{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2020/538 Esas<br>KARAR NO\t: 2020/745<br>DAVA\t: Hakem Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 05/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 24/12/2020<br>Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili  mahkememize verdiği 21/12/2015 tarihli dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 2014 yılı Temmuz ayında İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odasınca hazırlanan Yeminli Mali Müşavirlik Denetim Ve Tasdik Sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin aylık 8.000,00 TL bedelli olup, 30/06/2015 tarihinde sona erdiğini, yeni dönem için (2015-2016) müşavir ile sözleşme imzalanmadığı halde müşavirin 2015 yılı Ağustos ayı başında İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odasınca hazırlanan 10/07/2015 tarihli Yeminli Mali Müşavirlik Denetim Ve Tasdik Sözleşmesini tek taraflı imzalayarak şirkete gönderdiğini, yeni dönem için aylık hizmet bedelini kendisinin 10.000,00 TL olarak belirleyerek ekinde Temmuz 2015 ayı için 10.000,00 TL lik fatura gönderdiğini, İzmir Kemalpaşa ..Noterliğinin 04/08/2015 tarih... yevmiye nolu ihbar ile sözleşmenin Haziran 2015 itibari ile feshedildiği ve müşavir tarafından hazırlanan yeni dönem sözleşmesini kabul etmediklerini Temmuz 2015 ayı için hizmet alınmadığı halde kesilen faturayı iade ettiklerini bildirdiklerini, ilaveten müşavirin şirketlerinden 141.600,00 TL talep ettiğini ve ayrıca müşavirin 07/09/2015 tarihinde hakem kuruluna başvurduğunu, 07/12/2015 tarihinde hakem heyeti kararının şirkete gönderildiğini, bu kararda şirketin müşavire KDV li 113,678,00 TL ödemesine ayrıca 4.222,80 TL yargılama gideri ödenmesine karar verildiğini, taraflar arasındaki 02/07/2014 tarihli sözleşme hükümlerine göre bir aylık süre içinde hakem kurulu oluşturulmadığından tahkim şartının hükümsüz kaldığını, 18 seri nolu genel tebliğe göre her yıl yeni bir sözleşme yapılmasının zorunlu olduğunu, sözleşmenin 5-2 maddesine göre tek taraflı fesihlerde yazılı ihbarnamenin diğer tarafa tebliği tarihli sözleşmenin sona ereceğinin açıkça düzenlendiğini ve bundan hareketle taraflardan birinin her zaman sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceğini, dava konusu kararın çelişkili olduğunu ve hukuki temelinin bulunmadığını belirtmiş , hakem kararının iptalini ve teminatsız aksi halde teminatla tedbiren infazının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce davanın ticari dava olmadığı görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleştirilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir. <br>Davalı vekili İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdiği 18/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde ; taraflar arasında Yeminli Mali Müşavir Denetim Sözleşmesinin imzalandığının ihtilafsız olduğunu, sözleşmenin 8.1 maddesine göre en az bir yıl süreyle geçerli olmak üzere düzenlendiğini, sona erdiği tarihten itibaren en az bir ay önce yazılı ihbarda bulunulmaması halinde bir yıl daha kendiliğinden uzayacağını, bu durumda yeni yılın ücretinin yeni döneminin ilk ayı içinde YMM'nin bağlı olduğu odadan alınacak matbu sözleşmenin imzalanması suretiyle belirleneceğini, 02.07.2014 tarihli sözleşmenin sona erme tarihinin 30.06.2015 olduğunu, 01.07.2015 tarihinden başlayan yeni dönemde sözleşmenin uzamasını istemeyen davacının en geç 31.05.2015 tarihinde ulaşacak şekilde fesih bildirimi yapması gerekirken bunu yapmadığını, sözleşmenin bir yıl daha uzamış olduğunu, uzayan sözleşmenin geçerli olacağı 01/07/2015-30/06/2016 dönemde ödenmesi gereken ücretin asgari ücret tarifesine göre belirlendiğini, hakem heyetinin oluşturulma şeklinin usule ve yasaya aykırı olduğu iddialarının yerinde olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan tahkim şartına bağlı kalınarak HMK 407 vd maddelerine uygun olarak oluşturulduğunu, davacının teşkil aşamasında hiçbir itirazda bulunmadığını, hakem heyeti kararının aleyhe çıkması üzerine itiraz edildiğini, bu durumun açıkça hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, heyetin oluşum biçiminin usul ve yasaya uygun olduğunu, 3. hakemin seçiminin Yeminli Mali Müşavirler Odasına bırakılmasının HMK'ya uygun olduğunu belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesince  20/12/2017 tarihinde davanın kabulü ile 23/11/2015 tarihli ...Başkan YMM..., Üye YMM...'in oy çokluğu ile Üye YMM...ile verilen hakem kurul kararının HMK 439/1 ve 2-b maddesi ve HMK 416/1-d hükümleri uyarınca iptaline karar verilmiş , söz konusu karara karşı davalı tarafça İstinaf kanun yoluna başvurulmuş ,  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın... Karar sayılı ilamı ile İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2017 tarih ve ...Sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın görev sebebi ile usulden reddine, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna, karardan bir örneğin İstinaf kaydının kapatılması için kararı veren İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine kesin olarak karar verilmiş, dosya İzmir Hukuk Tevzi Bürosunca İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiştir.<br>İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2020 tarih ... Karar sayılı kararı ile dosyanın İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine , mahkeme esasının bu şekilde kapatılmasına karar verilmiş, dosya mahkememize tevzi edilmiştir. <br>Her ne kadar davacı tarafça hakem kararının iptaline karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında dava açılmış ise de; HMK 410. Maddesinde tahkim yargılamasında mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkemenin Tahkim yeri Bölge Adliye Mahkemesi olduğu, 18/06/2014 tarih 6545 sayılı yasanın 45. Maddesi ile 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinde değişiklik yapıldığı ,  yapılan değişiklik sonucunda tahkim yargılamasında iptal davalarında Ticaret Mahkemelerinde heyetli olarak görülüp sonuçlandırılacağının düzenlendiği, 7101 sayılı yasanın 55. Maddesi ile  5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. Maddesinde bir kez daha değişiklik yapıldığı ve  yapılan değişiklik ile 5235 sayılı yasanın 5. Maddesinin 3 . Fıkrasının 4 nolu bendinde yer alan \" iptal davaları  \" ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, söz konusu hükmün usul hükmü olup derhal uygulanmasının gerektiği, kanunda derhal uygulamayı engelleyen geçici bir hüküm de bulunmadığı, bu husus göz önüne alındığında, hakem kararlarının iptali davalarının HMK 410. Maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinde ilk derece mahkemeleri sıfatı ile bakılması gerektiği, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.   <br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile  HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, <br>Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın  görevli  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,<br>3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli  mahkemece değerlendirilmesine, <br>4-Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına,<br>Dair tebliğden itibaren  2 hafta  içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliğiyle   verilen karar davacı vekili Av.... ile  davalı vekili Av. ...  'ın yüzüne  karşı  açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2020<br><br><br>Başkan ...<br> E - İMZA<br>Üye ...<br> E - İMZA<br>Üye ...<br> E - İMZA<br>Katip ...<br> E - İMZA<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9db0721ea4108d49","SID":"64a1848f1d405d6f"}}