{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/01/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas   Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/06/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 12/06/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 12/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma, davalı yana dilekçe ekindeki sipariş formları ve faturalara istinaden birtakım plastik tüp ısıtıcı, ısıtıcı set malzemeleri satış işlemlerini yaptığını, devamında davalı yan bu faturaları defterine işlendiğini, her bir fatura sipariş formlarına istinaden düzenlenmiş olup sipariş formu ve faturalarda mal bedelleri Dolar (USD) cinsinden kararlaştırıldığını, Vergi Usul Kanuna göre faturalarda Türk Lirası karşılığı gösterilmek zorunda olduğundan kanun gereği faturalar Türk Lirası olarak düzenlenmişse de her bir faturanın ait olduğu sipariş formunda malların birim fiyatının Dolar (USD) cinsinden değerinin belli olduğunu, vadenin belli olduğunu, fakat davalı yanın ödemeleri vadesinde yapmadığını, bu nedenle de davacının kur farkı alacağının doğduğunu, davacı, kur farkı alacağını faturalandırarak Konya ..İcra Müdürlüğü ....Esas sayılı icra dosyası ile bakiye kur farkı alacağı için ilamsız icra takibi yaptığını, davalı yan söz konusu takibe yetkiye ve borca \"böyle bir borcum yoktur\" diyerek itiraz ettiğini, itirazın üzerine takibin durduğunu, faturaları kabul edip, defterine de işleyen davalı yanın söz konusu itirazını borcunu ödememek için yaptığını, davalı yan davacının göndermiş olduğu 49 adet faturayı teslim aldığını, fatura konusu malları teslim aldığını, HMK 222 hükmü uyarınca davacının kesmiş olduğu faturayı defterine işleyen davalı taraf borcun varlığını kabul etmiş sayılacağını, bir başka ifadeyle faturanın deftere işlenmesi tek başına borcun varlığının kabulü için yeterli olduğunu, söz konusu sipariş formlarının sözleşme niteliğinde olup her bir faturanın ait olduğu sipariş formunda birim fiyatı Dolar cinsinden kararlaştırılmış ve esas alınacak Dolar kuru belirtilmiş olup, ödemelerin vadesinin de karalaştırıldığını, davalı yanın bu faturalara itiraz etmediğini, faturaları defterine kaydettiğini, fatura bedellerinin vadesinde ödenemediğini, davalıya elektronik posta göndererek faturaların vadesinin geçtiğini bildirildiğini, ödemelerin yapılmasını talep edilmişse de davalının ödemeleri zamanında yapmamakta ısrarcı olduğunu, yüksek mahkeme kararlarında yabancı para karşılığı ile yapılan satışlarda alacağın faturada belirtilen tarihten daha sonraki tarihte ödenmesi nedeniyle oluşacak kur farkı alacağının istenebileceğini, somut olayda faturaların USD karşılığı TL olarak düzenlendiği gerek faturalardan gerekse sipariş formlarından açıkça anlaşılabileceğini, davalının basiretli bir tacir olduğunu, bu konuda taleplerinin davalının icra dosyasında yaptığı itirazın asıl alacak yönünden iptaline karar verilmesini, davalının, sırf icra dosyasına yapmış olduğu itiraz ile borcunu ödememek için zaman kazanmak amacını taşıdığını belirterek davalının Konya ..İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, kabul olunan kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine arabuluculuk başvuru tarihi olan 02.08.2021 tarihinden bu yana değişen oranlarda ticari temerrüt faizine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura ve içeriğindeki döviz kuru farkı taleplerine ilişkin zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, her ne kadar davacı tarafından fatura alacağına dayanılmış ise de davaya konu fatura, davalı tarafından iade edildiğinden ve talep konusu yargılama gerektirdiğinden, genel yetkiye ilişkin hükümler uyarınca davanın davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Mahkemelerinde açılması zorunlu olduğunu, bu sebeple yetki itirazında bulunduklarını, davalı ile davacı arasında mal alım satımına, ödemelerin döviz cinsinden yapılacağına, ödeme tarihinde kur farkının doğması halinde bunun davalıdan istenebileceğine dair herhangi bir sözleşme bulunmadığını, sözleşme bulunmadığı gibi 2018 yılından bu yana yapılan tüm alımların bedeli davacıya ödenmiş olup, çek ve nakit olarak yapılan hiçbir ödeme için kur farkına ilişkin ihtirazi kayıt konulmadığını, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davalının davacıya periyodik ve düzenli olarak ödeme yaptığı ve dava tarihi itibarıyla da davacıya herhangi bir borcunun olmadığının