{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t           TÜRK MİLLETİ ADINA <br>\t\t   T.C.<br>\t\t BURSA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/ <br>KARAR NO\t: 2023/<br><br>HAKİM\t:<br>KATİP\t: <br><br>ANA DAVA<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. \t<br>DAVALILAR:1- ... \t  <br>\t  2- ...<br>\t  3- ... \t  <br>\t  4- ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 22/05/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 08/12/2023<br><br>BİRLEŞEN DAVA<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALILAR:1- <br>\t  2-<br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 01/04/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 08/12/2023<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 23/01/2024<br><br>Mahkememizden verilen 21/02/2012 tarih ve 2010/... Esas 2012/ sayılı kararı  ..., 19. Hukuk Dairesi'nin 14/02/2013 tarih ve 2012/ Esas 2013/ Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, mahkememizin 2013/209 sırasına kaydı yapılmıştır. Bozma sonrasında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/... Esas sayılı dava dosyası da eldeki davaya birleştirilmiş, her iki dosyanın yargılaması birlikte yürütülmüştür. Aşağıda hem ana dava hem de birleşen dava özetlenip, hükmün gerekçeleri açıklanacaktır. <br>ANA DAVADA<br>DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı bankanın ... şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... arasında Genel Kredi sözleşmesi yapılarak, adı geçene kredi açılıp kullandırıldığını, davalıların kullandırılan kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle kredi hesabı kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borç ödenmeyince davalılar hakkında ... 5. İcra Müd. 2010/... esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALILARIN CEVABI : Davalılar savunmalarında özetle,  asıl borçlu ve krediyi kullanan ..., ... ve ... hakkında itirazın iptali davası açılmadığını, bu kişilerle zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davaya dahil edilmeleri gerektiğini, takip talebinde kimin borcunun ne kadar olduğuna ilişkin ayrı ayrı takip yapılmadığını, ödeme emrinin ekinde takibe konu borcun dayanak belgelerinin gönderilmediğini, tek bir rakam üzerinden ayrı takiplerin yapılması gerekirken tek takip yapılmasının yasal olmadığını, usulüne uygun temerrüt ihtarı yapılmadığını, ihtarnamede belirtilen miktarlar ile takip talebinde belirtilen miktarların birbirinden farklı olduğunu, borcun muaccel olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA<br>DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... arasında akdedilen kredi genel sözleşmesine istinaden ...'a kredi açılıp kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi hesabının kat edildiğini, borçlulara ... 2. Noterliği'nin 17/09/2009 tarih,... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, borçluların borçlarını ödememesi üzerine tüm kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını ve ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, kefillerin borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalıların takip tarihi itibariyle ... 5.İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasına yaptığı toplam 54.126,29.-TL yönünden itirazlarının iptaline, davalıların takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALILARIN CEVABI : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın ... İlçesi veya ... İlçesi'nde açılmasının gerektiğini, ancak davacı tarafından ... mahkemelerine açıldığını, bu sebeple öncelikle davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının itirazın iptali davası açmasının yasal koşullarının bulunmadığını, çünkü derdestlik durumunun söz konusu olduğunu, davacının esasa ilişkin beyan ve açıklamalarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının likit olmayan bir durumla ilgili olarak ve yargılamayı gerektirir durumla ilgili olarak olmayan ve bilinmeyen bir hukuki durum hakkında kendi kafasına göre alacak ihdas ederek takip yapmasının yasal olmadığını, bu nedenle davacının bu şekilde usulsüz ve haksız bir takip yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, likit alacak olmadığı halde fiili durum yaratarak ve kendi kafasına göre davalı müvekkili aleyhine haksız ve