{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    \t <br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t        <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA  <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t            GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: /<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACILAR \t: 1- ... - ... ...<br>\t\t 2- ... - ... ...<br>\t  3- ... - ... ...<br>\t  4- ... - ... ...<br>\t  5- ... - ... ...<br>\t  6- ... - ... <br>\t  7- ... - ...<br>\t  8- ... - ... ...<br>\t  9- ... - ... ...<br>\t  10- ... - ... ...<br>\t  11- ... - ... ...<br>\t  12- ... - ... ...<br>\t  13- ... - ... ...<br>\t  14- ... - ... ...<br>\t  15- ... - ... ...<br>\t  16- ... - ... ...<br>\t  17- ... - ... ...<br>\t  18- ... - .<br>\t  19- ... - ... ...<br>\t  20- ... - ... ...<br>\t  21- ... - ... ...<br>\t  22- ... - ... ...<br>\t\t 23- ... - ... ...<br>\t  24- ... - ... ...<br>\t  25- ... - ... ...<br>\t  26- ... - ... ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - <br>DAVALI \t: ... -  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 03/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/06/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları olduğunu, kooperatifin genel kurul toplantısının 26/12/2021 tarihinde yapılmış olmakla birlikte yapılan genel kurul toplantısının kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu için genel kurulun ve genel kurulda görüşülen gündem maddelerinin iptali edilmesi gerektiğini, genel kurula çağrının kooperatif ortaklarının hepsine tebliğ edilmediğini, kooperatif genel kurul toplantısına, kooperatif ortağı olmayan kişilerin katılıp genel kurulda oy kullandıklarını, kooperatif ortaklarından ...,   ve ...'nün kooperatif genel kurul toplantısına katılan ve hazirun listesine imza atan kişilerin ortak olmadıklarından haklı nedenlerle şüphe etmeleri karşısında toplantıya katılanların kimlik ve vekalet bilgilerinin kontrol edilmesi için Bakanlık temsilcilerine şikayet ve ihbarda bulunmuş olmalarına rağmen Bakanlık temsilcileri ... ve ...'un görevlerini kötüye kullanarak hazirun listesine imza atan kişilerin kimlik ve vekalet bilgilerini kontrol etmediklerini, genel kurul toplantısında müvekkillerinin alınan gündem maddelerine muhalefet ederek kararların altına muhalefet şerhi koymak istediklerini, ancak muhalefetlerinin resmi tutanağa geçirilmediğini, 2021 faaliyet döneminde kooperatif yönetim kurulu, kooperatif ortakları hakkında ihraç kararı aldıklarını, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin TTK kapsamında kooperatifin gelişmesi ve amacına ulaşması için özen yükümlülüğüne uymadıklarını bildirerek 26/12/2021 tarihinde yapılan kooperatif genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin tümünün iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iptali istenen 26/12/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların hiçbirisinin ne davacılara ne de kooperatifin diğer üyelerine ilaveten herhangi bir sorumluluk ve yük getirmediğini, özellikle davacıların mevcut durumlarında aleyhlerine değişiklik yaratacak kararlar olmadığının açık ve tartışmasız olarak ortada olduğunu, 26/12/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait çağrının tüm ortaklara yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili kooperatif tarafından tüm ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine titizlikle riayet edildiğini, toplantı devam ederken davacılardan...'ün tüm kararlara muhalefet ettiğini bildirmekle beraber toplantı sona ermeden evvel diğer davacılarla birlikte toplantıyı terk etmediklerini,  davacı yanın kooperatif ortaklarının mağdur olduklarına ilişkin somut bir belge ya da bilgi sunmaksızın ortaya attıkları iddiaları ispat etme sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu bildirerek davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde ise davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLER: <br>Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak kooperatif ana sözleşmesi, genel kurul tutanakları, hazirun listelerinin birer sureti celbedilmiştir.<br>Davalı kooperatife müzekkere yazılarak davaya konu belgeler dosyamız arasına celbedilmiştir.