{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/632 <br>KARAR NO: 2024/1021<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)<br>TARİHİ: 22/12/2020<br>NUMARASI: 2017/254 Esas -2020/371 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali  <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili  şirkete  ait ... çağrı işaretli bağlama  limanı İstanbul  olan ... isimli motor yat 10/07/2014 tarihinde ...,  Kalamış,  Marinada  demirli iken  davalı sigortalısı olan ... isimli yat- teknede  çıkan  yangın  nedeni ile kullanılamaz derecede  zarar  gördüğünü, müvekkil  şirkete  ait motor yatın  tamamen  yanması  nedeni  ile zıyaa  olduğunu,  İstanbul  Büyükşehir  Belediyesi itfaiye Daire  Başkanlığınca tanzim  edilen yangın  raporu  ile  sabit  olduğunu, İstanbul Anadolu ...  İcra  Müdürlüğünün ... E.  Sayılı dosyasındaki  icra  takibinin  devamına, davalı  yan  tarafından haksız  olarak  yapılan  itirazın  iptali ile  takibin  devamına  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava  konusu uyuşmazlıkla  görevli  İstanbul  Deniz İhtisas Mahkemeleri (17. ATM) olduğunu,  öncelikle  görevsizlik kararı  verilmesini, davaya konu talebin, davacıya ait ... adlı yatın 10.07.2014 tarihinde ...-Kalamış Marina’da demirli iken müvekkil ... A.Ş.’ye sigortalı ... isimli yat-teknede çıkan yangının nedeniyle ... adlı teknede oluşan zararın sigorta poliçesinden tazmini için İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olduğunu, sigortalı ... adına sigortalı, ...     şirketi üzerine Wilmington/Delaware limanına kayıtlı  “...“ isimli yat-tekne, müvekkil ... A.Ş. tarafından ... numaralı Tekne Sigorta Poliçesi ile 10.07.2013 – 10.07.2014 tarihleri arasında sigortalandığını,  sigorta poliçesi, beynelmilel Institute ... klozlarına atıf yapan poliçe özel şartları ve Tekne Sigortası Genel Şartları uyarınca akdedildiğini, müvekkil sigorta şirketine sigortalı ... isimli yat-teknede 10.07.2015 günü patlama/infilak sonucu yangın çıktığı, sigortalı ... teknesi ve çevresinde bulunan ...  ve ... isimli teknelerin zarar gördüğünden bahisle yapılan ihbar üzerine müvekkil şirket nezdinde açılan 2192001 no.lu hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperi tarafından tanzim edilen ekspertiz raporunda; “aynı pontonda bağlı olan Su Ürünleri yatının kaptanı ...  ve ... yatının kaptanı ... ’nın ifadelerine göre; 10.07.2014 günü sahur yemeği yenilirken saat 03:20’de teknenin baş iskele tarafındaki kabinden salona doğru bir patlama ve alev geldiği, bir anda kabin kapısına koştuklarında meydana gelen 2. bir patlamaya maruz kalındığı ve çevreye bağırarak  ihbar vermeleri beraberinde bu kez baş üstü güneş panelleri ile birlikte infilak ettiği, bu arada marina görevlileri bölgeye gelerek müdahaleye başladığı, ancak ...’deki yangının iskele borda dizisi içindeki F 14 pontondaki D-DEM, F 9 rıhtımındaki  ... yatlarına birkaç dakika içinde sıçradığı, saat 03:27’de marinaya itfaiye araçları girişi olduğunda 4 teknenin bütünüyle yanmakta olduğu, marina deniz ekibinin 4 botla bölgedeki 6 adet tekneyi yanan teknelerden uzaklaştırma uğraşısı içinde oldukları, itfaiye müdahaleye başladığında yanmakta olan teknelerin halatlarının da kopması, hortum su basıncı etkisi ve de sancaktan gelen rüzgar sebepli olarak sahilden uzaklaşmaya ve mendirek tarafına sürüklenmeye başladığı, denizdeki botların bu kez yanmakta olan teknelere baştan dayanarak sahilde tutmayı sağlamaları üzerine yangının gelen itfaiye araçları marifetiyle 4 teknede söndürüldüğü, bu arada sancak taraftaki ... çelik teknenin her ne kadar sancağa itilmişse de kısmen alevlerin etkisinde kaldığı, 4 teknedeki yangının itfaiye müdahalesiyle tamamen söndürülünce itfaiyenin saat 05:45’de bölgeyi terki takibinde, yanmış teknelerin olduğu gibi gerektiğinde su tahliyelerinin yapılarak denizde yüzer konumlarıyla marina lift kanalına çekildiği ve karaya alındığı, yanmış tekne üzerinde yapılan incelemede batarya bakır plaka demetlerinin hasarlı durumlarıyla görüldüğü, […] Teknenin 2 yıl garantili olduğu hususu temsilci ...şirketinin ...