{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/246 <br>KARAR NO: 2024/867<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/07/2020<br>NUMARASI: 2018/929 Esas -  2020/383 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket işveren olduğu İskenderun ... Kompleksi yapımı kapsamında yüklenici sıfaıtyla Otel Bloğu İnce; Elektrik ve Mekanik işlerinin projelendirilmesi ve anahtar teslim götürü bedel yapımı sözleşmesi akdettiğini, (17/07/2017 tarihli sözleşme) müvekkili şirket yangın sonrası gerekli önlemleri aldığını ve davalı ...'ı bilgilendirerek zararının tazminini talep ettiğini, ... 05/10/2018 tarihli cevabı yazısında söz konusu deponun teminat dışında kaldığından talebi reddettiğini, teminatlara bakıldığında şantiye dışında depolama için limit depo başına 100.000 USD ve toplamda 500.000 USD olarak görünmekte olup şantiye alanı dışında beş depo esasında teminat altına alındığını, müvekkili şirket beş depoya kadar teminat altına alınan şantiye dışı depolama alanı için primlerini ödediğini, ret gerekçesi ile yangın arasında illiyet bağı da bulunmadığını, müvekkili şirket iş kapsamında her türlü tedbiri aldığını, işyeri güvenliğini sağladığını, 31/05/2018 saat 18:45 de işçilerin yemekte olduğu sırada müvekkili şirketin kamp alanı içerisindeki şantiye depolama bölgesinde yangın çıktığını, yangının belirlenemeyen sebepten meydana geldiğini, yangın can kaybı olmadan sonuçlanmış ancak müvekkili şirket bakımından ciddi hasar meydana geldiğini, yangın sonrası yapılan araştırmalarda ilgili depoda bulunan malzemelerin toplam tutarının 1.055.007,54 TL + KDV olduğu tespit edildiğini, işveren tarafından sigorta yapılması için ... Sigorta'ya başvurulduğunu, poliçe tanzim edildiğini. Poliçenin 6. Maddesinde kamplar ve depoların 200.000 USD ye kadar teminat altına alındığını, davalılardan şimdilik 10.000 TL nin hasar tarihinden itibaren işlemiş/işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte, poliçeler uyarınca teminat altına aldıkları tutarlar nispetinde, müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İnşaat kamp alanında bulunan ... A.Ş firmasına ait depo içerisinde muhafaza edilen sigortalıya ait emtia ve eşyalarda hasara. Ziyaa sebebiyet verdiğini, davacı şirket kanuni düzenlemelere riayet etmemiş ve dava dilekçesinde yer alması gereken zorunlu unsurlara dilekçesinde yer verilmediğini, yangın olayının vuku bulduğu depoda; hasar önleyici tedbirlerin yerine getirilmediğini, gerekli özenin gösterilmediğini, depo ve ambarın yangına karşı dayanıklı duvarlarla ayrılmadığını, poliçenin vadesinin 31/05/2018 tarihinde saat 12:00'da sona erdiğini, vade uzatım zeyilnamesi 01/06/2018 tarihinde düzenlendiğini, davacı şirketin ana yüklenici olarak söz konusu işe 17/07/2017 tarihinde başladığını ve 292 gün sonra 05/05/2018 tarihinde Ana yüklenici olarak hazırladığı hakediş icmalinde imalatın tamamlanması gereken kısmının %79,06 sının tamamlandığı belirtildiğini, 292. Gününde işin %79,06 sı bitirilmiş ise oran hesabına göre işin tamamını 369. Günde, yani 21/07/2018 tarihinde bitirileceğini, davacının yüklendiği işi 31/05/2018 de bitirme imkan ve ihtimalinin bulunmadığını, 05/05/2018 hakediş tarihinde dahi öngörülebilir durumda olduğunu, zeyilname üzerinde sigortacının sorumluluğunun primin ödenmesinden önce başlayacağına dair bir hüküm konulmadığını, davanın reddine, dava ikamesinden öncesine ilişkin faiz ve avans faizi taleplerinin reddine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine ve davacı şirketin disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda; \"...Uyuşmazlık; 31/05/2018 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle davacının davalı sigortalardan hasar tazminatı talep edip edemeyeceği, edebileceksi miktarı; çifte sigortanın var olup olmadığı, hasar