{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/244 <br>KARAR NO\t\t: 2024/995<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/07/2020 (Dava) -  25/11/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2020/378 Esas - 2021/942 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/06/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarihli 2020/378 Esas ve 2021/942 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.09.2019 tarihinde davacının araç maliki olduğu ve sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü sigortalı ...'ye ait ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti için dosya eksper ...'a teslim edilmiş ve hasar ekspertiz raporunda araç hasar bedelinin KDV dahil 31.268,00 TL olduğu tespit edildiğini, ilgili araç kaza tarihini kapsar şekilde 23689742 poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş'nin teminatı kapsamında olduğunu, ... Sigorta A.Ş'ye 02.03.2020 tarihinde yapılan yazılı başvuruya istinaden, müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince 14.569,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, ... ile yapılan başvurunun 03.03.2020 tarihinde tebellüğ edildiğini, hasar tespit hizmet bedeli olarak ödenmiş olan 553,44 TL karşılanmadığını, bu sebeplerle,100,00 TL hasar bedeli, 553,44 TL ekspertiz hizmet bedeli olmak üzere toplam: 653,44 TL’nin davalı ... Sigorta Aş’den teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile arabuluculuk yolunda da vekil olarak bulunduğumuzdan  arabuluculuk vekalet ücretinin kabulüne ve davalıya tahmiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.<br>Davacı  vekili 08/05/2021 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi raporu doğrultusunda sigorta şirketince yapılan 14.569,28 TL ödeme de dikkate alınarak artırmak suretiyle 9.430,72 TL olarak talep ettiğini, 9.430,72 TL hasar bedelinin ve 553,44 TL ekspertiz hizmet bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin belirlenebilir olması sebebiyle belirsiz dava açılmasında hukuken menfaati bulunmadığından usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından, uyuşmalığa konu 24.09.2019 tarihli olay nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile müvekkil sigorta şirketine tazminat talebi ile başvurulmuş ve başvuru üzerine sigorta şirketi nezdinde 2019356672 numaralı hasar dosyası açıldığını, değerlendirmeler sonucu davacı tarafa 14.690,80 TL tazminat ödemesi yapıldığını,23689742 numaralı poliçe kapsamında üzerine düşen bütün sorumluluk yerine getirilmiş olduğunu ve yine davacı taraf her ne kadar ekspertiz rapor ücreti olarak 320,00 TL talep etmiş ise de bu talebine ilişkin olarak herhangi bir fatura veya ödeme dekontu dosyaya sunmadığını talebin reddi gerektiğini, dava konusu olayda davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, bu itibarla  emsal kararlar kapsamında aleylerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine ve yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Kaza tarihinde davacıya ait aracın karıştığı 24/09/2019 tarihli trafik kazası nedeni ile davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın karşı taraf ZMMS poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemli dava açıldığı, mahkememizce yapılan yargılamada dosya alanında uzman bilirkişiye verilerek, tarafların kusur durumu ve oranının tespiti ile varsa hasardan dolayı davacının alacaklı olduğu miktarın tespitine yönelik rapor düzenlenmesinin istendiği, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; dosyaya sunulan trafik kaza tespit tutanağı, kaza krokisi ve sigorta eksperi tarafından yapılan incelemelere göre davalı aracın sürücüsü önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli mesafede izlemek zorundadır şeklindeki Karayolları Trafik Kanununun 84. Maddesini ihlal etmesi nedeni ile asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, ayrıca sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezince düzenlenen kusur durumu sonuç belgesinde de benzer şekilde kusur durumunun tespit edildiği, davacıya ait araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığı, kazadan dolayı araçta oluşan hasarın işçilik ve yedek parça dahil toplam 31.368,00 TL olduğunun tespit edildiği, ancak aracın kasko değerinin kaza tarihi itibari ile 52.671,00 TL olduğu, aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 52.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, araçta meydana gelen hasarın aracın rayiç değerinin %50'sini aşması halinde aracın rayiç değerinden hurda değerinin çıkarılması sureti ile hasarın tespit edilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından bu konuda yapılan incelemede aracın piyasa değerinden hurda değeri olarak tespit edilen 28.000,00 TL çıkarıldığında toplam gerçek hasarın 24.