<br>Davacı tanıkları ile davalı tanıklarına davetiyeler tebliğ edilmek suretiyle beyanları alınmıştır.<br>Davacı tanığı ... 27/09/2022 tarihli duruşmada; \"Babam kooperatif üyesidir. Bu nedenle ben de genel kurul toplantısına katılmıştım. Babama vekaleten katılmıştım. Genel kurul toplantısına gittiğimizde bir kargaşa ortamı hakimdi. Gündeme alınma ile ilgili talebin süresinde verilmediği için gündeme alınmayacağı söylendi. ... bey bir kişinin üye olmadığında oy kullanması ile ilgili belgeyi gördü, onunla ilgili tutanak tuttu. Kimlik yapıldığını hatırlamıyorum. İsim söyleniyordu, kimin adına gelindiği söyleniyordu içeri giriliyordu. Ben içeri girerken kimin adına geldiğim soruldu ve ben o şekilde girdim, diğerlerine nasıl bir denetim yapıldığını bilmiyorum. Bakanlık temsilcilerinin nerede oturduğunu tam olarak hatırlamıyorum, ama girişte kimlik kontrolü yapanlar arasında olduğunu görmedim. Ben kendimin takibinin yapıldığını gördüm, ama diğerlerinin yapıldığını görmedim. Ben kimliğime bakılıp bakılmadığını hatırlamıyorum, ama içeri girerken imza attım. Gündem maddesi eklenmesine ilişkin daha öncesinde imzalanmış ve verilmiş bir dilekçe olup olmadığını bilemiyorum, ben gündem ile ilgili talebi imzaladım. Gündem konusunun ne olduğunu da şuanda tam olarak hatırlamıyorum.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davalı tanığı ... 27/09/2022 tarihli duruşmada; \"Ben bakanlık temsilcisiyim ve toplantıya da bakanlık temsilcisi olarak katıldım. Bizim kimlik kontrolü gibi bir yetkimiz yoktur. Ben bakanlık temsilcisi olarak gittim, ben toplantılara çok katılmıyordum, diğer arkadaşım gidiyordu, ben gittiğimde bakanlık temsilcisi olduğumu söyledim ve içeri aldılar, diğer kişilere nasıl bir uygulama yapılıyordu, bunu bilmiyorum. Toplantı düğün salonunda yapılmıştı. Damat ve gelinin oturduğu yüksek yerde divan katipleri ile aynı sırada oturduk. Diğer bakanlık temsilcisi ile beraber katıldım. Gündeme alınmanın bir usulü vardır, ya 20 gün öncesinden noter ihtarı çekilerek gündeme alınması istenir. Üyelerden ihtar çekildiğini söyleyenler oldu, ben kooperatif yöneticilerine sorduğumda noterden gelen bir ihtar olmadığını söylediler. Ya da toplantı sonrasında %51'lik bir çoğunlukla talep gelmesi halinde gündeme alınır, toplantı sırasındaki oylamada büyük bir çoğunlukla reddedildi, bu nedenle gündeme alınmadı. Gelen kişilere bizim kimlik kontrolü yapma yetkimiz yok, ama gelen kişilerin ve vekaleten gelen kişilerin isimleri tek tek mikrofonla okundu. Bir kargaşa oldu ama büyümeden kapatıldı, 8, 10 tane polis memuru da vardı. Gündem maddeleri görüşüldü ve karar alındı. Genel kurul sırasında muhalefet şerhi yazdırmak isteyenler oldu, özellikle... oldu, onu da tutanaklara geçtik, genel kurul tutanaklarında da şerhleri geçmektedir. Bize vekaleten gelen kişilerin kimin için vekaleten geldikleri sorulsun şeklinde bir talep gelmedi. Bize kişilerin üye olup olmadığı, hazirun listesinde olup olmadığı talebi geldi, biz de hazirun listesine baktığımızda o kişilerin üye olduğunu gördük, bu üyelerin eski üye mi yoksa yeni üye mi olduğunu bilmiyoruz.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davalı tanığı ... 27/09/2022 tarihli duruşmada; \"Ben bakanlık temsilcisiyim. Genel kurul toplantısında hazirun listesinde adı olan kişiler imza atarak içeri girerler, seyirci olarak kimse içeri giremez, sadece üyeler girebilir. Bize üye olmayan kişilerin var olduğu ile ilgili bir ihbar yapılırsa biz bu konuda araştırma yaparız. Ayrıca vekaleten katılanları da tek tek anons ettik, bize ayrılan kısımda oturduk. Gündeme madde eklenmesine ilişkin toplantıda üyelerden bir talep olunca, biz kooperatif yöneticilerine bu durumu sorduk. Ama üye sayısının %10'u oranında üyelerin yazılı olarak talepte bulunduğuna ilişkin bir belge olmadığını bildirdiler. Genel kuruldan 20 gün öncesinde noterden çekilmiş bir ihtar da olmadığını bildirdiler. Bu kez gündeme eklenmesi gereken hususlar oylamaya sunuldu, oylamada 106 red, 38 kabul oyu verildi, bu nedenle talep gündeme alınmadı. Kargaşa ortamı oldu, ama normal gündem maddeleri görüşüldü. Vekaleten katılan kişiler için biz tek tek yakınlık derecelerinin ne olduğunu sorarak hangi üye için katıldıklarını tespit ettik, biz bu şekilde kontrolü sağladık.