Bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde, davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Yukarıda belirtilen düzenlemeler uyarınca, yargılama giderleri kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m. 326).<br>Bu yargılama giderleri hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekalet ücretidir. Mahkemenin, davayı kaybeden tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi için mutlaka karşı tarafça bir talepte bulunulmuş olması gerekmez; bu konudaki karar mahkemece kendiliğinden verilir (Pekcanıtez, H., Atalay, O., Özekes, M.; Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011, s:700 vd.).<br>Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, vekalet ücreti de bir yargılama gideridir (HMK m. 323/ğ). Bu nedenle 29/05/1957 gün ve 4/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda yazılı olduğu şekilde, yargılama giderlerinden olan avukatlık parası, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden hükme bağlanır. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir (YHGK’nun 25/02/2004 gün ve *** K. sayılı kararı).<br>Bundan başka davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtasıyla takip etmiş ise haksız çıkan (davayı kaybeden taraf) yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir.<br>Öte yandan, yargılama harç ve giderlerinin davada haksız çıkmış olan tarafa yükletilmesine ilişkin ana kuralın bazı istisnaları vardır.<br>Davada haklı çıkmış (lehine hüküm verilmiş olan) taraf için, aşağıdaki hallerden biri söz konusu ise, (davayı kazanmış olmasına rağmen) karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir (HMK m. 327):<br>a-Gereksiz yere davanın uzamasına sebep olmak,<br>b-Gereksiz yere gider yapılmasına sebebiyet vermiş olmak (Kuru, B;, Arslan, R.;, Yılmaz, E.: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 22. Bası, Ankara  2011, s:733, 734).<br>Görüldüğü üzere, bazı kötüniyetli ve yanıltıcı davranışların gerçekleşmesi durumunda davayı kazanan tarafın yargılama giderlerinin tümü veya bir bölümünden sorumlu tutulması da mümkündür. Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, lehine karar verilmiş olsa dahi, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum edilir (Pekcanıtez\\ Atalay\\ Özekes, s:702).<br>Bu hüküm, davanın sürüncemede bırakılmasına karşı verilecek mücadele bakımından önemli bir vasıta teşkil edecektir (Üstündağ, S.: Medeni Yargılama Hukuku, 6. Bası, İstanbul 1997, s:773).<br>Somut olayda; icra takibine konu alacak davacının murisinin keşide ettiği çeke dayalı borcundan kaynaklanmaktadır. İcra takibinin başlatılmasından sonra  muris ölümü üzerine davalı tarafından mirasçılık belgesi alınarak davacı dahil borçlunun mirasçılarından tahsili için takip işlemlerine girişilmiştir. Davacı tarafından Torbalı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasından borçlu ...'nun mirasını reddettiğinin tespit ve tesciline karar verildiği ve bu hükmün 10/10/2019 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.<br>Davalı taraf her ne kadar davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu nedenle aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, takip dosyası incelendiğinde; davacının takip dosyasına 13/07/2023 tarihli dilekçe sunarak ... Esas ve ... Karar sayılı kesinleşmiş mahkeme kararı ile ...'nun mirasını reddettiğini bildirdiği, buna rağmen, davalının 14/02/2024\ttarihinde davacıya ait ... plakalı araca haciz konulmasını talep ettiği,\tdavalı tarafın icra takibinin başlatılmasında kötüniyetli olduğu sabit değil ise de, mirasın reddine ilişkin mahkemeden karar aldığını davacının takip dosyasına bildirmesinden sonra icra takip işlemlerine devam ederek davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla davacı, davanın açıldığı andaki durumuna göre dava açmakta haklı olup  davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle mahkememizce davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin*** Karar sayılı emsal karar ilamları,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamı).<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, <br>2-İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca davacı hakkındaki takibin derhal durdurulması konusunda  Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına müzekkere yazılmasına, <br>3-Koşulları bulunmadığından İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, <br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 1.505,93-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 1.450,00-TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 1.078,34-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve  427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davacı tarafça yapılan 110,00-TL e-tebligat giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Davalı tarafça yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,  <br>9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, <br>10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341. maddesi uyarınca kesin olarak verilen verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2024   <br><br>Katip ...<br>E-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br> E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ada1d38a897162d","SID":"0c7a3227c4c9bbcb"}}