{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>TRABZON <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2023/191 <br>KARAR NO\t: 2023/352<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/284-2022/621 E.K.<br><br>ASIL DOSYA VE <br>BİRLEŞEN DOSYA <br>DAVACISI \t\t: <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. \t\t<br>ASIL DOSYA VE <br>BİRLEŞEN DOSYA <br>DAVALISI \t\t: 1-\t\t  <br>VEKİLİ\t\t: Av. <br>BİRLEŞEN DOSYA <br>DAVALILARI\t \t: 2-\t\t  <br>\t\t  3-\t\t  <br>\t\t  4-                                           <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit-İstirdat<br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/02/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>DAVA:<br>Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu .........Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi ile davalı bankanın Çayeli Şubesi arasında 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, ne var ki kefaletin şekil şartlarına aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu, davalı bankanın kredi ilişkisinin teminatı amacıyla bono aldığını, söz konusu bononun müvekkilince ............ Adi Ortaklığı kaşesi altında aval veren sıfatıyla imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek müvekkilline ihtarda bulunduğunu, müvekkilinin ticari kredi ve itibarını kaybedeceği düşüncesiyle 21.02.2018 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin gecikmiş ve gelecek kredi taksitlerini düzenli olarak ödemeye başladığını,  davalı bankanın teminat olarak aldığı boş senedi doldurarak Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/23059 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibine konu ettiğini ve almış olduğu ihtiyati haciz kararına binaen müvekkilinin mal varlığına ihtiyati haciz koyduğunu, tüm bu olaylar neticesinde müvekkilinin borcun tamamını ve ferilerini davalı bankaya ödemek zorunda kaldığını, başlangıçtan beri müvekkilinin adi-şahsi kefalet iradesinin bulunduğunu, buna rağmen müteselsil kefalet hükümlerinin uygulanmak istendiğini, öte yandan kredinin kredi garanti fonu teminatında bulunmasına rağmen davalının bu yönde işlem yapmadığını ileri sürerek müvekkilinin kefalet sözleşmeleri ile bu krediye teminat olarak düzenlenen ve davalı bankaya verilen 8.000.000,00 TL meblağlı senet uyarınca borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla birlikte müvekkilinin taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ve bu krediye teminat olarak verilen senet uyarınca borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın müvekkilinden haksız yere tahsil ettiği 3.098.121,69 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkiline iadesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde alacaklı bankanın borçlu ve kefil aleyhine yapacağı her türlü yasal takip ve güvencelerin paraya çevrilmesi sonucu eksik kalan alacağı tutarı üzerinden TBK'nun adi-şahsi kefalet hükümlerine göre müvekkilinin payına düşen miktarın dışında kalan fazla olarak tahsil edilen paranın ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, davalı banka yönünden istirdat talebinin kabul edilmemesi halinde müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 3.098.121,69 TL'nin sebepsiz zenginleşme ve rücu hükümlerine göre davalı asıl borçlu şirketten tahsiline, bu talebin kabul edilmemesi halinde kredi kefalet sözleşmeleri ile teminat senedinde imzaları bulunan davalılar ..............'in her birinden kefil olarak sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP:<br>Asıl ve birleşen dosyanın davalısı ................ A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kefaletin geçersizliğine ilişkin iddialarının yersiz olduğunu, borçluların kesin borç ikrarını havi olarak asıl borçlu şirketin kredi borcunun defaten kapatılmasını için müvekkiline bono verdiklerini, söz konusu bononun teminat senedi olmayıp ödeme aracı olduğunu ve kredi borcunun defaten kapatılması amacıyla düzenlendiğini, avalde eş rızasının aranmayacağını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara da iştirak etmemişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Davalı banka tarafından, dava dışı ............. Pazarlama San. Tic.ith. İhr. Ltd. Şti.'ye, aralarında akdedilen 13/11/2013 Tarihli 4.000.000,00 TL Tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi ile 26/01/2015 tarihli 10.000.000,00 TL Tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi kapsamında krediler kullandırıldığı, bu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile dava dışı  ..... ve davacı  ........nın imzaladığı, dava dışı ...........  