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davalı tanığı ... 17/01/2023 tarihli duruşmada; \"Ben kooperatif üyesiyim. 2020 yılında üye oldum. Ben hisse devri olarak aldım. Sadık Aslan'dan devraldım. En son olan tam tarihini hatırlamıyorum, 1,5 yıl kadar oldu, divan başkanlığına seçildim. Divan başkanlığına seçilmemden önce bir arbede çıktı, hükümet komiseri müdahale etti, hesap komisyonu kurulması ile ilgili bir talep vardı. Orada bulunan üyeler talep etmişti, hükümet komiserinin müdahalesinden sonra ortalık sakinleşti, hesap komisyonu kurulmadı, sonra divan başkanlığı seçimi yapıldı, başkan olarak ben seçildim. Normal gündem maddeleri konuşuldu. Gündem dışında bir konu görüşülmedi. Girişte kimlik kontrolü yapılıyordu. Benim de kimliğimi sordular, kimlik kontrolünü yapanların kim olduğunu bilmiyorum.   Kimlik kontrolünü iki kişi yapıyordu. Ailesi ile beraber gelenleri içeri almadılar, ben de kardeşimle birlikte gelmiştim, kardeşim içeri alınmadı. Vekaleten gelen kişiler oldu, vekaleten oylamaya gelen kişileri hükümet komiseri denetledi.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davalı tanığı ... 11/04/2023 tarihli duruşmada; \"Ben de davalı kooperatifte üyeyim. Aynı zamanda divanda da üyeyim. 2020 yılı Eylül ayında babamdan devraldım. Bir kısım üyeler üye olmayan kişilerin oy kullandığı konusunda itiraz etti, bunun üzerine üye kimlik kontrolü yapılarak içeri alındılar. O şekilde oy kullanıldı. İtirazlar zapta geçirildi. Hükümet komiseri vardı, onun nezaretinde oldu. Genel kurula bir önerge sunulmuştu, ancak bunun hangi hususta olduğunu hatırlamıyorum, bu da reddedilmişti. İçeri girerken üyeler kimlik kontrolü yapılarak alındı.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Mahkememizce dosyanın bir kooperatif uygulamaları konusunda nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ile bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, 23/06/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.<br>Bilirkişiler   ile   23/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ...nin Ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, kayıtların birbirini doğruladığı, ...nin 2019/2020 Yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 26/12/2021 tarihinde Bakanlık Temsilcileri ... ve ... gözetimine yapıldığı, ortaklara çağrının usulüne göre yapıldığı, alınan kararların oy çokluğu ile alındığı, toplantı kapanış tutanağında Bakanlık temsilcilerinin onay ve imzasının bulunduğu,  ” ın Toplam Borç Bakiyesinin 0.00 TL olduğu, ilgili Muavin defter dökümünün aşağıdaki tabloda izah edildiği gibi olduğu; ...” ın Konutunu 2014 yılında teslim alarak değişen ana sözleşmenin 61/E maddesi uyarınca kendisine çıkartılan konut kesin maliyet bedelini ve bu bedelin 10 tutarını ödeyen ortaklardan olduğunu, Diğer davacıların tamamının inşaatı devam eden grup içerisinde olduğunun tarafımıza beyan edildiği,  Kooperatifte ayrıcalıklı üyeler bulunduğu en başta ... olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirmeyen fakat genel kurula katılan ve oy kullanan kişiler olduğu belirtilmiş olmakla kooperatif defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede ...'ın borç bakiyesi olmadığı, ...ın hazirun cetvelinde yer aldığı fakat asaleten yahut vekaleten bu üye yönünden bir katılım olmadığı,   ve ... isimli üyelerin14.04.2019 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde isimlerinin yer aldığı, 24 üyenin gündeme madde eklenmesi talebi ile vekilleri aracılığıyla Kayseri 4. Noterliği  yevmiyeli 30.11.2021 tarihli talebine rağmen gündeme madde eklenmediği yönündeki iddiası bakımından azınlığın gündeme madde eklenmesi talebinin yönetim kuruluna iletilmesi ile gündeme madde eklenmemesi halindeki müeyyidenin 1163 sayılı yasada düzenlenmediği, şirketler hukuku yönünden doktrinde ancak yönetim kurulunun sorumluluğu olabileceğinin belirtildiği somut olaya uygulanıp uygulanmayacağının takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, haklarında ihraç kararı verilen üyelerden ... ve ... dışındaki üyelerin çıkarılma kararına itirazlarının genel kurulda değerlendirilmediği bu hususta 1163 sayılı yasada bir müeyyide düzenlenmediği, doktrinde ise yönetim kurulu tarafından genel kurul gündemine sunulmaması halinde bir zarar doğmuşsa yönetim kurulunun sorumluluğuna gidilebileceği, Yargıtay 11. H. D. Kararında ise bu üyelerin üyeliğin tespiti davası açabileceğinin düzenlendiği belirlenmiştir.