{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/273 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1063<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/02/2020 (Dava) - 15/12/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/89 Esas - 2021/855 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/07/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/89 Esas-2021/855 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti ...'e ait olan ve müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 10.11.2018 tarihinde maddi hasarlı kazaya karıştığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı şirketlerden ... Sigorta A.Ş'nin ... plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen şirket olup kaza tarihindeki poliçe limiti olan 36.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğunu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş'nin ise ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesini tanzim eden şirket olduğunu ve hasardan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğunu (tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla), hasar bedelinin tespiti maksadıyla İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/194 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporu ile hasarın KDV dahil 70.093,20 TL olduğunun tespit edildiğini, kazanın derhal davalı sigorta şirketlerine ihbar edildiğini ve başvurularının her iki davalı sigorta şirketine 02.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, bugüne kadar ödeme yapılmadığını, gerçek maddi zararın yaptırılacak keşif-bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını, bu nedenle HMK'nın 107.maddesi gereğince zararın da tespitini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, uyuşmazlığın sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup ticari iş niteliğinde olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, hasar bedeli alacağına mahsuben 20.000,00 TL maddi tazminatın 18.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketlerinden (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) tahsiline, 2018/194 D. İş  dosyasında sarf edilen delil tespit giderinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile 36.000-TL'si davalı ... Sigorta AŞ'den ve bakiye 14.000-TL ise davalı ... Sigorta AŞ'den olmak üzere talebini toplamda 50.000-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davacı usulüne uygun bir şekilde müvekkili şirkete başvuruda bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı, müvekkili şirketin araştırmasını neticelendirmesi için gerekli evrakları iletmediğinden herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalı olduğundan müvekkili şirketin hukuki sorumluluğunun, aracın ZMSS ile güvence altına alınan teminat bedelinin aşılması halinde doğacağını, teminat limitinin aşılmaması halinde, davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı delil tespiti talebinde müvekkili şirketi taraf olarak göstermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden de müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kusur oranlarının denetime elverişli şekilde tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin ancak poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde bu tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak işletilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun şekilde gerekli bilgi ve belgelerle birlikte yapılmış bir hasar başvurusu bulunmadığını, davacı tarafın, usulen internet ortamından bir talep yazısı gönderdiğini, ancak eksper tarafından aracın görülmesini, araç üzerinde hasarlı haliyle bir hasar incelemesi yapılmasını özellikle engellemeye çalıştığını, doğrudan tek taraflı bir tespitin akabinde işbu davanın açıldığını, müvekkili sigorta şirketi yönünden temerrütün de kesinlikle oluşmadığını, yine usuli açıdan belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın da kabulünün mümkün olmadığını, davanın hukuki yarar noksanlığı nedeniyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise ... plakalı aracın, müvekkili sigorta şirketine trafik poliçesi ile sigortalandığı hususunun doğru olduğunu, ancak sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, araç başına maddi zararlarda poliçede belirtilen üst limit ile sınırlı olduğunu, bilirkişi incelemesi ile ilk olarak kusur ve zarar miktarının tespit edilmesini, gerçek zarar miktarının belirlenmesini talep ettiklerini, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu ve gerçek zararı yansıtmaktan çok uzak olduğunu, itiraz etme imkanları dahi olmayan tespitte belirtilen rakamlar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığından bağlayıcılığı bulunmadığı gibi kabulünün de mümkün olmadığını, aracın halihazırdaki durumunun da belli olmadığını, davacı tarafın aracı sattığını, araç tamir ettirilmiş ise faturalarının ibrazı gerektiğini, kaza öncesinde karıştığı kazalar ve hasarlar var ise tramere yazılacak müzekkere cevabı ve hasar dosyalarının ilgili sigorta şirketlerinden ayrıca celbi gerektiğini, yapmış oldukları araştırmaya göre aracın davaya konu kaza öncesine ait 3 ayrı hasar kaydının olduğunu, riziko tarihi itibariyle gerçek, makul 2.el piyasa değeriyle sovtaj değerinin tespiti ile araçta gerçekten bir zarar oluşup oluşmadığının ve miktarının objektif kriterlerle, sağlıklı şeklide belgelendirilmesi gerektiğini, pert total yönünden de ayrıca bir araştırma yapılması gerektiğini, talep edilen