-Narım listesi ile belgelendiği, olayın açık ve net olark tekne kaptanı, marina ilgilileri rapor ve tutanakları ve itfaiye raporunda belirtilmiş olduğu üzere ... yatı kaynaklı olduğu, yangının doğruda ... yatı batarya şarj sistemi ve/veya lityu polimer bataryası sebepli olduğu sonuçla yat teslim tarihi, 12.07.2012 tarihi itibariyle 2 yıllık garanti süresinde olduğu için bakanlık mevzuatı ve Trio belgeleri çerçevesinde ... yatı ve illiyetli tüm zararlardan Trio’nun doğrudan mesul olacağı, yangın nedeniyle zarar gören ... ile ilgili talebin ...  şirketinden yazılı olarak yapıldığı, zayi tekne için belirtilen tutarın müşteki ifade tutanağına göre 500.000,00.-TL olarak geçtiği, kanaatimizce teknenin piyasa eder değerinin 100.000,00.-TL (En çok +%10) olarak belirlenmiş olduğu şaft/pervane ve ana makinenin savtaj olarak tekne sahibince değerlendirilebileceği  ” şeklinde görüş ve kanaat belirtildiğini, yapılan ödeme ile davacıya ait ... adlı teknede dava konusu yangın olayı nedeniyle oluşan tüm gerçek zarar giderildiğini, davaya konu olaydan dolayı müvekkil şirketin herhangi bir bakiye tazmin sorumluluğunun bulunmadığı ekspertiz raporu ve İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/77 D.İş sayılı dosyasından alınan 13.10.2014 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olmakla birlikte davayı kabul anlamında olmamak kaydıyla sigortacı rizikonun gerçekleşmesi durumunda, ancak gerçek zarar miktarını ödemekle yükümlüdür. Aynı şekilde Medeni Kanunun 6. Maddesine göre taraflardan her biri iddiasını ispatla yükümlü olup, somut olayda davacı da, sigortalısına ait yatta dava konusu yangın olayı sonucunda meydana geldiğini iddia ettiği gerçek zararını  ispat etmek zorundadır. Davacının gerçek zararı ise sigortalı teknenin olaydan bir gün önceki halihazır durumuna getirilmesi bedelidir. Davaya konu aynı hasarla ilgili müvekkil şirket nezdindeki ... no.lu hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda ve İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/77 D.İş sayılı dosyasından alınan 13.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu olay nedeniyle davacıya ait ... adlı teknedeki toplam hasar 100.000,00.-TL olduğu tespit olunmasına karşın davada faiz ve masraflar hariç 153.063,70.-TL tazminat talep edilmesi fahiştir. Davacının işbu davada talep ettiği hasar miktarı ile müvekkil şirket nezdindeki ... no’lu hasar dosyasından düzenlenen ekspertiz raporundaki hasar miktarı ve İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/77 D.İş sayılı dosyasından alınan 13.10.2014 tarihli bilirkişi raporundan belirtilen hasar miktarı arasında bariz fark bulunmakta olup, kabul anlamında olmamak kaydıyla davacıya ait teknedeki gerçek hasar miktarının denetime elverişli şekilde tespiti gerekmektedir. Sonuç olarak aralarında sigorta ve gemi inşa, tekne uzmanının da bulunduğu bilirkişi kurulu vasıtasıyla dava konusu yangın nedeniyle davacıya ait ... adlı teknede oluşan gerçek hasar miktarının Sigorta poliçesi, beynelmilel ... klozlarına atıf yapan poliçe özel şartları ve Tekne Sigortası Genel Şartları da irdelenmek kaydı ile ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir şekilde tespitini talep ettiklerini, öncelikle görev itirazımızın kabulüyle uyuşmazlığın çözümünde Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine,müvekkil şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamı itibariyle, 10/07/2014 tarihinde ... / Kalamış marinada davacıya ait ve kıçtan karaya bağlı durumdaki \"...\" İsimli ahşap motoryatın yakınında bağlı olan ve davalı sigorta şirketi tarafından sigorta edilen \"...\" isimli teknede çıkan yangının yayılması üzerine, \"...\" teknesinin yanarak kullanılmaz derecede hasar görerek tam ziyaya uğradığı, yangın sonucunda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğünce düzenlenen 18/07/2014 tarihli Yangın Raporunda, yangının başlangıç yerinin ... teknesi olduğunun belirtildiği, dava konusu zararın yangından kaynaklandığı, bu riskin taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi ile güvence altına alındığı dolayısıyla davaya konu zarardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, davalı sigorta şirketince o dönem düzenlenen Tespit ve Ekspertiz Raporları doğrultusunda 100.000 TL değer biçilen \"...