tespit  edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin jeneratör üretimi yapmakta olup davalıdan ihtiyaç duyduğu ürünleri yaklaşık 4 yıl boyunca satın almış, bedelini eksiksiz olarak ödemiş, bu aşamaya kadar hiçbir şekilde kur farkı gündeme gelmemiş ancak davalı davacıdan aldığı ürünleri kendi üretmeye başladıktan ve davacıdan ürün satın almayı bıraktıktan sonra davaya konu fatura düzenlendiğini, davalı tarafından ise içeriği doğru olmayan işbu fatura davacıya süresi içerisinde iade edildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları incelendiğinde kur farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşme yapılmış olmasının gerektiğini, davacı tarafından sunulan faturalar incelendiğinde; 10.01.2020 tarihine kadar düzenlenen faturalarda yabancı para cinsine ilişkin herhangi bir ibare yer almadığının görüleceğini, E-faturaya geçildiği 2020 yılı ve sonrasına ait faturalarda ise döviz cinsinden birim fiyat yer almış ancak ödemenin döviz cinsinden olacağı ve kur farkı uygulanacağına dair yine hiçbir kayıtın yer almadığını, taraflar arasındaki hesap mutabakatlarında, davacı tarafından delil olarak sunulan 2018 yılına ait yazışmada ve taraflar arasındaki diğer tüm elektronik postalarda da herhangi bir döviz kuru farkının talep edilmediği, buna ilişkin hiçbir ifadenin de yer almadığı görülmediğini, davacı tarafından, taraflar arasında düzenlendiği iddiası ile bir kısım sipariş formu sunularak (tarafların imzalarını ve satın alma onayı içermeyen sipariş formlarını kabul etmemekle birlikte) satış bedelinin döviz cinsinden gösterildiği belirtilmiş ise de sipariş formları incelendiğinde kur farkına ilişkin herhangi bir ibare içermediğinin görüleceğinin, bu sebeplerle davanın reddine, davacı haksız ve kötüniyetli olduğundan aleyhinde %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"...Taraflar arasındaki düzenlenen faturalarda bedellerin dolar olarak belirlenmesi ve mal tesliminden sonra fatura bedellerinin derhal ödenmemiş olması karşısında döviz cinsinden belirlenen bedellerin fatura tarihindeki bedeller üzerinden değil, teslim edilen emtiaya  ilişkin ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması gerektiği takdir ve kanaatine varılarak ilgili hususta düzenlenen faturalar incelenmek suretiyle KDV hariç olarak yalnızca emtia bedeli olarak belirlenen fiyatlar üzerinden kur farkı hesabı yapılmak üzere dosya bilirkişi ...'ye tevdii edilmiş ve bilirkişinin 15/12/2022 tarihli raporda neticeten; Fatura ve Ödemelerin KDV hariç tutarları esas alınarak çekler dahil edilmeden Kur Farkı hesaplamasına göre; 8.685,32 USD cinsinden kur farkı oluştuğu TL karşılığının ise 57.249,67 TL olarak hesaplandığı, Fatura ve Ödemelerin KDV Hariç tutarları esas alınarak çekler dahil edilerek yapılan Kur Farkı hesaplamasına göre, 12.037,05 USD cinsinden kur farkı oluştuğu TL karşılığının ise 83.903,36 TL olduğu tespit edilmiştir. Ayrıntılı denetlenebilir gerekçeli bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. <br>Ayrıntıları Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; taraflar arasındaki faturada kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemeyeceğinden bilirkişi raporundaki çekler dahil edilmeden yapılan hesaplamalar mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.<br>Dava kur farkı alacağına ilişkin olduğundan, ilgili faturalardaki asıl alacağın yanı sıra devlete ödenen KDV tutarları yapılan hesaplamada dikkate alınmamıştır. <br>Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre davacının, davalıdan 57.249,67TL kur farkı nedeniyle alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ilgili bedelin ödendiğine dair davalı tarafından sunulan muhteber herhangi bir delil bulunmadığından, davaya konu Konya .. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile, takibin 57.249,67 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %16,75 avans faiz uygulanmasına ...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın KISMEN iptali ile, takibin 57.249,67 TL asıl alacak üzerinden devamına takip tarihinden itibaren asıl alacağa %16,75 avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine hükmedilen miktar üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 11.449,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında mal alım satımında, ödemelerin döviz cinsinden yapılacağına, ödeme tarihinde kur farkının doğması halinde bunun müvekkilinden istenebileceğine dair herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dosyadan alınan 10.