uğrayan eşyaların bulunduğu konum itibariyle poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, davacının zararın büyümemesi için gerekli tedbirleri alıp almadığı,poliçenin geçerliliği için gerekli olan ön şartların yerine getirilip getirlmediği hususlarında toplanmaktadır. Hükme elverişli teknik nitelikte bilirkişi heyet raporunda tüm uyuşmazlık konuları tek tek etraflıca incelenmiş ve rapor tanzim edilmiştir.Buna göre davalı her iki sigorta şirketi yönünden ,sigortalının(davacı) depo adresini bildirdiğini gösteren herhangi bir belgenin bulunmaması,poliçe kapsamında yangın sebebiyle uğranılan hasarın teminat içinde kalması için gerekli ön şartlardan olan depo adresinin bildirilme şartının yerine getirilmediği ve bu sebeple her iki sigorta şirketinin de ön şartın yerine getirilmemesi nedeniyle davacının tazminat talebini reddetmesinin  poliçelere uygun olduğu anlaşılmıştır. Yine davalı her iki sigorta şirketi açısından,davacı ile akdedilen poliçelerde yangın hasarlarına ilişkin teminatın ön şartı olarak yangına ilişkin tedbirler alınmasının ön şart olarak belirlendiği ancak bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere depolanan yanıcı malzemeler arasında yeterli mesafe bırakılmadığı,depoda bölümleme olmadığı,yangın duvarları bulunmadığı,yangını algılama ve otomatik söndürme sistemi olmadığı,dolayısıyla dava konusu olay bakımından poliçede belirtilen klozlarda öngörülen yangına ilişkin tedbirlerin yetersiz olduğu tespit edilmekle her iki sigorta şirketinin de davacının tazminat talebini reddetmesinin poliçelerdeki klozlara uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen gerekçeler ve hükme elverişli yeterli teknik nitelikte bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yangın olayının vuku bulduğu deponun adresini bildirme şartını yerine getirmediği gerekçesi ile tazminat talebinin reddedilmesinin poliçeye uygun olduğuna karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen inşaat sigortasının konusunu inşa edilmekte olan yapı ile bu yapının ortaya çıkması için kullanılan malzemeler ve yerine getirilmekte olan hizmetler üzerindeki menfaatlerin oluşturduğunu, dolayısıyla sigorta konusunu oluşturan bütün değerlerin her türlü riske karşı teminat altında olduğunu, yangın tehlikesinin her inşaat faaliyetinin önemli rizikolarından birisi olduğunu, bu nedenle sigortanın konusuna dahil her türlü değer için teminat sağladığını, bilindiği üzere all risks kaydının rizikoyu doğuran sebeple ilgili olduğunu, rizikonun zaman veya mekan olarak sınırlandırılması ile ilgilenmeyeceğini, diğer bir ifadeyle poliçede açık bir şekilde istisna tutulmayan, sebebi ve yıkımı ne kadar büyük olursa olsun inşaat sahasındaki tüm risklerin sigorta teminatının kapsamında olduğunu, yangın olayının vuku bulduğu deponun şantiye dışında kaldığını söylemenin mümkün olmadığını, ret gerekçesi ile yangın arasında illiyet bağının bulunmadığını, depo alanının bildirilmesi veya bildirilmemesinin sözleşme açısından esaslı bir öneminin de bulunmadığını, bu nedenle yerel mahkemenin adres bildirimini ön şart olarak kabul etmesinin hukuken hatalı olduğunu, adres bildiriminin sözleşme kapsamına dahil edilecek depolarda olası karışıklığı önleme amacına matuf olduğunu, madde metninin düzenlenmesinden müvekkilin kullanımında olan toplam 5 adet depo olduğu nazara alındığında bütün bu depoların teminat altına alındığının kolaylıkla  anlaşılmakta olduğunu, ... Sigorta ile işveren tarafından tanzim edilen inşaat sigorta poliçesi ile de teminat harici tutulan kalemlerin belirtildiğini, davaya konu deponun teminat harici tutulmadığını,  zira poliçede risk adresinin İskenderun ve sigorta konusu İskenderun ... Turizm kompleksi olarak tanımlandığını, bilindiği üzere kuralın sigortanın istisna teminat harici bırakılan