{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>TRABZON <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1051 <br>KARAR NO\t\t: 2023/681<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...            (...)<br>ÜYE\t\t: ...                 (...)<br>KATİP\t\t: ...                (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/538-2022/112 E.K.<br><br>DAVACI\t\t: ... -  ...\t\t  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...\t\t<br>DAVALI\t\t: ... -  ...<br>\t\t  ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>\t\t  ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 05/04/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/04/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... ile 02.04.2003 tarihinden beri evli olduğunu, evlilik birliğinin devamı sırasında dava dışı eşin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında dava dışı ...'un alacaklı, ...'nin borçlu olduğu senet uyarınca kefil olduğunu, bu nedenle müvekkilinin eşi aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/35091 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, takip uyarınca konulan hacizlerin müvekkilini ve ailesini zor duruma soktuğunu, TBK'nun 584. maddesi uyarınca takip dayanağı senette yer alan kefaletin, eş rızası bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek icra dosyasına dayanak 05.04.2017 tanzim, 05.08.2017 vade tarihli senetteki kefaletin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı senedin bono niteliği taşıdığını, senet üzerinde yer alan davacının eşine ait imzasının kefalet değil aval hükmünde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Görevsizlik kararı sonrası mahkememize gönderilen ve yukarıda ki esas numarası alan mahkememiz dosyası bankacı bilirkişiye tevdii edilerek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi ... tarafından sunulan 02/12/2021 tarihli raporda özet olarak; \"...dava konusu emre muharrer senedin, bono (kambiyo senedi) niteliğinde olduğu, Türk Ticaret Kanununa göre; alacaklısı davalı ...,  borçlusu dava dışı ... olan 05.04.2017 düzenlenme tarihli, 05.08.2017 ödeme vadeli   senedin önyüzünde kefil ibaresi ile atılı bulunan davacının eşi olan ...’a ait olduğu davacı tarafça kabul edilen imzanın, senedin düzenleyicisi için verilmiş aval niteliğinde olduğu, aval niteliğinde olması nedeniyle de 6098 sayılı Türk Borçlar kanununun 584. Maddesinde düzenlenen eşin rızasına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı, (Yargıtay Genel Kurulu Görüşü), icra dosyası dosya içerisinde mevcut olmamakla birlikte; davalının eşi olan ...’ın, dava konusu senet ile ilgili olarak alacaklısı ...... tarafından başlatılan icra takibinde, Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/35091 Esas dosyasında, senet bedeli olan anapara 55.000,00 TL'nin 7 taksitte ödenmesi noktasında borçlu sıfatıyla  dava dışı ... ile birlikte taahhütte bulunduğu ve davacı alacaklı ...   tarafından da faizden feragat edilerek, borçluların taahhüdü olan ödeme planının kabul edildiğine dair  dair beyanda bulunulmuş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş olan belgeden tespitle, dava konusu edilen, eş rızası olmayan bonodan kaynaklı olarak davalının alacağının, (faiz ve feriler  ile icra takip aşamasında varsa yapılmış  mahsup edilecek ödemeler hariç) 55.000,00 TL (anapara ) olduğu...\" sonuç ve kanaatini içerir raporunu sunmuştur. <br>Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ olunmuştur. <br>Dava, dava konusu bono üzerinde yer alan avalin eş rızası bulunmaması nedeniyle iptali istemine ilişkindir. <br>Davacı bonodaki eşinin imzasına rızası bulunmadığı ve işlemin iptali istemi ile iş bu davayı açmış ise de; aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere eş rızasının kefalette söz konusu olduğu, aval olarak imza atan eşin rızasına ihtiyaç bulunmadığı, davacının eşinin bonodaki imzadan kaynaklı sorumlu olacağı değerlendirilmekle açılmış bulunan davanın reddine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmesinin isabetsiz olduğu gibi Anayasa Mahkemesince verilen 26.12.2013 tarihli 2013/57 Esas-2013/162 Karar sayılı ilamına aykırı şekilde karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, dava konusu bono üzerinde yer alan avalin eş rızası bulunmaması nedeniyle iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davanın kambiyo senedine dayalı olduğu gözetildiğinde mahkemenin davaya bakma hususunda görevli olmasına, davacının dava dışı eşi tarafından aval veren sıfatıyla imzalanan 05.08.2017 vadeli 55.000,00 TL bedelli bonoda yer alan eşi ...'a ait imzanın TBK'nun 584 ve 603. maddeleri uyarınca eş rızası bulunmadığı gerekçesiyle geçersiz olduğundan bahisle dava açmış olmasına, Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulunun 20.04.2018 tarih 2017/4 Esas-2018/5 Karar sayılı ilamında  kefalette eşin rızasına ilişkin TBK'nun 584. maddesindeki düzenlemenin aynı kanunun 603. maddesi uyarınca avalde uygulanmasının gerekmediğinin belirtilmesine, bu haliyle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.02.2022 tarih ve 2021/538 Esas, 2022/112 Karar sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin alınan harcın mahsubuyla bakiye 99,20-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 05/04/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalıdır. <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"512bd2d04e0e4077","SID":"d94575ec1e9e89b4"}}