{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/109 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1076<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2020 (Dava) - 13/10/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/113 Esas - 2021/185 Karar<br>DAVA             \t: Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/07/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/10/2021 tarih ve 2020/113 Esas - 2021/185 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tüm dünyada ..., ..., ... ve Interbase yazılımlarının eser ve hak sahibi olduğunu, müvekkile gelen lisanssız kullanıma ilişkin ihbarlar üzerine, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nin 2019/222 D.İş dosyası ile davalı şirket adresinde tespit yapıldığını, müvekkil şirkete ait yazılımların, davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda kurulu ve aktif, çalışır durumda olduğunu, bu şekilde yazılımın izinsiz olarak, korsan tabir edilen biçimde yüklenmiş ve kullanılır olduğu tespit edildiğini, müvekkile ait programı, herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın bilgisayarlarında kullanan davalıların işi ve faaliyet alanları gereği, bu programdan haksız kazanç elde ettiklerinin aşikar olduğunu, Bu durumun aynı zamanda müvekkilin mali haklarına tecavüz niteliği taşıdığını, konu hakkında ceza şikayetinin yapıldığını ve kamu davası hakkında mahkeme bilgilendirme yapılacağını, FSEK' in 68/2. Maddesi hükümleri uyarınca müvekkilin açıkça zarara uğratılmış olduğunu, FSEK' in 68/2. maddesine göre yazılımın satımı konusunda taraflar arasında bir sözleşme bulunması halinde belirlenecek bedelin 3 katı tutarında tazminat talep ettiklerini, müvekkile ait yazılımların geliştiricilerinin yeni uygulamalar oluşturmalarını sağlamak üzere meydana getirilmiş yazılımlar olduğunu ve bu alanda dünyada tek olduğunu, müvekkil şirketin uğradığı zararın büyüklüğü ve sözleşme bedelinin belirlenmesinde bu hususların göz önüne alınması gerektiğini, zorunlu dava şartı olan arabuluculuk tutanağının dilekçe ekinde sunulduğu ileri sürerek, haksız eylem tarihinden itibaren, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL ticari faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...mahkememizin 2019/222 D.iş sayılı dosyası kapsamında tespit edilen yazılımların tespit tarihi itibari ile davacının davalıya satmış olduğu yazılımlara ait lisansların kapsamında olduğu, davalının kullanımının lisansa dayalı ve yasal olduğu...\" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tespit sırasında davalı şirket yetkilileri tarafından, müvekkili şirkete ait başka bir yazılıma ait lisans sunulduğunu ve tespiti yapan bilirkişi raporunun sonuç bölümüne açıkça \"sunulan lisans belgesi ile yüklü yazılımların seri numaralarının ve sürüklerinin örtüşmediği görülmüştür.\" yazdığını, şüphelinin sunduğu lisans,... yazılımına ait olduğunu, tespitte yakalanan ise ... sürümü olduğunu, ancak tespitte alınan bilirkişi raporunda sonuç bölümünde yazılımlara ait versiyon ve sürümler yer almadığını, yalnızca lisanssız oldukları ve sunulan lisansların örtüşmediği yer aldığı için mahkemede tereddüt oluştuğunu, daha sonra tazminat davasının yargılaması sırasında, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderildiğini, bilirkişi tarafından\"davacı şirketin davalı şirkete sattığı yazılımlara ait lisansların kapsamında olduğu ve yeni lisansların gerekmediği\" şeklinde rapor düzenlendiğini, mevcut bir lisansın alt sürümünü kullanmaya da izin verdiğinin doğru olduğunu, ancak şüphelinin satın almış olduğu lisansın bilgisayarlarına indirdiği lisansın alt sürümü olmadığını, yazılımların farklı versiyon ve sürümlerinin mevcut olduğunu, davalı şirkette yakalanan ... sürümünün, bu  yazılımın fiyat olarak en yüksek, en dolu sürümü olduğunu, raporda ise en indirimli paket üzerinden hesaplama yapıldığını, bahsi geçen sürümlerin, davalının lisansını satın almış olduğu sürümlerin alt versiyonu değil üst versiyonu olduğunu, fiyatlar arasında da uçurum olduğunu, davalı şirkette yakalanan yazılımın architect sürümü olduğunu, şüphelinin 2016 yılında satın aldığı lisansın fiyatı ile, lisanssız olarak bilgisayarında yakalanan sürüklerden sadece 1 tanesi ile arada fiyat olarak uçurum olduğunu, tek yazılım lisansı ile daha önceki sürüm ve versiyonların alınması gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığını, bakım süresi dolduktan sonra lisansın yenilenmesi gerektiğini, bilirkişinin bahsettiği gibi bir güncelleme lisansı uygulaması bulunmadığını, lisansta sürekliliğin söz konusu olduğunu, lisans satın alındıktan sonra her yıl bakım yapılması gerektiğini ve ara verildiğinde bu hakkında kullanılamadığını, yani güncelleme alınamadığını, yeni lisans alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, Dava, bilgisayar programının lisanssız olarak çoğaltılmasından kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>İzmir C. Başsavcılığı'nın 2020/873 Sor. Nolu dosyasında alına bilirkişi raporunda göre davalı işyerindeki bilgisayarlarda tespit edilen davacı yazılımlarından ... ve  ... 10.1 programlarının lisanslı ürünler olduğu, diğer iki yazılım olan  ... ve ... programlarının ise anılan lisanslı ürünlerin alt sürümleri olduğu ve lisanslı olan üst sürümlerin varlığı sebebiyle bu yazılımların kullanımının yasal olduğu belirtilmiştir. Davalı hakkında anılan bu rapor uyarınca takipsizlik kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.<br>Eldeki dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre ise de, en güncel yazılımın ... versiyonu olduğu, bu lisansın ... ve öncesine ait lisansları kapsadığı tespit edilmiştir. Bu durumda davalı işyerinde yapılan tespitte davalının  ... versiyonunu lisanslı olarak kullandığı, bu ürünün kendinden  önceki sürümleri de kapsadığı, kaldı ki önceki sürümlerin de lisanslı olarak kullanıldığı, çıkan yeni sürümler için ödeme yapılması gerektiği, dolayısıyla önceki sürümler için ayrıca bir ödeme yapılmasına gerek olmadığı, kaldı ki davacı firma tarafından ... versiyonunun kullanımının da terk edildiği ve<br> çıkan yeni sürüm olan 10.1.in ise zaten lisanslı olarak kullanıldığı anlaşılmakla davacının lisanssız ürün kullandığı ispat edilememiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/113 Esas - 2021/185 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın,  temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  03/07/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35ed2e8a7f114f7f","SID":"39b5550add198b05"}}