{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2023/164 Esas<br>KARAR NO:2023/943<br>DAVA: Alacak Davası (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 08/03/2023<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (ticari ilişkiden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili --------- davalılardan ------şirketine %50 şer hisse ile ortak olduklarını, bu şirketin 10/12/2012 tarihinde isim değiştirerek ----- altında faaliyetine devam ettiğini, davalı ---- kardeşi ------- adresli işyerinin kurulan şirkete kiraya verildiğini, şirketin halen faal olup vergi kaydının devam ettiğini, kiralanan adreste tadilat çalışmalarına başlanıldığını, bu nedenle müvekkili tarafından tadilat ve restorasyon işlerini üstlenen firmaya 650.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davalının kızı ---- vermiş olduğu vekaletname doğrultusunda ----- taşınmazlarda imzar ve tadilat işlemlerine başlandığını, bunun için mimar ------ ödeme yapıldığını; bu gelişmelerden sonra yapılan şifahi görüşmeler neticesinde müvekkiline ödenen 400.000,00.-TL nin üzerindeki alacak ile birlikte ayrıca ortaklıktan doğan ve o güne kadar ödenmeyen kar payının talep edildiğini, davalı tarafın noter marifetiyle çektiği ihtarname ile o güne kadar gönderilen 400.000,00.-TL lik tutarın ödünç olarak gönderildiğini belirterek bunun iadesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından cevaben kendilerinin alacaklı olunduğuna dair ihtarname çekildiğini; bunun üzerine davalı tarafın müvekkili aleyhine takip başlattığını, bu takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, karşı tarafın itirazın iptali davası açtığını, davanın kabul edilerek itirazın iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkili tarafından kar payı olarak kendisine yapılan ödemeleri faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldıklarını; kiralama akdinden bu yana müvekkiline ödenmesi gereken kar payının yaklaşık 2 Milyon TL olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bu durumun belirleneceğini belirterek 70.000,00.-TL mimara ödenen  + 50.000,00.-TL tadilat harcamaları [belirsiz]+100.000,00.-TL kar payının her birinin ihtarname tarihi olan 6/1/2015 tarihinden itibaren işleyecek  faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı --------- cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davada usuli eksikliklerin giderilmesi gerektiğini, davacının alacak taleplerinden hangisinin belirsiz alacak, hangisinin kısmi alacak olduğunu açıklaması gerektiğini, hangi alacağın hangi davalıdan talep edildiği konusunda açıklamada bulunması gerektiğini, davalılardan şirket hakkındaki dava şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuk anlaşamama tutanağında davalı şirketin bulunmadığını, davanın esas bakımından; haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı ---- davaya cevap verebilecek bir temsil organı olmadığını, 19/01/2012 tarihi itibariyle, adı geçen şirketin bugüne kadar aktif hiçbir ticari faaliyeti olmadığını, bu haliyle tabela şirketi olduğunu, tarafların  şirkette eşit koşullarda ortak olduğunu, idare ve temsilde münferit yetkili olduklarını, davacının alacak iddiasını somut belgelere dayandırması gerektiğini, aktif ticari faaliyeti bulunmayan, hiç biri geliri olmayan bu şirket, davacının çalıştığını iddia ettiği bu işçilere hiçbir şekilde ücret ödemesi ve sair sosyal haklar ödemesinde bulunmadığını, ticari faaliyeti ve geliri olmayan, sadece tabela şirketi olarak mevcut olan bu şirket kira dahil hiçbir ödeme yapacak durumda olmadığını, yasal zorunluluk nedeniyle kağıt üzerinde çok kısa süre için kaydırılan bu işçilerin tüm ücretleri, sigortaları ve sair her türlü sosyal hakları da davalı müvekkilin---------hesabından müvekkil tarafından ödendiğini, davanın esas bakımından da haksız ve mesnetsiz olduğunu ayrıntılı olarak beyan ettiklerini, hiç bir şekilde varlığını kabul etmedikleri gibi ve kabul anlamına gelmemek üzere, davacının alacak iddialarının bir an için var olduğu farz edilse dahi, iddia edilen vakıa tarihlerine göre alacak zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle de reddinin gerektiğini, davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- dava dilekçesi ve ekleri14/04/2022 tarihinde TK 35. MD. Göre tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından, HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice<br>Dava, tarafların eşit oranda hisse ile ortak oldukları şirketlerine davacı yanın yapmış olduğu giderlerin ve kar payının tahsili iddiasına dayalı alacak  davasıdır.