{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>TRABZON <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/678 <br>KARAR NO\t\t: 2023/442<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/509-2021/764 E.K.<br><br>ASIL VE BİRLEŞEN <br>DOSYADA DAVACILAR\t: 1- . \t\t<br>\t\t  2- <br>VEKİLİ\t\t: Av. <br>ASIL VE BİRLEŞEN <br>DOSYA DAVALISI \t: <br>VEKİLİ\t\t: Av. <br>ASIL DOSYA<br>İHBAR OLUNANLARI\t: 1-<br>\t\t  2-<br>BİRLEŞEN DOSYA \t: Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/368 Esas Sayılı <br>\t\t   Dosyası <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/03/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı asıl ve birleşen dosyanın davalısı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>DAVA:<br>Asıl ve birleşen dosyanın davacıları vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava dışı ........ Şirketinden 30.11.2017 vadeli alacağı bulunduğunu, davalıyla yapmış olduğu faktoring sözleşmesi uyarınca söz konusu alacağını ve bu alacak uyarınca verilen 30.11.2017 keşide tarihli çeki davalıya devrettiğini, diğer müvekkili ........'ın çekte aval veren konumunda bulunduğunu, faktoring sözleşmesi uyarınca kullanılan kredinin davalıya ödenmesi akabinde çekin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, ne var ki davalı yanca çekin iade edilmediğini, daha sonrasında bu çekin dava dışı üçüncü kişilerin eline geçtiğini, bu kişilerce müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, bu nedenle müvekkillerinin çek bedeli kadar zarara uğradığını ileri sürerek çek bedeli olan 120.000,00 TL'nin haksız haciz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Asıl ve birleşen dosyanın davacıları vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesinde belirtmiş olduğu olayları tekrar etmekle birlikte müvekkillerine iadesi gereken çekin dava dışı üçüncü kişilerin eline geçtiğini, bu nedenle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/449 D. İş Esas-2019/449 D. İş Karar sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz nedeniyle müvekkillerinin ticari itibarının zedelenmesinden kaynaklı manevi zarara uğrandığını ileri sürerek 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız haciz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP:<br>Asıl ve birleşen dosyanın davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin ....... firması aracılığıyla 01.11.2018 tarihinde davacı şirketin muhasebecisi ......'a iade edildiğini, bu haliyle davacıların iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Tüm dosya kapsamında yapılan yargılama faaliyetleri, uzman bilirkişilerden alınan raporlar ve dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket tarafından 120.000,00 TL bedelli çekin davalı şirkete ciro edildiği, sonrasında ise çek bedelinin davalı şirkete haricen ödenerek çekin geri istendiği, davalı şirketin dava konusu çek bedelini davacıdan haricen tahsil etmiş olmasına rağmen çeki davacıya değil dava dışı bir şahsa verdiği iddiası ile çek bedeli kadar maddi tazminat ve birleşen dosya kapsamında haksız hacizden kaynaklı 100.000,00 TL tutarlı manevi tazminat istemi ile görülmekte olan davaları açmıştır.<br> Davacı şirketin, dava konusu çeki ciro ederek ve belirli bir iskonto karşılığında davalı şirketten kredi kullandığı, sonrasında ise davalı şirketin talebi üzerine davacı şirket tarafından dava konusu çekin bedelinin davalı şirkete haricen ödenerek çekin geri istendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf davalı şirket tarafından davacıdan çek bedeli tahsil edilen çekin davacı şirkete iade edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı şirket, çek bedeli ödenmiş olmasına rağmen dava konusu çekin davalı şirket tarafından kendilerine iade edilmediğini iddia etmekte; davalı şirket ise çek bedelini tahsil ettikleri çeki dava dışı ........ isimli kargo şirketinin \"EI448031\" irsaliye numaralı, \"0130191448031304818\" kargo numaralı gönderisi ile 01/11/2018 tarihinde davacı şirket çalışanı ........ isimli kişiye teslim ettiklerini savunmaktadır. <br>Davalı şirket; dava konusu olup, davacı şirket tarafından önce kendilerine ciro edilen ve sonrasında ise bedeli haricen ödenerek davacı şirkete iadesi gereken çek bedelinin haricen ödendiğini  kabul ettiği için, davamızda çekin davacıya iade edildiğinin ispatı yükü davalı tarafa düşmektedir, zira davacı şirket bedelini haricen ödedikleri çekin kendilerine iade edilmediğini, dava dışı bir kişiye verildiğini iddia etmektedir. Yani davanın sonucu dava konusu olup bedeli davalı şirket tarafından haricen  tahsil edilen çekin davacıya iade edildiğinin davalı tarafça ispat edilip edilememesine göre şekillenecektir.