yersiz icra takibi açmak suretiyle usulsüz talepte bulunan davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;Derdest ana dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin ilamsız icra takibine itiraz nedeniyle alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasıdır. Birleşen dava da aynı mahiyette olmakla birlikte ana davanın hükme bağlanmasından ve ... bozmasından sonra eldeki davaya birleşmiştir. Aşağıda birleşen dava ile ilgili ek açıklama yapılacaktır. Yukarıda özetlenen ana dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 21.02.2012 gün ve 2010/ E. 2012/ K. Sayılı ilamla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davalılarca temyiz edilmiş, ... 19. Hukuk Dairesinin 14.02.2013 gün ve 2012/ E. 2013/ K. Sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında \"icra takibine karşı davalılar imzaya ve borca itiraz etmişlerdir. Mahkemece davalıların imzaya itirazları üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi,  davacı banka keşide etmiş olduğu ... 2. Noterliği'nin 17/09/2009 gün  yevmiye nolu ihtarında 6 adet krediden kaynaklanan toplam 63.290,83 TL alacak talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan ihtarda belirtilen kredi sözleşmeleri ayrı ayrı ele alınarak hangi davalının hangi kredi sözleşmesine kefil olduğu ve bu kefaletlerden ne miktarda sorumlu olduğu belirtilmemiştir. Rapor açıklanan bu haliyle ... denetimine elverişli değildir. Söz konusu bu raporun hükme esas alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru değildir.\" görüşüne yer verilmiştir. Mahkememizce bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiş ve eksik deliller toplanmıştır. Öncelikle bozma ilamında sözü edilen imza inkarının üzerinde durmak gerekir. Esasen davalılar icra takibine itirazlarında imza inkarında bulunmuş iseler de davaya cevap verirken imzaya ilişkin bir savunmaları yoktur. Bankaların çalışma ilkeleri nazara alındığında kredi kullanan açısından imza inkarı sadece zaman kazanmaya yönelik olabilir. Zira kredi alıp kullanan kişi, banka hesabına para yattığını ve bu parayı tasarruf ettiğini bilir. Bu yüzden kendisinden habersiz kredi kullandırımı söz konusu olamaz. Esasen kredi kullanan kişilerin yakınları da çok zaman durumdan haberdardır. Bir kişi kendi adı kullanılarak kefil yapılmışsa ve kendi adına sahte imza atılarak işlem yapılmışsa önce krediyi kullananı şikayet eder. Zira böyle bir durumda asıl sahtecilik veya dolandırıcılık, krediyi kullanan tarafından yapılmış demektir. Somut olayda bu tür işlem ve beyanlar yoktur. Kanaatimizce imza inkarı zaman kazanmaya yönelik bir savunmadan ibarettir. Ancak bozmaya uyulduğu için bu eksikler tamamlanmıştır. Davacı banka ile dava dışı ... arasındaki 13/08/2004 ve 23/12/2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri'ne istinaden asıl borçlu ...'a kredi kullandırıldığı, davalıların kredi sözleşmelerine ve kredi borcuna müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, hesabın  kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine, davalı borçlular aleyhine ... 5. İcra Müd. 2010/... esas sayılı takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Takip dosyasında davalı ... yönünden  61.261,42.TL asıl alacak, 17.236,53.TL işlemiş faiz, 861,83.TL BSMV ve 1.054,55.TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 80.414,55.TL talep edilmiştir. Diğer davalılar  ... Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise 46.280,63.TL asıl alacak, 9.237,68.TL işlemiş faiz, 460,90.TL BSMV, 1.054,55.- TL ihtarname masrafı  olmak üzere toplam 57.033,76.- TL alacağın tahsili istenmektedir. İlamsız icra takibine itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Davacı bankanın bildirdiği deliller toplanmış, ... 5. İcra Müd. 2010/... esas sayılı ilamsız icra takibi dosyası ile davacı banka tarafından asıl borçlu hakkında yürütülen 2010/... esas sayılı taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takip dosyası getirtilmiştir. Daha sonra  davacı banka kayıtları üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış, bankacı bilirkişiden 04/04/2011 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda davalı ...' ın  59,849,39.TL asıl alacak,  8.234,28.TL işlemiş faiz, 411,71.TL BSMV, 1.054,55.