{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/948 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/464<br><br>DAVA\t: Yargılamanın İadesi<br>DAVA TARİHİ\t: 04/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 28/062024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Yargılamanın iadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davaya ilişkin olarak mahkemenin ....... Esas ..... Karar sayılı ilamına ilişkin şartları oluşan 6100 sayılı HMK'nun 375/1-f ve 375/1-h maddeleri kapsamında yargılamanın iadesi talebi ile davalı şirket yetkilisi ......' ın 08/01/2022 tarihinde vefat etmesi sebebiyle eşi .....'a şirketlerin yönetim idaresi geçtiğini bu sebeple davalı olarak gösterildiğini 02/02/2021 tarihli temlik sözleşmesiyle .....  Taş. İnş. Oto. Gıda  Tur. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden davacı ...... Kuyumculuk A.Ş'ne devir edildiğinden temlik olunan alacağın muhatabı ...... olduğundan huzurdaki davayı ...... tarafından açıldığını mahkemenin ...... Esas sayılı dosyasıda dava dilekçesi ile ...... Lojistik Şirketi' ne ticari ilişki sebebiyle satılan mazot nedeniyle alacaklı bulunduklarını ancak alacaklarının ödenmediğini dava dışı bu şirketin davalı ile aralarındaki ortaklık anlaşmasından kaynaklanan alacağının bulunduğunu ve dava dışı bu şirketin davalıdan 6.560.000,00-TL alacaklarını 12/02/2015 tarihli adi yazılı temlik sözleşmesi ile taraflarına temlik ettiklerini ödenmeyen miktara ilişkin hususun noter aracılığıyla borçlu davalıya bildirildiğinin ancak ödenmediğinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 300.000,00-TL lik kısmının davalıdan alınarak taraflarına verilmesi talepli alacak davasında daha sonra 06/11/2015 tarihli dilekçe ile İİK 177/1 madde gereğince hileli işlemler ile alacağın engellenmesi nedeniyle davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ettiklerini 12/02/2015 tarihli sözleşme ile devir olunan alacağa ilişkin olarak hileli işlemler ile alacağın bulunmadığı yönünde fiktif işlemler yapılarak borç bulunmadığına inandırıldığına çalışıldığı ve bu yönde hukuka aykırı şekilde bilirkişi raporu tanzim edildiği ancak dosya kapsamına sunulan ve İstanbul Adalet Komisyonu yeminli bilirkişisi ...... tarafından düzenlenen raporda da alacağın varlığı subut ettiği ve dosyaya sunulan tablolarla somutlaştırıldığını ancak mahkeme tarafından sunulan rapor ve belgeler dikkate alınmaksızın verilen karar dosya kapsamı ile uyuşmayan bir karar tesis olunduğunu ki daha sonra müteveffanın ölümüyle birlikte gerçekleşen işlemlerle de bu durumun sabit olduğunu ........ ile dava dışı ...... Firması arasındaki ticari ilişkinin ........ tarafından ........ Firmasına borç para verme işlemine yani karz sözleşmesine dayalı olduğu ........ şirketinin ........'den herhangi bir mal veya hizmet alacağı olmamasına rağmen 2.100.000,00-TL tutarlı gerçeğe aykırı şekilde ........ lehine 3 adet senet düzenlendiğinin ve senetlerin Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasıyla takibe konu yapıldığını bulunmayan alacak ile ...... fiktif muhasebe kayıtları ile borçlandırılmasının taraflarına olan borcun ödenmesini engellemek amacıyla olduğunun sabit olduğunu ilk derece mahkemesi huzuruna sunulan 2 raporda da birbirlerinden farklı olduğunun yeminli bilirkişi ........ den alınan rapor ile çelişen 23/07/2019 tarihli raporda dosya kapsamında sunulan belgelere hukuka aykırı şekilde 612.028,84-TL bakiye hesaplandığının ancak ........ tarafından düzenlenen raporda 5.474.966,64-TL alacak hesaplandığının temlik konusu 2.800.000,00-TL tutarlı 3 adet çekin davalı ........ şirketinin ticari defter kaydına geçtiği tarihin 18/10/2014 olduğu temlik sözleşmesinin düzenlendiği tarihten öncesi olduğu temlik tarihinin ise 12/02/2015 olduğu çeklerin iade tarihinin ise 30/11/2015 olduğu bu nedenle 2.800.000-TL tutarlı çekin henüz iade işlemine tabi tutulmadığı, davalı şirketin kayıtlarında bulunduğu bu durumun davalıdan temlik sözleşmesi kapsamında alacak nedeniyle taraflarınca talep haklarının bulunduğunun sabit olduğu ayrıca kararlarda belirtildiği üzere davada taraf olanlardan başka birine yapılan ödemenin yada davada taraf olanlar dışında biriyle yapılan anlaşmanın davadaki tarafa karşı ileri sürülemeyeceğinden yani davalının yalnızca alacağın tahsilini imkansız kılmak amacıyla gerçekleştirdiği işlemlerin tamamen hileli olduğu bu haliyle dosyanın yeniden yargılamayı gerektirdiği ......' ın 04/04/2018 tarihinde mahkeme huzurunda ikrarı ile kesinleşmiş olan alacağın organik bağ içerisinde bulunan ...... ve ...... hakimiyetleri altında ki işletmelerin fiili organı oldukları bu şirketler ve birbirlerinin işlemleri hakkında belirleyici kararlar aldıkları organik bağ içindeki şirketlerin doğrudan sorumlu oldukları mahkemeye sunulan bilirkişi raporu ile sabit olduğu verilen karar ile taraflarının zarar sebebiyle huzurdaki davanın ilgililerinin sorumluluğu bakımından Adalet Bakanlığına ayrıca ihbar olunması gerektiği,  davalılar tarafından hukuka aykırı olarak hak arama özgürlüğü kapsamında derdest olan davaya ilişkin olarak hukuka aykırı şekilde yürütülen yargılama sürecinde taraflarının gerek maddi gerekse manevi zarara sebebiyet verilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın gerekli şartları taşıdğı dolayısıyla kabulünün gerektiği Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas ...... Karar sayılı ilamının hukuka amir yasa hükümlerine aykırılık teşkil ettiği davalı yanın hileli işlemler ile sahte şekilde oluşturulmasına sebebiyet verilen kararda yeterli inceleme ve tespitler yapılmaksızın verilen kararın taraflarınca belirlenen ve sayın mahkemenin resen gözeteceği sebeplerle yargılamanın iadesiyle aradan geçen süre de göz önüne alınarak 2636020,25 ABD DOLARI (6560.000.00-TL TCMB 12/02/2015 Gün Usd/TRY 1 Abd doları 2.4886-TL) güncel tahsil tarihli döviz kuru ile TTK Madde 1530 Kapsamında belirlenecek temerrüt faiz miktarı uygulanarak kabulüne, davanın Adalet Bakanlığına ihbarına ve adalete erişimin engellenmesi gerçeğin perdelenmesiyle öznel bir haktan mahrumiyet adil yargılanma hakkının çiğnenmesinden kaynaklı olarak taraflarına zararın giderilmesi bakımından alacak oranında tazminatın ödenmesine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin harç masraflarla birlikte davalı yan üzerinde tahviline karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>Cevap veren davalılar vekilinin 07/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurda yargılamanın yenilenmesi adı altında ileri sürülen iddialar usulden ve esastan sakat ve gerçek dışı olduğunun, davada arabuluculuk dava şartının sağlanmadığını, harcın noksan olduğunu, derdestlik durumunun sabit olduğunu,  yargılamanın iadesinin süreye tabi olduğunu ve somut olayda süreye uyulmadığının yargılamanın iadesi aynı taraflar arasında istenilebileceğini oysaki iadesi istenen mahkemenin ...... Esas sayılı dava dosyasındaki taraflar ile bu dosyadaki tarafların farklı olduğunun, aynı talep ve sonuç ile ilgili olmak zorunda olduğunu, ...... Esas sayılı dosyasıyla davacının ve seleflerinin hiçbir alacağının olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunun hileli bir davranışın olmadığı ve doğrudan doğruya iflas sebepleri bakımından yapılan inceleme İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin kararı ile de tartışıldığını, davacının istinaf ve temyiz sebeplerinin birebir aynı olduğunu Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 25/04/2023 tarih ...... Esas ..... Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere yargılama ve temyiz incelemesi sırasında incelenen hususlardan bahisle yargılamanın iadesinin talep edilemeyeceği, bu sebeplerle dava şartları noksan bulunan HMK'nun 375. Maddesinde aranan sebep taraf ve konu unsuru bakımından hatalı, süresinde açılmayan, harcı, avansı noksan bulunan, Mahkemenin ...... Esas sayılı dosyasıyla derdest nitelikli davanın usulden reddine, neticede davacının ve seleflerinin alacaklı olmadıklarının kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olması nedeniyle maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı ...... Kuyumculuk A.Ş. vekili tarafından sunulan 28/09/2023 tarihli yargılamanın iadesi talep dilekçesi ekinde 02/02/2021 tarihli temlik sözleşmesinin sunulduğu görülmüştür.<br>Mahkemenin ..... Esas ..... Karar sayılı dosyası incelendiğinde;<br>Davacılarının ...... Taş. İnş. Oto. Gıda. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti,...... Vakfı, davalısının ........ ve Turizm İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş, dava konusunun alacak, dava tarihinin 04/05/2015 olduğu karar tarihinin 18/09/2019 olduğu 04/10/2019 tarihinde gerekçeli kararın yazıldığı ve davacı tarafça davalı şirket hakkında İİK 177/1 Maddeye dayalı doğrudan doğruya iflas kararı verilmesinin talep edildiği ve davanın reddine dair verilen kararın davacılar tarafından İstanbul Bölge Adliyesi mahkemesi nezdinde istinaf konusu yapıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 18/11/2020 tarihli ilamı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği kararın temyiz edilmesi sebebiyle Yargıtay .... Hukuk dairesine gönderildiği yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 30.03.2022 tarih..... Esas ...... Karar sayılı ilamı ile temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verildiği ve mahkemenin ...... Esas sayılı dosyasındaki kararın 30/03/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Dava; Mahkememizin   ...... Esas ...... Karar sayılı dosyasına ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 375/1-f 375/1-h maddeleri uyarınca yargılamanın iadesi  alacak ve tazminat talebine ilişkindir. <br>6100 Sayılı HMK'nun \"Yargılamanın iadesi sebepleri\" başlıklı 375. Maddesinde; \" (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.<br>b)Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde  edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.<br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. <br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\" hükmü düzenlenmiştir. <br> HMK nun 379.(1).maddesi ;\"yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme ,tarafları davet edip dinledikten sonra ,\ttalebin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığını ,\tkaldırılması istenilen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeblerden olup olmadığını,kendiliğinden inceler. Bu koşullardan biri eksik ise  hakim davayı esastan reddeder.\"hükmünü haizdir<br>Tüm dosya kapsamına göre; talep eden tarafça talep dilekçesinde yargılanmanın yenilenmesi sebebi olarak ileri sürülen nedenler incelendiğinde  mahkemenin ...... Esas sayılı dosyasından verilen davanın reddine dair karar İstinaf edildiğinde bilirkişi ........ tarafından düzenlenen raporun bir suretininde sunulduğu ve hileli işlemlere ilişkin iddianın istinaf ve  temyiz incelemesinde de iddia edildiği ancak mahkeme ilamının onandığı ,HMK 375/2 madde uyarınca ...... Esas sayılı dosyasında rapor hazırlayan bilirkişilere yönünden yargılama yapıldığı ve karar olduğu yani bilirkişilerin hazırladığı rapor bakımından kasten gerçeğe aykırı beyanda bulundukları kesinleşmiş mahkeme kararının olduğu hususu davacı tarafından iddia edilmediği ve dosyaya sunulmadığı bu hali ile  yargılamanın iadesinin  koşulların dosyada olmadığı, Mahkemenin ..... Esas sayılı dosyada davalının ........ ve Turizm İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş, olduğu yargılamanın iadesi talebinin sadece bu davalıya karşı açılması gerekirken talep dilekçesinde üçüncü kişilerin de gösterildiği,   yargılamanın iadesi sebepleri ilgili kanun maddesinde sınırlı olarak sayıldığı için bu sebeplerin kıyas ya da yorum yolu ile genişletilmesinin de mümkün olmadığı, yargılamanın iadesi talebi ile birlikte talep edilen alacak , tazminat talepleri ve davanın ihbarı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1- \tDavanın REDDİNE<br>2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu harçtan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile 157,75 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,<br>5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, <br>\tDair davacı şirket yetkilisi ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu  açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2024   <br><br><br>Başkan .......<br> e-imzalıdır<br>Üye .....<br>e-imzalıdır <br>Üye .....<br>e-imzalıdır <br>Katip .......<br> e-imzalıdır <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c023fcd35afd144","SID":"f5ee1e8143b4278f"}}