{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/567 <br>KARAR NO: 2024/856<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2020<br>NUMARASI: 2018/629 Esas -  2020/939 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Dava dışı borçlu firma ile ile banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereği dava dışı borçlu firmaya taksitli ticari kredi, kredi kartı, iskonto kredisi ve kredili mevduat hesabı kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiği, buna rağmen ödeme yapılmadığı için İstanbul ... İcra Md. ... E. Sayı İle icra takibi başlatıldığı, davalı kefilin borca, faize ve ferilerine İtiraz ettiği, iş bu nedenle yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkil hakkında haksız olarak icra takibi yapılmış olup, söz konusu icra dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinde belirtilen borcun tamamına, ödeme emrinde müvekkilden talep edilen işlemiş faiz ile faiz oranına ve talep edilen takip sonrası faiz oranına ve borcun tüm fer'ilerine, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmaması sebebiyle tarafımızca itiraz edildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının kötü niyetli olmasından ötürü %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine,yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, itirazın iptali davası olup davacı banka ile dava dışı ... Ürn.San ve Tic.Ltd.Şti arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı ...'ın ise sadece 28.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine 500.000-TL limitle müteselsil kefil olduğu ve daha sonrasında limit arttırımı da yapılmadığı, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kredili mevduat hesabı, iskonto kredisi, taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği, sözleşmede belirtilen adrese yapılan tebligat ve ihtarnamede belirlenen sürenin sonunda yani 28/05/2018 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faiz oranlarının belirlenerek yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının 500.000-TL kefalet limiti ile sorumlu olduğu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı öncelik nakdi kredilerde olduğundan gayrinakdi kredi hesabının değerlendirmeye alınmadığı buna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği miktarın 508.020,83-TL olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya ibraz edilen 22.01.2020 tarihli dilekçe ile; 30.12.2019 tarihli Bilirkişi Ek Raporu'na karşı beyan ve itirazlarımız kapsamlı olarak belirtilmiş ve dosyanın işinin ehli yeni bir bilirkişiye tevdii ile yeni bir Bilirkişi Raporu alınması talep edilmiş bu talep, 17.09.2020 tarihli duruşmada da yinelenmiş, ancak Mahkemece gerekçe gösterilmeksizin matbu ve genel geçer birtakım ifadelerle reddedildiğini, yerel mahkeme kararının banka aleyhine olan kısımlarının kaldırılması gerektiğini, davalı tarafın imzasını havi, 28.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi’nin 43. sayfasında; “kefaletin, kefalet tarihinden sonraki borçlarla birlikte önceki kredileri de kapsayacağı” hususu, davalı borçlunun el yazısı ile yazılmış ve kabul edildiğini, işbu hüküm ile davalı borçlu, dava dışı asıl borçlu şirketin banka nezdindeki doğmuş ve doğacak olan tüm borçlarından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğunu açıkça kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, bu sebeple; davalı tarafın diğer sözleşmelerden sorumlu olmadığı yönünde karar verilmesinin mümkün olmadığını, davalının, dava dışı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdindeki tüm borçlarından (28.02.2013 tarihinden önce ve sonra) müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğunu, TBK'nın 589. maddesi de; “sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur.” hükmünü havi olup işbu hüküm mucibince, davalı tarafın kefalet sözleşmesi kurulduktan sonra borçlunun borçlarının tamamından sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, dolayısıyla davalı borçlunun 2013 yılında imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi'nde imzasının bulunup, sonraki sözleşmelerde imzasının bulunmaması, ileride doğacak borçlardan sorumlu olmayacağı anlamına gelmediğini, tarafların kendi rızaları ve serbest iradeleri ile imzaladıkları sözleşme hükümlerine aykırı olacak şekilde hüküm tesis edilmesinin yasaya ve usule son derece aykırı olduğunu, davalının borcu vadeye bağlı bir borç olup, vadesi belirli borçlarda borçluyu temerrüde düşürmek için ayrıca ihtarname keşide edilmesi zorunluluğu bulunmadığını, TBK'nın 117. maddesi de: \"muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının TBK'nın 117. maddesi, vadesi belli olmayan ve doğmuş alacaklarda borçlunun temerrüdünün olması için ihtarname keşide edilmesini öngördüğünü, buna karşın borcun ifa edileceği gün belirli olan borçlarda, vadenin geldiği gün ödeme yapılmaması ile birlikte borçlu temerrüde düşmüş olduğunu, ayrıca bir ihtar aranmayacağını, vade gün olarak taraflarca belirlenmiş yahut belirlenebilir şekilde kararlaştırılmış ise, borçlu hangi gün borcunu ifa edeceğini önceden bileceğinden borçlunun temerrüdü için ayrıca bir ihtarname keşide edilmesine gerek olmadığını, zira taraflar sözleşme ve ödeme planında vade tarihlerini kendi iradeleri ile kararlaştırdığını, bu sebeple henüz sözleşme kurulurken borcun vade tarihini bilen borçluları temerrüde düşürmek için ayrıca bir ihtara lüzum bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu'nda son derece hatalı