{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/584 <br>KARAR NO: 2024/857<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/12/2020<br>NUMARASI: 2018/394 Esas -  2020/366 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; avalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca haksız yere itiraz ettiğini, davacının \"Taşıma İşleri Organizatörü\" olduğunu, \"anahtar teslim nakliye\" hizmeti verdiğini ve deniz yolu sevkiyatı ile davalının mallarının taşınması organizasyonunu gerçekleştirdiğini, davacının (7) adet e-faturalar nedeniyle bakiye toplam 19.111,77-USD davalıdan alacaklı olduğunu, söz konusu faturaların borçlu tarafından kabul edildiğine dair onay ekran görüntülerinin ibraz edildiğini, davalının yasal süresi içerisinde faturalara ve içeriklerine itiraz etmediğini, kabul ettiğini, TTK m.l530/f2 gereğince davalının ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünü, itirazın haksız ve kötüniyetli olarak zaman kazanmak maksadı ile yapıldığını beyanla davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davalı şirketin yerleşim yerinin Ankara olduğunu, davada yetkili ve görevli Mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, esasa ilişkin olarak davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde verilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, davacının bu hususta dayanmış olduğu delilin e-fatura olduğunu ancak davalı şirketin e-fatura zorunluluğu kapsamında olmadığını, satışı 10.000,00-TL ve üzeri satışlara e-fatura zorunluluğu getirildiğini davalının bu kapsamda olmadığını, davaya konu faturaların teslim alınmadığının ticari defterler ile de sabit olduğunu, davalının davacı şirketten hizmetler aldığı hususunun doğru olduğunu ancak dava konusu faturaların hangi sözleşmesel ilişkiye dayandığı ve hangi sebeple keşide edildiğinin de önemli olduğunu, zira bu faturaların keşide edilmesini sağlayacak borç ilişkisinin doğduğuna ve davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğine dair herhangi bir ibare yahut delil de bulunmadığını, faturaların davalı şirkete gönderildiğini kabul etmemekle birlikte davalı şirket ile davacı şirket arasında yer alan navlun sözleşmesine dayalı hukuki ilişkide davalı ile davacı şirket arasında Mersin Limanından Cidde Limanına konteyner başına birim taşıma fiyatı 950,00$ olarak kararlaştırıldığını, bu işin toplam tutarı davalı şirkete davacı şirket tarafından 01.01.2018 tarihinde peşinen bir 34.505,16-TL bir de 35.992,81-TL olmak üzere toplamda 70.497,97-TL açık fatura gönderildiğini ve kararlaştırılan toplam tutarın muhtelif tarihlerde gerek peşinen gerekse yapılan taşımalardan sonra muhtelif tarihlerde ödendiğini, bir an için faturaların alındığı dahi düşünülse fatura içeriklerinin son derece fahiş olduğunu, ilgili kurumlara dönem itibariyle Mersin Limanından Cidde Limanına yapılacak taşımanın tutarının ne olduğunun sorulması halinde bu tutarın 920,00$-970,00$ arasında olduğunun görüleceğini, kabul halinde dahi dava konusu faturaların davacı ile davalı arasındaki sözleşmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve sözleşmeden kaynaklandığının tespit edildiği kabulü halinde dahi sözleşmede kararlaştırılmış olan tutarla eşdeğer miktarda fatura gönderilip gönderilmediğinin irdelenmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından alacak miktarının 06.10.2018 tarih ve ... nolu tebliğ gözardı edilerek güncel kur üzerinden hesaplandığını, var olduğu iddia edilen borç tutarına da itiraz ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamı itibariyle, dava konusu taşımalara ait konşimentoların dosyaya sunulmadığı, Mersin Gümrük Müdürlüğü müzekkere cevabı ekinde ekinde yapılan taşımalara ait çıkış bildirim formları ve gümrük beyannameleri incelendiğinde, 16/01/2018 Tarihli  Beyannamede, göndericinin