{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/283 <br>KARAR NO\t\t: 2024/994<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/02/2021 (Dava) -  02/12/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/127 Esas - 2021/1094 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/06/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2021 tarihli 2021/127 Esas ve 2021/1094 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ve sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken ...3 plakalı araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya karıştığı,  müvekkiline ait araçta 48.286,96 TL'lik hasar meydana geldiği, davalı ... şirketi tarafından 01.10.2020 tarihinde 14.258,57 TL'lik ödeme yapıldığı, ancak müvekkilinin zararını tam olarak karşılayamadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü 01.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili sunmuş olduğu 16.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; hasar tazminatı olarak talep edilen tazminat tutarını arttırarak toplam 27.749,43 TL'nin davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 01.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz iile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dosyasının görevli mahkemede açılmadığı, görevli mahkemelerin Tüketici Mahkemeleri olduğu ve yetkili mahkemelerinde İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu, davanında zamanaşımına uğradığı, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın tazminat talebinde bulunmasının hakkaniyetsiz olduğu, müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığı, davacıya ait aracın ağır hasarlı bir araç olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''....ek raporda bilirkişi tarafından KDV'li olarak yapılan hesaplama neticesinde davalı ... şirketi tarafından davadan önce ödenen tutarın mahsubu neticesinde davacının davalıdan bakiye 17.247,43 TL hasar tazminatı talep edebileceği, KDV hariç tutularak ve davalı tarafça davadan önce yapılan ödeme mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama neticesinde ise davacının talep edebileceği bakiye hasar tazminatı 12.441,43 TL olarak hesaplanmış olup, davalı ... şirketinin hesaplanan hasar tutarının KDV'sinden de sorumlu olduğu düşünülmekle bilirkişi kök raporundaki KDV'li olarak hesaplanan bakiye hasar tutarı olan 17.247,43 TL'lik hesaplama yöntemi mahkememizce esas alınmış olup, bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporda sonuç olarak KDV'li olarak hesaplanan bu tutarla ilgili yapılan hesaplamalar dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun bulunup hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan ve davalı ... şirketi davaya konu kasko sigorta poliçesi kapsamında hesaplanan bu tutardan sorumlu olduğundan...'' gerekçesiyle; ''...Davanın  KISMEN KABULÜNE, 17.247,43 TL maddi tazminatın 01.10.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine....'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin poliçedeki muafiyet klozu hakkındaki takdirinin hatalı olduğunu, davada, uyuşmazlığın toplandığı esas noktalar, araçta oluşan hasarın miktarı, poliçedeki %25 muafiyet klozunun uygulama alanı bulup bulamayacağı ve muafiyet değerlendirmesinin ardından varsa sigortacının sorumlu olduğu bakiye hasar tutarı olup, dosyaya sunulan sigorta şirketi tarafından görevlendirilmiş \"... Sigorta Eksperlik Hizmetleri Limited Şirketi\" tarafından düzenlenen ekspertiz raporunun muafiyet bölümünde \"muafiyet yok\" olarak belirtildiğini ayrıca tahkikat aşamasında mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, bilirkişi tarafından muafiyet klozu uygulanmadan hesaplama yapıldığını, ancak ek raporda muafiyet klozu uygulanarak yeniden hesaplama yapıldığını, taraflarınca taraflarınca ek rapora itiraz edildiğini ve söz konusu muafiyet klozunun somut olayda uygulanamayacağının belirtildiğini ancak mahkemece verilen kararda, muafiyet klozu yanlış yorumlanarak somut olayda uygulama alanı bulmayacak olan muafiyetin uygulanması