<br>Davacılar vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkememizce bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 30/10/2023 tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir.<br>Bilirkişi heyetinin 30/10/2023 tarihli ek raporunda; vekaleten genel kurula katılımlarda hükümet komiserleri tarafından vekaletlerin ve kimlik kontrolünün yapılmasının 1163 sayılı kanun gereği olduğu, dosya kapsamında yer alan belgelerden vekaletlerin geçerli olup olmadığı hususunun tespiti mümkün olmayıp vekaletlerin geçersizliği yönündeki itirazların vekaletteki imzaların geçerliliği yönünden ise imza incelemesi hususunun da görev alanlarının dışında olduğu açık olduğu, kök raporlarında  maddi bir hata olmamasından ötürü aynen tekrar ettikleri belirlenmiştir.<br>Dosyanın bilirkişi heyetine yeniden tevdi ile 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısında vekaleten oy kullanan kişilerin temsil belgeleri/vekaletnamelerinin incelenmesi, vekaletnamlerde usulsüzlük bulunması halinde anılan genel kurul toplantısında alınan kararların niteliğine göre toplantı ve karar nisabının sağlanıp sağlanmadığı hususunda ve davacılar tarafından gündeme alınması istenilen maddelerin 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan maddelerden hangilerini etkilediği hususunda  ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 21/05/2024 tarihli 2. Ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir.<br>Bilirkişi heyetinin 21/05/2024 tarihli 2. Ek raporunda; Kooperatifler Kanunu 1163 sayılı yasa 87 maddesi ile 'Genel kurul toplantıları, Bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılır ve devam eder. Temsilci, toplantının kanunlara, anasözleşme ve gündeme göre yürütülmesine nezaret eder. Genel kurul toplantı tutanağı ile toplantıya katılanların listesi temsilci tarafından imzalanır.” Şeklinde düzenlenmiştir. Dosyada yer alan iptali istenen genel kurul toplantısına katılanların listesinin (hazirun listesi) bakanlık temsilcisi tarafından düzenlenmesi ve imzasının bulunması gerektiği yasa gereği düzenlenmiş olmakla hazirun listesinde bakanlık temsilcisinin imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf genel kurula yetkisiz kişilerin katıldığı kimlik bilgilerinin kontrolünün yapılamadığı , ortak olmayanların katıldığı iddiası ile genel kurulun iptalini istemiş olup takdiri mahkemeye ait olmak üzere genel kurul toplantı tutanağı ile 53 kişinin vekaleten katıldığının belirtildiği ,dosyada yer alan bütün vekaletnameler yukarıda tek tek incelenmiş ve vekalet verenler ve vekil tayin edilenlere ilişkin üyelik vs durumu değerlendirilmiştir. Davacının vekaletnamelerdeki imzaya yahut kimlik bilgilerine vs itirazı var ise o hususlar görev alanım dışında olup vekaletnameler tek tek değerlendirilmiş olup vekaletlerin geçerli olup olmadığı, Sayın mahkeme davacılar tarafından gönderilen ihtarname ile gündeme alınması istenen maddeleri genel kurulda alınan maddelerden hangilerini etkilediği hususunun da tespiti istenilmekle Kayseri 4. Noterliği 30.11.2021 tarihli ... yevmiyeli ihtarı ile 24 kişi gündeme alınmasını istedikleri hususlara dair ihtarname gönderdikleri anlaşılmaktadır.Genel kurula 85 ortağın asaleten ve 53 ortağın vekaleten olmak üzere 138 ortağın katıldığı,iptali istenen genel kurul gündem maddelerinden oy birliği ile kabul edilenler dışında 3. Maddenin 109 kabul ve 29 ret oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği,4. Maddenin 118 kabul ve 20 ret oyu ile oyçokluğu ile kabul edildiği,5. Maddenin 20 ret oyuna karşılık oy çokluğu ile 8. Maddenin 19 ret oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği, 10 maddenin 15 ret oyu ile 11. Maddenin 22 ret oyu ile 12. Maddenin 19 ret oyu ile 13. Maddenin 19 ret oyuna rağmen oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda takdir mahkemeye ait olmak üzere gündem maddelerinden en az oy ile kabul edilenin 3. Madde olduğu ve 109 kabul ve 29 ret oyuna rağmen oy çokluğu ile kabul edildiği , 1163 sayılı yasa 51 .maddesi ile “Kanun veya Aanasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.” Şeklinde karar yeter sayısının düzenlendiği, kooperatif ana sözleşmesinde karar yeter sayısı yönünden düzenleme olmadığı bu durumda 138 ortağın yarısının bir fazlası ile yani en az 70 ortağın kabul oyu ile kararlar alınabileceği belirlenmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davalı kooperatifçe yapılmış olan 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısının ve  genel kurulda alınmış kararların iptali istemine ilişkindir.