davalı, alıcının ... olduğu ... ve ... nolu 2 adet konteyner muhtevası 658,8 m2 traverten emtiasının Mersin Limanından, Cidde Limanına'na CİF bedelle gönderildiği, beyannamede yer alan bilgilerin icra takibine dayanak 22/01/2018 tarih ve ... nolu fatura bilgileri ile örtüştüğü, emtianın 36.640 Usd bedelle CİF Cidde teslim olarak satılması nedeniyle navlun sözleşmesi kurma borcunun davalı gönderende olduğu, dolayısıyla davalının tarafı olduğu navlun sözleşmesinden doğan 3.700,00 Usd navlun bedelinden taşıtan sıfatıyla sorumlu olduğu, 30/01/2018 Tarihli Gümrük Beyannamesinde, göndericinin davalı, alıcının ise ... olduğu, ... nolu 1 adet konteyner muhtevası 255,66 m2 traverten emtiasının Mersin Limanından, Cidde Limanına CİF bedelle gönderildiği, icra takibine dayanak 05/02/2018 tarih ... nolu fatura bilgileri ile beyanname bilgilerinin örtüştüğü, emtianın  10,286,78 Usd bedelle CİF Cidde teslim olarak satılması nedeniyle navlun sözleşmesini kurma borcunun davalı gönderende olduğu, dolayısıyla davalının tarafı olduğu navlun sözleşmesinden doğan 1.850,00 Usd navlun bedelinden taşıtan sıfatıyla sorumlu olduğu, 05/04/2018 Tarihli Gümrük Beyannamesinde, göndericinin davalı, alıcının ise ... olduğu, ..., ... ve ... nolu 3 adet konteyner muhtevası 828,35 m2 mermer emtiasının Mersin Limanından, Cidde Limanına CİF bedelle gönderildiği, icra takibine dayanak 10/04/2018 tarih ... nolu fatura bilgileri ile beyanname bilgilerinin örtüştüğü, emtianın 37.263,50 Usd bedelle CİF Cidde teslim olarak satılması nedeniyle navlun sözleşmesini kurma borcunun davalı gönderende olduğu, dolayısıyla davalının tarafı olduğu navlun sözleşmesinden doğan 5.550,00  Usd navlun bedelinden taşıtan sıfatıyla sorumlu olduğu, 06/04/2018 Tarihli Gümrük Beyannamesinde, göndericinin davalı, alıcının ... olduğu, ... ve ... nolu 2 adet konteyner muhtevası 804 m2 traverten emtiasının Mersin Limanından Bahreyn Limanına CİF bedelle gönderildiği, icra takibine dayanak 12/04/2018 tarih ... nolu fatura bilgileri ile beyanname bilgilerinin örtüştüğü, emtianın 20.904,00  Usd bedelle CİF Cidde teslim olarak satılması nedeniyle navlun sözleşmesini kurma borcunun davalı gönderende olduğu, dolayısıyla davalının tarafı olduğu navlun sözleşmesinden doğan 2.600,00  Usd navlun bedelinden taşıtan sıfatıyla sorumlu olduğu, 17/04/2018 Tarihli Gümrük Beyannamesinde, göndericinin davalı, alıcının ise ... olduğu, ... ve ... nolu 2 adet konteyner muhtevası 311,04 m2 mermer ve 315,02 m2 traverten emtiasının Mersin Limanından Cidde Limanına CİF bedelle gönderildiği, icra takibine dayanak 24/04/2018 tarih ... nolu fatura bilgileri ile beyanname bilgilerinin örtüştüğü, emtianın 21 900,16 Usd bedelle CİF Cidde teslim olarak satılması nedeniyle navlun sözleşmesini kurma borcunun davalı gönderende olduğu, dolayısıyla davalının tarafı olduğu navlun sözleşmesinden doğan 3.700,00 Usd navlun bedelinden taşıtan sıfatıyla sorumlu olduğu, 17/04/2018 Tarihli Gümrük Beyannamesinde, göndericinin davalı, alıcının ... Ltd. Olduğu, ... ve ... nolu 2 adet konteyner muhtevası 43.080 kg blok traverten emtiasının Mersin Limanından, Çin/Xiamen Limanına CİF bedelle gönderildiği, icra takibine dayanak 24/04/2018 tarih ... nolu fatura bilgileri ile beyanname bilgilerinin örtüştüğü, emtianın 11. 