{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/192 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1074<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/06/2018 (Dava) - 20/05/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2018/707 Esas - 2021/380 Karar<br>DAVA             \t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/07/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2021 tarih ve 2018/707 Esas - 2021/380 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı motorsiklete sürücüsü firar eden ... plakalı aracın çarptığı, ... plakalı motorsikletin sürücüsü olan ...'in yaralandığını, kusur tespitinde ... plakalı aracın firar eden sürücüsünün KTK 53/1-B maddesini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davacı şirkete 559221816 nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle yaralanan ...'in %2 oranında kalıcı iş göremezliği nedeniyle dava açıldığını, dosyada alınan rapor ve hesaplamalar sonucunda yaralanan vekili ile yapılan anlaşma sonucu 28/02/2018 tarihli feragat ve temlik anlaşmasının imzalandığını, 12.230,00 TL nin 05/03/2018 tarihinde ... lehine vekilinin hesabına yatırıldığını, kazaya sebebiyet veren sigortalı aracın maliki olan davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borca ferileri ile faizine itiraz ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu kaza sonrasında olay yerini terk ettiğini, ZMMS poliçesi genel şartları B.4-f maddesine göreolay yerini terk etmiş olması nedeniyle davacı şirketin rücu hakkının bulunduğunu, davalı şirkete ait araç sürcüsünün KTK MD 81/d gösterilen yükümlülüğünün olduğunu, davalının hasar ödemesi yönünden 2.003,00 TL hasar ödemesi yapmasına rağmen bu dosyada ödeme yapmadığını ve takibe itirazında haksız olduğunu ileri sürerek, İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2018/7176 esas sayılı takip dosyasında davalının itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait araç sürücüsünün kusurlu olmadığı, kusurun motor sürücüsü ... de olduğu, davalıya ait araç sürücüsü ...'in kendi emniyeti için kaza mahalini terk etmek zorunda kaldığını, kazaya karışan motorsiklet sürücülerinin alkollü olduğunu ve ...'in araç sürücüsü olduğunun dahi farkına varmadığını, kaza mahaline gelen şahısların tehdit ve hakaretler ettiğini ve sürücünün can güvenliği için olay mahalinden uzaklaşmak zorunda kaldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği %2 kalıcı iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları b-4-f uyarınca, davacı tarafından talep edilen hususun haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 03/09/2017 tarihinde saat:04:20 sıralarında dava konusu kazanın meydana geldiği, davacı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kaza meydana geldikten sonra olay yerini terk ettiği gerekçesiyle, karşı taraf araç sürücüsünün yaralanmasından kaynaklı zararın davacı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi sonrası sigortalı araç malikinden rucüen tazmini istemi ile mahkememizde iş bu dava açılmıştır. Davalı şirkete ait dava dışı araç sürücüsünün kaza meydana geldikten sonra kaza mahalinden ayrıldığı tarafların kabulündedir. Davalı tarafça araç sürücüsünün kendi can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrıldığı beyan edilmiş ise de, kazanın meydana geldiği saat dikkate alındığında ve kazanın meydana geldiği yer koşulları dikkate alındığında davalı tarafından iddia edilen şekilde bir kalabalığın oluşmasının ve bu kalabalığın doğrudan davalı şirkete ait araç sürücüsünün can güvenliğini ortadan kaldırıcı eylemlerin olduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve delilin dosya içerisinde olmadığı, bu nedenle davalı araç sürücüsünün kaza mahalini bu şekilde terk etmiş olması nedeniyle davacı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi genel Şartları B.4-f hükmünün ihlali anlamına gelmesi nedeniyle davacının rücu hakkının doğduğunun kabulü gerektiği, davacının ödemiş olduğu gerçek zararın ve kusurun tespiti ile buna göre kendi sigortalısından rücu edebileceği miktarın hesaplanması gerektiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile dava dışı ...'in kaza nedeniyle yaralanması sonucu bedensel zararının hesaplandığı, ayrıca kusur bilirkişisi tarafından kazanın meydana gelmesine etken hallerin her bir sürücü yönünden belirlendiği ve buna göre yapılacak hesaplama sonucunda davalı şirketten rücuen talep edilebilecek tazminatın miktarının belirlendiği anlaşılmıştır. Buna göre, meydana gelen kaza nedeniyle kazaya karışan karşı taraf araç sürücüsü ... in %2 oranında kalıcı iş göremezliğinin oluştuğu ve bu iş göremezlik oranına ve belirlenen kusur durumlarına göre aktüer bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği, düzenlenen raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu ve dosyadaki verilere uygun olduğu, olayı oluş şekli dikkate alındığında davacı şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün KTK md 84/j hükmü olan manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı ve 67/a bendi de gösterilen bu şekilde park yapmış araçların arasından çıkarken ve duraklarken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken sağa ve sola dönerken karayolu kullananlar yönünden tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştırabilecek şekilde davranmamaları gerektiği hükmünü ihlal ettiği, dava dışı yaralanan ... plakalı araç sürücüsü ...'in hususi otomotiv dışında kalan diğer araçları 0,20 promil üzerinde