<br> 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz yetkili ve görevlidir. Zira davalı kooperatifin işlem merkezi Kayseri'dir. <br>6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından sonuçlandırılmıştır.<br>Davanın niteliği ve mahiyeti gereği davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı, davacılar arasında ihtiyati dava arkadaşlığı bulunduğu gözetilerek her bir davacı yönünden ayrı ayrı başvurma ve peşin harcın alınması gerektiğinden eksik harçlar tamamlattırılmıştır.<br> Davacıların davalı kooperatifin ortağı olduğu ve uyuşmazlığa konu 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararlarının iptal sebeplerinin mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir.<br> 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Emredici nitelikte olan bu yasal düzenlemenin, davalı kooperatif anasözleşmesinin 36. maddesinde de de aynen tekrarlandığı görülmektedir.<br>Dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiriyi getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gereklidir. Ret oyu kullanılmasına rağmen, üyenin muhalefet şerhini oylama sonrasında yazdırmaması halinde, HMK'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 36. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği de tartışmasızdır (Yargıtay 23. H.D. 2014/2404 Esas, 2014/5673 Karar).<br>Yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2014 tarihli, E:2014/1847, K:2014/6026 sayılı kararında da da belirtildiği üzere; oylama öncesi yapılan görüşme sırasında sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiri getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gerekmektedir.<br>Kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir. <br>Yargıtay 11. ve 23. Hukuk Daireleri'nin yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. ve anasözleşmenin 28. maddesi emredici nitelikte ise de, aynı Yasanın 53. maddesinde, çağrıda usulsüzlük halinin genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali davası açma hakkı verildiğine göre, kanun koyucunun çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini yokluk olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır. <br>Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden tarafın, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da yokluğu sonucunu doğurmamaktadır.<br>Öte yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. \"Yokluk\", hukuki işlemin kurucu unsurlarında eksiklik bulunması halinde söz konusu olabilecek bir haldir. Kurucu unsurları ihtiva etmeyen bir sözleşme kurulmamış, meydana gelmemiş sayılır (Prof. Dr.  , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 1998, İstanbul, sf 307).  Kanuni nisapla toplanmayan ya da karar alınmayan bir genel kurul toplantısı için bu husus değerlendirilebilir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir.<br>1163 sayılı  Kooperatifler Kanunu'nun  45/2.  maddesi, \"Genel kurul  sözleşmede gösterilen  şekil ve surette  toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel  kurul  toplantısında  ortakların  en  az  1/4'ünün  şahsen  veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.\" hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise \"Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıda bir fazlasına itibar olunur\" hükmünü; ana sözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, \"Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4'ünün  şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir. İlk toplantıda nisap temin edilmediği takdirde ikinci toplantıda  nisap aranmaz.\" hükmünü; 2. fıkrada ise \"Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır.\" hükmünü içermektedir.