{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/502 <br>KARAR NO: 2024/851<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2020<br>NUMARASI: 2017/919 Esas -  2020/501 Karar<br>DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaatı davalı sigorta şirketi tarafından mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, inşaatta meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinini işçisine maddi tazminat ödemek zorunda kaldığını, bu ödemenin rücu edilmesi konusunda davalı sigortaya İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyadan icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve  dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının işveren mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, aleyhlerinde yapılan icra takibine kısmen itiraz edildiğini, davacı aleyhine hükmolunan 60.658,31 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatı 75.000,00 TL poliçe limitinin ferileri ile birlikte toplam 101.900,00 TL olarak icra dosyasına ödediklerini beyanla davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Dava hukuksal niteliği itibariyle, iş veren sorumluluk poliçesi uyarınca davacının iş kazası nedeniyle işçisine ödediği tazminatların tahsili istemine ilişkindir. Davalı sigortacı tarafından dosyaya sunulu iş veren sorumluluk poliçesi uyarınca iş kazası tarihini kapsar şekilde hukuki himayeyi de içerir biçimde tanzim edildiği, her olay için kişi başı bedeni zarar teminat limitinin 75.000,00-TL olduğu ancak manevi tazminat yönünden ayrı bir teminatın bulunmadığı, sözleşmenin 1. maddesinin B bendinin son cümlesi uyarınca \"manevi tazminat taleplerinin teminata dahil olduğu\" ancak ayrı bir ek poliçe limitinin bulunmadığı yani sigortacının kişi başına bedeni zararlardan sorumlu olacağı azimi miktarın 75.000,00-TL, kaza başına bedeni zararın 150.000,00-TL, poliçe kapsama süresince total limitinin 600.000,00-TL üst sınırı ile sınırlandırıldığı sabittir. İşçi tarafından sigortalı iş veren aleyhine başlatılan icra takipleri neticesinde yapmış oldukları ödemeleri poliçe kapsamında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra yoluyla yürütülen faizi ile beraber talep edildiği anlaşılmaktadır. Sigortacının sorumluluğu TTK'nın 1446. maddesi gereğince rizikonun kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren başlamaktadır. Burada sigortalının gecikmeksizin ihbar külfeti söz konusudur. Aksi halde ödenecek tazminatlar ya da hasarda artışa sebebiyet verilmiş ise tazminata indirim sebebi gündeme gelecektir. Somut olayda, icra takiplerinden sigortacıya ihbarın 25/01/2017 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının 25/01/2017 tarihinden evvelki işlemiş faizler icra gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması düşünülemez. Bu ilkelere göre yapılan hesaplamalar neticesinde davalı sigortacının 24/04/2017 tarihinde üzerine düşen sorumluluk tutarından fazlasını ödediği ve başkaca sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davacının inşaatının, davalı sigorta tarafından ... nolu işveren Mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, inşaatta gerçekleşen bir kaza neticesinde Müvekkilin işçisi olan Dava dışı ''...'' tarafından davacıya Bakırköy 14. İş Mahkemesi 2016/20 E. Ve 2016/302 K. Sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, davanın davacı aleyhine sonuçlanmış, Dava dışı sigortalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibi ikame edilerek Müvekkil 20.000,00 TL manevi tazminata 12/01/2010 tarihinden itibaren işleyen faizlerle ve icra dava ve icra vekalet ücreti olarak toplam 38.900,00 TL, maddi tazminat olarak da faiz ve avukatlık ücretleri ile toplamda 106.509,22 TL ödediğini, sigortalı aynı zamanda dava vekalet ücretini ayrıca icra takibine konu ederek İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile davacıdan tahsil ettiğini, taraflarınca ödenmiş olan toplam 158.909,22 TL'nin ödenmesi için davalı sigortaya 23/01/2017 tarihinde başvurulmuş, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacak kalemleri icra takibinde belirtilerek  İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...E. Nolu  dosyası ile icra takibi ikame edildiğini, Davalının da ikame edilen İcra Takibinde 75.000,00 TL'lik kısmı kabul edilerek ferileriyle birlikte ödenmiş geriye kalan kısımı ise da haksız ve kötünüyetli olarak itiraz ederek takibi durdurmuş, davacı poliçe bedeli kapsamında ödeme yapılması için 25.01.2017 tarihinde davalı şirkete başvurmuş, başvuruya cevap verilmediğinden dolayı icra takibi başlatıldığını, İlgili poliçe sözleşmesinde bulunan ''manevi tazminat teminata dahil'' ifadesinin açıklamasına yönelik olarak poliçede ek bir açıklama katiyen yer almamakta olup bu ifadeden hangi anlamın çıkarılması gerektiğine yönelik olarak herhangi bir ''Aydınlatma Açıklaması'' bulunmadığını,  TTK m. 1423'de ''(1)Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere  bağlı  bildirim  yükümlülüklerini sigorta  ettirene  yazılı olarak bildireceği, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklayacağı, aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına on dört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağı, aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya ait olduğu, Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler.'' hükmüne havi olup, ilgili hüküm dikkate alınarak poliçe sözleşmesinde belirtilen ''manevi tazminat teminata dahildir'' ibaresinin sigorta alanında ki teknik kavramları rahatça kavrayıp, muğlak hükümleri yorumlayabilecek derecede yeterli bilgi birikimine sahip olması beklenemeyecek olan  sigorta ettiren tarafından herhangi bir ''Aydınlatma belgesi'' olmadan kavranamayacağının izahı olmadığını, TTK. m. 1423 kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün davalı tarafça ihlal edildiği kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda ilgili  ''manevi tazminat teminata dahildir'' ibarenin müvekkil lehine yorumlanması gerektiğini, böylece talep edilen manevi tazminat tutarının maddi zarar teminatına eklenerek değerlendirilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle işçisine ödediği tazminatın sigortacıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, manevi tazminat teminatının teminat limiti noktasındadır. Davacının işçisinin iş yerinde geçirdiği kaza nedeniyle kendisine açtığı dava sonucunda Bakırköy 14. İş Mahkemesinin 23/01/2015 tarih ve 2013/27 E. - 2015/8 K. Sayılı kararı ile aleyhine 64.489,01 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, bu tazminat tutarları başlatılan icra takipleri sonucunda ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"Bakırköy 14. İş Mahkemesinin 23/01/2015 tarih ve 2013/27 E. - 2015/8 K. Sayılı kararı ile hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve ferileri ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri\" sebebine dayalı olarak 158.909,22 TL asıl alacağın 2.838,85 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 12/04/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, işçisine ödenen tazminat ve ferilerinden iş veren sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumlu olduğundan bahisle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davaya konu sigorta poliçesinde manevi tazminatların teminata dahil olduğu belirtilmiş ancak manevi tazminat yönünden ayrı bir teminat limiti öngörülmemiştir. Buna göre, sigorta poliçesinde kişi başına bedeni zarar teminatı olarak 75.000,00 TL belirlenmiş olup, manevi tazminatta bu limite dahildir. Davalı tarafça sigorta limiti olan 75.000,00 TL ve ferileri toplam 101.900,00 TL olarak 24/04/2017 tarihinde icra dosyasına ödenmiştir. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1/2. maddesi, hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde sigortacı, avukatlık ücreti dahil dava masraflarına, ancak sigorta bedeli nispetinde iştirak eder, şeklindedir. Manevi tazminat için ayrı bir teminat limiti öngörülmemiş olması karşısında davalının teminat limiti ve buna isabet eden avukatlık ücreti ve yargılama masraflarına yönelik olarak yaptığı ödeme ile borç sona erdiğinden ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9670b14d38913034","SID":"ecc81099b5015963"}}