{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>TRABZON <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/941 <br>KARAR NO\t\t: 2023/658<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...            (...)<br>ÜYE\t\t: ...                 (...)<br>KATİP\t\t: ...               (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/332-2021/737 E.K.<br><br>DAVACI\t\t: \t\t  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALILAR\t\t: 1-... - ...<br>\t \t2-... - ...<br>\t \t3-... - ...<br>\t \t4-... - ...<br>\t \t5-... - ...<br>\t \t6-... - ...<br>\t \t7-... - ...<br>\t \t8-... - ...\t  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>\t \t 9-<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 04/04/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/04/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili arasında yapı denetim hizmet sözleşmeleri imzalandığını, sözleşme uyarınca yapı denetim hizmetinin davalılara verildiğini, verilen hizmete binaen 2 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/25238 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin davalıların haksız ve kötü niyetli itirazları uyarınca durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ....... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalılar arasında 24.07.2011 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilince müteahhitliği yapılacak inşaat işinin yapı denetiminin yapılması amacıyla davacı şirketle sözleşmeler imzalandığını, sözleşme bedellerine istinaden davacı şirkete ait bir kısım borçların müvekkil şirketçe ödendiğini, bunun yanı sıra yapılan inşaattan bir adet bağımsız bölümün davacı şirkete devredildiğini, bu haliyle müvekkilinin bakiye bir borcunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, davalılar vekili duruşmalardaki beyanında özetle davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Dava konusu uyuşmazlığın; davacı tarafından Trabzon İcra Dairesi'nin 2017/25238 E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı davalı taraflarınca yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi bulunduğu, takip konusu alacağın bu sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedellerine dair alacağın tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece öncelikle, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm belgeler ve Ortahisar Belediye Başkanlığı'ndan ilgili evraklar dosyaya kazandırılmış olup akabinde dosyamız bilirkişi incelemesi için alanında uzman bilirkişiye tevdii edilerek; tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle dava konusu yapı denetim hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalılardan alacağının olup olmadığı hususlarında rapor tanzimi istenilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen nihai ek rapora göre;  davacının Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/25238 esas sayılı dosyasındaki 22/08/2017 tarihli takip emrine esas hak edişlerin fatura karşılığı tahakkuku sonucunda 24/08/2016 tarihi itibariyle mevcut arsa sahiplerinden 57.163,75.-TL asıl alacak, 1.168,21.-TL işlemiş faiz olmak üzere 58.331,96.-TL olarak talep edebileceğini, takip emrinde fazla talebin yer aldığını,  174 ada 6 parselde 192 hissedarla ilgili arsa payı karşılığı olarak takip ve dava yapılmadığını, takip ve dava konusu yapılmış olması halinde payları oranında yapılan hesaplamada 36.207,08.-TL asıl alacak, 748,52.-TL işlemiş faiz olmak üzere 36.955,59.- TL miktarından sorumlu ve borçlu olacağını, davacı ......... Tic. Ltd. Şti'nin takip ve dava konusu yapılan 6 davalının 24/08/2016 tarihi itibariyle 174 ada 6 parselde arsa payı bulunduğunu, arsa paylarına göre 20.956,67.-TL asıl alacak, 419,69.-TL işlemiş faiz olmak üzere 21.376,37.-TL takip emrine esas davacı ..... Ltd. Şti'ye borçları olduğunu, davalılardan ....., ..., ...'in 174 ada 6 parselde 24/08/2016 tarihinde arsa payı bulunmadığından takip emrindeki borç ve faizinden sorumlu ve borçlu olmadıklarını belirtmiştir. Mahkemece alınan kök ve ek raporların denetime açık ve hukuka uygun olduğu dikkate alınarak hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, dava konusu alacak davalı tarafından belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçelerle <br>1-Davanın KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ  ile Trabzın İcra Müdürlüğünün 2017/25238 esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 20.956,67 TL asıl alacak 419,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.376,36 TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair  istemin REDDİNE.<br>Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE.<br>Davalılar vekillerinin kötü niyet tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından REDDİNE karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ...... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde belirtildiği üzere yapılan hizmet bedelinin müvekkilince davacıya ödendiğini, alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilmediğinin belirtildiğini, bu haliyle davacının alacağını ispat edemediğini, öte yandan reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Diğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin talep edilen alacak uyarınca herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda ......., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, varsa dava konusu alacağın sorumlusunun diğer davalı şirket olduğunu, mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde de isabet bulunmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, yapı denetim hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu doğrultuda bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br> Ancak mahkemece sadece SMMM bilirkişiden rapor alınmak suretiyle uyuşmazlığın esasına ilişkin karar verilmiş olup uyuşmazlığın niteliği ve bilirkişinin uzmanlığı gözetildiğinde alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira uyuşmazlığın çözümü yönünden yapı denetim hizmet sözleşmesinin niteliğinin ne olduğu, bu sözleşmenin taraflarının kimler olacağı, sözleşme uyarınca tarafların edimlerini ne suretle yerine getireceği hususlarının ortaya konulması, ortaya konulan bu hususlar dahilinde uyuşmazlığın değerlendirilmesi gereklidir. Bununla birlikte salt muhasebeci bilirkişiden tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle alınan rapor uyarınca sonuca gidilemeyeceği gibi dava ve takibe konu edilen faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilmemiş olmasının uyuşmazlığın çözümü bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ibraz edilen sözleşmeler uyarınca hizmetin ifa edilip edilmediği, ifa edilmiş ise ifa edilen hizmet uyarınca davacının ne miktarda alacak talep edebileceği ve bu alacağı kimden ne miktarda talep edebileceği noktasındadır. <br>O halde mahkemece yapılması gereken iş; aralarında yapı denetim sözleşmeleri bakımından uzman bilirkişiler ile muhasebeci bilirkişinin yer alacağı bilirkişi heyetinden yapı denetim hizmet sözleşmesinin niteliği, tarafları, bu sözleşme uyarınca tarafların hak ve borçlarının ne olduğu, sözleşme uyarınca talep edilecek alacakların muacceliyeti bakımından ayrıntılı izahatlar içerir bilirkişi raporu alınmak suretiyle uyuşmazlık konusu alacak yönünden tarafların varsa sorumlu oldukları alacak miktarlarının takip talebinde belirtilen alacak miktarları ile karşılaştırılmak suretiyle bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuç uyarınca bir karar verilmesinden ibarettir.<br>Açıklanan bu durum karşısında davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına dair  aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.11.2021 tarih ve 2021/332 Esas-2021/737 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harcın DAVALILARA İADESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 04/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalıdır. <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efad6e5f99478d52","SID":"47c222f1462a63a6"}}