\" için 19/12/2014 tarihli döviz kuru esas alınarak, tekne sahibi davacıya toplamda 34.640,43 Euro ödeme yapıldığı,  davacı tarafından bakiye zararının karşılanması için işbu davanın açıldığı, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında yer alan tekne rayiç bedelleri arasında farklılıklar bulunması nedeniyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan 03/11/2020 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, ... teknesinin marinaya giriş öncesi sigortalanmamış olduğu, dava konusu teknenin, boyu, yaşı, donanımı, inşa malzemesi vb parametrelerin farklı fiyatlandırmalara neden olacağı, tekne temel fiyatının kullanılan donanımların niteliği ve kalitesine bağlı olarak değişiklik gösterebileceği,Temmuz 2014 yılı itibarı ile standart donanımlı, 10-12 m boyunda, ahşap bir motor yatın rayiç bedelinin ortalama 50.000,- USD olabileceği, ... teknesinin boyunun (Lbp: 10.39 m ve Loa: 12.69 m), yapım yılının 2004 ve inşa malzemesinin ahşap olduğu, tekne üzerindeki ekipmanın bilirkişi heyetince tespit edilen emsal teknelere oranla daha donanımlı olduğu, bu nedenle dava konusu teknenin, zayi olan kıçtan takma ... marka dingisi (zodiac) dahil, standart donanımlı emsal teknelerden yaklaşık %50 oranında daha değerli olacağı, dolayısıyla dava konusu teknenin değerinin 75.000,- USD yani hasar tarihi itibarı ile değeri 160.000,- TL. Olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı sigortalısına 19/12/2014 tarihli kur esas alınarak 100.000 TL.karşılığı  34,640.43 Euro Ödeme yapıldığı, 29.784,25 Euro karşılığı bakiye 60.000.00 TL için ...Tic.Ltd.Şti.'ne yönünden sigortacının sorumluluğunun devam ettiği, hasar gören teknenin sovtaj değerinin bulunmadığı...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 60.000,00.TL asıl alacak, 1.156,44.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.l56,44.TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacak olan 60.000,00.TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,  koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tutarın müvekkili şirkete ait zayii olan tekne değerinin oldukça altında olup iş bu meblağın müvekkilinin zararını gidermekten son derece uzak olduğunu, öncelikle mahkemece hükme esas alınan 30.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun tanzim edilme amacı daha önce tanzim edilmiş olan raporlarda hesaplanan rayiç bedeller arasındaki ciddi farklardan doğan çelişkinin giderilmesiyken, söz konusu rapor bu amaca yaklaşmak bir kenara dursun aradaki farkı daha da açarak çelişkiyi kuvvetlendirdiğini,  böylesine amacına hiçbir şekilde hizmet etmeyen bir raporun kurulan hükme esas alınmasının kabulünün zaten mümkün olmadığını, zira müstekar hale gelmiş ekte sunulu yargıtay kararlarında da bu durumun açıklandığını, (Yargıtay Kararı - 15. HD., E. 2019/373 K. 2019/3141 T. 3.7.2019) önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde açık, kesin ve net bir raporun aldırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir)Müvekkiline ait tekne donanımı standart olmayıp tekneye müvekkili şirket tarafından bir çok faydalı ve değerini arttıran bakım ve onarımlar yapıldığını, zira bu hususun,  bahsi geçen mahkeme hükmüne esas alındığını, bilirkişi raporunda da aynen  ifade edildiğini, kaldı ki bu hususun, taraflarınca İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/131 D. İş sayılı delil tespiti dosyasına da sunulan 2014 yılına (hasar yılı) ait rayiç bedelleri gösteren ilanlarda da açıkça görüldüğünü, zira kaza tarihinde ... teknesine benzer nitelikleri haiz yatların piyasa satış değerinin 275.000,00 USD bandında olduğunun taraflarınca sunulan örnek niteliğindeki ilanlarda da açıkça görülmekte olup, inceleme kolaylığı sağlaması açısından bahse konu satış ilanları iş bu dilekçe ekinde sunduklarını, Mahkemece kaza tarihinden bu yana Türk lirasının dolar kuru karşısında hızla değer kaybettiği göz önünde bulundurularak taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetilmek suretiyle hakkaniyete uygun bir karar verilmesi gerekirken, hem rayiç bedelin olduğundan daha düşük belirlenmesi hem de hesaplamada kaza tarihindeki (11.07.2014) dolar kuru olan 2.1292 TL/USD’nin baz alınmasının hukuka son derece aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını,  