<br>Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, TBK'nun 26 ve 27. maddeleri hükümlerine göre mutlak butlanla batıldır. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Emredici nitelikteki bu kurallara aykırılık halinde alınan kararlar yok hükmündedir ve süre şartına bağlı olmaksızın her zaman geçersizliği ileri sürülebileceği gibi mahkemece de bu husus re'sen dikkate alınır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2015 T., E:2014/6254, K:2015/915 sayılı, 21/06/2017 T., E:2016/3579, K:2017/1890 sayılı kararları). <br>Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.<br>Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. İptali  kabil  kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.<br>Bu kapsamda kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplantı yeter sayısı oluşmadan alınan kararların yok hükmünde olduğu bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı bu kararlar bakımından dava açan kooperatif üyesinin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması ve karara karşı muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılmasına ilişkin koşulların aranmayacağı, yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2018 tarihli, 2016/6131 Esas ve 2018/5820 Karar sayılı, yine 03/10/2017 tarihli, 2015/7915 Esas ve 2015/2501 Karar sayılı ilamlarında aynı husus vurgulanmıştır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede dosya kapsamına göre;  davacıların, kooperatif üyesi oldukları,  ...nin 2019/2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının yapılması için 26/12/2021 tarihinde Bakanlık Temsilcileri ... ve ... gözetiminde toplandığı, toplantı çağrısının 25.11.2021 tarihinde taahhütlü mektup ile 214 ortağa gönderildiği, aynı tarihte bir ortağa elden tebliğ yapıldığı, toplamda 215 ortağa çağrı yapıldığı, sonradan üç ortağın istifası ile ortak sayısının 212 ye düştüğü, Yönetim Kurulunca 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 26. maddesindeki niteliklere ve ortaklar listesindeki kayıtlara uygunluğu onaylanarak hazırlanan ve ortakların incelenmesine sunulan ortaklar listesinde kayıtlı 212  ortaktan 85 ortağın asaleten, 53 ortağın vekâleten olmak üzere toplam 138 ortağın, ortaklar cetvelinde, imzası bulunduğu, alınan kararların oy çokluğu ile kabul edildiği, toplantı kapanış tutanağında Bakanlık temsilcilerinin onay ve imzasının bulunduğu, genel kurul toplantı yeter sayısının ortakların 1/4 oranında toplantıya katılmasıyla ve karar yeter sayısının ise toplantıya katılan ortakların yarısından bir fazlasının oyu ile sağlanabilir olduğu dikkate alındığında,  davaya konu  26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısı ve alınan kararlar yönünden toplantı ve karar yeter sayılarının bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacılar tarafından ayrıcalıklı üyeler bulunduğu en başta ... olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirmeyen fakat genel kurula katılan ve oy kullanan kişiler olduğu belirtilmiş olmakla kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bilirkişiler marifetiyle yapılan incelemede ...'ın borç bakiyesi olmadığı tespit edilmiştir. Yine davacılar  kooperatif ortağı   adına oy kullanmasının usulsüz olduğu ileri sürülmekte ise de hazirun cetvelinin incelenmesinde ...ın hazirun cetvelinde yer aldığı fakat asaleten yahut vekaleten bu üye yönünden bir katılım olmadığı hazirun cetvelinden anlaşılmaktadır. Davacı taraf 14.04.2019 tarihli genel kurul toplantısında 170 üye varken  bu tarihten sonra naylon üye yapılmak suretiyle üye sayısının 212 kişiye çıkarıldığını ...ve ...'na da birden fazla üyelik verildiğini iddia etmekte ise de naylon üyelik iddiaları ispatlanamadığı gibi 14.04.2019 tarihli genel kurula ilişkin hazirunların incelenmesinde 0530 üye numarası ile ... ve üye numarası ile ... 'in hazirunlarda yer aldığı tespit edilmiştir.<br>  İncelenmesi gereken başka bir konu ise birkısım davacıların ihraç kararına itirazların genel kurul gündemine alınmaması konusudur;<br>Üyelerden ...  ve  ... hakkında verilen ihraç kararına karşı adı geçen üyelerin genel kurula itiraz edildiği ve itirazının  20.10.2021 tarihinde kooperatife tebliğ edildiği ve genel kurulun 12. Maddesinde bu üye yönünden ihraç kararına itirazın görüşüldüğü görülmektedir.