gerektiğine karar verildiğini, müvekkilinin aracı marka yetkili serviste değil, özel serviste onarıldığından somut olayda muafiyetin uygulama alanı bulmayacağını, eğer sigortacı özel servislerde yapılan onarımlara da muafiyet uygulamak istese idi poliçedeki klozda \"anlaşmasız servisler\" veya \"anlaşmasız marka yetkili servislere ve özel servislere\" şeklinde bir ifade kullanabilecekken poliçedeki gibi bir ifade kullanmayacağını, Mahkemenin, gerekçeli kararındaki gibi bir yorum ile muafiyetin kapsamını genişletmesi ve somut olaya uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, muafiyetin huzurdaki uyuşmazlıkta uygulama alanı bulmasının, zaten yetkili servisten daha uygun fiyata tamir edilen aracın hasar tazminatına tekrar indirim uygulanmasına sebebiyet vereceğini, bu hususun hakkaniyete de aykırı olacağını, öte yandan, TTK. 1409 maddesi gereğince sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, bu hüküm aksine yapılan anlaşmaların yine TTK 1452. Maddesi uyarınca aksi kararlaştırılamayacağı hükmü olup Mahkemece işin bu boyutu da nazara alınmaksızın ve tartışılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen kararda muafiyet klozunun uygulanmasının yanlış olması sebebiyle bu hususların düzeltilerek, 27.749,43 TL'nin muacceliyet tarihi olan 01/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber tahsiline ilişkin yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesine, aksi kanaat halinde yerel mahkemece verilen karar usule, yasaya ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğundan  söz konusu kararın ortadan kaldırılmasına, istinaf talebinin kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava,  trafik kazasından kaynaklı davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeni ile bakiye tazminatının  davacının sigortacısı olan davalı tarafından düzenlenen kaza tarihi olan 28.07.2020 tarihini kapsar şekilde 07.05.2020-07.05.2021 tarihleri arasında geçerli ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; mahkemece makine mühendisi bilirkişiden KDV dahil ve hariç olmak üzere hasar tazminatının hesaplandığı ve hesaplanan tazminattan davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin mahsup edildiği ancak Kasko Sigorta Poliçesinin 4.2 maddesi ile kararlaştırılan %25 muafiyet indiriminin yapılmadığı, davacının kök raporda KDV dahil yapılan tazminat hesabı esas alınarak ıslah dilekçesi ile  bakiye tazminat talebini  27.749,43 TL olarak ıslah ettiği; ek raporda  tazminat alacağının KDV dahil ve hariç olarak hesaplandığı, KDV dahil olarak yapılan hesaplamada davacıya ait araçta oluşan hasarın KDV dahil 42.008,00 TL olduğu, hesaplanan tazminata  ... Tüm Oto Kasko Sigorta Poliçesi 4.2 kısımda yer alan %25 muafiyet indirimi de uygulanarak hesaplanan muafiyet tutarının hesaplanan tazminattan mahsup edildikten sonra davalı tarafından  davacıya 14.258,57 TL'lik kısmi ödemenin mahsubu ile sonuç olarak davacı tarafın talep edebileceği bakiye tazminatın tutarının 27.749,43 TL olarak hesaplandığı, mahkemece bu şekilde yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı;  davacı tarafça dava dilekçesinde poliçenin ya da poliçede bulunan muafiyet kaydının geçersiz olduğu yönünde bir iddiada bulunulmadığı gibi, geçerli sözleşme ilişkisi içerisinde gerçek zarar bedelinin karşılanmadığı iddia edilerek talepte bulunduğu, emredici hükümlere aykırı olmamak koşuluyla irade hürriyeti ve akit serbestisi ilkesi sınırları içinde tarafların diledikleri gibi sözleşme yapabilmeleri mümkün olup taraflar arasında düzenlenen Kasko poliçesindeki özel şart TTK’nın 1452. maddesinde sayılan emredici Kanun hükümlerine aykırı olmadığı gibi 1486. maddede yer alan koruyucu hükümlere de uygun bulunduğu, bu durumda taraflar arasında düzenlenen poliçede kararlaştırılan muafiyet kaydının geçerli olduğu  anlaşıldığından,  davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2021 tarihli  2021/127 Esas ve 2021/1094 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a2fc06482361ef2","SID":"dfaa49cf0ae00935"}}