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ile 21.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafından kesilen kur farkı faturasında, VUK ve KDV Kanunu ile belirlenen sürelere riayet edilmediğini, 10.01.2020 tarihine kadar düzenlenen faturalarda yabancı para cinsine ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığı, e-faturaya geçildiği 2020 yılı ve sonrasına ait faturalarda ise yalnızca döviz cinsinden birim fiyatın yer aldığı ancak ödemenin döviz cinsinden olacağına ve kur farkı uygulanacağına dair yine hiçbir kaydın yer almadığının görüleceğini, 10/03/52022 tarihli bilirkişi raporunun ekinde yer alan muavin defter kayıtlarından davacıya açık hesap bakiyesi 154.034,79 TL iken 27.12.2019 tarihinde 152.000,00 TL'lik çek ile yine açık hesap bakiyesi 154.009,99 TL iken 19.10.2022 tarihinde 61.368,00 TL'lik çek ile ödeme yapıldığının görüleceğini, dolayısıyla TL tutarlı çek ile yapılan ödemelerden önceki faturalar için kur farkı talep edilmesinin mümkün olmadığını, 3 bilirkişi raporunun da farklı bir hesaplama yaptığını, raporlar arasındaki mübayenet giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatının kabulünün mümkün olmadığını, alacağın likit olduğundan bahsedilmişse de dosyadan alınan bilirkişi raporlarının, takip talebi ile davacı tarafından talep edilen alacak miktarının birbiri ile örtüşmediğinin sabit olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava; Kur farkı alacağına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafça, 25.06.2021 tarihli \"kur farkı bedeli\" açıklamalı fatura alacağına istinaden Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası le yapılan ilamsız icra takibinde borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine, itirazın iptali istemli olarak açılan dava mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2021 tarih .. Esas ... Karar sayılı ilamında,  taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin döviz üzerinden yapılmış olması, asıl faturada açıkça döviz karşılığının belirtilmesi ve döviz karşılığının süresinde ödenmemesi halinde  kur farkı alacağının talep edilebileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/03/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı  ilamında, çekle yapılan ödemelerden dolayı kur farkı talep edilemeyeceği, havale yada elden yapılan ödemeler yönünden fark istenebileceği ifade edilmiş ise de somut olayda; taraflar arasında 04.01.2018 tarihinden itibaren süre gelen ve çok sayıda  satım ilişkisi bulunduğu, ödemelerin faturaların düzenleme tarihlerinden sonra (4 ay ve sonrası) yapıldığı, taraflar arasında 25.06.2021 tarihli kur farkı faturasının düzenleme tarihine kadar geçen 3,5 yıllık sürede  fatura bedellerinin yine yukarıda belirtilen sürelerde ödenmesine rağmen, davacının kur farkı alacağı talebinde bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkide kur farkı alınmadığı yönünde bir teamül oluştuğu, davacının sonradan kur farkı alacağı talebinde bulunmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı,  itirazın iptali davasının reddi halinde; HMK 329 ile İİK'nın 67/2. maddesi gereğince borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olduğunun ispatlanması gerektiği, dava dosyasında davacının icra takibini kötüniyetli başlattığına ilişkin yeterli delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/01/2023 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br><br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.200,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>2- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin Reddine, <br>3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.174,94 TL harçtan karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan  747,34‬ TL harcın davacıya iadesine, <br>4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>7-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C) İlk derece mahkemesince 21/03/2023 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkerelerinin bila ikmal iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine,<br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.<br><br>Başkan .<br>e-imzalıdır <br>Üye .<br> e-imzalıdır<br>Üye .<br> e-imzalıdır<br>Katip.<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83f94c9ac987fa0e","SID":"9bb289d74091293c"}}