631,60  Usd bedelle CİF Cidde teslim olarak satılması nedeniyle navlun sözleşmesini kurma borcunun davalı gönderende olduğu, dolayısıyla davalının tarafı olduğu navlun sözleşmesinden doğan 2 000,00  Usd navlun bedelinden taşıtan sıfatıyla sorumlu olduğu,  dosya kapsamı itibariyle, davacı tarafından davalıya ait emtianın taşıma işinin ... AŞ., ... AŞ ve ... İnş. İth San. Ltd. Şti. şirketlerine yaptırıldığı, navlun sözleşmesine konu taşımaların 4 tanesinin Mersin Limanı'ndan Cidde Limanı'na yapıldığı, ilk taşımadan ve bu taşımaya ait faturadan başlamak üzere her bir konteyner için 1.850,00 Usd navlun bedelinin fiili taşıyan tarafından davacıya yansıtıldığı, sonraki faturalarda da aynı bedelin yansıtılarak taşımaların yapıldığı, Bahreyn Limanı'na yapılan taşımada konteyner için 1.300.00 Usd navlun bedeli yansıtıldığı,  Çin/Xiamen Limanı'na yapılan taşımada her bir konteyner için 1.000,00 Usd yansıtıldığı navlun bedellerinin kadri marufunda olduğu, davalının taşıtan olarak toplam 19,400,00 Usd navlun bedelinden sorumlu olduğu, davacı tarafından davalıdan 26/04/2018 tarihli fatura ile Mersin-Cidde, ... adlı gemi ile taşınan ... ve ... nolu 2 adet konteyner için 175,00 Usd demuraj bedeli talep edilmiş ise de, fiili taşıyan ... tarafından davacıya bu taşıma için 129,80 Usd demuraj bedeli yansıtıldığı görülmekle   davalının 129.80 Usd demuraj bedelinden sorumlu olacağı kanaatiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kabul edilen asıl alacak tutarının faturaya dayanması nedeniyle alacak miktarı likit kabul edilerek icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı firma vekili ''Taşıma İşleri Organizatörü olduğunu anahtar teslim nakliye hizmeti verdiğini ve deniz yolu sevkiyatı ile davalının mallarının taşınması organizasyonunu gerçekleştirdiğini, taraflarının müvekkile firmaya 7 adet e-fatura gönderiminde bulunduğunu beyan etmişse de davalı firmaya gönderilen herhangi bir fatura olmadığı işbu durumun davalının ticari defterlerinden de anlaşılacağı gibi davalının e-fatura zorunluluğu kapsamında olmadığı yapılacak araştırmayla ortaya çıkarılabilecek iken bu bağlamda hiçbir araştırma gerçekleştirilmeden davalı firma aleyhine bir hüküm kurulduğunu, ancak Ticari defterlerin öncelikle delil niteliği taşıması için kanunda sayılan şartların yanı sıra  sahibi lehine delil niteliği taşıması için bazı ek koşulların gerçekleşmesi gerektiğini, karşı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlar bunlara aykırı olmamalı veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemeli yahut defter kayıtlarının aksi senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmalı ve karşı taraf, defter tutma yükümünü hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş olması gerektiğini, bilirkişiler tarafından gerek davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler gerekse davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerdeki kayıtlar birbirlerini tutmadığı halde mahkemece kurulan hükümde davacı şirketin kayıtlar esas alınarak usul ve yasaya aykırı haksız bir hüküm kurulduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesinin en önemli şartlarından birisinin alacağın likit ve belirlenebilir olması olup ancak olayda alacağın likit ve belirli olmasından bahsedilemeyeceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: 22.01.2018, 05.02.2018, 10.04.2018, 12.04.2018, 24.04.2018, 26.04.2018 düzenleme tarihli toplam 19.575,00 USD bedelli faturalar dava dilekçesi ile birlikte sunulduğunu, aynı zamanda söz konusu faturaların borçlu davalı tarafından kabul edildiğine dair onay ekranı da dava dilekçesi ekinde İlk Derece Mahkemesine sunulduğunu, gerek bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler sonucunda gerekse İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında davaya konu edilen ve taraflar arasında mevcut taşıma ilişkisinden kaynaklı faturalardan doğan alacak kalemlerinin varlığı açık bir şekilde tespit edildiğini, bu kapsamda, gerek bilirkişi raporu ile ortaya konulmuş olan bilgi ve belgeler gerekse taraflar arasında dava konusu faturalara ilişkin yapılmış ve davalının açıkça işbu faturalara konu borçlarının varlığından ve faturaların düzenlenmesine kaynak oluşturan hizmetlerden haberdar olduğunu ortaya koyan yazışmalarından da anlaşılacağı üzere, davalının dava konusu edilen