-TL ihtarname gideri  olmak üzere toplam 69.549,93.TL tutarında, diğer davalılar ... ... Ekmek San. Tic. Ltd. Şti ile  ...'ın  46.280,63.TL asıl alacak,  6.467,72.TL işlemiş faiz, 323,39.TL BSMV, 1.054,55.TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 54.126,29.TL tutarında, Davalı ...'in ise sadece  46.280,63.TL asıl alacak tutarında borçlu oldukları hesaplanmıştır. Mahkememizce bu bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere bu karar ... tarafından bozulmuştur. Hem imza incelemesi eksikliği hem de alınan bilirkişi raporunun yetersizliğinden söz edildiğinden bu eksikler tamamlanmaya çalışılmıştır. Bozma ilamından sonra, imza örnekleri toplanarak alınan 22.07.2014 tarihli ilk grafoloji raporunda 23.12.2004 tarihli Genel kredi sözleşmesi altındaki ... ve ... adına atfen atılan imzaların adı geçen kimselerin eli ürünü olmadığı, buna karşılık aynı sözleşmedeki a ait imzanın kendi eli ürünü olduğu belirtilmiştir. 13.08.2004 tarihli genel kredi sözleşmesinde yer alan ve ..., ... ve ... adına atılan imzaların da bu kişilerin eli ürünü olmadığı ancak aynı sözleşmedeki ... ve ... adına atılan imzaların bu kişilere ait olduğu açıklanmıştır. Raporda a ait imza konusunda bir açıklama yapılmadığı için 9.10.2014 tarihli ek rapor alınmış aynı raporda 23.12.2004 tarihli ve 13.08.2004 tarihli genel kredi sözleşmesinde yer alan ... ... ve ... imzalarının bu kişilere ait olmadığı ancak sözleşmedeki imzalarla ...’a ait imzalar arasında bir bağlantı kurulamadığı da belirtilmiştir.Daha önce ... ve ... yönünden borca ilişkin rapor alınmadığı dikkate alınarak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak yeni bir bilirkişi raporu alınmıştır. 08.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda sadece ... ... Ekmek San. Tic. Ltd. Şti, ... ve ... yönünden değerlendirme yapan bilirkişi kendi inisiyatifi ile imza incelemesine dair raporu esas alarak hareket etmiştir. Halbuki imza konusunda verilecek karar hakime aittir. Bilirkişiye imzaya ilişkin rapora göre hareket etmesi talimatı verilmemiştir. Sadece banka kayıtlarına göre tarafların borçlarını hesaplaması istenmiştir. Anılan raporda ... Ltd. Şti’nin alacağının takip talebinde istenenden çok olduğu belirtilmiş, taleple bağlılık ilkesine ve bir düzeltme açıklamasına istinaden borcun 54.126,29.TL olduğu belirtilmiştir. ...’un toplam borcu 36.533,01.TL, ...’un borcu 8.958,55.TL hesaplanmıştır.<br>... bozması sonrası Mahkememizin 02/07/2018 tarihli asıl kararı ve 04/06/2021 tarihli ek kararı ile; 07.05.2018 tarihli ... Kurumu raporunda 23.12.2004 tarihli sözleşmede ..., ..., ... imzalarının anılan kişilere ait olduğu, 13.08.2004 tarihli sözleşmede ..., ..., ..., ... ve ...’a atfen atılan imzaların yine bu şahıslara ait olduğunun tespit edildiği, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 23.12.2004 ve 13.08.2004 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesi düzenlenerek asıl borçluya kredi kullandırıldığı gerekçesiyle  asıl davanın kısmen kabulüne, davalıların ...  5. İcra Müdürlüğünün 2010/... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazların, davalı ... ... Ekmek San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... yönünden; 46.280,63 TL asıl alacak, 6.467,72 TL işlemiş faiz, 323,39 TL BSMV 1.054,55 TL ihtarname gideri, davalı ... yönünden; 59.710,97 TL asıl alacak,  8.215,23 TL işlemiş faiz, 411,76  TL BSMV, 1.054,55 TL ihtarname gideri, davalı ... yönünden; 46.280,63  TL asıl alacak ile tüm davalılar yönünden 46.280,63 TL asıl alacağa 02.02.2010 takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve bu faizin yıllık %5'i oranında gider vergisi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte ... 5. İcra Müdürlüğünün 2010/... E. sayılı takip dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür olmamak kaydıyla iptaline, davalılar aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiş, Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararıyla davacı vekilinin 27.05.2021 tarihli dilekçesi ile birleşen dava yönünden de karar verilmesini talep ettiği, 07.05.2018 tarihli ... Kurumu raporu ile 23.12.2014 tarihli ve 13.08.2014 tarihli kredi sözleşmelerindeki imzaların ... ve ...'a ait olduğunun tespit edildiği, aldırılan bilirkişi raporuna göre taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalıların  ... 