değerlendirmeler ve hesaplamalar yapılmış olup, söz konusu rapor'a ilişkin itirazlarımız ile ilgili olarak somut ve hukuka uygun gerekçe gösterilmeksizin kök rapor'un birebir aynısı esas alınarak ek rapor tanzim edildiğini, ancak dosyaya ibraz edilen ek rapor denetime elverişlilikten son derece uzak ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemenin banka aleyhine hatalı ve fazla vekalet ücretine hükmettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Dava dışı asıl borçlu ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin davacı bankaya kredi talebi ile müracaatı üzerine; davacı  banka ile dava dışı asıl borçlu arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmeleri ve Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, sözleşmeler gereğince davacı  banka tarafından davalı asıl borçluya krediler kullandırılmış, Şirket Kredi Kartı ve çek yaprakları verildiğini, davalının iş bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı ... da işbu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefalet sözleşmesi ile davalının bir bağı kalmadığını, 19.06.2016 ve 19.04.2017 tarihli GKS' ler de davalının, kefaleti, onayı ve imzası bulunmadığını, davalı ile ilgili her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile mahkemenin davacı banka aleyhine olan hususlarda eksik inceleme yapmamış olup 2 kere bilirkişi incelemesi yaptırdığını, mahkeme banka aleyhine olan kısımlarında usul ve yasaya uygun olarak hüküm tesis ettiğini, kaldı ki ... 15.04.2015 tarihi itibariyle şirket hissedarlığından ayrıldıktan sonra kullandırılmış krediler olup davalının herhangi bir sorumluluğu da bulunmayacağını, davacı banka, dava dışı borçlu firmaya toplam 3 adet GKS ye ilişkin 31.07.2017 tarihinde ve 20.04.2017 tarihinde taksitli ticari kullandırıldığını, raporda; kefilin sadece kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ve kefalet limiti ile sorumlu olduğu, kefilin sadece kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ve kefalet limiti ile sorumlu olduğunu ve kefilden, takip tarihi itibariyle 508.020,83 TL talep edebileceğini, kefilin 56.000 TL çek sorumluluk bedellerinden sorumlu tutulamayacağını'' belirtmiş olup  banka tarafından krediler 2015 tarihinden sonra kullandırıldığını, ... 15/04/2015 tarihi itibariyle; ... Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. hissedarlığından ayrıldıktan sonraki banka tarafından kullandırılan kredilere ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, kefil; sözleşmede gösterilen miktardan daha fazlasıyla sorumlu olmayacağını, mahkeme kararı tarifenin yayınlanıp yürürlüğe girmesinden bir ay sonra karara bağlanmış olup Mahkemece hükmedilen 4.080,00-TL miktarlı maktu vekalet ücreti hususunda bir hata bulunmadığını,istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ile sınırlı olup olmadığı ve davalı yararına takdir edilen vekalet ücretinin miktarı noktasındadır. Davacı banka ile dava dışı ... Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 28/02/2013, 21/02/2014/ 19/10/2016 ve19/04/2017 tarihinde genel kredi sözleşmeleri imzalanmış ve davalı ... bunlardan 28/02/2013 tarihli genel kredi sözleşmesine 500.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olmuştur.Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhatabına çekilen Kahramanmaraş ... Noterliği'nin 21/05/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"ihtiyati haciz kararı\" sebebine dayalı olarak toplam 1.130.249,43 TL nakdi ve 56.000,00 TL gayrinakdi alacağın tahsili istemiyle 08/06/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı kefil kefalet limitinin tamamından sorumlu tutulmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 589/1. maddesi, kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur, şeklindedir. Bu nedenle, davalı kefil kefalet limitini aşan kısımdan sorumlu değildir. Genel kredi sözleşmesinde kefilin doğmuş ve doğacak tüm borçlardan sorumlu olduğu yönündeki düzenlemenin de kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ile sınırlı olmasına ilişkin düzenlemeye bir etkisi bulunmamaktadır. Zira kefil ileride doğacak borçlardan dahi kefalet limiti ile sorumludur. Bu nedenle mahkemece, davalı kefilin kefalet limiti ve kendi temerrütünün sonuçlarından sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı, tespit edilen temerrüt tarihine de itiraz etmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 68/b-1 maddisine göre, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Bu düzenleme uyarınca, davacının, alacağın vadeye bağlı olduğu ve temerrütün buna göre belirlenmesi gerektiği iddiası yerinde değildir. Kaldı ki, davalı kefile çıkarılan ihtarnamede borcun ödenmesi için 24 saat süre verilmiş olup temerrütün bu süre sonunda oluşacağı açıktır. Nakdi krediden kaynaklanan davalar nispi, gayri nakdi krediden kaynaklanan alacaklar maktu vekalet ücretine tabidir. Bu nedenle nakdi ve gayri nakdi kredi yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tarafça 2020 yılında karar verilmesine rağmen 2021 yılının tarifesine göre davalı yararına vekalet ücreti belirlendiğini ileri sürmüş ise de, 2021 yılında uygulanacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 24/11/2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, karar tarihinde yürürlüktedir. Dolayısıyla mahkemece belirlenen vekalet ücretlerine ilişkin davacının itirazları yerinde değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6ee0c2b08fbcb37","SID":"3cc49894934d043d"}}