alkollü olarak aracı kullandığı ve bu şekilde KTK md 48/5 hükmünü ihlal ettiği ayrıca geçme yasağı olan yerden geçmeme yasağını düzenleyen KTK md 84/e hükmünü ihlal ettiği bu şekilde her iki sürücünün eşit oranda yani %50 oranında kusurlu olduklarının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Yaralanan dava dışı ...'in alkollü olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle dosyada alınan nörolog bilirkişi raporuna göre, kazanın salt alkolün etkisi ile olmadığı tespit edildiğinden dava konusu kaza ile ilgili kusur ve sorumluluğun değiştirilmesini gerektirir bir husus olmadığı belirlenmiştir. Düzenlenen aktüer raporunda mahkememizce kabul edilen kusur oranına göre, belirlenen 6.554,99 TL asıl alacak, 278,67 TL takibe kadar işlemiş faiz, 2.180,00 TL mahkeme vekalet ücreti, 182,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 9.195,66 TL bedelin icra takibine konu edilebileceği ve davalı tarafın bu bedel kadar itirazında haksız olduğu görülmüştür. Ayrıca her ne kadar icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de davanın niteliği gereği taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir hususlar içerdiği ve alacağın likit olmadığı...\" gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7176 Esas sayılı takip dosyasında itirazının kısmen iptaline, Takibin 6.554,99 TL asıl alacak, 278,67 TL işlemiş faiz, 2.180,00 TL mahkemem vekalet ücreti, 182,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 9.195,66 TL alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kalabalığın oluşmamasının ve kalabalığın oluşmasının ve bu kalabalığın doğrudan davalı şirkete ait araç sürücüsünün can güvenliğini ortadan kaldırıcı eylemleri olduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve delilin dosya içerisinde olmadığını, bu nedenle davalı araç sürücüsünün kaza mahallini bu şekilde terk etmiş olması nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin ZMMS poliçesi genel şartlarını ihlali anlamına gelmesi nedeniyle rücu hakkının doğduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin ödemiş olduğu gerçek zararın ve kusurun tespiti ile buna göre sigortalısından rücu edebileceği değerlendirilmelerine katılmakla birlikte gerçek zarar ve kusur tespitinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda iki sürücünün eşit oranda yani %50 oranında kusurlu oldukları kabul edilerek buna göre hüküm kurulduğunu, dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında kusur tespitinde ise davalıya ait ... plakalı aracın firar eden sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, diğer araç sürücüsünün ise kusuru olmadığı kanaatine varıldığını, kaza nedeniyle çarpmanın şiddeti ve etkisiyle motosiklet sürücüsü ...'in yaralandığını, müvekkilinin zarar görene yaptığı icra vekalet ücretlerinin de rücu edilebilir ödemeler kapsamında olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu kaza sebebiyle yaptığı ödemenin asıl alacaktan ibaret olmadığını, Karayolları Trafik Kanunu 53/1-b maddesini ihlal eden ve kaza sonrası olay yerini terk eden firari sürücü idaresindeki ve davalı borçlu şirkete ait sigortalı araç ile kazaya sebebiyet verildiğini, firari sürücünün kazada tam ve asli kusurlu olduğundan müvekkili şirket tarafından kazada yaralanan ... lehine yapılan tazminat ödemelerinden sorumlu olduğunu, her ne kadar icra inkar  tazminatı talepleri reddedilmiş ise de, alacağın yargılama sonucu ödenmiş ve likit bir alacak olması sebebiyle davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yapılan yargılamada kusur incelemesi yönünden eksiklikler bulunduğunu, bu eksik incelemelerin dosyadaki deliller ile beyanlar değerlendirilecek şekilde giderilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ancak yerel mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini ve eksikliklerin giderilmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, olay yerini terk sebebine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-) Haksız fiile dayalı olarak açılan davalarda kusurun tespiti önemli yer tutmaktadır. Somut olayda kazaya karışan 3 motorlu araç bulunmakta olup, kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre sadece davalı sürücüsünün kural ihlali yaptığı, diğer iki sürücünün ise ihlalde bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporunda ise, dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ile davalı sürücüsünün kazanın oluşumdan etken oldukları belirtilmiş, her iki kusur raporu arasındaki çelişki ise giderilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bilirkişiden dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek  tarafların olaydaki kusur durumları hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>2-) Dava konusu icra takibinde asıl alacak 12.230,00 TL, işlemiş faiz olarak ise 259,89 TL talep  edildiği halde mahkemece  hüküm kısmında 6.554,99 TL asıl alacak, 278,67 TL işlemiş faiz, 2.180,00 TL mahkeme vekalet ücreti, 182,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 9.195,66 TL alacak üzerinden takibin devamına şeklinde karar verilmiştir.  Mahkemece takip konusu olmayan kalemler hakkında karar verilmesi HMK'nun 26. maddesi uyarınca talebin aşılması niteliğinde olup kararın bu yönden resen bozulması gerekmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/707 Esas - 2021/380 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  03/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fa0f8533d0b56c5","SID":"fbc17ae3cbf505cb"}}