{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C.<br>TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/749 <br>KARAR NO\t: 2023/78<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/117 - 2021/720 E.K.<br><br>DAVACILAR\t\t: 1<br>\t\t2-<br>VEKİLİ\t\t: Av. <br>DAVALI\t\t: <br>VEKİLİ\t\t: Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 13/01/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/01/2023<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ                     :<br>DAVA                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacıların evladı ve desteği olan ........'ün 23/06/2008 tarihinde sürücüsü olduğu ......... plakalı araç ile yaptığı tek taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, müteveffanın ölümüne sebebiyet veren aracın kaza tarihinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (trafik sigortası) olmadığını, kaza yapan aracın trafik sigortası mevcut olmadığından destekten yoksun kalan 3. şahıs davacıların maruz kaldığı zararlardan tazmininden yasa ve mevzuat gereği ......... sorumlu olduğunu, kazada vefat eden murisin desteğini kaybeden davacıların yaşadığı ve yaşayacağı acıyı tarif etmenin mümkün olmadığını, iaşe, beslenme, barınma, sağlık gibi yaşamak ve hayatta kalmak için gerekli tüm ihtiyaçlarının karşılanmasında vefat eden desteklerinden yardım alan ve bu desteğe muhtaç olan davacıların destekten yoksun kalma zararına maruz kaldıklarını, tüm bu nedenlerle davacılar için 3.000,00'er TL belirsiz alacak-destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br><br>CEVAP\t:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  usule ilişkin itirazlarında dava öncesinde davalı şirkete yazılı başvuruda bulunulmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar geçerli trafik sigorta poliçesi olup olmadığının tespiti gerektiğini, güvence hesabı tarafından davacılara tazminat ödemesi yapıldığı takdirde davacıların müteveffanın mirasçısı olması nedeniyle yapılan ödeme oranında davalı kurum tarafından kendilerine rücu edileceğini, davaya konu kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, SGK'dan davacılara rücuya tabi ödenmiş veya ödenen tazminat miktarının tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep ettikleri görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"İstinaf sonrası 2021 asgari ücret üzerinden aktif dönem tazminat hesabının yapılması için bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından 14/07/2021 tarihli rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporunda özetle;  \"...'ün vefatı nedeniyle annesi ......... için destekten yoksun kalma tazminatının 53.692,04 TL olduğu, baba ........ için destekten yoksun kalma tazminatının 46.307,96 TL olduğu...\" sonuç ve kanaatini içerir rapor sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuştur. Davacılar vekili tarafından talep artırım dilekçesi sunulduğu, örneğinin davalı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.  Açılmış olan dava destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. Davacıların oğlu müteveffanın ........ plakalı aracı ile 23/06/2008 tarihinde yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu müteveffa desteğinden yoksun kaldığından tazminat talebinde bulunduğu, kaza tarihinde .......plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafınca sigortalandığı, aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda davacı anne ..........'ün 53.692,04 TL, davacı baba........'ün 46.307,96 TL tazminat bedeline hak kazandığının belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime açık karar vermeye elverişli olduğu, hesaplama yönteminin de doğru olduğu dikkate alınarak\" gerekçeleriyle Açılmış bulunan davanın KABULÜ ile davacı ......... için 53.692,04 TL, davacı ......... için 46.307,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ       :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili kuruma herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> I)Zamanaşımı, borcu kendiliğinden ve yalnız başına sona erdiren bir neden olmayıp hak düşürücü sürelerden farklı olarak, zamanaşımı süresinin dolmasıyla hak ve alacak ortadan kalkmamakta, var olan bir hakkın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırmaktadır. Bunun sonucu olarak da, mahkemece resen göz önünde tutulamayacağı gibi taraflarca yasada öngörülen süre ve usul içerisinde ileri sürülmesi zorunludur. Zamanaşımı savunması ileri sürüldüğü takdirde mahkemece işin esasına girilip inceleme yapılması mümkün olmamakla birlikte, zamanaşımı savunması ileri sürülmedikçe de istem konusu olan hak ortadan kalkmadığından işin esası hakkında inceleme yapılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır.<br> Buna karşılık, 6100 sayılı HMK'nın \"İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi \" başlıklı 141/1. maddesinde “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.” hükmü ile 141/2. maddesinde \"İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.\" hükümleri düzenlenmiştir. <br>Somut olayda davalı vekili tarafından süresi içerisinde verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>II)6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.(3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir.<br>Yerleşik yargı içtihatlarında KTK'nun 97. maddesinde öngörülen dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olduğu yani hak sahibi tarafından başvuru yapılmadan dava açılsa bile yargılama aşamasında süre verilerek başvuru şartının yerine getirilmesinin sağlanabileceği tartışmasızdır. <br>Somut uyuşmazlıkta davacının yargılama sırasında davalı .........'na başvuruda bulunduğunun dosya içerisinde bulunan belgelerden anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.<br>Yapılan değerlendirmeler neticesinde ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusun HMK'nın 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2021 tarih, 2021/117 Esas, 2021/720 Karar sayılı karına yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 6.831,00 TL harçtan istinaf başvurusu sırasında alınan 1.707,75 TL peşin harcın mahsubu ile 5.123,25 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından bu aşama için davalı aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kararın tebliği, kesinleştirme, gider/delil avansı iadesi ve harç tahsile ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362-(1)/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/01/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>      Başkan-                 Üye-                     Üye-                       Katip-<br>      E-imzalı                 E-imzalı                E-imzalı                E-imzalı<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32a8e7170f0455dc","SID":"4461b2e72250cb81"}}