Nakliye Pazarlama San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti'ne kullandırılan krediler geri ödenmediğinden davalı banka tarafından kredi hesapları kat edilerek borçlulara, Beşiktaş 17. Noterliği aracılığıyla 14/02/2018 tarihli, 20519 yevmiye Nolu Hesap Kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarname ile kredi borçlusu firma ve kefillerine 09/02/2018 tarihi itibariyle 2.479.018,51 TL nakit borç bakiyesinin faiz ve ferileriyle birlikte ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bir gün içerisinde ödenmesi hususunun ihtar edildiği, belirtilen süre içerisinde ihtara konu borcun davalı bankaya ödenmediği, ihtarnameye konu borç ile dava dışı .......... Pazarlama San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti tarafından keşide edilen diğer kambiyo borçlularının da  aval veren sıfatıyla imzaladıkları ve dava konusu kredi borcuna mahsuben, yani kredi borcunun ödenmesine yönelik davalı banka emrine keşide edilen 08/07/2016 tanzim, 13/02/2018 vade tarihli 8.000.000,00 TL Tutarlı dava konusu bononun ödenmemesi üzerine Mahkememize ait 2018/259 D. İş. nolu dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı ile Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/23059 Esas Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davacı tarafından avalisti olduğu senet borcuna yönelik olarak davalı bankaya 3.098.121,69 TL ödeme yapıldığı ve asıl ve birleşen dosyalar kapsamında görülen davaların açıldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br>Davacı asıl ve birleşen dosyalardaki iddialarını; kefalet belgelerindeki imza kendisine ait ise de kefalet tarihi ve kefalet miktarına ilişkin el yazılarının kendisine ait olmaması ve kefalette eş rızasının bulunmaması nedeni ile kefaletin geçerli olmadığına, (dava konusu 8.000.000,00 TL tutarlı bono yönünden) davalı bankanın davacı aleyhinde kefaletten kaynaklı borcuna yönelik yasal takip başlatarak davacının ticari itibarına zarar vereceği endişesi ile imzaladığı bononun gabin nedeni ile geçersiz olduğu, ayrıca söz konusu bonoda davacının aval veren sıfatı ile senet ön yüzünde imzası bulunsa da eş rızası olmadığı için bu avalin geçerli olmadığı, dava konusu bononun teminat senedi olduğu ve dava konusu olan bu bononun açığa imza atılmak sureti ile tanzim edilmiş olması sebebi ile geçersiz olduğu hususlarına dayandırmıştır.<br>Davacı tarafından asıl dava konusu edilen kefalet belgesindeki kefalet tarihi ve kefalet miktarına dair el yazılarının davacı eli ürünü olmadığına yönelik iddiaları, TBK 583/1 maddesi uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet tarihi ve miktarının kefilin el yazısı ile yazılmış olması şartlarına bağlı bulunması kuralı ile birlikte değerlendirilerek, kefalet belgesindeki kefalet tarihi ve miktarının davacı tarafından el yazısı ile yazılıp yazılmadığı hususunda yazı incelemesi yaptırılmış ve Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Kurulu 28/06/2022 tarih ve 27695533-101.02.2022/86425/5344/5284 sayılı raporundan, dava konusu kefalet belgesinde yer alan kefalet tarihi ve miktarına dair yazıların davacı ...........'nın eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Bu durum karşısında dava konusu kefalet belgesinde yer alan kefalet tarihi ve miktarı davacı el yazısı ile yazılmadığı için kefaletin davacı yönünden TBK 583/1 maddesi uyarınca geçeli olmadığı, davacının bu kefaletten kaynaklı olarak davalı bankaya borçlu bulunmadığı sonucuna ulaşılarak asıl davadaki kefaletten kaynaklı menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Dava konusu olan 8.000.000,0 TL bedelli bono yönünden ise; davacı bu senette aval veren konumunda olmasına rağmen avalinin, eş rızası bulunmaması nedeni ile geçersiz olduğunu, senedin açığa imza atılarak oluşturulduğunu, teminat senedi olduğunu ve bu senedin düzenlenmesinin gabin oluşturduğunu iddia ederek senetten kaynaklı bir borcunun da bulunmadığını iddia etmiş ise de; bilindiği üzere açığa imza atmak sureti ile tanzim edilen senetler hukuken geçersiz olmayıp, senette boş bırakılan kısımlar doldurularak senet normal bir senet gibi kullanılabilmekte, senette borçlu sıfatı ile imzası bulunanlar ancak, senetteki boşlukların tarafların iradesine aykırı şekilde doldurulduğunu ileri sürüp bu iddialarını yazılı delillerle ispat edebilmektedir (Yargıtay 19. H.D., 2019/341 E - 2020/1368 K.). Somut olayımızda davacı dava konusu senette boş bırakılmış olup sonradan davalı banka tarafından iradelerine aykırı şekilde doldurulduğunu iddia ettikleri hususlara dair yazılı delil