{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/167 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1073<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/07/2020 (Dava) - 27/10/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/336 Esas - 2021/933 Karar<br>DAVA             \t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/07/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2021 tarih ve 2020/336 Esas - 2021/933 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın sürücüsü ve ... Şti' nin işleteni olduğu ... plakalı araç 09.03.2019 tarihinde Bornova 1722 sokak üzerinde seyir halinde iken davacı sigorta şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araca çarparak hasara uğranmasına sebep olduğunu, kaza tutanağında karşı taraf araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, aracın onarımı için anlaşmalı servise 20.05.2019 tarihinde 13.872.80 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeden sonra davalıya ait aracın trafik sigorta poliçesi davalı sigorta şirketinden talep edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, aynı talebin aracın malikinden de talep edildiğini ödeme yapılmadığını, davalı sürücü Borçlar Kanunu 49.m gereği gerçekleşen haksız eylemi nedeni ile araç maliki ise K.Y.T kanunun 85.m gereği işleten sıfatı ile ve sürücüsünün kusuru oranında kaza ve hasardan sorumlu olduğunu, davacı sigorta şirketi kaza nedeni ile ortaya çıkan ver tahsil edilemeyen 13.872.80TL tediyesi için rücu mektupları yazılmış olmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 13.872.80TL rücuen tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.05.2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu yetki itirazlarının kabulü ile kaza davalı şirketin sigorta poliçesi vadesi içerisinde gerçekleşmediğini, yapılan incelemede olay yeri fotoğrafları 08.03.2019 tarihinde kaza olduğunu, kaza tutanağının ise 09.03.2019 tarihinde düzenlendiğini, kazanın gerçek meydana geldiği tarihte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olup davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığını, kusur durumun tespiti için ATK Trafik İhtisas dairesine sevki, hasar tazminatı genel şartlara göre hesaplama yapılması davalı şirketin temerrüt tarihi esaslara uygun belirlenmesi ve faizin yasal faiz olması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalılar  ... ve ...  Şti'ye dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"... davalılardan  ...'ın sürücüsü olduğu diğer davalı ...  Ltd Şti'ye ait olan ... plakalı aracın 09/03/2019 tarihinde davacı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortalısına 13.872,80 TL hasar ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü, işleteni ve zmms sigortacısı olan  davalılardan rücuen tazmini gerektiği iddiasıyla eldeki davanın ikame edildiği, davanın TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklandığı, halefiyet ilkesi uyarınca sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre davada mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ile kazaya karışan davalı sürücü, işleten ve aracın zmss sigortacısı olan diğer davalı arasında doğrudan ilişki bulunmadığı, sorumluluğun zorunlu trafik sigortası ile haksız fiil hükümlerinden kaynaklandığı, bu nedenle somut uyuşmazlıkta ihtiyari dava arkadaşı olan davalılar yönünden mahkememizin görevli olduğu, davalı sigorta tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de davaya konu hasarın İzmir ili Bornova ilçesinde meydana geldiği, 6100 sayılı HMK'nun 16.maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın 26/05/2018-26/05-2019 tarihleri arasında davacı sigorta nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, davacı sigorta tarafından davaya konu kaza nedeniyle dava dışı ... A.Ş'ye 20/05/2019 tarihinde 13.872,80 TL hasar ödemesi yapıldığı,   mahkememizce bilirkişiler ..., ... ve ...'den oluşan heyetten rapor alındığı, alınan 09/02/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinden davalı sürücünün % 75,  dava dışı  davacı sigortalı sürücüsünün %25 kusurlu olduğu, davacı sigorta tarafından yapılan ödemenin kasko poliçesi  teminatı kapsamında olduğu, sigortalısının zararını karşılayan davacının halefiyet hükümlerince davalılardan talepte bulunabileceği, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirildiği,  mahkememizce dosyanın otomotiv bilirkişiye tevdi edildiği,  otomotiv bilirkişisi ...'den alınan 24/06/2021 tarihli raporuna göre,  ... plakalı araçta kaza sonucunda eksper raporuyla tespit edilen hasarın olabileceği, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, değişmesi gereken parça sayıları ve işçilikler ile tutarlarının o tarihteki piyasa rayiç fiyatları ile uygun olduğu, dava dışı sigortalıya davacı tarafından ödenmesi gereken hasar bedelinin kdv dahil 13.872,80 TL olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, TTK'nun 1472 maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalısının zararını karşılayan davacı kasko şirketinin  sigortalısının  halefi olarak zarara sebebiyet veren üçüncü kişilerden uğradığı zararı talep edebileceği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına göre davacı sigortanın kasko sigortalısına yapmış olduğu ödemenin meydana gelen hasar ve kaza ile uyumlu olduğu,  kazanın kontrolsüz kavşakta meydana geldiği, davalı sürücünün sağından gelen davacı sigortalısına yol vermemek suretiyle sebebiyet verdiği kazada %75 oranında asli kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, buna göre davacı sigortanın davalı sürücüden haksız fiil faili ve diğer davalı ... Ltd Şti'den ise işleten olarak kusurlarına karşılık 10.404,60 TL(13.872,80 TL X %75=10.404,60 TL) talepte bulunabileceği,  her ne kadar  kaza tespit tutanağında davacı sigortalısı ve davalı  sürücü tarafından kaza tarihi 09/03/2019 günü saat 08:15 olarak belirtilmiş ve davacı tarafından bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş den zmms sigortacısı olarak talepte bulunulmuş ise de davalı ... Sigorta A.