{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/367 <br>KARAR NO: 2024/1152 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ : 18/10/2021 <br>DOSYA NUMARASI : 2021/491 Esas - 2021/997 Karar <br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ : 04/07/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... Anonim Şirketi'nden Bornova Noterliği'nin 27/04/2018 tarih ve ... yevmiye nolu \"Araç Satış Sözleşmesi\" ile ... plaka sayılı ... marka, ... 15 SHD tip, 2009 model dizel, ... Şasi nolu, ... motor nolu aracı satın aldığını, bu satış dolayısıyla davacının davalı şirket aracılığı ile kredi kullandığını ve hala kredi taksitlerini ödediğini, davalı ... Anonim Şirketi'nin ... firmasının Türkiye yetkili bayisi olduğunu, davacının bu güvenceye dayanarak davalıdan araç satın aldığını, davacının satın aldığı araçla şehirler arası yolcu taşımacılığı yaptığını, 14/09/2018 tarihinde seyir halinde iken yani satıştan 5 ay sonra davacının davalıdan satın almış olduğu ... plakalı aracın Çorum ilinde arıza yaptığını, davacının aracının arıza yaptığını Alaçam Noterliği'nin 19/09/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya ihbar ettiğini ve davalıdan aracın iadesi ya da uğranılan zararın giderilmesini talep ettiğini, davalının da Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kendisinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ettiğini, bunun üzerine davacı tarafından aracın tamir ettirildiğini ve tamir masraflarının davacı tarafından ödendiğini, davalı yanın güvenilir bir tacir gibi davranmadığını, ... plaka sayılı aracın ard arda iki defa aynı nedenle arıza yaptığını, tamir masrafı KDV dahil 59.875,81-TL ve 6.737,00-TL olmak üzere toplam 66.612,81-TL olduğunu, ... plaka sayılı aracın 14/09/2018 tarihinden 01/10/2018 tarihine kadar çalışmadığını, tekrar aynı nedenle arızalandığında da 04/10/2018 tarihinden 18/10/2018 tarihine kadar çalışmadığını, neticede toplam 85.000,00-TL'nin arıza tarihinden itibaren davalıdan alınarak fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere ticari temerrüt faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine ve ya aracın bu gün ki mevcut haliyle iadesine ve ödenen satın alma miktarının satış tarihinden itibari ticari temerrüt faiziyle taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davalı firmanın Avcılar/İSTANBUL adresinde bulunduğunu, bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zamanışımı itirazında bulunduklarını, zamanında ayıp ihbarında bulunulmadığından hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın ... Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Feri Müdahil ... Anonim Şirketi sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; feri müdahil talebinde bulunduklarını, terditli taleplerin davacıya açıklattırılması gerektiğini, TBK'da tahdidi sayılan haklardan ayrı bir talebin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının aracını alırken kontrollerini yetkili serviste yaptırmaktan imtina ettiğini ancak gizli olup olduğunu belirttiği arızasını yetkili olmayan bir serviste yaptırdığını, bu noktada davacının iyi niyetinden bahsetmenin imkansız olduğunu, davacının aracın çalışmama günlerinin bedelini 18.387,19-TL olarak hesapladığını ve dava dilekçesinde bu bedeli de talep ettiğini, bu bedelleri kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  18/10/2021 tarih ve 2021/491 Esas - 2021/997 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, araç satım sözleşmesinden kaynaklanan gizli ayıp iddiasına dayalı bedel iadesi veya zarar tazmini isteğine ilişkindir. Dava dosyası mahkememize yetkisizlikle gelmiş olup, daha evvel dosya içerisinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara karar kurulmasına rağmen davacı tarafından aracın satılmış olması nedeniyle incelemeye hazır edilmediği anlaşılmıştır.Bu aşamada ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü ayıptan kaynaklı alacakı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Yapılan inceleme neticesinde davacının uyuşmazlık konusu aracı sattığı, daha evvel keşif ara kararına rağmen incelemede hazır edemediği dikkate alınarak mahkememizce tekrar bilirkişi incelemesine dair ara karar kurulmamıştır. Taraflar tacir olup basiretli hareket etmekle mükelleftirler. Davacının açacağı davada dayanacağı en kuvvetli delil uyuşmazlık konusu araç olup, aracın satımı halinde bu delil üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması güçleşecektir. Nitekim daha evvel ki arar karara rağmen inceleme yapılamadığı anlaşılmış, dosya kapsamı davacının ayıp iddiasını ispatlar