{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C.<br>TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1050 <br>KARAR NO\t\t: 2023/641<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t:     (...)<br>KATİP\t\t:     (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/448 - 2021/503 E.K.<br><br>DAVACILAR\t\t: 1- <br>\t\t 2-<br>VEKİLİ\t\t: Av. <br>DAVALI\t\t: <br>VEKİLİ\t\t: Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 03.04.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03.04.2023<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketler ortak girişimi ile davalı kurum arasında düzenlenen 2010 yılı 11 aylık özel güvenlik hizmet alımı konulu sözleşmeye göre personelin ücret ve sigorta primlerinin yüklenici davacı tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini, hal böyle iken usul ve yasaya aykırı olarak davalı tarafından davacı tarafça idareye verilen hizmetin bedeli olan har edişlerden 25.10.2008 tarihli Kamu İhale Genel Tebliği doğrultusunda %5'lik sigorta prim kesintisi yapıldığını, bu nedenle usulsüz olarak yapılan kesintilere kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür. <br><br><br>CEVAP :  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın davalı kuruma değil teşvikten yaralandıracak olan hazineye yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiği  görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 30.589,90 TL'nin 20/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, görevsiz mahkemece aldırılmış olan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, yüklenicinin faydalandığı %5'lik indirimin hak edişinden kesilmesi işleminin 4734 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında öngördüğü şekilde bu parayı ilkinde maliyet olarak ihaleyle işi aldığı idareden ikincisinde ise hazeneden mükerrer olarak iki defa alınmasının engellenmesi olduğunu, yüklenici firmanın %5'lik indirimden yararlanması halinde bu tutarın alacağı hak edişinden kesilmesi gerektiğinin açık olduğunu, hazinece davacıya destek verildiğini, davaya konu kesintinin yapılmamasının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilirken yapılan kesintilere kesinti tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, haksız olduğu iddia edilen kesintinin istirdadı istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosya kapsamında davalı tarafından davacı ortaklığın hakedişinden SGk prim kesintilerinin yapıldığı, bu kesintilerin %5'lik kısmının 30.589,90 TL olduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık davalı tarafından %5'lik kısma ilişkin kesinti yapılıp yapılmaması gerektiği noktasında toplanmaktadır.<br>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81.maddesine eklenerek 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren (ı) bendinde \"bu kanunun 4'üncü  maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır.\" hükmüne yer verilerek sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik amacıyla belirtilen vasıfları haiz özel sektör işverenlerinin sigorta prim oranının %5'lik kısmının Hazinece karşılanması kararlaştırılmıştır. Keza, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından çıkartılarak 13.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 2008/93 sayılı Genelgede de işveren payına düşen sigorta prim tutarlarının %5'lik kısmının hangi esas ve usuller çerçevesinde Hazine tarafından ödeneceği belirlenip, teşvikten sadece özel sektör işverenlerinin yararlanabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Taraflar arasında yapılan dava konusu hizmet alım sözleşmesi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri kapsamında düzenlenmiş olup, sözleşme taraflarından davacı yüklenicinin özel sektör işvereni konumunda olduğu kuşkusuzdur. Davacı yüklenici 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimleri tazmine konu edilen idareden almamış olup, Hazine'nin sağladığı katkıdan yararlanmıştır. Yapılan bu işlem sözleşmede geçen fiyat farkı ödemesi olmadığı gibi, davalı idareden aldığı sözleşme bedeline ek bir talep de değildir. Sadece sigorta ödemelerinde Devletin sağladığı bir ek katkıdır. Kendi sorumluluklarını yerine getirerek hak kazanılan bu katkının davalı idareye geçirilmesinin kabulüne olanak bulunmamaktadır<br> Sonuç olarak, özel sektör işverenlerine Yasa ile hak tanınan prim indirimine ilişkin düzenlemeye uygun düşmeyen davalı işleminin hukuka uygun olduğu söylenemez (Yargıtay 3.HD 2020/7251 E, 2020/4985 K; Yargıtay 13.HD 2019/363 E, 2020/3340 K).<br>Bu açıklamalar karşısında davacının yararlanması gereken indirimin davalı tarafından kesinti ile alındığı, bu haliyle davalıya husumet yöneltilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan rapordaki hesaplamaların somut olayla uyumlu ve denetime elverişli olduğu, mahkemece bu rapora dayanılarak hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Davacının istinaf sebepleri incelendiğinde; davalının 20/08/2015 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, TBK'nın 117/2 hükmü gereğince bu tarihten itibaren faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak davalının tacir olduğu (Yargıtay 23.HD 2015/1543 E, 2015/8520 K), tacirin borçlarının ticari olduğu dikkate alındığında mahkemece avans faizine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Bu sebeple davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun faiz türü yönünden kabul edilmesi gerekmiştir.<br>Yapılan değerlendirmeler neticesinde davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden verilen kararda hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine; davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden verilen kararda faiz türünün hatalı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama gerekmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 hükmü gereğince sadece faiz türü değiştirilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M   : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2)Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin katılma yoluyla istinaf itirazlarının KABULÜ ile, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.11.2021 tarih ve 2021/448 Esas, 2021/503 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 hükmü gereğince KALDIRILMASINA,<br>3)Kaldırılan hükmün yerine;<br>\"3.a)Açılmış bulunan  davanın KABULÜ ile, 30.589,90 TL'nin 20/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,<br>3.b)Alınması gereken 2.089,60 TL karar ve ilam harcının peşin ve ıslahla alınan (44,40+505,33) toplam 549,73 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.539,87 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, <br>3.c)Davacı tarafından yatırılan başvuru, peşin ve tamamlama harcı toplamı olan 594,13 TL'nin davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE, <br>3.d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 4.588,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE, <br>3.e)Davacıların yapmış olduğu yargılama gideri toplamı olan 752,35 TL'nin davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE, <br>3.f)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA,<br>3.g)Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACILARA İADESİNE,\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan harçtan davalı tarafça peşin olarak yatırılan harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.566,59‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>6-İstinaf başvurusu sırasında peşin ödenen harcın talep halinde davacılara İADESİNE,<br>7-İstinaf sebebiyle davacı tarafından yapılan 231,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,<br>8-Kararın tebliğ, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerinin mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 362. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye ...<br>  e-imzalı<br>...<br>Üye ...<br>  e-imzalı<br>...<br>Katip ...<br>e-imzalı <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97b667cb821e5a8a","SID":"1206b88e379f7bc3"}}