{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2021/190 <br>KARAR NO\t: 2024/1052<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2020<br>NUMARASI\t: 2018/643 Esas -  2020/423 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 16/07/2018<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ATM 2018/923 ESAS SAYILI DAVA<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl davada davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ ASIL DAVADA DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirketten mal satın aldığını, bu ticari ilişkiden kaynaklanan faturalar gereğince davalının 51.536,90 TL borçlu olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazı üzerine icra takibine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini, davalının bu icra takibine de itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davacıdan 181.831,40 TL alacaklı olduklarını, bu alacağın tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, anılan itirazın iptali için İstanbul 12. ATM'nin 2018/923 E. sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine dava açıldığını, davacıya herhangi bir borçları olmaması nedeniyle davanın reddine, davacının haksız takip yapması nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketten alacaklı olduklarını, alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının müvekkili şirkete 181.831,40 TL borcu olduğunu, davalı şirket yetkilisinin müvekkili şirkette çalıştığını ve 30/09/2017 tarihinde müvekkili şirketten ayrıldığını, çalıştığı süre içerisinde ithal ettiği ürünleri şirketten ayrıldıktan kısa bir süre sonra kendi deposunu götürdüğünü, bu ürünlere ilişkin satış bedellerinin müvekkili şirketçe fatura düzenlenerek davalı şirket yetkilisine gönderildiğini, söz konusu ürünlerden henüz müşterilere satılmayan kısmı için müvekkili şirket tarafından davalı şirkete fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından faturaların kabul edilmeyerek iade edildiğini, müvekkili şirketin ithal ettiği ürünlerin gümrükten davalı tarafından çekildiğini, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Tarafların rapora itiraz etmesi üzerine mahkememizce de itirazlar yerinde görülmek suretiyle muhasebe ve finans uzmanı ...'ndan alınan 03/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ile; her iki defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde davacının kendi ticari kayıtlarına göre davalıdan 51.536,90 TL, davalının ise kendi ticari defterlerinde davacı şirketten 181.831,40 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Tarafların bu rapora da itiraz etmeleri neticesinde aynı bilirkişiden alınan 16/03/2020 tarihli bilirkişi ek raporu ile; davalı/ birleşen davanın davacısı tarafından davacı/ birleşen davanın davalısına yönelik olarak tanzim edilen faturalara konu ürünler ile davacı/ birleşen davanın davalısına ait güncellenmiş stok listesi karşılaştırıldığında (raporun 4. Sayfası) davalı/ birleşen davanın davacısı tarafından davacı/ birleşen davanın davalısına yönelik olarak tanzim edilen faturalara konu malların davacı/ birleşen davanın davalısının stoklarında mevcut olduğu, bu kapsamda bu malların teslim edilmediğinde yönelik iddiaların doğru olmadığı, davalı/ birleşen davanın davacısı tarafından davacı/ birleşen davanın davalısına satılan mallar nedeniyle oluşan 233.368,33 TL alacaktan 51.536,90 TL borç mahsup edildiğinde birleşen davanın davacısının bakiye 181.831,43 TL alacağı olduğu tespit edilmiştir. Alınmış olan bilirkişi ek raporu ile birleşen davanın davacısı tarafından birleşen davanın davalısına satılan mal bedeli olan 233.368,33 TL'den bu şirketin karşı tarafa olan 51.536,980 TL borcu mahsup edildiğinde bakiye 181.831,40 TL borcu bulunduğu tespit edildiğinden bu nedenle esas davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile birleşen davanın davalısı/ borçlu ... Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu asıl alacağa yönelik itirazının 181.831,40 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, İİK m.67/2 kapsamında 36.366,28 TL tazminatın birleşen davanın davalısından alınarak birleşen davanın davacısına verilmesine, esas davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı asıl dava davacısı - birleşen dava davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl dava davacısı - birleşen dava davalısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin yargılamanın aşamalarında  dosyaya sunulan birbiri ile tam olarak çelişen iki kök ve iki ek rapor olması sebebi ile dosyanın  bir mali müşavir /hesap uzmanı ve bir de bilişim uzmanından oluşan  3. bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi taleplerini mesnetsiz olarak reddettiğini, aleyhlerine düzenlenen eksik ve hatalı rapor ile hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle eksik inceleme yapıldığından kararın hakkaniyete ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...Analitik tarafından açılan ve işbu dava ile birleştirilen İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/ 923 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesi, delil dilekçesi ve dosyaya sunulan hiçbir delil ekinin kendilerine tebliğ edilmediğini, karşı davaya cevap hakkının kendilerine verilmediğini, cevap hakkı verilmeden esas davanın ön inceleme duruşmasının yapıldığını, yine cevap hakkı verilmeden dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiğini, davalı tarafça tek taraflı olarak takas mahsup  yapıldığını, bilirkişinin de taraflar arasında gerçek bir ticaret olmadığının davalı tarafça açıkça beyan edilmesine karşılık takas mahsup işlemi ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığı kanaatine vardığını, yine bu hali ile de subjektif ve hatalı bir  rapor hazırlandığını, alacağın yargılama gerektiren bir alacak olduğunu, müvekkili şirketin kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiği karşı tarafça ispat edilmemesine rağmen yerel mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yasaya açıkça aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davalarının kabulüne karar verilmesini, birleşen davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE : Asıl dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan ve birleşen dava ise cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup süresinde asıl dava davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Asıl davada davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 51.536,90 TL asıl alacak ve 237,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.774,11 TL alacağın tahsili istemiyle 18/01/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Birleşen davaya konu  İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"cari hesap\" sebebine dayalı olarak 181.831,40 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 09/01/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Asıl dava davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmış olup asıl dava davalısı tarafından ise İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2018/923 E. Sayılı dava asıl dava ile birleştirilmiştir.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br>Bilirkişi aracılığıyla incelenen asıl dava davacı/birleşen davalı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 51.536,90 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerinde ise davacı şirket cari hesabının takip tarihi itibariyle 181.831,40 TL borçlu durumda olduğu tespit edilmiştir. Ancak davalı tarafça düzenlenen 01/11/2017 tarihli 97.704,00 TL tutarlı ve 30/11/2017 tarih  135.664,33 TL tutarlı faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiştir. Yine dosyada bu faturaya konu malların davacı şirkete teslim edildiğine dair belge bulunmamaktadır. Taraf ticari defterleri arasındaki mutabakatsızlık bu faturalardan kaynaklanmaktadır. Davacı tarafça bu faturalar ve davacı şirket yetkilisinin davalı şirketten ayrıldıktan sonra şirket bünyesinde kendisine özgülenen mail adresinden gönderilen stok listelerini içerir mail içerikleri kabul edilmemiştir. 2. Bilirkişi kök ve ek raporunda davacı tarafça sunulduğu değerlendirilen stok listelerindeki mallar ile davalının takibe konu ettiği faturalardaki malların birebir örtüştüğü tespit edilmiş ise de davacı tarafça mailin kendilerince atılmadığına dair itirazda bulunulmuş ve mail adresinin davalı tarafça kullanıldığı iddia edilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince buna ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yargılama sonuçlandırılmıştır. Bu halde dosyanın bilişim uzmanı bir bilirkişiye tevdi edilip, bilirkişiye taraf şirket bilgisayarları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi tanınmak suretiyle taraflar arasındaki mail yazışmalarının ve özellikle 03/11/2017 tarihli mailin hangi şirket bilgisayarı üzerinden gönderildiği tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle asıl dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Asıl davada davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024<br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"242215e1801c66f0","SID":"0f8cdd17cb029dfa"}}