Bilirkişilerce tespit edilen 60.000 TL'nin, kaza tarihindeki USD kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrildiğini, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu değerin doğru olduğu düşünülse dahi, 60.000,00 TL'nin kaza tarihindeki karşılığı olan 28.179,59 USD alacağın, karar tarihindeki kurun 7,69 TL/USD olduğu ele alındığında, bu tarihteki karşılığı olan 216.701,0471 TL dava konusu teknenin bugünkü rayiç bedeli olarak kabul edilmesi gerektiğini, emsal nitelikteki Yargıtay Kararı - 11. HD., E. 2015/3613 K. 2015/10721 T. 20.10.2015  ve Yargıtay Kararı - 11. HD., E. 2016/10417 K. 2018/2748,   16.4.2018 tarihli kararları sunduklarını, Yukarıda detaylıca izah edilen nedenlere binaen hukuka aykırı olarak verilmiş olan ilk derece mahkemesi kararının müvekkil şirketin uğramış olduğu zararı karşılamaktan hayli uzak olup, iş bu sebeple bahsi geçen karara karşı tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurulması zorunluluğunun hasıl olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirket nezdinde sigortalı ... isimli teknede başlayan yangının davacıya ait ... isimli  teknesine sirayeti sonucu, davacıya ait teknede meydana gelen hasar nedeniyle ödenen tutarın dışında kalan bakiye hasar bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali  istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık,  yanarak zayi olduğu iddia olunan teknedeki hasardan davalının sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları kapsamında davacının bakiye 60.000 TL hasar tutarı için davalının sorumlu olduğu tespiti ile sonuca gidilmiştir. HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirir. Buna göre, bilirkişi raporları takdiri delil niteliğinde olup mahkemece  diğer delillerle birlikte serbestçe hükme esas alınır. Mahkemece tarafların sundukları deliller ile yapılan yargılama aşamasında konusunda uzman bilirkişilerden  alınan ve gerekçeli kararda ayrıntılarına yer verilen  birden fazla kök ve ek raporlar alınmış, son olarak alınan 03.11.2020 tarihli ve teknenin rayiç değerine dair bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak ve sunulu deliller değerlendirilip, gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre , davacı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporundaki teknenin rayiç değerine ilişkin değerlendirmenin, teknenin değerinin oldukça altında olması nedeniyle, denetime elverişli olmayan  ve yetersiz bilirkişi  raporu dikkate alınarak  hüküm kurulmasının  doğru olmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı yanca, davalı sigorta şirketince önceki aşamalarda yapılan 100.000 TL hasar ödemesinin gerçek zararı karşılamadığı açıklanarak, bakiye hasar tutarı 150.000 TL nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, takipte alacağın TL olarak talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise teknenin kaza tarihindeki rayiç değeri üzerinden ve kaza tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplama ile davacının bakiye alacak tutarı belirlenmiştir. TBK'nın 99. maddesinde \"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin son fıkrasında Ülke parası dışında, başka bir para birimiyle belirlenmiş para alacaklarının aynen ödenmesinin talep edilmesine imkân tanınmıştır. Az yukarıda belirtildiği üzere, davacı yanca takipte bakiye zarar bedelini TL olarak talep ettiği de gözetildiğinde, davacı vekilinin kaza tarihinden itibaren Türk Lirasının döviz karşısında kaybettiği değerde gözetilerek tekne değerinin USD cinsinden değerlendirilerek ve karar tarihine yakın tarihli kur esas alınarak değerlendirme yapılmaksızın hakkaniyete aykırı karar verildiği yönündeki istinaf nedeni de yerinde değildir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde emsal oluşturduğunu ileri sürdüğü kararların ise, taşıma ilişkisi kapsamında meydana gelen hasarlar kapsamında taşıyıcının sınırlı  sorumluluğunun tespiti bakımından esas alınacak SDR değerine ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta emsal olabilecek niteliğe sahip kararlar değildir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.06.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f79721d123fd12a","SID":"046fafda32deaf29"}}