{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br><br>T.C.<br>TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1056 <br>KARAR NO\t\t: 2023/726<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/225 - 2022/82 E.K.<br><br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...-\t  <br>DAVALI\t\t: ....\t  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...-\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 13/04/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/04/2023<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 27/07/2018 tarihli sözleşme ve ekli şartnamenin imzalandığını, imzalanan sözleşme ve şartname uyarıcı müvekkiline teslim edilmesi gereken makinenin süresinde teslim edilmediği gibi daha sonrasında teslim edilen makinenin de sözleşmeye ve şartnameye konu edilen makine olmadığını, öte yandan teslim edilen makinenin de sık sık arıza verdiğini, zira davalının tam otomatik ve 8 saatte 700 m² lik üretim yapabilecek nitelikte makineyi  müvekkiline teslim etmesi gerekirken teslim edilen makinenin yarı otomatik ve yarı kapasitede üretim yapma kabiliyeti bulunduğunu, müvekkilinin bu durumu defalarca davalıya ihtar etmesine rağmen davalının müvekkilinin taleplerini sonuçsuz bıraktığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshi ve sözleşme nedeniyle ödenen bedel, nakliye, montaj, işçilik bedellerine karşılık şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihininden işleyen faizi ile müvekkiline iadesine, bunun yanı sıra fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL maddi ve manevi zararın doğum tarihinde işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekli şartname ile daha sonrasında davacının talimatları doğrultusunda yapılan değişikliklere uygun şekilde teslimatı yaptığını, teslim edilen malda herhangi bir eksik ve ayıbın bulunmadığını, öte yandan davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 30.000,00 TL'lik istemin açık artırılması gerektiğini, davacının süresinde ayıp ihtarında da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Davacı tarafından alınmış makinelerin  ayıplı olduğu iddiasıyla maddi manevi tazminat talebine ilişkin işbu dava açılmış ise de; tarafların tacir olduğu, haklarında Türk Ticaret Kanunun uygulanması gerektiği, TTK 23. Madde 3. Fıkrasında \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.\"  hükmünün yer aldığı, satın alınan makinelerin 25.02.2019 tarihinde kurulumunun yapıldığı, ürünün yarı otomatik ve %50 oranında üretim yapan bir makine olduğu iddiasıyla 08.07.2019 tarihinde Ankara 6. Noterliğinin 08505 nolu ihtarnamede ayıp ihbarında bulunulduğu, gizli ayıp olarak değerlendirilecek bu durumun en geç 8 iş günü içerisinde yapılması gerektiği, 4 ay sonrasında ihtarname ile  yapılan ayıp ihbarından kaynaklı talepte bulunulamayacağı hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşılmakla açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.\" şeklindeki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince ayıp ihbarını süresinde ve usulüne uygun şekilde yapıldığını, mahkemece bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, eser sözleşmesine konu makinenin ayıplı olmasından bahisle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi istemiyle uğranılan diğer maddi ve manevi zararların  tazmini  istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>  Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle borç doğuran sözleşmelerden birisi olan ve tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi” hükümlerine değinmek gerekir.<br>  Eser sözleşmesi,  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde;<br>“Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>   Eser sözleşmesi iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.<br>  Türk Hukuk Lûgatında da “eser sözleşmesi” kısaca “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 353).<br>Türk Borçlar Kanunu’nun 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Eser sözleşmesinin yapıldığı anda başlayan özen borcu, işin eksiksiz ve ayıpsız tamamlanmasına kadar devam eder. Hatta, tamamlanan eserin iş sahibine teslim edilene kadar korunması yükümlülüğü de aslında bir özen borcudur. Eserin iş sahibine tesliminden sonra özen borcu, TBK’nın 475. maddesi gereğince “ayıp sebebiyle sorumluluk” şeklinde sonuç sorumluluğuna dönüşmektedir.<br>  Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.<br>Türk Borçlar Kanunu’nun 474 ilâ 478. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. <br>Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir. <br> Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır.<br>Gizli ayıp ise, basit  bir  kontrol ve muayene  ile  tespit  edilemeyen,  eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır.<br>Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. İş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imâl edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, TBK’nın 477/2. maddesine göre eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.<br> Gizli ayıplarla ilgili TBK’nın 474/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir. Ancak TBK’nın 477/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir. <br> Türk Borçlar Kanunu’nda eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde, aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir.<br>Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir.<br> Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2022 tarihli ve 2019/(15)6-6 E., 2022/775 K.;  04.11.2021 tarihli ve 2018/(15)6-1102 E., 2021/1337 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. <br> Öte yandan bilirkişi incelemesi ve bilirkişiden rapor alınması konusuna da değinmekte fayda vardır.<br>Bilirkişi raporu; bilirkişinin, hukukî değerlendirmeleri içermeyecek şekilde davanın çözümlenmesinde gereken teknik konulardaki açıklamalarını içeren mahkemeye sunduğu metindir. Bilirkişi raporu, mahkemenin uyuşmazlığı çözerken kullandığı kanıtlardan biri olup yargıç, bilirkişinin oy ve görüşünü öteki kanıtlarla birlikte serbestçe değerlendirir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 164).<br> Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 266/1. maddesinde bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez” şeklinde düzenlenmiştir.  <br> Aynı Kanun’un 281. maddesinde;<br>“(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.<br>(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.<br>(3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir”  hükmüne yer verilmiştir.<br> Anılan düzenlemeler gereğince mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden (re’sen) bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir.<br> Şu hâlde, bilirkişi raporlarında görülen eksiklik ya da belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması görevi mahkemeye ait olup, mahkemece raporu veren bilirkişilerden HMK’nın 281/2. maddesine göre ek rapor alınabileceği gibi, HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, tekrar inceleme yaptırılarak rapor da alınabilir.<br>Bu açıklamalar uyarınca somut olaya gelindiğinde taraflar arasında \"Beton santralleri, beton parke taşı ve briket imal tesisi ekipmanı yapım işi ve satımı ile yerine montajı, işletmeye hazır hale getirilmesi.\" hususunda sözleşme ilişkisi bulunmakta olup, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle eser sözleşmesi olarak kabulü zorunludur. Yukarıda açıklandığı üzere aksi sözleşmede veya şartnamede kararlaştırılmadıkça ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanıyla ispatı mümkündür. Bu durum karşısında davacının ayıp ihbarının süresinde yapıldığına yönelik olarak delilleri toplanılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. <br>Öte yandan davacı vekili 20/01/2021 tarihli celsede \"davamız ayıba ilişkin olmayıp, sözleşme kapsamında tarafımıza teslim edilmesi gereken makine yerine sözleşmeye aykırı olarak başka bir makinenin tarafımıza gönderilmiş olmasına ilişkindir\" şeklinde beyanda bulunarak davasını sadece davalının taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine aykırı olarak teslimi zorunlu makine yerine başka cins ve vasıftaki makineyi teslim ettiği vakasıyla sınırlandırmıştır. Bu haliyle teslim edilen makinenin sözleşmeye uygun olması durumunda ayıplı olup olmadığı uyuşmazlık konusu yapılmamıştır. Bununla birlikte davacının taraflar arasındaki sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde uygun bir makineyi teslim edip etmediği buna göre ayıp ihbarının süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi  hususunun çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bu yönde bilirkişi raporu alınmaksızın sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan bu durum karşısında davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına dair  aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih ve 2020/225 Esas-2022/82 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harcın DAVACIYA İADESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>...      ...      ...            ... <br>       Başkan-...                      Üye-...                 Üye-...                          Katip-...     <br>        E-imzalı                        E-imzalı                E-imzalı                      E-imzalı<br>\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d133a12f3b1d5eb","SID":"e6ecdbc67216b5df"}}