tespit giderlerinden poliçe genel şartları gereğince müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, davacı yanın avans faiz isteminin de yerinde olmadığını, zira dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, taraflar arasında ticari bir ilişki mevcut olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı aracı ile seyri sırasında pazaryerinin olduğu sinyalize kavşağa yaklaşırken kendi yönündeki araçlara kırmızı trafik ışığı yanarken kavşağa girdiğinden bu kazanın oluşumunda etken olduğu, kanunun asli kusurları belirleyen 84.a 'Kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme' asli kusurunu işlediğinden bu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu bulunduğu, sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracıyla kavşağa kendi yönündeki araçlara yeşil trafik ışığı yanarken girmiş olduğundan bu kazanın oluşumunda kusurlu bulunmadığı, ... plakalı aracın hasarlanması nedeni ile KDV dahil toplam 70.093,20 TL zararın oluştuğu, otomobilin kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 100.000,00 TL olduğu, aracın tamiri için yaklaşık 70.000,00 TL parça ve işçilik bedeli gerekmekte olup bu durumda aracın tamir edilmesinin ekonomik olmayacağı, aracın hasarlı hali ile değerlendirilmesinin uygun olduğu, bu aracın hasarlı hali ile net bedelinin açık artırma ile satışa çıkarılması ile belirlenmesinin doğru yol olduğu, dava konusu aracın motorunda bir hasar olmaması ve motorun yaklaşık 83.000 km.de olmasının motorun uzun süre daha kullanılabileceğinin göstergesi olduğunu,  araçta arka kısım kaporta aksamı sağ sol arka kapılar, bagaj kısmı sağlam olup bu parçaların aracın 2.el değerinde etken olduğunu, yine şanzuman, difransiyel gibi aktarma organlarından değeri yüksek parçalarının da kullanılabilir durumda olduğunu, bu nedenle aracın hasarlı haldeki 2.el piyasa rayiç değerinin 50.000,00 TL olup, bu durumda zarar ziyan bedelinin 100.000,00 TL - 50.000,00-TL = 50.000,00 TL olduğu, kazanın oluşumunda kusurlu olan ... plakalı aracın, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigortasının davalı ... Sigorta Şirketi tarafından 13.07.2018-2019 tarihleri arasında geçerli poliçesinin yapıldığını, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 36.000,00 TL olduğu, davacının başvurusu davalı tarafça 02.01.2019 tarihinde teslim alınıp temerrüt 15.01.2019 tarihinde oluşmakla birlikte davacının talebinin 18/01/2019 olduğu, yine kusurlu aracın İMMS poliçesinin davalı ... Sigorta AŞ tarafından 13.07.2018-2019 tarihleri arasında poliçe ile düzenlendiği ve teminat limitinin maddi hasar için 20.000,00 TL olarak gösterildiği, davacı tarafça sigorta şirketine gönderilen talebin 02/01/2019 tarihinde olduğu, temürrüdün 15.01.2019 tarihinde oluşmakla birlikte davacının talebinin 18/01/2019 olduğu, öte yandan zarar veren aracın trafik kayıtlarından hususi nitelikte bulunduğu, davaya konu maddi tazminatın (poliçe limitleriyle sınırlı kalmak üzere) 36.000,00 TL' sinin davalı ... Sigorta AŞ' den, bakiye 14.000,00 TL' sinin davalı ... Sigorta AŞ' den 18/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine dair hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla; DAVANIN KABULÜ İLE, davaya konu maddi tazminatın (poliçe limitleriyle sınırlı kalmak üzere) 36.000,00 TL' sinin davalı ... Sigorta AŞ' den, bakiye 14.000,00 TL' sinin davalı ... Sigorta AŞ' den 18/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br> Davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından, \"...Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, bedelin belirlenebilir olmaması için hiçbir neden bulunmadığını, alınan bilirkişi raporlarının eksik, hatalı ve objektif değerlendirmelerden uzak olduğunu, hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında aracın kaza olmadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 100.000,00-TL şeklinde hesaplandığını, aracın dosyaya konu kaza öncesinde kayıtlara geçmiş bulunan 6 adet kazasının bulunduğunun görüldüğünü, ancak düzenlenen bilirkişi raporlarında bu hususun piyasa rayiç değerinin hesaplanması sırasında yeterince dikkate alınmadığını, aracın piyasa rayicinde meydana gelen azalmanın hesaplanmadığını, hasarın ve sovtaj değerinin hesaplanması bakımından yeterli piyasa araştırması yapılmadığını, belirlenen 50.000,00-TL sovtaj bedelinin de gerçek hasarın çok altında kaldığını, aracın pert olduğu dile getirilse de, onarımının mümkün olup olmadığı hususunun incelenmediğini, aracın ağır hasarlı mı yoksa hurda mı olduğunun anlaşılamadığını, raporlarda bu ayrımın net bir şekilde tespit edilmediğini, açıkça ifade etmelerine rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, kusur oranlarının denetime elverişli şekilde tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi taleplerinin dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin tarafı olmadığı İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/194 D. İş dosyasındaki yargılama giderinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacının, müvekkili şirketin inceleme ve araştırmasını tamamlaması için gerekli tüm belgeleri iletmekle mükellef olduğunu, ancak gerekli evrakları iletmediğinden herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, sigorta şirketinin önceden temerrüde düşürülmediği hallerde faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiş, EK İSTİNAF DİLEKÇESİNDE İSE; \"...Müvekkili şirket lehine ret vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının 20.