{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.<br>TRABZON <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1226 <br>KARAR NO\t\t: 2023/962<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...            (...)<br>ÜYE\t\t: ...                 (...)<br>KATİP\t\t: ...               (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/224-2022/237 E.K.<br><br>DAVACI\t\t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ... -  ...\t  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/05/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının dava dışı ........ A.Ş.'nin ortağı olduğunu, taraflar arasında şirketin idaresine ilişkin olarak bir takım huzursuzlukların yaşanması sonrasında şirketin geleceğine dair kararlar almak adına görüşmeler yapıldığını, bu görüşmeler sonrasında 18.09.2015 tarihli \"Zaman Su Ürünleri Ticaret A.Ş. Ortaklar Arası Ayrılık Sözleşmesi\" başlığı altında sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 8. maddesinde ihlal durumunda 1.000.000,00 TL cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle davalıya cezai şartın ödenmesi hususunda ihtar gönderildiğini, ihtara rağmen cezai şart bedelinin ödenmediğini ileri sürerek 1.000.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşme hükümlerini ihlal eder nitelikte bir eyleminin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinden cezai şart istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalının kardeş olup, bir aile şirketi olan, dava konusu Zaman Su Ürünleri Ticaret A.Ş.'nin ortakları olduğu, zamanla aralarında yaşanan bir takım sorunlar sebebi ile bu şirket ortaklığının devamına imkan görmeyerek şirket ortaklığının 2018 yılında giderilmesine dair ......, .........., ..., ... ve .........'ın tanıklığında, 18.09.2015 tarihli “Zaman Su Ürünleri Ticaret A.Ş. Ortaklar Arası Ayrılık Sözleşmesi”ni akdettiklerini, bu sözleşmenin 8. maddesi ile sözleşmeye aykırı davranan tarafın diğer tarafa 1.000.000,00 TL cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça Pazar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/137 Esas Sayılı dosyası ile şirketin haklı nedenlerle feshi davasının açıldığı, davacı tarafça bu davanın açılmasının taraflar arasındaki  18.09.2015 tarihli “Zaman Su Ürünleri Ticaret A.Ş. Ortaklar Arası Ayrılık Sözleşmesi”nin ihlali olduğu iddiası ile görülmekte olan 1.000.000,00 TL cezai şartın davalıdan alınarak davacıya verilmesi için alacak davasının açıldığı tüm dosya kapsamı ile sabittir.<br>Her ne kadar davalı taraf; yapılan görüşmeler sonucu mutabık kalınan anlaşma metninin davacı tarafça sonradan kötü niyetli olarak değiştirildiğini ve kendisinin hata sonucu yapılan bu değişikliği fark etmeden- sözleşmeyi imzaladığını iddia etmiş ise de dinlenen tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere, tarafların anlaştığı hususlar ile imzalanan sözleşmede bir farklılık bulunmamakta olup, davalının bu yöndeki savunmaları muteber bulunmamıştır. <br>Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında yapılmış olan 18.09.2015 tarihli “Zaman Su Ürünleri Ticaret A.Ş. Ortaklar Arası Ayrılık Sözleşmesi”nin; davalı tarafça ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Bu hususta tarafların tüm delilleri toplanmış ve dosyamız 1 SMMM ve 1 Hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzimi istenilmiştir. SMMM bilirkişi Ali PEHLİVAN ile hukukçu bilirkişi Mustafa ALİOĞLU'nun 29/11/2021 havale tarihli raporunda ayrıntıları ile belirtildiği üzere, davalı tarafça, Pazar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/137 Esas Sayılı dosyası ile şirketin haklı nedenlerle feshi davasının açılması taraflar arasında yapılmış olan 18.09.2015 tarihli “Zaman Su Ürünleri Ticaret A.Ş. Ortaklar Arası Ayrılık Sözleşmesi”nin ihlali niteliğinde değildir. Zira sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen (ve ihlalinin cezai şarta bağlandığı) husus ortaklıktan ayrılmaya ilişkindir, oysa davalı tarafça açılan dava ise davalının şirket ortaklığından ayrılmasına yönelik olmayıp şirketin feshine yani hukuki varlığının tamamen sona erdirilmesine ilişkindir ve hiç şüphesiz şirketin feshi için gerekli olan haklı sebeplerin mevcut olup olmadığı bu davada tartışılacaktır. Bir başka anlatımla davalı fesih davası açarak, ayrılma akçesinin ödenerek şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmemiştir, ya da şirketteki paylarını dava dışı 3. Kişilere satmamıştır. Bu nedenle davalının açmış olduğu fesih davası taraflar arasındaki sözleşmenin ihlali olarak kabul edilememektedir. Yine tüm ayrıntıları alınan bilirkişi heyet raporunda açıklandığı üzere davalı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmenin diğer hususlara ilişkin hükümleri de ihlal edilmiş değildir. Bu sebeplerle davanın reddine  dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" şeklindeki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sözleşme şartlarını ihlal ettiği hususunun dosya kapsamıyla ispat edilmesine karşın mahkemece hatalı hukuki değerlendirmelere istinaden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; sözleşme serbestisi kapsamında şirket ortakları arasında davaya konu olan neviden sözleşme imzalanması hususunda bir engel bulunmamakla birlikte dosya kapsamında sunulan belgelerden davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı hususunun ispat edilememesine, davaya dayanak sözleşmede davalının şirketin feshine yönelik dava açmayacağını taahhüt eder nitelikte açık bir hükme yer verilmediği gibi aksinin kabulü halinde dahi emredici nitelikte bulunan yasa hükümlerini bertaraf eder nitelikte fesih davası açmayı yasaklayan sözleşme hükmünün geçersizlik yaptırımına tabi olacak olmasına, dava tarihi itibariyle şirket hisselerinin devri için öngörülen sürenin de henüz dolmamış bulunmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;      <br>1-Davacı vekilinin Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2022 tarih ve 2018/224 Esas-2022/237 Karar sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin alınan harcın mahsubuyla bakiye 99,20-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,  <br>6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmaline ilişkin işlemlerin Dairemizce yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nun 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 23/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalıdır. <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalıdır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f9f030649732387","SID":"0d8f025cea6b4d65"}}