5. İcra Müdürlüğünün 2010/... E. sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin 46.286,63 TL asıl alacak, 6.467,72 TL işlemiş faiz, 323,39 TL BSMV, 1.054,55 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 54.126,29 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına ve davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.Mahkememiz kararı ... 11. Hukuk dairesinin 28/02/2023 tarihli bozma kararı ile asıl dava yönünden davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinden feragat etmeleri nedeniyle reddine, Birleşen dava yönünden yapılan incelemede, asıl davanın karar tebliğ tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesinde, \"Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.\", 6100 sayılı Kanun'un 306 ncı maddesinde, \"Tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.\" denilmektedir. Mahkemece bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre işlem yapılması gerekirken, taraflara tebligat yapılmadan ve bu maddelerde düzenlenen usuli işlemler yapılmadan birleşen dava yönünden ek kararla karar verilmesi doğru görülmemiş şeklindeki değerlendirmeleri ile birleşen davanın ise bozulmasına karar verildiği görülmektedir. Bozma sonrası ... bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada , davacı vekili 08/12/2023 tarihli 1  nolu celsede takip konusu borçların davacı bankaya ödendiğini, herhangi  bir alacaklarının kalmadığı, asıl ve birleşen dosya yönünden davanın konusuz kaldığını bildirmiştir. <br>Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; asıl ve birleşen davanın  kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, asıl dava yönünden mahkememizin bir önceki hükmünün davalılar ..., ... ve ... ... Ekmek Sanayi Tic. Ltd. Şti. Vekillerince temyiz edildiği, temyiz aşamasında davalılar vekilinin sunduğu dilekçe ile temyiz taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, bu nedenle asıl davanın temyizi yönünden yapılan yargılamada temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu şekilde asıl dava yönünden mahkememizin 02/07/2018 tarihli kararının kesinleşmiş olduğu, birleşen dava yönünden ise mahkememiz kararının  bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada davacı vekilinin beyanına göre dava konusu borcun tamamının ödenmiş olduğu, davacı bankanın alacağının kalmadığının anlaşıldığı, işbu durumda asıl ve birleşen dava yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, konusuz kalan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleşen davanın  açılmasına davalıların sebebiyet verdiği anlaşılmakla yargılama harç, giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>1-Asıl ve birleşen dosyada dava konusu takip borçları davalılar tarafından ödenerek takip dosyalarının infaz edildiği anlaşılmakla konusuz kalan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Alınması gereken asıl davadan 269,85-TL harcın 1.389,30-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.119,45-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, (Mahkememizin 08/12/2023 tarihli kesinleşen kararına göre hesaplama yapıldığından tahsilde tekerrür olmamak şartıyla)<br>3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 269,85-TL harcın 924,35-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 654,5-TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, (Mahkememizin 08/12/2023 tarihli kesinleşen kararına göre hesaplama yapıldığından tahsilde tekerrür olmamak şartıyla)<br>4-Ana dava ve birleşen dava yönünden davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalılar tarafından ana dava ve birleşen dava yönünden yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden asıl dava yönünden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin asıl dosya davalılarından alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden birleşen dava yönünden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalılarından alınarak davacıya verilmesine, <br>8-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,<br>Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2023<br><br><br>Katip <br> ☪e-imzalı<br> <br> <br>Hakim <br> ☪e-imzalı<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e32c428e4938b77a","SID":"06a8515d7aa962d3"}}