hususlar olduğunu, ayrıca ... Sigorta tarafından kendi poliçelerinde davaya konu depo bakımından teminat bulunmadığı için ayrıca diğer davalı ile poliçe akdedildiği belirtilmiş olsa da bu beyanın da mesnetsiz olduğunu, zira ... Sigorta poliçesinde tüm kompleksin sigorta ettirildiğini, azami limitler ve muafiyetlerin mevcudiyeti nedeniyle herhangi bir hasarın anında tam koruma sağlanabilmesi açısından ayrıca sigorta yaptırıldığını, iki poliçenin de farklı limitler ve muafiyetler dahilinde davaya konu depoyu teminat altına almakta olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 1409/2 hükmü uyarınca, öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığının ispat yükünün davalılar üzerinde olduğunu, All Risks Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalanan dava konusu depolama alanının, açık bir şekilde All Risks Sigorta teminatı ve inşaat sigorta poliçesi kapsamı dışında bırakılmamış olması halinin de ayrıca gözetildiğinde, teminat kapsamında olduğu açık olduğunu ve davalılar ilgili hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, poliçe tanzimi esnasında veya sonrasında depo adresinin bildirilmemesinin rizikoyu ağırlatan ya da hafifleten bir tesirinin bulunmadığını, davalı tarafın bu durumu sözleşme sırasında veya sonrasında öğrenseydi dahi C3 gereği sözleşmeyi feshetmesi ya da prim artışı istemesinin mümkün olmadığını, hal böyleyken bu bildirimin bedel ödeme ön şartı olduğunun iddia edilerek bildirilen görüşe iştirak edilmesinin mümkün olamayacağını, dava konusu olay bakımından poliçede belirtilen klozlarda öngörülen yangına ilişkin tedbirlerin yetersiz olduğu tespit edilmekle her iki sigorta şirketinin de davacı tarafın tazminat talebini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda sigorta konusu alanda yeterli nitelik ve nicelikte yangın söndürme ekipmanının mevcut olduğunu, mükerrer olarak vurgulandığı üzere yangın anında ivedilikle depo girişi ve çevresindeki yangın söndürme cihazları ve sulu yangın söndürme sistemi ile yangına gerekli müdahalede bulunulduğunu, davalı tarafın müvekkilinin tazmin talebini ret gerekçelerinde, ret gerekçesi olarak kloz 112’ye aykırılık iddiasını beyan etmemişken cevap dilekçesi ile yeni iddialar ileri sürmesinin de kötü niyetini ortaya koymakta olduğunu, riziko meydana geldiğinde bizzat müdahale etme,  itfaiye yardımı dahil tüm önlemler alınmakla TTK’nın ilgili hükmü kapsamında müvekkili şirketin ve davalıların zararını minimize edecek her türlü çabanın gösterildiğini, anılan gerekçeler ile davalı ... Sigorta’nın, müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu ve ilgili genel şartlardan kaynaklı yükümlülüklerine aykırı davrandığı iddiasının hukuken kabul edilemeyeceğini, davalıların depo alanının teminat kapsamı dışında kaldığı ve müvekkil şirketin yükümlülüklerine aykırı tutumlarda bulunduğu iddialarının mesnetsiz olduğunu, davalıların talep konusu edilen zarardan sigorta hukuku ve poliçeler kapsamında sorumlu olduklarını, yerel mahkemenin eksik araştırma ve hatalı takdire dayanan, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis ettiğini, temel ilkelere göre bilirkişilerin görevlerini yerine getirirken tarafsız ve objektif olarak yerine getirmeleri gerektiğini, ayrıca çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında raporda açıklama yapılamayacağını, hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunulamayacağını, buna karşın bilirkişi heyetinin mahkemeye sunduğu rapor kapsamında hesaplama yapmamış olduğunu, mahkeme tarafından incelenmesi gereken hususlara açıklık getirmek olduğunu, hükme esas teşkil eden raporun Bilirkişilik Kanunu'na aykırı olduğunu, bilirkişilerin sigortalı değerlerin yangın neticesinde uğradıkları zarar ziyanı hesap etmediklerini, müvekkili şirketin gerçekleşen riziko