nitelikte delil barındırmadığından dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-DAVANIN REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirket ... Anonim Şirketi'nden Bornova Noterliği'nin 27/04/2018 tarih ve ... yevmiye nolu \"Araç Satış Sözleşmesi\" ile müvekkil davacı tarafından satın alınan ... plaka sayılı otobüsün, hiçbir arızası ve problemi olmadığı, ... güvencesinde olduğu davacı şirketçe belirtilmiş olmasına rağmen, ticari aracın, ağır kusurlu çıkması sonucu çalışamaz hale gelmesi, bu kusur sebebiyle doğan masraf ve zararlarının tazmini sebebiyle açtıkları dava dosyasının, daha evvel dosya içerisinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara karar kurulmasına rağmen davacı tarafından aracın satılmış olması nedeniyle incelemeye hazır edilemediği gerekçesi ile reddedildiğini, Mahkemenin tespit ve değerlendirmelerine katılmalarının mümkün olmadığını, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Davacı müvekkilin, küçük boyut ve bedellerle ticari faaliyetlerde bulunan bir tacir olduğunu, yolcu taşımacılığı yapmakta olduğunu, 27/04/2018 tarihinde davaya konu aracı 303.000-TL bedel ile satın aldığını, seyir esnasında aracın motorunun patlamasıyla, araç motor bloğunun uzun süredir çatlak olduğunun öğrenildiğini, aracın motorunun ve güç üretimine hizmet eden parçalarının uzun süredir kullanıma uygun olmadığının ortaya çıktığını, davacı müvekkilin aracı tamir ettirdiğini, halen aracın ruhsatında numaras yazan ( mtor o olarak yer alan ) motor bloğunu yenisi ile değiştirdiğini ve eski patlayan motor bloğunu sakladığını ve çıkan tüm masrafları karşıladığını, davacının aracın ağır kusuru nedeniyle ettiği 85.000- TL zarar ile birlikte, ödemelerini zamanında yapamadığını ve karşılayamadığını, 19.11.2018 tarihinde aracı 305.000-TL bedel ile satmak durumunda kaldığını, 24/09/2019 Tarihli, 2 Nolu Celsede alınan karar gereğince ''Davacı vekiline aracın yeniden el değiştirmesi nedeni ile yapılan son satışa dair değer bildirimi ve belgeleri veibrazı hususunda iki hafta süre verilmesine, ayrıca davaya konu aracın bulunduğu yerin bildirilmesi veya inceleme günü hazır edilmesi hususunun bildirilmesinin ihtarına'' karar verildiğini, verilen bu karar doğrultusunda kendilerinden 27.09.2019 tarihinde aracın satış evraklarının sunulduğunu, güncel sahibinin beyan edildiğini ve yine güncel sahibinin T.C. No, GSM, ve adres bilgilerinin mahkemeye sunulduğunu, Aracın güncel sahibi ile yapılan görüşmeler neticesinde, aracı keşif günü hazır etme konusunda bilgilendirildiğini, kendisinin de hazır edeceğini bildirdiğini, bu hususun 3 nolu celsede kendilerince beyan edildiğini ve 17.01.2020 tarihinde araç üzerinde keşif yapılması kararı alındığını, Aracın keşif günki sahibi, aracı hazır edeceğini beyan etmesine rağmen, keşiften önceki gün ve keşif sabahı aracı hazır etmesi karşılığında, o tarihteki güncel günlük çalışma fiyatlarının 4 katına yakın bir fiyat olan 15.000-TL'yi aracı keşifte hazır etmek için istediğini, bu bedelin kendisi tarafından Çeşme'de bulunan aracı Bayraklı'ya getirmek için istendiğini, bu fahiş talebi davacı müvekkilin karşılayamadığını, aracın keşif için davacı tarafça hazır edilemediğini, bu durum üzerine, kendileri tarafından 27.10.2020 tarihli 5 No'lu Celsede bu hususun mahkemeye arz edildiğini, aracın mahkeme tarafından hazır edilmesinin talep edildiğini, Mahkemece bu taleplerine ne ret ne kabul bir cevap verilmediğini, yine önceki celselerde sundukları tanık dinletme taleplerine de cevap verilmediğini, Kendileri tarafından delillerin bildirildiğini fakat bu delillerin mahkemece getirilmediğini, sunmak istedikleri delillerin kabul edilmediğini ve dikkate alınmadığını,Davacının bildirdiği fakat elde edemediği delillerin, talep doğrultusunda mahkeme tarafından elde edilmesi ve getirilmesi gerekmekte iken sunulan delillerin hüküm kurulurken dikkate alınmadığını, 17.01.2020 tarihinde vermiş oldukları beyanda aracın motorunun daha öncesinde hiçbir yapım, yenileme gibi hiçbir işlem görmediği, hatta aracın motor değerlerinin yüksek çıkması için, alıcıyı yanıltma amaçlı yazılım işleminden geçtiğinin ortaya çıktığı, aracın serviste kaldığı süre boyunca, motor söküldüğü, yedek parça listesinin kendilerine teslim edildiği, yedek parçaların tedariği yapıldıktan sonra, yeniden servis tarafından motor toplanarak ve gerekli parçaların tamamı değiştirilerek, aracın kendilerine teslim edildiği, aracın motor bloğunun komple değiştiğinin bildirildiğini, aracın ruhsattaki motor bloğu numarası (...) ile patlayan ve değiştirmek durumunda kaldıkları, şu