{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">               T.C.                               <br>TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/2220 <br>KARAR NO\t: 2022/1829<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t                             : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/643 - 2021/397 E.K.<br><br>DAVACI\t                              : <br>VEKİLİ\t                              : <br>DAVALILAR\t                              : 1 - <br>VEKİLİ\t                              : <br>\t                              : 2 -<br>VEKİLİ\t                              : Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 09/12/2022<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/12/2022<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>DAVA                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin 28/06/2018 tarihinde satın aldığı  Volvo marka ...... plakalı  aracın, satın alındığı günden beri defalarca sağ ön tarafından, sol kapıdan ses gelmesi, anormal gürültü ve aynı minvaldeki şikayetlerle davalı ......  Tic. A.Ş.'ne ait yetkili servise getirildiğini ancak  müvekkilinin şikayetinin giderilmediğini, aracın davalı .......  Tic. A.Ş.'ne ait yetkili serviste toplamda yaklaşık 2 aya yakın süre kadar kalmışsa da bunun çok küçük bir kısmında ikame araç tahsis edildiğini beyan ederek  dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve ikame araç tahsis edilmeyen müvekkili şirketin aracını kullanamamasından doğan zararının hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür. <br>CEVAP                                 :  <br>Davalı ........ A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili firmaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin  davanın muhatabı olmadığını,  aracı firma olduğunu, diğer davalı üretici ....... Ltd. Şti.'den almış olduğu araçları sattığını, araçta alırken mevcut olmayıp, sonradan meydana geldiği iddia edilen hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, TK. 23. madde de düzenlenen ayıp ihbar süresini riayet edilmediğini, davacının kanunda belirtilen süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmayarak malı kabul ettiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda, davacının taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir  çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olmadığını, onarım neticesinde değer kaybı oluşturacak bir aksaklığında söz konusu olmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım şeklinde kullandığını, davacının faiz talebinin de kabul edilemez olduğunu, davacının lehine faize hükmedilecek ise davacının da aracından, kullandığı süre boyunca elde etmiş olduğu menfaati iade etmesinin de zorunlu olduğunu, davanın reddine  karar verilmesini talep ettiği  görülmüştür.<br>Davalı ......... Oto. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle;  ; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davacıya ait aracın 06/09/2018 tarihinde 6.449 km’deyken aracın sol kapısından ses gelme şikayeti ile servise giriş yaptığını, servis girişindeki ses şikayeti ile ilgili, gerek yetkili servis gerekse de müvekkili şirket teknik ekipleri tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve aracın sağ kapısından geldiği tespit edilen ses ile ilgili arızanın giderilmesi amacıyla aracın sağ ön salıncak aksamının değiştirildiğini, değişim işleminin akabinde davacı ile birlikte yapılan yol testinde ise sesin kaybolduğunun kendisi tarafından da teyit edilerek aracın 01/10/2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının kendilerine arızanın devam ettiğini bildirdiğini, otomobilin incelenmesi için İstanbul’dan Trabzon’a giderek aracın incelediğini, davacı tarafından araca runflat (patlamayan) lastik takılmış olduğunun tespit edildiğini, Runflat lastik kullanımı için otomobil süspansiyon sisteminin bu lastiklere göre dizayn edilmesi gerektiğini, runflat lastiklerin, klasik lastiklere göre çok sert yapıda olduğu için patlasa dahi sürüş yapmaya izin verecek sertlikte olduğunu, fakat ...... markası olarak müvekkili şirket hiçbir modelinde runflat lastik kullanmamakta ve kullanımını da teknik olarak uygun görmediğini, bu lastik tipinin sert yapısı gereği uygun olmayan otomobillerin süspansiyonunda bazı sorunlara yol açabildiğini, davacı tarafın araç için uygun olmamasına rağmen müvekkili şirkete danışmaksızın aracına söz konusu lastikleri taktırdığını, aracın arızalanmasına bizzat kendi kusuru ile sebep olduğunu, müvekkili şirketin iyiniyetli ve sorumluluklarına uygun davranmak suretiyle,  davacı tarafından, aracın garanti süresi boyunca talep edilmiş olan gerekli tüm işlemleri eksiksiz bir şekilde gerçekleştirdiğini, davacının tüm taleplerinin yasal düzenlemelere ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde ayıp ihbarında bulunulmamış olması sebebiyle reddine, davanın esastan reddine,  karar verilmesini talep etmiştir. <br>talep ettiği  görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Somut olayda davacı 3 defa ayıp şikayeti ile servise başvurarak ücretsiz onarım hakkını kullanmış ve diğer seçimlik haklarından feragat etmiştir, yani ayıplı aracını