<br>Ancak üyelerden ...,   , ..., ..., ... ..., ...'nın  ihraç kararına karşı adı geçen üyelerce noter kanalıyla genel kurula itiraz edildiği ve itirazların 20.10.2021 tarihinde kooperatife tebliğ edildiği ancak bu üyelere ilişkin çıkarılma kararına itirazlarının genel kurulda değerlendirilmediği görülmektedir.<br>\" Kooperatif Kanunu'nun 16/2 maddesi gereğince, ortağın anasözleşmede belirtilen sebeplerden ötürü ortaklıktan çıkarılması hususunda karar almaya yetkili organ, esas itibariyle genel kuruldur. Ancak genel kurul, Koop K m. 16/2, c. 1'in lafzından da anlaşılacağı üzere, çıkarılma konusunu kendiliğinden ele alarak, bir karara bağlayamaz. Nitekim bu yönde bir karar alınması, yönetim kurulunun buna ilişkin teklifte bulunmasına, bir diğer ifade ile konuyu, genel kurulun gündemine alarak, ortakların önüne getirmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla ortağın ortaklıktan çıkarılması süreci, kural olarak, yönetim kurulunun genel kurula bu yönde karar alınması için yapacağı bir teklif ile başlayacaktır.” ,,Kooperatif Ortaklıklar, Mevzuat ve Uygulama,<br>Anasözleşmede öngörülen sebebin gerçekleşmesi nedeniyle ortağın ortaklıktan çıkarılması için genel kurula teklifte bulunulmasının ve konunun gündeme taşınmasının şartları oluşmuşsa, yönetim kurulundan beklenilen, genel kurulun olağan ya da olağanüstü şekilde toplanması için çağrıda bulunması ve gündem ile ilgili gerekli hazırlıkları yaptığı esnada genel kurul toplantı gündemine bu konuya dair hususu da eklemesidir. Zira anasözleşmede öngörülen çıkarılma sebebi gerçekleşmiş ise, yönetim kurulunun, bu konuyu genel kurula sunup sunmama konusunda bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Ancak buna rağmen, yönetim kurulunun, anasözleşmede öngörülen çıkarılma sebebi şahsında gerçekleşen ortaktan yana bir tavır sergilemesinden dolayı, olağan ya da olağanüstü genel kurulun toplantı gündemine çıkarılma konusunu özellikle eklememesi ve dolayısıyla bu hususu genel kurulun önüne getirmeme yolunu tercih etmesi de ihtimal dahilindedir. Bu tarz bir yolun tercih edilmesi, yönetim kurulunun (varsa) oluşan zararlardan ötürü sorumluluğuna gidilebilmesi sonucunu doğurur.Y , Kooperatiflerde Ortak Sıfatının Kazanılması, Kaybedilmesi ve Hukuki Sonuçları,)<br>Sonuç itibariyle davacı bir kısım üyelerin yönetim kurulu ihraç kararlarına ilişkin yönetim kuruluna noter aracılığıyla bildirilen itirazların  genel kurul gündemine alınması için yönetime yaptığını iddia ettiği başvurusu üzerine itirazı genel kurul gündemine alınmamış ve genel kurulca bir karar verilmemiş ise, davacıların  yönetim kurulu kararının iptali için doğrudan dava açılabileceği, bu hususun genel kurul kararlarının iptalini gerektirmediği kanaatine varılmıştır. ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin   E:2013/2411, K:2013/3653 sayılı ve  E:2012/3922, K:2012/5641 sayılı kararları) Ayrıca yönetim kurulu tarafından ihraç kararlarına itirazların genel kurul gündemine alınmaması bir zarara sebep olmuşsa yönetim kurulunun sorumluluğuna gidilebilecektir.<br> Kooperatiflerde azınlığın genel kurul gündemine madde ekletebilmesine dair husus 1163 sayılı yasa  46. Maddesinde düzenlenmiş olup “Dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme alınması zorunludur”  şeklinde düzenlenmiştir.  Davacıların da yer aldığı 24 kişi vekilleri aracılığı ile kooperatife noter aracılığı ile 30/11/2021 tebliğ tarihli ihtarname ile gündeme madde eklenmesi talebinde bulunmuş olup 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısının 1. Maddesinde \"... 24 ortak tarafından imzalı verilen önerge de hesap tetkik komsiyonunun seçilmesinin gündeme madde olarak ilave edilmesi istenilmiştir. Bu konu açılış ve yoklamadan sonra oylamaya sunuldu yapılan oylamada 106 ret oyuna karşılık 32 kabul oyu alarak gündeme ilave edilmesi kabul edilmemiştir...