{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/656 <br>KARAR NO: 2024/1017<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 23.10.2020<br>NUMARASI: 2018/785 Esas - 2020/597 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı kefiller  .... Ltd.Şti,  ... ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davacı ile davalı ... Tic Ltd Şti arasında imzalanan 11/10/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi gereği davalıya ticari kredili mevduat hesabı ve Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını,  diğer davalılar ..., ..., ..., ... Tic Ltd Şti, ... ve ...'ın genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davacı banka ile imzalanan kredi sözleşmeleri hükümlerinin ihlal edilmesi ve bakiye borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara Kahramanmaraş ... Noterliğinin 15/05/2018  tarih ve ... yevmiye numaralı ve Kahramanmaraş ... Noterliğinin 19/07/2018 tarih ve ... yevime numaralı ihtarnameleri gönderilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, borçların ihtara rağmen ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçluların yetkiye, borcun tamamına, faize ve takibin tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu bildirerek; itirazın iptali ile takibin devamına, borçlular aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ..., ... ve ... Tic Ltd Şti vekili, savunmasında özetle; müvekkilleri ... ve ...'ın mernis adresinin Kartal olduğu,yetkili icra dairelerinin İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğunu,  davacının müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, takibe dayanak olan genel kredi sözleşmesinin kefalet ile ilgili kısımlarının davacı banka tarafından doldurulduğunu, kefalet ile ilgili el yazılarının hiçbirinin müvekkillerine ait olmadığını bildirerek; davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ... Tic Ltd Şti cevaplarını sunmamışlardır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davacı banka ile ...Ltd.Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalılar ...,...,... TBK 583 maddesine uygun şekilde müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır. Kahramanmaraş ...Noterliğinin 15.05.2018 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davacı banka tarafından hesap kat edilerek Ticari kredili mevduat hesabı ve Taksitli Kredi hesabından doğan borç miktarının 406.623,29TL.sı olduğu davalılara bildirilmiştir. ihtarname  18.05.2018 tarihinde  tebliğ edilmiş verilen 24 saat sonunda 20.05.2018 tarihinde davalılar temerrüde düşmüştür. Davalı  kefillerin sözleşmedeki kefalet limitleri 1.500.000TL.dır talep edilen alacak miktarı kefalet limitinin altında kaldığından kefiller kendi temerrütlerinin sonuçlarından da sorumludur. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 22.maddesinde bankanın TCMB'na bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesi ile bulunacak faiz oranının uygulanacağının kararlaştırıldığı, davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranın %65 olduğu bu oranın %100  fazlasının %130'a tekabül ettiği, davacı bankanın %50 oranındaki talebi ile bağlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın Ticari ihtiyaç kredisinden dolayı 357.466,98TL asıl alacak 31.429,87TL işlemiş faiz,,1.571,49TL BSMV,1.610,77TL ihtar gideri olmak üzere toplam 392.079,11TL  alacaklı olduğu,Tüzel kişi KMH kredisinden dolayı 11.878TL asıl alacak,1.337,56TL işlemiş faiz, 66,88TL BSMV olmak üzere toplam 13.282,98TL alacaklı olduğu ,Takip tarihi ile dava tarihi arasında  yapılan ödemelerin düşümü sonucunda davacı bankanın dava tarihi itibariyle ihtiyaç kredilerinden dolayı 357.433,56TL asıl alacak,30.482,87TL işlemiş faiz,1.524TL bsmv olmak üzere toplam 389.440,37TL alacaklı olduğu davacının dava tarihi itibariyle 381.224,39TL.sı talep ettiği ve bu talebi ile bağlı olduğu hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından ;davalılar ... Tic. Ltd. Şti., ..., ... .... açısından davanın KABULÜNE, itirazın iptaline, takibin 381.224,39 TL üzerinden devamına, asıl alacak 357.433,36 TL'ye dava tarihinden itibaren %50 oranında temerrüt faizi, %5 BSMV uygulanmasına, taraflarca belirlenebilir likit alacak miktarına itiraz edildiğinden %20 tazminatın bu davalılardan tahsiline davacının kötü niyetle icra takibi yaptığı ispat edilmediği...\" gerekçesiyle davalı kefiller ....LTD.ŞTi., ..., ... yönünden davanın reddine, davalılar ... Tic. Ltd. Şti., ..., ...  açısından davanın KABULÜNE, itirazın iptaline, takibin 381.224,39 TL üzerinden devamına, asıl alacak 357.433,36 TL'ye dava tarihinden itibaren %50 oranında temerrüt faizi, %5 BSMV uygulanmasına,  kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan  76.244,87 TL %20 tazminatın Davalılar ... Tic. Ltd. Şti., ..., ... Çapar'dan tahsili ile davacıya verilmesine,  davalıların %20 tazminat talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile borçlu şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri gereği davalıya Ticari Kredili Mevduat Hesabı ve Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını, ancak kredinin geri ödemesi zamanında yapılmadığını, dolayısıyla davalıların borçlu sıfatına haiz olduğu açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin alacağının