\"… karın talep edilebilmesi için, genel kurulda bu yolda bir kararın alınmış olması gerekir. Ortakların kar payı ancak bu halde alacak hakkına dönüşmüş olur. Karın dağıtılması için, her şeyden önce ortaklık kar elde etmiş olmalıdır. TTK m.616/1-e bendi uyarınca, kar payı hakkında karar vermeye münhasıran genel kurul yetkili olup, bu yetkiyi başka bir organa devredemez. Buna göre, ortaklar kurulu karın dağıtımına karar vermedikçe, bir ortağın mahkemede dava açarak kendisine ait kar payını talep etmesi olanaklı değildir. Çünkü kar payı ancak genel kurulun dağıtım kararından sonra muaccel ve dolayısıyla dava edilebilir olur --------Kaldı ki, ortaklık kar elde etmiş olsa bile, genel kurulun kar dağıtımı yönünde karar alma zorunluluğu yoktur. Özellikle TTK 608/III’deki koşullarla genel kurul, kanunda öngörülemeyen veya öngörüleni aşan oranda yedek akçe ayırabilir ve kar dağıtımına gitmeyebilir. Hatta TTK 608/III’deki koşullar gerçekleşmese bile, genel kurul kar dağıtmama ve karı yedek akçeye ayırma yönünde karar alabilir\"----Yargıtay uygulamasına göre de; kar dağıtımı konusunda ortaklar kurulu ya da genel kurulca bir karar verilmemişse, kar payı için doğrudan doğruya dava açılamaz ---- Anonim ortaklıkta, bilanço ve bunu kabul eden bir genel kurul kararı olmadıkça, kar payı istenemez ------Sermaye şirketlerinde uygun düştüğü ölçüde ana sözleşme hükümlerine göre de, kar dağıtımı için münhasıran genel kurulca karar verilmesi gerekmektedir. Böyle bir karar olmadıkça ödenebilir bir kar söz konusu olamaz, genel kurul kararı olmadan kar payı alacağı muaccel hale gelemez, muaccel hale gelmemiş bir alacaktan ötürü da dava ya da icra takibi yapılamaz--------Mahkememizce ön inceleme duruşması ile uyuşmazlık \"Tarafların eşit oranda hisse ile ortak oldukları şirketlerine  davacı yanın yapmış olduğu giderlerin ve kar payının tahsili iddiasına dayalı alacak davası olduğu, uyuşmazlığın, ödenen bu tutarların iadesi ve kar payı iddiasında haklı olunup olunmadığı\" olarak belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiş, davacı vekilinin celsedeki beyanları nedeniyle davalılardan --------bakımından usulüne uygun bir arabuluculuk sürecinin gerçekleştirilmediği anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmasına dair (özel) dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı değildir. Kar payı yahut şirket adına ödendiği iddia olunan giderlerin iadesi bakımından açılacak dava yahut taleplerde, (yukarıda anılı yüksek mahkeme kararlarında belirtildiği gibi) talep ve iddia edenin (davacının) yasal muhatabı şirketin ortağı yahut ortakları değil, bizzat şirketin kendisidir, ortaklara husumet tevcih edilemez. Bu kabullerle davalı şirkete karşı açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalı ----- aleyhine açılan davanın ise pasif husumetin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1.-a.)Davalılardan ------- aleyhine açılan davanın, dava açılmasından önce usulüne uygun bir arabuluculuk süreci tamamlanmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,<br>b.)Davalılardan ------ aleyhine açılan davanın, pasif husumet nedeniyle REDDİNE,<br>2.-Alınması gerekli 269,85.-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 3.757,05.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.487,2‬0.‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3.-Davacı tarafından yapılan sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4.-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>5.-Davalı ---------kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,<br>6.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.200,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca,  davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>7.-Kararın kesinleşmesi halinde artan gider avansının ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta  süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"300e8c15d97ed60d","SID":"903ee2aca1baec05"}}