{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/403 Esas<br>KARAR NO: 2024/743<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/09/2020<br>NUMARASI: 2019/165 Esas, 2020/343 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısı dava dışı ... Fatih ilçesinde bulunan işyerinin 30.03.2018 tarihinde Süper Kobim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 18.06.2018 tarihinde sigortalının işyerinin üst katında bulunan davalılardan ... Şirketine (...)ne ait işyeri su tesisatından su sızarak sigortalı işyerinde hasara neden olduğunu, hasar bedeli olan 6.530,00-TL'yi dava dışı sigortalıya 06.07.2018 tarihinde ödediğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu, davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; hasarın oluşumunda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını ve hasardan sorumlu olmadıklarını, hasarın kullanımla kaynaklı olabileceğini, hasarın nasıl oluştuğunun belli olmadığını, eksper raporunu kabul etmediklerini, davacının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasar olduğu iddia edilen dükkanın dava dışı ... Ltd. Şirketine kiralandığını, davacı şirketin sigortalısı dava dışı  ... 204 nolu işyerinin maliki veya kiracısı olmadığını bu nedenle aktif husumetinin bulunmadığını, davalı müvekkilinin 204 nolu işyerindeki hasarda bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın üst katında bulunan diğer davalı şirketin kiracı olarak işlettiği ... sulardan oluştuğunu, dava konusu hasarın muhataplarının 204 nolu işyerinin kiracısı dava dışı ... Ltd Şti ile davalı .... Ltd.Şti'nin olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete gönderilen iki ayrı talep yazısında farklı bedellerin talep edildiğini bu nedenle alacağın likit ve kesin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu hasarın davalı ... A.Ş'nin maliki olduğu alışveriş merkezinde davacının sigortalısı tarafından işletilen işyerinin üst katında bulunan, davalı .... Ltd.Şti tarafından kiralanıp işletilen işyerinin tesisatından su sızması sonucu oluştuğu, bilirkişilerce davalı ... Ltd.Şti şirketinin kendisine ait ortak gideri ile ilgili bakım ve onarım işlerini gerektiği gibi yapmadığının ve oluşan 6.530,00-TL hasar bedelinin piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğunun tespit edildiği, oluşan zarardan davalı yapı maliki ve kiraya veren ... A.Ş'nin ve işyerini kiralayıp işleten davalı ... Ltd.Şti'nin sorumlu olduğu, bu itibarla davacı şirketin sigortalısına ödediği hasar bedelini davalılardan rücu edebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı  ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; Davacı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, bu nedenle davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun herhangi bir araştırmaya dayanmadığını, ekspertiz raporuna dayandığını, söz konusu hasarın ne şekilde müvekkili şirketten kaynaklandığına dair herhangi bir beyanda bulunulmadığını, hasarın meydan geldiği yerin çok katlı bir AVM olduğu, hasarın hangi borulardan gelen sudan kaynaklandığına dair hiç bir beyanda bulunmadığını, söz konusu hasarın hangi borudan kaynaklandığı incelenmemesine rağmen AVM personelinden alınan bilgilerle hasarın müvekkil şirketin işlettiği ... Cafe'den kaynaklandığı neticesine varılmasının yanlış olduğunu, bu sebeple söz konusu bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hasarın oluşumunda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını AVM gibi büyük, birçok dükkanın yer aldığı yerde meydana gelen hasarın birçok nedeni olabileceğini, bu sebeple meydana gelen zarar ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 6.530,00-TL asıl alacak, 220,59-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.750,59-TL üzerinden icra takibine girişildiği, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafından İİK 67.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, hasarın davalı ... Ltd.Şti tarafından kiralanıp işletilen işyerinin tesisatından su sızması sonucu oluştuğu, davalıların gerekli bakım ve onarım işlerini gerektiği gibi yapmadığından malik ve kiracı olarak sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... Ltd.Şti vekili, sigortalı işyerinde hasara neden olan su sızıntısının müvekkilinin eylemi ile gerçekleştiğine dair somut ve teknik bilgi bulunmadığını savunmuştur. Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde hasara neden olan su sızıntısının davalı işyerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporu alınmıştır. 13.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda; Sigorta ekspertiz raporunda yıpranma miktarları da dikkate alınarak tespit edilmiş olan 6.530,00 TL hasar bedelinin piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu, davacı sigorta şirketinin 6.530,00 TL hasar bedelini 06.07.2018 tarihinde sigortalısına ödemiş olduğu, gerek olayın dahili su hasarı ve gerekse dava konusu olay tarihinin ... no.lu poliçe teminatı kapsamında olması nedeniyle davacı sigorta şirketinin talep edebileceği gerçek zarar miktarının 6.530,00 TL olduğu ve davalılardan rücuen talep edebileceği belirtilmiştir.19.