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, ancak mahkeme kararında '14.000,00 TL' sinin davalı ... Sigorta AŞ' den’ şeklinde hüküm kurulduğunu, mahkeme tarafından poliçe limitinin tamamından az bir meblağa hükmedildiğini, reddedilen miktar bakımından vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini...\" beyanla, ek istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı yan ZMM sigortacısı ve İMM sigortacısından maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının aracının hasara uğradığı kaza nedeniyle taraflar arasında kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olduğu ve davalı taraf sigortalısı araç sürücüsünün açıkça kırmızı ışığı fark etmediğini bu tutanakta beyan ettiğinin görüldüğü, mahkemece kusur ve hasara dair bilirkişi raporu da alınmış olup, buna göre kazanın oluşumunda davacı tarafın kusuru bulunmayıp karşı aracın ise %100 kusurlu olduğunun, aracın tamirinin ekonomik olmayıp pert total olarak kabulü gerektiğinin, buna göre aracın kaza anındaki rayiç bedeli olan 100.000-TL ile kaza sonrası sovtaj bedeli olan 50.000-TL'nin farkı olan gerçek zararın 50.000-TL olduğunun belirlendiği, raporda davacı aracının geçmişte karıştığı 6 adet kazanın da dikkate alındığının, piyasa araştırması yapılarak değerlendirme yapıldığının görüldüğü, mahkemece alınan ilk bilirkişi kök ve ek raporlarına itiraz edilmesi üzerine farklı bir heyetten rapor alındığı ve bu raporun da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davalı ... Sigorta AŞ'nin bu yönlerdeki tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik itirazının değerlendirilmesinde; davalı ...'nun İMM teminatı kapsamında davacının bu şirketten talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyari mali mesuliyet sigortası açısından, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nın 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir (Bu hususta bknz. Yargıtay (kapatılan) 17.HD 2019/1089 E.-2020/4351 K). Belirtilen düzenleme uyarınca, hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra alacağın muaccel olacağı dikkate alınarak faiz başlangıç tarihi belirlenmelidir. Davacı vekilinin, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye başvurusunun tebliğ tarihi 02/01/2020 olup, buna göre anılan davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi de 45 gün sonrası olan 16.02.2019 tarihi olmakla, mahkeme kararının bu yön itibariyle kaldırılarak, davalı ... Sigorta AŞ. bakımından faiz başlangıcı 16.02.2019'dan itibaren başlatılmak suretiyle Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin ek istinaf dilekçesinde beyan ettiği vekalet ücretine dair itirazı ise; dava dilekçesinde açıkça davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ile sorumlu tutulmaları istenilerek her iki şirketten toplamda 20.000-TL tazminat talebiyle belirsiz alacak davası açılmış olmasına, diğer davalı sigorta şirketinin ZMM poliçe limitinin 36.000-TL olmasına ve talep arttırım dilekçesinin de içeriğine ve mahkemece tesis edilen hükme göre, davalı ... Sigorta AŞ bakımından davada reddedilen bir tutar bulunmadığından, bu davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu yöndeki itirazın reddi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/89 Esas - 2021/855 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Davanın KABULÜ ile, davaya konu maddi tazminatın (poliçe limitleriyle sınırlı kalmak üzere) 36.000,00 TL' sinin davalı ... Sigorta AŞ' den 18.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, bakiye 14.000,00 TL' sinin davalı ... Sigorta AŞ' den 16.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>b-Harçlar Yasası gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.415,50 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 341,55 TL nispi harç ve değer arttırım nedeniyle alınan 512,33 TL tamamlama harcı indirildikten sonra kalan 2.561,62 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına (davalılardan ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 717,25 TL ile sınırlı olmak kaydıyla),<br>c-Davacı tarafından işbu dava nedeniyle sarf edilen harç gideri olan 916,08 TL, yargılama aşamasında yapılan posta, tebligat bilirkişi giderlerinden oluşan 1.898,60 TL yargılama gideri ile 1.027,40 TL İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/194 Değişik İş sayılı dosyasındaki yargılama gideri olmak üzere toplam 3.842,08-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine (davalılardan ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 1.075,78 TL ile sınırlı olmak kaydıyla),<br>d-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca takdir ve tayin edilen 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine (davalılardan ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 2.044,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla),<br>e-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>f-Davalılarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>g-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına\", <br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan 239,08‬ TL istinaf karar harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi esnasında davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş' ye verilmesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  03/07/2024<br><br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"169e2ae53b6ad54e","SID":"7d5e7cc606d3ced0"}}