dayanağı olan 15.05.2018 tarihli ihtarnameye, hesap özeti de eklenmek suretiyle davalı borçluların banka kayıtlarında mevcut olan adresine gönderildiğini, takibe konu alacak miktarı bu ihtarname ve hesap özetinde açıkça belirtildiğini, bu ihtarnamenin davalı borçlulara tebliğ edildiğini ancak davalı taraflarca ödeme yapılmadığını, böylece alacak muaccel hale gelmiş ve borçluların temerrüdü gerçekleştiğini, borcunu zamanında ödemeyerek takip başlatılmasına sebebiyet veren davalı tarafların asıl alacağın yanı sıra faiz ve fer’ilerden de sorumlu tutulması gerektiğini, asıl alacağa uygulanan işlemiş ve işleyecek faiz ile BSMV faiz oranları da, ilgili kanun maddelerine, MK'nın 2.maddesine, TCMB’ye müvekkili banka tarafından bildirilen faiz oranlarına ve tarafların imzaladığı sözleşmelerin hükümlerine uygun olduğunu, ilgili sözleşmelerle; kredi miktarı, faiz ve faiz oranları, muacceliyet ve temerrüt gibi konularda çıkan uyuşmazlıklarda bankanın defter, belge ve kayıtlarının HMK'nın 193.madde gereği yazılı delil anlaşması niteliğinde olduğu da borçlular tarafından kabul edildiğini, Bilimsel verilerden uzak ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan tanzim edildiğini, raporun şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olmadığını ve hükme esas alınmaması gerektiğini, mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda hazırlanan adli tıp raporunda; inceleme konusu genel kredi sözleşmesinde bulunan yazıların ... ve ...’ ın eli ürünü olmadığı belirtildiğini, açıklanacak sebeplerle bilirkişi raporunda Genel Kredi Sözleşmesi üzerinde yapılan yazı incelemesi yönünden yapılan tespitin kabulünün mümkün olmadığını, Sözleşme öncesi bilgi formu ve genel kredi sözleşmesinde bulunan imzaların ve sözleşme öncesi bilgi formu aslındaki yazıların ... ve ...’ın eli ürünü olması ancak genel kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin yazıların ... ve ...’ın eli ürünü olmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira, sözleşmelerdeki  yazı ve imzalar müvekkili banka yetkililerinin huzurunda yazılmış olup bir kısım evraklarda yazı ve imzaların anılan şahıslara ait olması bir kısmında ise ait olmaması kabul edilebilir olmadığını, bu kapsamda, objektif kriterlerden ve kanunun emrine aykırı olarak hazırlanan raporun kabulünün mümkün olmadığını, nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/12-436 E., 2001/467 K. ve 06.06.2001 tarih ve 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarının da ekli olduğunu,  Huzurdaki davaya konu bilirkişi raporunda ise grafolojik incelemelerde şahısların yazılarının karşılaştırılmasında yeterli özen ve dikkatin gösterilmediğinin açık olduğunu, bilirkişi raporunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olmadığını  ve bu nedenle hükme esas alınmaması gerekmesine rağmen mahkemece Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirlenen kriterlere aykırı şekilde düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, her ne kadar bilirkişi raporu ile imzaların davalılara ait olduğu tespit edilmişse de yazı incelemesi bakımından yeni bir rapor alınmasını talep etmek gerektiğini, ancak mahkemece talepleri reddedilerek yasa ve usule aykırı şekilde karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi borcunun asıl kredi borçlusu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın davalı kefiller ... Ltd.Şti,  ... ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne   karar verilmiş; bu karara karşı, davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince, 6098 TBK'nun 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, yargılama aşamasında alınan grafolog bilirkişi kurulu rapor içeriğindeki tespitlere göre Genel kredi sözleşmesindeki el yazılarının ... ve ...'ın eli ürünü olmadığının  tespit edildiği, davalılardan ....Ltd.Şti' ni münferit imzası ile  temsil etmek üzere ...'ın yetkili olduğu, ... adına yazılan el yazılarının da yetkili temsilci ...'a ait olmadığının tespit edildiği, buna göre  davalılar ..., ... ve ....Ltd.Şti açısından TBK 583/1 maddesine uygun ve geçerli  kefalet bulunmadığından bu davalılar açısından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı aleyhlerindeki dava reddedilen davalılar ..... Ltd.Şti,  ... ve ... yönünden kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar, .... Ltd.Şti,  ... ve ... yönünden   medarı tatbik imza ve yazı örnekleri getirtilerek, yazı ve  imza istiktabı yaptırılarak adli tıp uzmanı grafolog bilirkişiden oluşturulan üç kişilik kuruldan  rapor alınmıştır. Davacı vekili bu rapora itirazında raporun Yargıtay denetimine elverişli olmadığını ve ayrıntılı analiz yapılmadığını öne sürmüştür. Bununla beraber rapor, kesin bir kanaat içermekte olup, mahkemenin adli tıp kurumundan rapor almasını gerektiren yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır. Buna göre davacı vekilinin bu yöndeki  istinaf nedeni de yerinde değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olu davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 6.082,76 TL istinaf karar harcının, karar kesinleştiğinde ve alep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 12.06.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92e98a3603a0e8f0","SID":"3908efe605df338d"}}