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli olarak 14.569,28 TL ödeme yapıldığının, yapılan bu ödeme belirlenen hasar bedelinden çıkarıldığında 9.430,72 TL  bakiye hasar bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, bu bedelin poliçe kapsamında poliçe limit dahilinde olduğu, davacı vekilinin bedel artırım dilekçesi ile talep etmiş olduğu 9.430,72 TL hasar bedeli yönünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve davacıya ödemesi gerektiği...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜNE, 9.430,72-TL araç hasarına ilişkin maddi tazminatın 02/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 553,44-TL araç ekspertiz ücretinin gerekçeli kararda yargılama giderleri bölümünde hüküm altına alınmasına...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, yargılama devam ederken bilirkişi raporuna itirazlarını sunduklarını ve itirazlarının reddedilerek ek/yeni rapor alınmadığını, tespite konu aracın piyasa değeri eksper raporunda da belirtildiği üzere 60.000,00 TL olup aracın piyasa rayicinin yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda 52.000,00 TL olarak kabulünün hatalı olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan eksper raporunda emsal araçlara ait site ilanları ve servislerden edinilen bilgilere dair deliller sunulduğunu, bilirkişi kaza tarihindeki araç satış fiyatlarına ulaşamayacağını belirtmişse de taraflarınca kaza tarihinde ilişkin olarak piyasa rayicini gösterir site ekran görüntüleri dosyaya sunulduğundan rayiç değerin buna göre belirlenmesi gerektiğini, hal böyleyken yedek parça bedelinin de eksper raporunda olduğu gibi 23.068,31 TL'ye tekabül ettiğini, parçalar ve çıkma bedellerinin eksper raporunda ayrıntılı gösterildiğini, açıklanan nedenlerle aracın pert olarak kabulünün hatalı olduğunu, zira onarımın daha ekonomik olduğunun görüldüğünü, yedek parça 23.068,31 TL, uygulanacak işçilik ise  3.430,00 TL olduğundan toplam hasar bedelinin onarım yapılması halinde KDV hariç 26.498,31 TL' olduğunu, aracın piyasa değerinin 60.000,00 TL olduğu düşünüldüğünde pert araç kaydının müvekkilini mağdur edeceğini ve ekonomik olma koşulunun sağlanamayacağını, aleyhine başvuru gerçekleştirilen sigorta şirketinin, müvekkiline ait mağdur araca ait hasar tazmin yükümlülüğünü yerine getirirken orijinal yedek parça bedelleri üzerinden KDV de eklenmek suretiyle ödemede bulunması gerektiğini, Yargıtay 17.HD’nin içtihatlarının da bu yönde olduğunu, yedek parça maliyeti üzerinden iskonto uygulanmaması gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen pert ve sovtaj değerini kabul etmediklerini, zira belirlenen bu hasar değerinin eksik olduğunu, aracın pert olarak kabulünün hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ve eksper raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kaldı ki sigorta şirketinin müvekkilinin aracı için onarımı uygun gördüğünü ve eksik de olsa hasar onarım bedeli ödemesi yaptığını, aracın hali hazırda onarıldığını ve trafikte kullanıldığını, hasar tespit hizmet bedeli olarak ödenmiş olan 553,44 TL'nin kabulünün yerinde olduğunu belirterek, hasar bedeli yönünden eksper raporuna itibar edilmesi gerektiğinin kabulüne, aksi takdirde hasar bedeli yönünden başka bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmesine, ekspertiz ücretinin kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi, arabuluculuk sürecinde de vekil olarak yer aldıklarından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ve arabuluculuk taraf vekilliği ücretinin karşı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, 24/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacı aracında meydana gelen  hasar nedeni ile bakiye hasar bedeli tazminatının karşı taraf araç ZMMS sigortacısından tahsili  istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kazaya karışan tarafların kusurunun ve  araçta oluşan hasarın tespitine yönelik alınan uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi bilirkişi  tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin yeterli araştırmayı içerdiği, aracın rayiç bedelinin tespiti yönünden yapılan itirazın yerinde olmadığı, bilirkişi hasar tazminatını KDV dahil olarak belirlenmiş olmakla davacının bu husustaki itirazının yerinde olmadığı, yine bilirkişinin tespit ettiği  araç rayiç değeri ile ekspertiz raporu ile tespit edilen rayiç tutarlar arasında önemli bir fark bulunmadığı, kaldı ki ekspertiz raporundaki rayiç bedel esas alınsa dahi hesaplanan yedek parça ve işçilik ücreti toplamınından oluşan hasarın aracın rayiç bedelinin %50 sini aştığı, bu durumda yerleşik uygulamaya göre aracın pert total sayılması gerektiği, dolayısı ile davacının aracın pert total değerlendirilmemesi gerektiği yönündeki itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarihli 2020/378 Esas ve 2021/942 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"062d7929ac1a09cd","SID":"e32ce7bd52cda7fa"}}