{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C.<br>TRABZON<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/560 <br>KARAR NO\t: 2023/341<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...            (...)<br>ÜYE\t\t: ...                 (...)<br>KATİP\t\t: ...               (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/501-2021/761 E.K.<br><br>DAVACI\t\t: <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...\t\t  <br>DAVALI\t\t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/02/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin faturaya dayalı alacağı uyarınca davalı aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünün 2019/19538 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, söz konusu takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı uyarınca durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yersiz olduğunu, davalı şirket yetkilisi olan ....'ın şirket hesaplarında haciz olması sebebiyle faturaya konu alacakların şirket hesabı yerine kendisine ödenmesini talep ettiğini, bu doğrultuda davalı şirket yetkilisine ödeme yapıldığını, davacıya herhangi bir borcunun da kalmadığını, bu hususun Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/856 Esas sayılı dosyasında şirket yetkilisi .......'ın ifadeleriyle sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen faturaya ilişkin olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması gerekmiş olup bu minvalde HMK 222  maddesi uyarınca tarafların ticari defter ve belgelerin mahkemeye ibrazı sağlandıktan sonra mahkememiz dosyası, dava konusu faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan herhangi bir alacak bulunup bulunmadığı bulunuyor ise miktarı hususunda, ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzimi istenilmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 06/11/2020 havale tarihli raporda belirtildiği üzere; davacının ticari kayıtlarında 01/19/2019 tarihli Vakıf Bank ödemesi olarak 21.830,00 TL nin cari hesaptan düşülmüş olduğu ve beyan edilen ödemeyi kapsadığı, davacının kayıtlarında 03/12/2018 tarihinde davacı tarafından ödenen 1.766,95 TL ödeme kaydı yer almış olmakla davacının davalıdan 34.265,05 TL alacak bakiyesi olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin işbu rapora faiz başlangıç tarihi yönünden  itirazı üzerine dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişiye tevdii edilerek ek rapor aldırılmış; düzenlenen 08/02/2021 havale tarihli ek raporda davaya konu faturalarda ödeme vadesi belirtilmediği, BK 117 maddesine göre işlemiş faiz talep edemeyeceği, yine TTK 1530 maddesine göre  de \"sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemez ise ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer\" hükmü uyarınca davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği, belirtilmiştir. <br>Yukarıda anılan bilirkişi raporu tespitleri doğrultusunda davacının davalı ile olan ticari ilişkisinden kaynaklı olarak Trabzon İcra Müdürlüğünün 2019/19538 Esas sayılı icra takip dosyasındaki alacak talebinin 34.265,05 TL'lik alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varılmış, ve bu sebeple davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm  tesis olunmuştur.\" şeklindeki gerekçelerle <br>1-Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2019/19538 Esas sayılı takip dosyası kapsamında yapılan itirazın 34.265,05 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE. Takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA. Fazlaya dair istemin REDDİNE. <br>2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin dava konusu asıl alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın (34.265,05 TL) %20'si tutarında tazminatın davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisi ......'ın Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/856 Esas-2019/717 Karar sayılı dava dosyasındaki beyanları gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.  <br>Somut olayda davalı vekilince dava ve takibe konu alacakların davalı şirket yetkilisine ödendiği, bu hususun ceza mahkemesi huzurunda ikrar edildiği savunulmuştur. Dosya kapsamına getirtilen ticaret sicil kayıtlarından davacı şirketin temsilcisinin ..... olduğu, aksi karar alınıncaya kadar şirketi münferiden temsile yetkili bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/856 Esas sayılı dava dosyasında davacı şirket yetkilisi .... tanık sıfatıyla vermiş olduğu beyanında \"Müşteki (bu davanın davalısı) ve sanık iş ortağımdır. Beraber orman işleri yaptık, en son benim büromda hesabı çıkarttık, zaten hesabı Hüdeyda tutuyordu, Hüdeyda ve benim alacaklarım çıktı, hakedişler yatırılınca ben alacağımı aldım, ancak müşteki, sanığın alacağını geciktirmeye başladı...\" şeklinde beyanlarda bulunduğu görülmüştür. Davacı şirket yetkilisi .....'ın gerek mahkeme huzurunda gerekse kolluk aşamasında verdiği ifadelerinden davacı şirket ile davalı arasında iş ilişkisi bulunduğu, söz konusu faturaların da bu ilişki uyarınca düzenlendiği, davacı şirket yetkilisinin \"Hakedişler yatırılınca ben alacağımı aldım\" yönündeki beyanlarının davacı şirket yönünden de bağlayıcı olacağı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan bu durum karşısında davacı şirket yetkilisinin ceza yargılaması sırasındaki ikrar mahiyetindeki beyanları gözetildiğinde açılan davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.11.2021 tarih ve 2019/501 Esas, 2021/761 Karar Sayılı kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a)Davacının davasının REDDİNE,<br>b)Davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,<br>c)Alınması gereken 179,90 TL harcın mahsubu ile fazlaca alınan 617,25 TL'nin talep halinde DAVACIYA İADESİNE,<br>ç)Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 10.560,34 TL'nin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE.<br>d)Davanın 6235 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olması ve arabulucuya başvurulması sebebiyle arabulucu ücreti hazineden ödendiğinden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 632 sayılı Kanun'un 18/A-13 maddesi uyarınca davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>e)Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>f)Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACIYA İADESİNE\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin alınan harcın DAVALIYA İADESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan BVH 220,70-TL, posta gideri 88,60 TL toplamı 309,30-TL'nin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından bu aşama için davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansına yönelik işlemlerin mahal mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362-(1)/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21/02/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1835bb371a3f43b5","SID":"e0d4f3e356dd670f"}}