\" şeklinde olup anılan maddenin açıkca kanuna aykırı olduğu görülmektedir. Nitekim 45. Maddede dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme alınması zorunludur demek suretiyle genel kurula bir takdir hakkı bırakılmamış iken genel kurulda azınlığın talep ettiği hususların gündeme alınıp alınmamasının oylamaya sunulması ve bu hususta karar alınması yasaya aykırıdır. Dolayısıyla 26/12/2021 tarihli kooperatifin olağan genel kurul toplantısına katılarak red oyu kullanan ve muhafetini yazdıran... yönünden  26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısının 1. Maddesi ve bu madde ile doğrudan bağlantılı 3,4,5,7,8,10,11 ve 13. maddelerin( gündeme eklenmesi  istenen konu hesap teknik komisyonu kurulmasına ilişkin olduğundan  26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısında hesaplamaya ve mali konulara ilişkin maddeler)  iptaline karar vermek gerekmiştir<br>Dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiriyi getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gereklidir. Ret oyu kullanılmasına rağmen, üyenin muhalefet şerhini oylama sonrasında yazdırmaması halinde, HMK'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 36. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, 17/07/2021 tarihli davalı kooperatifin olağan genel kurul toplantısında muhalefet şerhi olmadığı, ve muhalefet şerhi koymalarının engellendiği hususunda kanaat verici delil bulunmadığı dikkate alınarak davacılar ...,  ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın açmış olduğu davanın ise  reddine karar verilmesi gerekmiş olup,  emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/3-12 Esas 2013/1012 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere aynı hukuki sebebe dayanarak dava açan davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması, davalı vekilince  her davacı yönünden ayrı ayrı mesai  harcanmaması ve aynı/tek hukuki sebebiyle davacıların davasının reddine karar verilmiş olması gözetilerek, davacılar aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir.( Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin / E/ K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.)<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,<br>1-Davacı...'ün davasının  KISMEN KABULÜ İLE  26/12/2021 tarihli davalı kooperatifin olağan genel kurul toplantısında gündemin 1, 3, 4, 5, 7, 8, 10, 11 ve 13. maddelerine alınan kararların İPTALİNE, fazlaya yönelik talebin reddine,<br>2-Diğer davacılar  ...,  ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın açmış olduğu davanın USULDEN REDDİNE,<br>3-Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan ve reddine karar verilen her bir dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 427,60'ar TL karar ve ilam harçlarından dava açılırken adı geçen davacılardan alınan 80,70'er TL peşin harçların mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL karar ve ilam harçlarının davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacı... tarafından açılan dava yönünden alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından dava açılırken bu davacıdan alınan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>5-Davacı... tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ile 80,70-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı...'e verilmesine,<br>6-Diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>7-Davacılar tarafından dosyada 535,00-TL tebligat ve posta gideri ile 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.535,00-TL yargılama gideri yapıldığı dikkate alındığında bu yargılama giderinin her bir davacı yönünden 1/26 oranında yapıldığı gözetilerek, kısmen kabulüne karar verilen dava yönünden davacı... tarafından yapılan 251,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı...'e verilmesine, diğer davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>8-Davalı tarafından yapılan 173,15-TL yargılama giderinin davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,<br>9-Davacı... lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı...'e verilmesine,<br>10-Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan dava yönünden davalı lehine A.A.Ü.T. 7/2. Maddesi uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin adı geçen davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,<br>11-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2024<br><br>Başkan ...<br>  ¸E-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸E-imzalıdır <br>Üye ...<br>  ¸E-imzalıdır<br>Katip ...<br>  ¸E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abbd0f0b2b00a897","SID":"a794008a7b5d15f9"}}