{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>TRABZON<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/748 <br>KARAR NO\t\t: 2023/839<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/51 - 2023/54 E.K.<br>DAVACI\t\t: ... -<br>VEKİLİ\t\t: Av.<br>DAVALI\t\t: <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 04/05/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/05/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ve desteği ....'in 23/10/2009 tarihinde sevk ve idaresindeki ....... plakalı araç ile yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, ...... plakalı aracın davalı şirketçe sigortalandığını, murisin vefatından sonra müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ve muhtaç hale geldiğini beyan ederek şimdilik 10.000 TL (belirsiz alacak) destekten yoksun kalma zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:  <br>Davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \" Açılan davanın KABULÜ ile, davacı ... için 150.000 TL'nin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 14/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE\" dair karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sürücünün vefat ettiği dosyalarda uzatılmış ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olarak uygulanması gerektiğini, zamanaşımı savunmalarına itibar edilmeksizin aleyhlerine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için ATK'dan ve Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmasına ilişkin taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. <br><br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili müvekkilinin murisinin yapmış olduğu tek taraflı kaza sebebiyle vefat ettiğini belirterek 3. kişi sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Kaza tarihi dikkate alındığında davacının 3. kişi sıfatıyla iş bu davayı açtığı, dolayısıyla ölenin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı anlaşıldığından kusura ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. <br>Davalı vekili davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Zamanaşımı, borcu kendiliğinden ve yalnız başına sona erdiren bir neden olmayıp hak düşürücü sürelerden farklı olarak, zamanaşımı süresinin dolmasıyla hak ve alacak ortadan kalkmamakta, var olan bir hakkın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırmaktadır. Bunun sonucu olarak da, mahkemece resen göz önünde tutulamayacağı gibi taraflarca yasada öngörülen süre ve usul içerisinde ileri sürülmesi zorunludur. Zamanaşımı savunması ileri sürüldüğü takdirde mahkemece işin esasına girilip inceleme yapılması mümkün olmamakla birlikte, zamanaşımı savunması ileri sürülmedikçe de istem konusu olan hak ortadan kalkmadığından işin esası hakkında inceleme yapılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır.<br> Buna karşılık, 6100 sayılı HMK'nın \"İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi\" başlıklı 141/1. maddesinde “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.” hükmü ile 141/2. maddesinde \"İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.\" hükümleri düzenlenmiştir. <br>Bu itibarla, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemeyeceğinden yahut değiştirilemeyeceğinden bu süre içerisinde zamanaşımı savunması yapılmadığı veya bu hakkın yasal süresi içinde kullanılmadığı ya da sonradan kullanılmak istenilip de davacının açık muvafakati yok ise, o hak ve alacak için yasada öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, dava konusu istem bakımından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Her ne kadar ıslah yolu ile savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının istisnası olarak zamanaşımı def’inde bulunabilir ise de; Hukuk Genel Kurulunun  06.04.2011 gün ve 2010/9-629 Esas, 2011/70 Karar sayılı kararı, 12.06.2013 gün ve 2012/10-1633 Esas, 2013/825 Karar sayılı kararı ile 07.06.2017 gün 2016/9-1209Esas, 2017/1705 Karar sayılı kararlarında belirtildiği gibi ancak süresinde davaya cevap verilmesi halinde, zamanaşımı savunmasında bulunmayan davalının bu savunmasını ıslah suretiyle  sonradan ileri sürebileceği, sonradan ıslahla ileri sürmesinde usule aykırı bir yönün bulunmadığı kabul edilmiştir.<br>Somut olayda; dava dilekçesi davalı sigorta şirketine 24/01/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı yanca herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Şu halde kanuni süre içerisinde verilmeyen cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle zamanaşımı def'inde bulunulamayacağından davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M   : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/02/2023 tarih ve 2022/51 Esas, 2023/54 Karar sayılı hükmüne yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harcın mahsubu ile 7.684,91‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf yoluna başvuran davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kararın tebliğ, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde KESİN olmak üzere 04/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>...<br>Üye <br>  e-imzalıdır <br><br>Üye <br>  e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"187b6f6ae9add5b0","SID":"a3a94cf7f91b1a51"}}