Ş'nin  cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu kaza mahalline ilişkin fotoğraflar ve bu fotoğrafların çekim özelliklerine (fotoğrafın çekim tarihi, genişliği, yüksekliği, boyutu, fotoğrafın çekildiği cihazın model bilgisi, dıyafram pozlama süresi v.s) ilişkin kayıtlara göre kazanın 08/03/2019 günü saat 08:20'de meydana geldiği ve bu tarih itibariyle davalının zmms poliçesinin yürürlükte olmadığı (davalı ... plakalı aracın sigorta poliçesinin 08/03/2019 tarihinde düzenlendiği ve genel şartlara göre poliçe başlangıç saatinin  12:00 olduğu) savunulduğuna göre, taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağına karşılık yazılı belge mahiyetindeki delile dayanan bu savunma karşısında ispat külfetinin yer değiştirdiği ve  davacı sigorta tarafından  hasarın teminat kapsamında olduğunun başka  yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, ancak davacı sigortanın, davalı sigortanın savunmasını çürütecek mahiyette herhangi bir yazılı delil sunmadığı, bu kapsamda davalı sigortanın sorumlu olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacının ödeme tarihinden itibaren davalılar sürücü ve işletenden faiz talebinde bulunabileceği ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu...\" gerekçesiyle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 10.404,60 TL'nin 20/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Kurtarma Ltd Şti'den  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davanın REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece davalı sigorta şirketi tarafından sunulan fotoğrafların delil olarak kabul edildiğini, kaza tarihini bu fotoğraflarda yazılı tarih olarak kabul edildiğini, fotoğraf içerikleri üzerinde hiç bir bilirkişi inceleme yapılmadan doğruluğunun kabul edildiğini, bu fotoğrafların içeriği ile her zaman kolayca oynanabileceğini, değişiklik yapılabileceğini, mahkemece teknik bir inceleme yapılmaksızın doğrudan hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyada bulunan, taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağının 01/04/2008 tarihinde yürürlüğe giren yalnızca maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında taraflarca doldurulacak kaza tespit tutanaklarına ilişkin genelgelin 5. Maddesi gereğince trafik zabıtasınca düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı hükmünde olduğunu, bu tutanağın HMK madde 203 ve devamı gereğince aksi ispat olunana kadar delil niteliğinde olduğunu, yazılı ve resmi bir belge olan kaza tutanağının tarih kısmının fotoğraf ile aksinin ispatının mümkün olmadığını, aksinin aynı derecede delil ile kanıtlanması gerektiğini, dosya kapsamında kanıtlanamadığını, sunulan fotoğrafların belge ve HMK  madde 202 gereğince delil başlangıcı kabul edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin kazanın meydana geliş tarihine ilişkin iddiasını ispatlamak adına tanık dinletmediğini, delil başlangıcı bulunması halinde iddianın ispatı için tanık dinletilmesinin zorunlu olduğunu, sunulan fotoğrafların tanık  delili ile desteklenmesi gerektiğini, ayrıca tarafların imzaladığı tutanak, resmi belge hükmünde bir kaza tespit tutanağı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsü tarafından da imzalandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen aksine davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu bulunduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ilk geçiş hakkına sahip olanın dava dışı sigortalı araç sürücüsü olduğunu, bu tespite rağmen dava dışı sigortalı araç sürücüsüne kusur yüklemenin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınmasını talep ettiklerini ancak ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davacı tarafından kasko poliçesi kapsamında zarar gören sigortalısına yaptığı ödemenin halefiyete dayalı olarak karşı araç sürücü, işleten ve kusurlu araç zmss sigortacından rücuen tazmini isteğine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Kaza tespit tutanağında davacı sigortalısı ve davalı sürücü tarafından kaza tarihi 09/03/2019 günü saat 08:15 olarak belirtilmiştir. Davalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş. olup zorunlu sigorta poliçesi 08/03/2019-2020 tarihleri için geçerlidir. Davalı cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu kaza mahalline ilişkin fotoğraflar ve bu fotoğrafların çekim özelliklerine (fotoğrafın çekim tarihi, genişliği, yüksekliği, boyutu, fotoğrafın çekildiği cihazın model bilgisi, dıyafram pozlama süresi v.s) ilişkin kayıtlara göre kazanın gerçekte 08/03/2019 günü saat 08.20 civarında olduğunu, poliçenin başlangıç saatinin ise 12.00 olması sebebiyle kaza anında zorunlu sigorta olmadığı için sorumlu olmadıklarını savunmuş, mahkemece taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağına karşılık yazılı belge mahiyetindeki delile dayanan bu savunma karşısında ispat külfetinin yer değiştirdiği ve davacı sigorta tarafından hasarın teminat kapsamında olduğunun başka yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, ancak davacı sigortanın, davalı sigortanın savunmasını çürütecek mahiyette herhangi bir yazılı delil sunmadığı, bu kapsamda davalı sigortanın sorumlu olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. <br>Kaza tespit tutanağı aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olup, davalı bu tutanağın aksini yine HMK uyarınca belge niteliğinde olan fotoğraflarla ispat edebilir. Mahkemenin bu yöndeki kabulünde bir hata yoktur. Ancak davacı, davalının sunduğu fotoğraflardaki kaza tarihine ilişkin bilgilere itiraz etmesine rağmen mahkemece bu fotoğraflar üzerinde herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan doğru oldukları kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/336 Esas - 2021/933 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  03/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4268c5745a1ec89e","SID":"4101006d125d6c33"}}