karşısında uğradığı zararın da objektif olarak hesap edilmesi gerektiğini, raporun bu yönüyle de eksik ve hatalı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava; ''İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi'' kapsamında hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında, sigorta poliçesi, yangın neticesi oluşan hasar, davacı ile dava dışı işveren ... Otelcilik arasında imzalanan sözleşmeler konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık; dava konusu hasarın sigorta poliçeleri teminat kapsamında olup olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığıdır. Dava dışı işveren ... Turistik Tesis Yatırımları Otelcilik A.Ş'nin işveren olduğu İskenderun ... Kompleksi inşaatı kapsamında İnce, Elektrik ve Mekanik işlerini davacı şirket yüklenici olarak üstlenmiş olup 31.5.2018 günü 18.45'de şantiye dışında kamp alanında depoda çıkan yangın sebebiyle hasarlanan malzemeler dolayısıyla uğradığı zararının tazminini davalı ... şirketlerden talep etmiştir. Dosya kapsamındaki itfaiye tarafından düzenlenen yangın raporu, bilirkişi ve eksper raporu, kolluk tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporu, müşteki ve bilgi alma tutanağı ile tüm dosya kapsamından dava konusu yangın olayı 31.05.2018 günü saat 18:45 sıralrında ... Mahallesi ... Sokak ... Caddesi No: ... Arsuz İskenderun/HATAY adresinde yer alan, ...ne ait prefabrik deponun alevli bir şekilde yandığı anlaşılmıştır. Yangının çıkış sebebi itfaiye tarafından tespit edilememiş ise de Akdeniz Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Dr. ... tarafından yerinde inceleme üzerine sunulan raporda yangının kök sebebinin depo dahilindeki elektrik aydınlatma armatürlerinden kaynaklandığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince deliller toplanmış, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olmakla  alınan bilirkişi raporunda tarafların iddia ve savunmaları ile sunulan belgelerinin usulünce incelendiği ve raporun ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir. Davalılardan ... Sigorta'nın ... nolu İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi incelendiğinde, poliçenin ... acente kodlu ...  A.Ş. aracılığıyla 77 gün süreli olarak 16.03.2018 tarihinde tanzim edildiği; Sigorta Poliçesi'nin 13.sayfasında “Açıklamalar” başlığı altında... İnşaat, Sigortalı Taca İnşaat/ve/veya diğer tali müteahhit ve taşeron, Riziko Adresi İskenderun/HATAY, Sigorta Süresi: 15.03.2018-31.05.2018, Sigorta Konusu: İskenderun Doubletree ... Ekli Listede Yer Alan İnce İşleri, Sigorta Bedelleri Sözleşme Konusu işler 13.390.000 USD, Şantiye Tesis ve Ekipmanları 50.000 USD, 3.Şahıs Mali Mesuliyet 500.000 USD olduğu belirtilmiştir. ... nolu Dubai Sigorta Poliçesi'nin “Teminat Kapsamı İnşaat Tüm Riskler ve Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası, Türk Genel Şartları ve ... Esaslarınca” ibaresinden sonra Teminat Şartları başlığı altında Münich Re Klozları'na liste halinde göstermek  suretiyle yer verilmiştir. Bu listede, Kloz 013, Kloz 107 ve Kloz 112 taraflar arasındaki uyuşmazlık bakımından önem arz etmektedir. Davacı ... İnşaat firmasının yaptırdığı, Davalı ... Sigorta A.Ş ... nolu İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi incelendiğinde, 7.sayfada yer alan “coğrafi alan klozu” nda, “iş bu poliçede teminat her halukarda poliçede yazılı riziko adresleri ile sınırlı olmak üzere” süresinde bu Teklif/Poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder.” Poliçede yer alan bu düzenlemeler teminatın yer bakımından sınırını çizmektedir. Poliçedeki teminat, poliçede yazılı riziko adresinde ve inşaat sahasında gerçekeşecek rizikoları teminat kapsamına almaktadır. Başka bir ifadeyle İnşaat all risks teminatı, inşaat sahası ve poliçede yazılı adresler ile sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla dava konusu ... Sigorta Poliçesi'nde Kloz 013'e yer verilmiş olmakla, şantiye sahası ile sınırlı teminat, şantiye dışında depolanan inşaat malzemeleri bakımından genişletilmiştir. Yani ... Sigorta Poliçesi'nde şantiye dışı depolanan inşaat mâlzemeleri için sigorta teminatı vardır. Ancak bu teminat, hem limitli bir bedelle, hem de Kloz 013'de riziko adresinin bildirilmesi ve yangın rizikosuna ilişkin olarak Kloz 013'de, Kloz 107 ve 112'de belirtilen tedbirlerin alınması şartıyla verilmiştir. Sigortalı davacı şirketin  davalı ... Sigorta'ya yangının gerçekleştiği depo adresini bildirdiğini ispat etmesi gerekir.  Dosya kapsamından davacı sigortalının yanan deponun adresini rizikonun gerçekleşmesinden önce davalıya bildirdiğini gösteren herhangi bir belge veya bilgi tespit edilememiştir. Yine dosyada mevcut gerek ekspertiz raporlarında gerekse bilirkişi heyet raporunda depoda yangın tüplerinin bulunduğu, fakat erken uyarı, yangın paneli, duman dedektörleri ve dış yangın sireni vb. elektronik önlemler alınmadığı, depo içinde otomatik söndürme sistemin bulunmadığı, depolama alanında istiflenen ürünlerin genellikle karton ambalaj ve streç ambalajlı olduğu, yatak, yorgan, nevresim, halı gibi farklı ve kolay yanma özelliklerine sahip olduğu ve birbirine yakın istiflendiği, deponun 12x35 metre uzunluğunda 8-10 metre yüksekliğinde yaklaşık 420 m2 alanlı tek katlı ve tek bölümlü bir yapı olduğu, depolama alanında yangın duvarları ve yangın bölmelerinin oluşturulmadığı tespiti karşısında davacı sigortalının gerek Kloz 013, gerek Kloz 107 ve gerekse kloz112'de öngörülen yangın rizikosuna ilişkin tedbirleri alma ön şartını yerine getirmediği, anlaşılmıştır. Davalılardan ... Sigorta ... nolu İnşaat Sigorta Poliçesi incelendiğinde ise; ... nolu İnşaat Sigorta Poliçesinde, Poliçe başlangıç tarihi 1.3.2014-Bitiş tarihi 1.3.2015 Düzenleme tarihi, 27.3.2014, saat 16:11:52, Proje başlangıç tarihi 1.3.2014, Sigortalı yerin adresi: İskenderun-Hatay Süleymaniye ... Cad. No... İskenderun sahili, Sigortalılar İşveren ... Turistik Tesis ve Müteahhit Taca İnşaat yazdığı görülmektedir. Davacı Taca İnşaat, poliçede sigortalı konumundadır. Poliçenin 2. Sayfasında dava konusu hasara ilişkin önem taşıyan Klozlarından 107, 112 Ktozlarının bulunduğu, ancak 013 Klozunun bulunmadığı görülmektedir. Davalı ... nolu Poliçede gözüken özel notlar şerhine göre, “4. malzemelerin depolandığı alanın etrafı çitle çevrilecek ve 24 saat boyunca güvenlik/bekçi denetimi altında tutulacaktır. Sigorta Konusu Depo alanının adresi mutlak surette sigorta şirketine bildirilecektir. Mesai saati bitiminde açık alanda bırakılan malzemelerde meydand gelen hırsızlık hasarları teminat haricidir” Bu şerh, davalı ... Poliçesi'ndeki inşaat sigortası teminatının da depo adresinin bildirilmesi ön şartına bağlandığını göstermektedir. Yine poliçenin ... nolu “Yangın Söndürme: Ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Özel Koşullar Klozu” bulunduğu, bu kloza göre inşaat sigortası teminatı için yangın tedbirleri ve güvenlik alınması hususunda bir ön şart getirmiştir. Davacı sigortalının, Kloz 107 ve 112'de öngörülen yangın rizikosuna ilişkin tedbirleri alma ön şartını yerine getirmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının her iki sigorta şirketi yönünden de  poliçe ön şartlarını yerine getirmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle ve özellikle poliçe genel şartları, özel şartları, tüm dosya kapsamı neticesinde, poliçe teminatı kapsamında olmayan rizikodan dolayı 6102 sayılı TTK ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davalı ... şirketlerinin sorumlu olamayacağından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbfaa201962254c8","SID":"e6ccc4b35258c246"}}