<br> Bu kapsamda önce davalı şirket savunmasında belirtilen, dava dışı ....... isimli kargo şirketinin \"EI448031\" irsaliye numaralı, \"0130191448031304818\" kargo numaralı gönderisine dair belgeler celp edilmiş ve incelendiğinde davalı savunmasında belirtildiği gibi .... isimli kişiye teslim edildiği görülmüş ise de; gönderilen kargo fişi incelendiğinde bu gönderi içeriğinin 120.000,00 TL bedelli dava konusu çek olduğunun anlaşılamadığı, gönderi içeriğinin ne olduğunun kargo fişinde belirtilmediği görülmüş ve söz konusu kargo içeriğinin dava konusu çekin dışında herhangi bir şey de olabileceği karşısında davalının dava konusu çeki davacı şirkete teslim ettiğinin bu kargo fişi ile ispat edilemediği değerlendirilmiştir. Ayrıca aynı kargo firmasından çek gibi kıymetli evrak teslimatı yapıp yapmadıkları da sorulmuş ve 01/12/2020 havale tarihli müzekkere cevaplarından 5584 sayılı Posta Kanunu ve sair mevzuat gereğince kıymetli evrak taşımasının PTT tekelinde olduğu, özel kargo şirketlerinin çek nakliyesi yapmalarının yasak olduğu belirtilmiştir. Hal böyle iken tacir olan ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan davalı şirketin 120.000,00 TL gibi yüksek meblağlı bir çeki sigorta dahi ettirmeden ve yasalara aykırı şekilde, alelade bir eşya imiş gibi kargo şirketi ile göndermesi hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gibi ortaya çıkabilecek olumsuzluklar karşısında da sorumlu olacağı değerlendirilmiştir. <br>Ayrıca tarafların ticari defter ve kayıtları celp edilerek konusunda uzman SMMM bilirkişilere incelettirilmiş ve her ne kadar davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında dava konusu çekin davacıya iade edildiği kaydedilmiş ise de bu kaydın davacı taraf ticari defter ve kayıtları ile tasdik edilmediği, bu nedenle HMK 222/3 maddesi uyarınca davalı şirketin ticari defterlerinin kendisi lehine delil olamayacağı anlaşılmıştır.<br>Yapılan bu açıklama ve değerlendirmeler ışığında davalı şirketin dava konusu çeki davacıya iade ettiği savunmasının ispat edilemediği kabul edilmiştir. Maddi tazminat davasının kabulü için gerekli olan bir diğer yasal unsur ise zarardır. Yani dava konusu çekin davacıya iade edilmemesi sebebi ile davacının bir zararının doğmuş olması gereklidir. Dava konusu çek fotokopisi incelendiğinde davacının bu çekin keşidecisi değil lehtarı olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile davalı şirket dava konusu çeki davacıya iade etmeyerek davacının çek keşidecisine müracaat ederek çek bedelini keşideciden tahsil edebilme hak ve imkanını yok etmiştir. Bu nedenle davacının çek bedeli kadar maddi zararının oluştuğu açık olup maddi tazminat davasının çek bedeli olan 120.000,00 TL üzerinden kabulü gerekmiştir. <br>Birleşen dosya kapsamındaki davacıların manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde ise; dava konusu çekin davacıya iade edilmeyerek dava dışı kişilerin eline geçmesi ve bu kişilerin, Mahkememizin 2019/449 D. İş İhtiyati Haciz dava dosyası ile davacılar hakkında ihtiyati haciz kararı aldırması, Trabzon İcra Müdürlüğünün 2019/28918 Esas sayılı takip dosyası ile davacılar aleyhinde ihtiyati haciz kararının tatbik edilmesi sebebi ile davacıların manevi şahsiyetlerinin ve ticari itibarlarının zarar gördüğü kabul edilerek, tarafların sosyo ekonomik durumları ve zarar gören ticari itibarları, dava konusu olayın yaşandığı tarih itibariyle paranın satın alma gücü dikkate alınmak sureti ile manevi tazminat davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı........için 10.000,00 TL, davacı .... Sanayi Ticaret Limited Şirketi için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız haczin başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçelerle<br>1-Asıl davanın KABULÜ ile; 120.000,00 TL'nin haksız haczin başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE, <br>2-Birleşen 2021/368 Esas sayılı dosya kapsamında görülen davanın KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile; davacı ............. için 10.000,00 TL, davacı ......... Sanayi Ticaret Limited Şirketi için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız haczin başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Asıl ve birleşen dosyanın davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince adrese teslim olacak şekilde dava konusu çekin davacı şirketin çalışanına teslim edildiğini, bu haliyle çekin iade edilmediğine ilişkin iddiaların yersiz olduğunu, öte yandan davacıların ihtiyati haciz nedeniyle uğramış olduğu herhangi bir zararın bulunmadığını, bunun yanı sıra olay nedeniyle müvekkilince yapılan şikayet doğrultusunda keşideci şirketin yetkilisi .........tarafından verilen ifade de çekin bizzat davacı şirketten devralındığının belirtildiğini, mahkemece bu husus gözetilmeden ve soruşturma dosyasının akıbeti beklenmeden karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Somut olayda taraflar arasındaki faktoring sözleşmesi doğrultusunda ......... Limited Şirketince keşide edilen lehtarının davacı şirket olduğu çekin davalı şirkete devredildiği, sözleşme uyarınca alınan kredi borcunun davalıya ödenmesi akabinde çekin iadesinin gerektiği sabittir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise çekin lehtar olan davacı şirkete iade edilip edilmediği noktasında toplanmakta olup esasen asıl davada talep edilen maddi tazminatın dayanağı çekin iade edilmemesi nedeniyle keşideciye rücu hakkının ortadan kalkması nedeniyle oluştuğu belirtilen zarar miktarından ibarettir. <br>Davanın lehtar şirket ve gerçek kişi aval veren tarafından açıldığı gözetilmekle bu doğrultuda her iki davacı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Bu kapsamda davacı  ........ yönünden yapılan değerlendirmede; <br>Davaya konu çekin ön yüzüne......... yazılmak suretiyle imzalandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 818/1. maddesinin (g) bendinde yer alan atıf ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 701. maddesi, “(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.(4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır” hükmünü içermektedir. Dava konusu çekin ön yüzüne davacı ......... tarafından atılan imza aval hükmünde olup kimin için verildiği belirtilmediğinden keşideci için verildiğinin kabulü gereklidir. <br>Bu haliyle davacı ........'ın çek nedeniyle sorumluluğu keşideci olan dava dışı şirket ile aynı olup esasen çekin iade edilmemesine rücuya bağlı olarak bir hak kaybı söz konusu olamaz. Bunun yanı sıra dosya içerisinde bulunan Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/449 D. İş Esas-Karar sayılı kararın incelenmesinde bu davacı yönünden verilmiş bir ihtiyati haciz kararı da bulunmadığı görülmektedir. Kaldı ki olsa bile aval veren olarak çek bedelinden her halükarda sorumlu olacağı da tartışmasızdır. Açıklanan bu durum karşısında davacı .........yönünden maddi ve manevi tazminatın koşullarından olan zarar unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeksizin hatalı hukuki değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Davacı şirket yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Davacı şirket çekin lehtarı olup çekin kendisine iade edilmesi halinde çek bedelini keşideci sıfatına haiz dava dışı şirketten tahsil etme hakkına haiz olacaktır. Öte yandan dosya kapsamında yer alan Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/449 D. İş sayılı dosyasından çekin dava dışı üçüncü kişilerin eline geçmiş olması sebebiyle davacı şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinden kaynaklı olarak davacı şirketin itibarının zedeleneceği de tartışmasızdır. <br>Ancak davalı şirket vekilince dava konusu çekin davacı şirkete iade edildiği, davacı şirket tarafından da bedeli ödenmek suretiyle keşideci şirkete devredildiği, bu aşama sonrasında keşide tarihi değiştirilip paraflanmak suretiyle yeniden tedavüle sokulduğu iddiasında bulunulmuş olup bu hususta delil babında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/15620 Soruşturma nolu dosyasında keşideci şirket yetkilisi .......'nun vermiş olduğu beyana dayanılmıştır. Nitekim belirtilen soruşturma dosyasında ...... tarafından verilen 18.09.2020 tarihli beyanda aynen \"Ömsa İnşaat isimli firma bana aittir, 2019 yılında .......... isimli firmadan mal aldık ve bunların karşılığında çek verdik, daha sonra bu çeklerin ödenmesini havale ile yapıp çeki iade aldık, istenmesi halinde havale yaptığımıza dair banka çıktılarını savcılığa sunabilirim, bu iade aldığımız çeki cirolayarak başka bir firmaya verdik, bu çekle alakalı .......... isimli firmaya herhangi bir borcumuz yoktur\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Bu durum karşısında dava dışı ..........'nun beyanlarında geçen çekin dava konusu çek olduğunun anlaşılması halinde (Yani çekin davalı tarafından davacı şirkete iade edilmesi, iade sonrasında keşideci şirkete devredilmesi durumunda) davacı şirketin maddi ya da manevi zarara uğradığından söz etme olanağı bulunmamaktadır. <br>O halde mahkemece yapılması gereken iş; bahsi geçen soruşturma dosyası getirtilerek dava konusu çekin dava dışı ..........'nun beyanında geçen çek olup olmadığının araştırılması, aynı çek olduğunun tespiti halinde beyanlarda geçtiği üzere çek bedelinin lehtar davacıya ödendiğinin tespiti önem arz edeceğinden soruşturma dosyasının akıbeti beklenerek hasıl olacak sonuç uyarınca bir karar verilmesinden ibarettir.<br>Açıklanan bu durum karşısında asıl ve birleşen dosyanın davalısı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl ve birleşen dosyanın davalısı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2021 tarih ve 2019/509 Esas, 2021/764 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunun kabulü nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın DAVALIYA İADESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 07/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır.<br><br>Üye<br> e-imzalıdır.<br><br>Üye<br> e-imzalıdır.<br><br>Katip<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7cbb194c5433613a","SID":"2f623e583a81db7d"}}