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; dava dosyasındaki 18.06.2018 tarihli Güvenlik Durum Tespit Raporu'nda da meydana gelen olayla ilgili su damlasının ... işletmesinden kaynaklandığı tespiti dikkate alınarak  meydana gelen olayda davalı .... A.Ş.'nin bir kusurunun olmadığı, diğer davalı ... Merkezi Şubesi (... Tic. Ltd. Şti.'nin kendisine ait ortak gideri ile ilgili bakım ve onarım işlerini gerektiği gibi yapmamış olması nedeni ilc tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporlarının teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.Olay günü AVM güvenliği tarafından tutulan tutanak, eksper raporu ve ilk derece mahkemesinde alınan rapor dikkate alındığında, davalının kendisine ait ortak gider ile ilgili bakım ve onarım işlerini gerektiği gibi yapmamış olması nedeni ile tam kusurlu olduğu ve davalı işyerinin su tesisatından sızan suların, sigortalı işyerinde hasara neden olduğu anlaşılmaktadır.  Bu nedenle ilk derece mahkemesince, hasardan davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı, davacı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, bu nedenle davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu yönünden de hükmü istinaf etmiştir. 6325 sayılı Arabuluculuk Yasası'nın 18-A/11 fıkrasının ilk cümlesi; \"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.\" hükmünü düzenlemektedir.Somut uyuşmazlıkta, tarafların zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk faaliyetinde bulundukları, davacının, arabuluculuk toplantısına İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/4 sayılı dosyanın duruşmasına katılması gerektiğinden bahisle 12.02.2019 tarihli saat 16.30 daki toplantıya katılamayacağını aynı gün elektronik mail ile bildirdiğinden katılmadığı ve sürecin bu nedenle sona erdiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesine neden olan tarafın davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu olacağı ve bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği açıktır. Davacı tarafça arabuluculuk ilk toplantısına mazeret bildirdiğinden 6325 sayılı Arabuluculuk Yasası'nın 18-A/11 fıkrasındaki taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunun söz konusu olamayacağı, bu nedenle mahkemece yargılama giderinden davalının sorumlu tutulmasında ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesine göre kural olarak, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Anılan husus aynı zamanda kamu düzenine ilişkindir.TTK'nın 5/A maddesi uyarınca itirazın iptali davasında önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. üncü fıkrasında; \"Arabuluculuk, faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.\" düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya içeriğine göre yukarıda belirtilen düzenlemeler gözönünde bulundurulduğunda netice itibariyle tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, yine bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin anlaşmaya varılamaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı düzenlendiği halde, mahkemece, kamudan karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın aleyhine sonuçlanan tarafına yüklenmesi gerekirken hiç karar verilmemiş olması hatalı olmuştur. Nitekim Yargıtay 9. HD'nin 2021/708 Esas, 2021/5080 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 3. nolu madde de gösterilen nedenlerle, HMK'nın 355. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının arabuluculuk ücreti yönünden kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/165 Esas, 2020/343 Karar sayılı ve 08/09/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜNE, b)Davalıların/borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 6.530,00 TL asıl alacak, 220,59-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.750,59-TL  üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak sureti ile diğer kayıt ve şartlarla aynen DEVAMINA,c)Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 461,13 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 115,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,84 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,e)Davacı tarafından karşılanan 44,40 TL başvurma harcı, 115,29 TL peşin harç 2.100,00 TL bilirkişi ücreti ile 243,30 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.502,99  TL'nin  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,g)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,h)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan ve davalı lehine kazanılmış hak gözetilerek 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı  ... tarafından peşin olarak yatırılan 115,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 312,32 TL harcın davalı  Güznur Gıda'dan  tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı  ...  tarafından karşılanan istinaf yargılama giderinin, hükmün kaldırılma sebebi de gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"121251f5145b5d10","SID":"82385c88d444a483"}}