faturalardan haberdar olmadığı iddiasının gerçeklikten uzak ve kötüniyetli olduğunu istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, deniz yoluyla taşıma sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taşıma sonucunda navlun ücretinin ödenip ödenmediği ve fatura bedellerinin fahiş olup olmadığı noktasındadır. Davacı tarafından, davalı hakkında Mersin-Cidde arası ... sefer nolu taşımaya ilişkin demuraj açıklamasıyla 26/04/2018 tarih ve 713,27 USD bedelli fatura; Mersin-Cidde arası ... sefer nolu taşımaya ilişkin navlun ücreti açıklamasıyla 24/04/2018 tarih ve 14.922,84 USD bedelli fatura; Mersin-Xiamen Pt. arası ... sefer nolu taşımaya ilişkin navlun ücreti açıklamasıyla 24/04/2018 tarih ve 8.066,40 USD bedelli fatura; Mersin-Bahreyn arası ... sefer nolu taşımaya ilişkin navlun ücreti açıklamasıyla 12/04/2018 tarih ve 10.777,78 USD bedelli fatura; Mersin-Cidde arası ... sefer nolu taşımaya ilişkin navlun ücreti açıklamasıyla 10/04/2018 tarih ve 22.511,36 USD bedelli fatura; Mersin-Cidde arası ... sefer nolu taşımaya ilişkin navlun ücreti açıklamasıyla 05/02/2018 tarih ve 6.928,99 USD bedelli fatura; Mersin-Cidde arası ... sefer nolu taşımaya ilişkin navlun ücreti açıklamasıyla 22/01/2018 tarih ve 13.977,49 USD bedelli fatura düzenlenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"(yedi adet) faturadan kaynaklanan bakiye alacak\" sebebine dayalı olarak 19.111,77 USD asıl alacağın ve 585,20 TL ihtiyati haciz gideri alacağının tahsili istemiyle 08/08/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra yetki itirazında bulunmuştur.Taraflar arasında, icra takibine konu faturalara ilişkin taşıma hizmetinin verildiğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Buna göre, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğundan HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. Maddeleri uyarınca para alacağı yönünden sözleşmenin ifa yeri olan alacaklının ikametgahı mahkemesi de yetkilidir. Davacı takip alacaklısının ikametgahı İstanbul olduğundan davalının yetki itirazı yerinde değildir.Taraflar arasında icra takibine konu faturalara ilişkin taşıma hizmetinin verildiğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamakla birlikte navlun ücretinin fahiş olup olmadığı hususunda ihtilaf bulunmaktadır. Dosya kapsamında dava konusu taşımalara ilişkin navlun ücreti bakımından bir sözleşmeye rastlanılmamıştır. Bu halde navlun ücretinin taşımaların yapıldığı tarihteki piyasa rayicine göre belirlenmesi gerekir. Dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu taşımalara ilişkin fiili taşımaların ... A.Ş., ... A.Ş. Ve ... Ltd. Şti. Tarafından yapıldığı tespit edilmiş ve bu firmalar tarafından davacıya düzenlenen navlun ve diğer gider faturaları listelenmiştir. Ayrıca bilirkişi heyeti tarafından, konteynerlerin gittiği her limana göre liman, tahliye, rüsum ve sair masrafların değişiklik gösterebileceğinden navlun bedellerinin kadri marufunda olduğu değerlendirilmiştir. Ancak, aynı taşımalara ilişkin olarak fiili taşıyıcılar tarafından davacıya düzenlenen navlun faturaları ve diğer masraflara ilişkin faturaların toplam bedeli ile davacının davalıya düzenlediği navlun faturaları arasında makul karı aşan ciddi fark bulunmaktadır. Bilirkişi heyetince bu farkın neden kaynaklandığı açıklanmamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir. Bu halde ilk derece mahkemesince, Deniz Ticaret Odasından taşımaların yapıldığı tarihteki navlun ücretleri sorularak ve fiili taşıyanlar tarafından davacıya düzenlenen faturalar ile taşımanın fiili taşıyıcıya yaptırıldığı da nazara alınarak gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacının navlun alacaklarının tespiti suretiyle karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"232a1d1067a46c90","SID":"63de97cc48b485d5"}}