ücretsiz olarak yetkili serviste onartmıştır. Bu noktadan sonra davacının aracın ayıpsız mili ile değişimini talep edebilmesinin tek yolu son servis işlemlerinden sonra araçtaki ayıbın tekrarlaması veya farklı bir ayıbın ortaya çıkmasıdır. Tam bu noktada ispat külfetine değinmek gerekmektedir. TMK 6 maddesi uyarınca herkes iddiasını ispat etmek zorunda olup somut olayda davacı aracın ayıplı olduğunu iddia ettiğine göre, son servis işleminden sonra araçtaki ayıbın devam ettiğini veya araçta farklı bir ayıbın ortaya çıktığını ispat etmelidir. Oysa buna rağmen, tacir olan ve basiretli tacir gibi davranmak yükümlülüğü altında bulunan davacı, araç üzerinde delil tespiti veya davamız kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırarak araçtaki ayıbın devam ettiğini ispat etmeden dava konusu aracı 3. bir kişiye satmış ve bilirkişi incelemesi yapılmak istendiğinde dava konusu aracı hazır edememiştir. Mahkememizce dava konusu araca ilişkin araç atış sözleşmesi getirtilerek aracın ayıplı olması nedeni ile ayıpsız misline göre daha ucuza atılıp satılmadığı kontrol edilerek bir kanaat edinilmeye çalışılmış ise de (kanımızca daha düşük vergi ödemek için) aracın raiç bedelinin yarısından dahi ucuza satılmış gibi gösterildiği görülmüş ve buradan da aracın ayıplı olup olmadığı konusunda kanaat edinilememiştir.<br>Özetlemek gerekirse ayıba karşı tekeffül hükümlerine gidilebilmesi için öncelikle davacının daha önceki ücretsiz onarım haklarını kullandıktan sonra aracın halen ayıplı olduğunu ispat etmesi gerekmekte olup, aracın 3. kişilere satılmış olması nedeni ile bu husus ispat edilememiş ve sübut bulmayan davanın her bir davalı yönünden ayrı ayrı reddine\" karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ       :<br>Davacı istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece delillerinin değerlendirilmediğini, araçtaki kronik arızaların giderilmediğini, son servis işleminden sonra bile araçtaki arızanın devam ettiğini, araçtaki son servis işleminden sonra ayıbın devam edip etmediğinini ispatlanamadığından bahisle davanın reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını, araç mahrumiyeti tazminatı taleplerinin değerlendirilmediğini, bununla ilgili hüküm kurulmadığını, verilen kararın hükmedilen vekalet ücreti yönünden de hatalı olduğunu, araç bedeli üzerinden karşı vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, ayıp iddiasına dayalı misli ile değişim veya bedel indirimine ilişkindir.  istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Seçimlik borç kavramı TBK m. 87’de düzenlenmiştir. Seçimlik borç, birden çok edimin söz konusu olduğu durumlarda, edimlerden birinin ifasının yeterli olduğu hallerdir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227.maddesinde ise; satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, seçimlik haklardan ancak birini kullanabileceği belirtildikten sonra satılanın ayıplı olması durumunda alıcının sahip olduğu seçimlik haklar; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlenmiştir. Bu seçimlik haklar dışında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı ise saklıdır. Bu haklar kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının misli ile değişim olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacı tarafından yapılan ıslah hukuki sonuç doğurmaz. (Y. 13. HD., E. 2008/1735 K. 2008/7867 T. 5.6.2008) <br>Somut olayda davacının aracın misli ile değişiminin talep edildiği ıslah ile seçimlik hakkın değiştirilerek araçta bedel indirimine dönüştürüldüğü görülmektedir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılan ıslah işleminin hukuken sonuç doğurmadığı, davacı tarafça satışa konu araçta iddia edilen ayıpların giderilip giderilmediğinin araç üzerinde keşif yapılamadığından tespit edilemediği, mahkemece aracın keşif için hazır edilmesi için 7. celsede kesin süre verilmesine rağmen aracın hazır edilmediği bu nedenle davanın mevcut deliline göre ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesi ve dava değeri üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 hüküm gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin Trabzon  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve 2018/643 Esas, 2021/397 Karar sayılı hükmüne yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.346,00 TL'den 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 2.265,30 TL'nin talep halinde davacıya İADESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer OLMADIĞINA,<br>5-İİK'nun 36/5 maddesi gereğince istinaf aşamasında davacı tarafından tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın kararın niteliği gereğince davacıya İADESİNE YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın tebliğ, kesinleştirme, harç ve gider/delil avansı iadesine ilişkin işlemlerinin mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362-(1)/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>  Başkan-                   Üye-                    Üye-                       Katip-     <br> E-imzalı                     E-imzalı              E-imzalı                E-imzalı<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5a37a1e795d8541","SID":"afbe46112f033a1c"}}