an kendilerinde bulunan motor bloğunun numarasının aynı olduğunu, aynı zamanda faturada değiştiği belirtilen tüm parçaları halen muhafaza etmekte olduklarını beyan dilekçelerinde mahkemeye bildirdiklerini, patlayan ve değiştirilmek durumunda kalan motorun, durumunu yansıtan ve motor blok numarası rahatlıkla okunabilen fotoğraflarını mahkemeye ibraz ettiklerini, Yine 07.12.2020 tarihli dilekçelerinde; ''Dava konusu, yolcu taşımacılığında kullanılan ... plakalı aracın, patlayan motor bloğunun numarası ...'dir. Yani bu numara ... plakalı aracın ruhsatında yazan numaradır.Bu numara patlayan ve tarafımızdan yenisi ile değiştirilen, eski motor bloğuna aittir. Ve sözkonusu motor bloğu halen ... Mah., ... Sitesi, ....Blok, No:... , ... Motor Yenileme adresinde tarafımızdan muhafaza edilmektedir. Aracın üzerinde ise, tarafımızdan yeni takılan, numarasını daha önce bildirmiş olduğumuz farklı bir motor bulunmaktadır. Söz konusu motor bloğu işbu davanın esas konusunu oluşturmaktadır. Araçta oluşan zararın kaynağıdır. Patlamasıyla birlikte tarafımızın zarara uğramasına sebep olmuştur. Sözkonusu motor bloğunun bilirkişi tarafından incelenmesi, esasa ilişkin birçok konuyu açıklığa kavuşturacaktır. Bu sebeple, tüm davaya temel oluşturan, patlayan motor bloğunun keşif yoluyla incelenmesini, motor bloğunun patladığının ve tarafımızdan değiştirildiğinin tespitinin yapılmasını, böylece değişen parçalara ve masraflara ilişkin faturalar da incelenmek suretiyle, toplam zararımızın bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep ediyoruz.'' şeklinde aracın ruhsatta yer alan eski motor bloğunu mahkemeye delil olarak sunma ve blok üzerinde inceleme yapılması taleplerine bir cevap verilmediğini, davanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ilk celsede gerekçesi gerekçeli kararda açıklanmak üzere reddedildiğini, Sonuç olarak, aracın keşif tarihinde incelenememesi sebebiyle, dosyadaki diğer tüm delillerin yok hükmünde sayıldığını, mahkemenin esasa konu uyuşmazlığa, aracı getirip diğer delilleri değerlendirerek karar vermesi gerekirken delillerin incelenmesi ve takdirinin tamamen eksik kaldığını, Yukarıda bahsedilen nedenlerle birlikte, resen belirlenecek hususlar da göz önüne alınarak Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2021 tarih, 2021/491 E. 2021/997 Karar sayılı kararının istinaf yoluyla, lehlerine bozulmasını talep ettiklerini beyanla; Açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; - Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2021 tarih, 2021/491 e. 2021/997 karar sayılı kararının, yargılama aşamasındaki eksiklikler ile birlikte, usule, yasaya ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına aykırı olması sebebiyle, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere Yerel Mahkemeye gönderilmesine, - Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen ikinci el araç satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilen dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu iddiası ile ayıbın giderilmesine ilişkin onarım bedelinin ve aracın serviste kaldığı sürede çalışamaması sebebiyle uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 27/04/2018 tarihli ikinci el araç satış sözleşmesi ile dava konusu aracı davalıdan satın aldığını, aracın şehirler arası yolcu taşımacılığında kullanıldığını, aracın satın alındığı tarihten yaklaşık beş ay sonra 14/09/2018 tarihinde motor kısmında  arıza yaptığını, aracın tamir için serviste bırakıldığını ve 01/10/2018 tarihine kadar serviste kaldığını, aracın onarımından sonra 04/10/2018 tarihinde ikinci kez arıza yaptığını ve 18/10/2018 tarihine kadar aracın çalışmadığını, davalının araca ilişkin sözlü olarak motorun yenilendiğini beyan ettiğini ve motor garantisi verdiğini, araçtaki gizli ayıp sebebiyle davacının uğramış olduğu onarım bedelinin ve aracın serviste kaldığı sürede çalışamaması sebebiyle uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, dava konusu aracın 2009 model ikinci el araç olup, satım anında araçta açık/gizli ayıp ve imalat hatası bulunmadığını, ikinci el araç için, davalı tarafından  tarafından herhangi bir garanti verilmediğini, aracın, trafiğe çıktığı 2009 yılından, davanın açıldığı 2018 yılına kadar 10 sene geçtiğin ve araçtan beklenen faydanın sağlandığını ve aracın ekonomik ömrünü doldurduğunu, davalı tarafından araca bakım ve onarım yapılmadığını, davacının aracını yetkili serviste tamir ettirmediğini, talep edilen bedellerin afaki ve fahiş olduğunu, dava konusu zarardan sorumlu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında dava konusu ikinci el aracın davalı tarafından davacıya 27/04/2018 tarihli araç satış sözleşmesi ile 303.000,00 TL bedelle satıldığı ve devredildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki istinafa gelen temel ihtilaf; dava konusu ikinci el aracın satımı anında ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde ayıbın açık mı gizli mi ayıplı olduğu, ayıplı olması halinde davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu olması halinde sorumlu olduğu zarar miktarı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarındadır. Davacı vekili, yetkisizlik kararı veren Mahkemece araç üzerinde inceleme yapılması kararından sonra verilen süre içerisinde aracın satış belgelerinin, aracın yeni malik bilgilerinin ve bulunduğu yer bilgilerinin Mahkemeye sunulduğunu, yeni malikin aracı inceleme gününde hazır edeceğini beyan etmesine rağmen hazır etmediğini, Mahkemece aracın incelenmesi için gerekenin yapılmasının talep edilmesine rağmen Mahkemece bu hususta karar verilmediğini, bunun yanında aracın patlayan ve değiştirilen motor blok numarasının ve yeni takılan motor blok numarasının Mahkemeye bildirildiğini, patlayan motor blok ve değişen parçaların halen davacı nezdinde bildirilen adreste bulunduğunu, Mahkemece bu parçalar üzerinde inceleme yapılması talep edilmesine rağmen bu hususta bir karar verilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini ve dosyaya sunulan deliller üzerinde inceleme yapılmadığını, bu sebeplerle eksik inceleme ile verilen red kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davanın açıldığı ve yetkisizlik kararı veren İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince dava konusu araç üzerinde ayıplı olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması için aracın davacı tarafından hazır edilmesi ihtar edilmiş, ancak davacı tarafından aracın satılması ve yeni sahibinin aracı hazır etmemesi sebebiyle bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. Yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Mahkemece de dava konusu aracın satılması sebebiyle bilirkişi incelemesi için davacı tarafından hazır edilmediği ve ayıp iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak yetkisiz Mahkemece davacıya aracın hazır edilmesi için verilen sürede, davacı vekili aracın satış sözleşmesini dosyaya sunmuş, yeni malik bilgileri ve aracın bulunduğu adres beyan edilmiştir. Ancak yeni malik tarafından aracın hazır edilmemesi sebebiyle inceleme yapılamamıştır. Bunun üzerine davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesinde aracın Çeşme ilinden Mahkeme yargı sınırları içerisine getirilmesi için yeni malikin fahiş bedel istediği ve Mahkeme aracılığı ile getirilmesi talep edilmiş, Mahkemece bu talebe ilişkin olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiş, aracın bulunduğu yerde incelenmesi için istinabe yoluna da gidilmemiştir. Davacı vekili daha sonra sunduğu beyan dilekçelerinde aracın motorundaki arıza sebebiyle esasa konu olayın aracın motor bloğunda meydana gelen patlamanın verdiği zararın tazmini olduğunu beyan etmiş, aracın patlayan ve değiştirilen motor blok numarasının ve yeni takılan motor blok numarasını Mahkemeye bildirmiş ve patlayan motor blok ve değişen parçaların halen davacı nezdinde bildirilen adreste bulunduğunu ve bu parçalar üzerinde ve dayanılan deliller ve servis kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiş, ancak Mahkemece bu talep hakkında da olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği gibi tanık dinletme talebi hakkında da olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiştir. Bunun yanında Mahkemece davalının zamanaşımı defi, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı savunması ve esasa ilişkin savunmaları hususunda da değerlendirme yapılarak olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece tarafların tüm delilleri toplanmadan, talepleri, iddia ve savunmaları hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmeden, aracın davacı tarafından satın alındığı tarihteki rayiç değeri ile davacıya satış bedeli, ayrıca yargılama aşamasında aracın satıldığı anlaşıldığından söz konusu satış bedeli ve rayiç değeri dikkate alınarak davacının zararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, tarafların tüm delilleri toplandıktan ve değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 18/10/2021 tarih ve 2021/491 Esas - 2021/997 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/07/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05e523de66bfe943","SID":"1115fe9603b5636a"}}