sunamayarak bu yöndeki iddialarını ispat edememiştir. Yine davacı tarafından dava konusu senedin kredi borcunun teminatı olarak tanzim edildiğini, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek senedin geçersizliği iddiasında bulunmuş ise de; yerleşik Yargıtay uygulamalarında da yer bulduğu üzere teminat senedi iddiasının senet üzerinde veya ayrı bir belgede yazılı olarak ispat edilmesi gerekmekte olup, davacı tarafça senedin teminat senedi olduğu iddiası da yazılı delille ispat edilememiştir, ayrıca tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu bu senedin teminat amacıyla değil ödeme (borçtan mahsup) amacıyla verildiği görülmektedir. Davacı tarafından bu senede istinaden yapılan ödemeler karşısında davalı bankanın alacağını davacıya temlik etmiş olması da bu durumun ayrı bir göstergesi durumundadır. Davacı dava konusu senedin geçersizliğine ilişkin iddialarını senedi aval veren sıfatı ile imzalamış olmasına rağmen eş rızası bulunmaması hususunu da dayandırmış ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-1135 E - 2017/1012 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi avalin geçerli olabilmesi için aval verenin eş rızası gerekmemektedir. Bu nedenle davacının eşinin rızasının bulunmaması dava konusu senetten dolayı aval veren sıfatına sahip davacının borcunu ortadan kaldırmayacaktır. Son olarak davacının davasına dayanak yaptığı bir diğer husus ise gabindir. Davacı sırf ticari itibarını korumak için 8.000.000,00 TL gibi, davacı için dahi çok yüksek meblağlı bir bonoya aval verdiğini ve bu durumun gabin olduğunu iddia etmiş ise de; senet miktarının oldukça yüksek olması ile davacının korumaya çalıştığı menfaati (ticari itibarı) kıyaslandığında somut olayda gabinin varlığından söz etmek mümkün değildir. Bu nedenlerle her ne kadar davacı geçersiz kefaletten kaynaklı borçtan sorumlu değil ise de; davacı yönünden geçerli bulunan senetten dolayı aval veren sıfatı ile senet miktarınca borçtan sorumlu bulunmuş ve asıl davadaki, dava konusu senede karşı açmış olduğu menfi tespit davasının reddi gerekmiştir. Birleşen dosya yönünden ise davacı davasını öncelikle davalı bankaya karşı, bu talebi kabul edilmez ise asıl borçlu şirkete karşı ve bu talebi de kabul edilmez ise kendisi ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu diğer kefillere karşı terditli olarak açmıştır. Yine davacı, birleşen davada davalı şirkete ödediği 3.098.121,69 TL'nin istirdadı ile birlikte asıl davada da dava konusu ettiği menfi tespit taleplerinde bulunmuş olup, davalı bankaya karşı menfi tespit talepleri derdestlik nedeni ile tefrik edilerek reddedilmiştir. Birleşen davada davalı bankaya karşı birincil talebi olan istirdat talebi ayrıntısı az evvel açıklandığı üzere senetten kaynaklı borçtan davalının da sorumlu olması sebebi ile reddedilmiştir. Bununla birlikte davacının ikincil talebi asıl borçlu şirketin borcu için kredi veren bankaya ödediği bedel yönünden asıl borçlu şirkete karşı açtığı alacak davası olup, her ne kadar bu borçtan bankaya karşı davacı da aval veren sıfatı ile sorumlu ise de asıl borçlu keşideci şirket olup ödenen borç dava dışı asıl borçlu ....................San. Tic.ith. İhr. Ltd. Şti.'dir, bu nedenle ikincil talep yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Davacının ikincil talebi kabul edildiği için diğer kefillere karşı açtığı terditli talebi hakkında bir karar vermeye yer olmadığı anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\" şeklindeki gerekçelerle<br>1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>Davanın  KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile;<br>A)Davacının dava dışı asıl borçlu ........... Paz. San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilere istinaden verdiği 26/01/2015 tarihli kefaletin TBK 583/1 maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla, bu kefalete istinaden açılan davanın KABULÜ ile; davacının dava konusu kefaletten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, <br>B)Davacının verdiği dava konusu 08/07/2016 tanzim 13/02/2018 vade tarihli 8.000.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı menfi tespit ve senet iptali davasının REDDİNE, <br>2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;<br>A)Davacının davalı ....... aleyhine açtığı istirdat davasının REDDİNE, <br>B)Davacının, davalı asıl borçlu ........ Ltd. Şti. Aleyhinde açtığı sebepsiz zenginleşme ve rücu davasının KABULÜ ile; davacının davalı asıl borçlu........ San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.'nin keşidecisi (davacının avalisti) olduğu 8.000.000,00 TL bedelli senet nedeni ile ....... ödediği 3.098.121,69 TL'nin davalı asıl borçlu........... Ltd. Şti.'den alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>C)Diğer davalılar aleyhindeki davanın terditli talep olması ve bu taleplerden öncelikli olan davalı asıl borçlu ............ Ltd. Şti. Aleyhindeki davanın KABUL edilmiş olması nedeni ile bu davalılar hakkında hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde senedin kredi borcunun defaten kapatılması için verildiğini kabul ettiğini, buna rağmen banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, dava konusu senedin teminat senedi mahiyetinde olduğunu, mahkemece aksinin kabulünde isabet bulunmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Asıl ve birleşen dava menfi tespit-istirdat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının kredi sözleşmesine kefaletinin geçersiz olduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Öte yandan her ne kadar davacı vekilince Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/23059 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan bononun teminat senedi olmadığına yönelik mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>İcra takibine konu bonoda davacının aval veren sıfatıyla imzasının .........Ortaklığı kaşesi altında olduğu sabit olup TBK'nun 638/son maddesinde yer alan \"Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmü doğrultusunda davacının aval veren sıfatıyla takibe dayanak bono uyarınca sorumluluğuna gidilebilecek olup avalde eş rızası da aranmaz. <br>Ancak  davalı vekilince takibe dayanak senedin kredi borcunun defaten kapatılmasını teminen verildiği belirtilmekle bu haliyle kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesinden ayrılarak senet ile dava dışı asıl borçlu Kotiloğlu..... Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredi arasında illiyet bağı tesis edilmiştir.<br> Bu haliyle davalı banka takip dayanağı senet uyarınca ancak ve ancak asıl borçlu şirketin kredi borcu miktarı kadar alacak talebinde bulunabilecektir. Bu itibarla asıl borçlu şirketin takip tarihi itibariyle davalı bankaya kredi sözleşmesi uyarınca ne miktarda borçlu olduğunun belirlenmesi gereklidir.<br> Öte yandan davacı tarafça asıl borçlu şirketin borçlarına istinaden davalı bankaya değişik tarihlerde toplamda 3.098.121,69 TL ödeme yapıldığı da dosya kapsamıyla sabittir. Ne var ki yapılan ödemeler doğrudan doğruya icra dosyasına yapılmadığı gibi bu ödemelerin asıl borçlu şirketin borcundan ne oranda mahsup edileceğine ilişkin bir değerlendirme de yapılmamıştır. Zira davacı vekilince ileri sürülen iddialardan biri de senet uyarınca tahsil edilebilecek miktarın üzerinde davalıya haricen ödeme yapıldığıdır. <br>O halde mahkemece yapılması gereken iş; Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/23059 Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senedin asıl borçlu şirketin kredi borcunun defaten kapatılması amacıyla verildiği gözetilerek, bu senet uyarınca davacıdan ancak ve ancak asıl borçlu şirketin kredi borcu miktarınca (Yani asıl borçlu şirketin kredi sözleşmesi uyarınca davalı bankaya ne kadar ödeme yapması gerekiyor ise o miktar kadar) tahsilat yapılabileceğinin kabulüyle, davacı tarafından davalı bankaya takip öncesinde yapılan ödemeler de dikkate alınarak, takip tarihi itibariyle asıl borçlu şirketten kredi borcuna istinaden ne miktarda alacak talep edilebileceğinin tespiti, takip sonrasında davacı tarafından davalı bankaya haricen yapılan ödemeler gözetildiğinde (Ödemelerin icra dosyasına yapılması halindeki gibi) asıl borçlu şirketin borcunun ne miktar ödeme ile sona ereceğinin  (İcra harç ve giderleri ile vekalet ücretleri dahil olmak üzere) belirlenmesi, bu haliyle senet uyarınca davacıdan en fazla ne miktarda tahsilat yapılabileceğinin ortaya konulması için ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınması, alınacak rapor uyarınca davacıdan fazla tahsilat yapıldığının tespiti halinde bu miktarın istirdadına karar verilmesinden ibarettir.<br>Açıklanan bu durum karşısında asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2022 tarih ve 2021/284 Esas, 2022/621 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunun kabulü nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın DAVACIYA İADESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için davacı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır.<br><br>Üye<br> e-imzalıdır.<br><br>Üye<br> e-imzalıdır.<br><br>Katip<br>e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c947c2cfb37f52b","SID":"f41b7e98c3a2304d"}}