{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/438 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/471<br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/12/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/<br>İDDİA:<br>Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirket bünyesinde 10/05/20211 ile 31/05/2014 tarihleri arasında müdür olarak çalışan müvekkilinin iş akdinin davalı iş veren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, öte yandan müvekkilinden habersiz olarak dönem içi sigorta giriş çıkışlarının yapıldığını, kıdem ve ihbar tazminatı ile yol yemek yardımı, agi ve bir kısım ücret alacaklarının ödenmediğini belirterek şimdilik 100,00 er TL'den ilgili faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA:<br>Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;  imza yetkilisi olan davacı müdürün işçilik alacaklarının olduğu yönündeki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, öte yandan maaş yazısına ilişkin sunulu belgenin de sahte olduğunu, davacının iş yerini kendi rızası ile terk ettiğinden kıdem ihbar isteyemeyeceğini, ayrıca iş yerlerinde yol ve yemek ücreti uygulaması da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>.... İş Mahkemesi'nin 2017/... Esas ve 2021/... Karar sayılı dosyasında Davacı Tanığı ... (TC:...) 05/02/2019 tarihli duruşmada beyanında;  Ben davalının muhasebe bölümünde 2011-2013 yılları arasında çalıştım, ben kendi isteğimye ayrıldım, davam yoktur, davacıyı tanıyorum, kendisi benim kardeşimdir, davacı şirketin en üst düzeydeki yetkili kişisi idi, davacı da benimle aynı tarihte şirketin açıldığı yıl olan 2011 yılında işe girdi, 2014 yılında işten ayrıldı, kendisi çıktı mı çıkarıldı mı bilmiyorum, ücretini de bilmiyorum, ben ücretimi elden alıyordum, ücretimizi düzenli ödüyordu, yol ve yemek parası yoktu, AGİ ödemesi de yoktu, ben işten ayrıldığımda benim davalıda aylık ücret alacağım kalmamıştı ancak tazminatlarımı ödemedi, şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>.... İş Mahkemesi'nin 2017/... Esas ve 2021/... Karar sayılı dosyasında Davacı tanığı ... (TC:...) 05/02/2019 tarihli duruşmada beyanında; Ben Eylül 2010-2012 yılı ilk aylarına kadar davalı şirkette çalıştım, kendim ayrıldım davam yoktur, ben idari işleri ve tercümanlık işlerini yapıyordum, davacı davalı iş yerinde müdürdü, benim bildiğim kadarıyla 2011-2014 arasında çalışmış en son ücreti 5000 TL idi, davacı benim eşimin kardeşidir, benim bildiğim kadarıyla davacının haberi olmadan iş yeri sahibi tarafından işten çıkarılmış, davacının bana söylediğine göre alamadığı aylık ücretleri varmış, benim olduğum dönemde de ücretler düzenli ödenmiyordu, ücretler iş yerinde elden ödenirdi, yol ve yemek parası yoktu, AGİ ödemesi de yoktu, şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>.... İş Mahkemesi'nin 2017/... Esas ve 2021/... Karar sayılı dosyasında Davalı tanığı ... (TC:...) 05/02/2019 tarihli duruşmada beyanında;  Ben davalı şirkette Eylül 2013 yılından beri çalışıyorum, ön muhasebede görevliyim, davacıyı bir kez iş yerinde gördüm, kendisi iş yeri sahiplerinin ahbabı olarak gelmişti, davalı iş yerinde davalı şirketin sahibi bulunuyordu davacı yetkili değildi, herhangi bir maaş da almıyordu, ben işyerinde telefonlara da bakıyorum, bankalardan 7-8 kez bize bu kişinin borcu olduğu söylendi bende kendilerine bu kişi burda çalışmıyor dedim, iş yerinde yol ve yemek parası yoktu, AGİ ödemesi de yoktu, ücret bankaya yatıyordu, 2013 yılından beri İş Bankasına yatıyordu, şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>.... İş Mahkemesi'nin 2017/... Esas ve 2021/... Karar sayılı dosyasında Davalı tanığı  ...  (TC:...) 05/02/2019 tarihli duruşmada beyanında; Ben serbest mali müşavirim, davalı şirketin işlerini 2012 yılı mart ayından itibaren dışardan takip ediyorum, davacıyı tanıyorum davacı şirketin müdürüydü, şirket bildiğim kadarıyla 2011 yılında kurulmuş davacı da o zaman işe başlamış, 2014 yılında işten ayrıldı, şirket ortağı İran vatandaşıydı, ozaman ki mevzuatımıza göre bu durumda şirket müdürünün Türk vatandaşı olması gerekiyordu, bu nedenle  davacı yasa gereği yerine getirilsin diye şeklen müdür olarak atandı, ben davacıyı bir ya da iki kez gördüm başka da iş yerinde görmedim, şirket adına  düzenlenen bordrolarda davacının bordroları düzenleniyordu, fiili olarak alıp almadığını bilmiyorum, kendisini iş yerinde görmüyordum, ücretlerin bankaya yatırılması gerekiyordu yatıp yatmadığını bilmiyorum, yol ve yemek parası yoktu, AGİ ödemesi bordroda gösteriliyordu, benim bildiğim kadarıyla davacı şirket sahibinin haberi olmadan kredi çekmiş, bu krediyi kendi şahsına çekmiş, daha sonra mevzuat da değişti artık yabancılar da müdür olabiliyordu, şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/... Esas 2021/... Karar  22/04/2021 tarihli görevsizlik kararı nedeniyle dosya mahkememize intikal etmiş olmakla Mahkememizin 2021/689 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.<br>BOZMA: Mahkememizden verilen 09/02/2022 tarih ve 2021/... Esas 2022/61 sayılı kararı ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2023/... Esas  2023/... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.<br> ... Hukuk Dairesi'nin  2023/... Esas 2023/... Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; Mahkemelerin görevi hususu HMK. 1 Madde kapsamında kamu düzenine ilişkin olduğu,  ... BAM .... Hukuk Dairesi'nin 2021/... Esas - 2021/... Karar sayılı 14/09/2021 tarihli kararı ile göreve ilişkin değerlendirme yapılmamış ise de istinaf dairesince HMK. 355 madde uyarınca kamu düzenine ilişkin durum olmadığı kanaatiyle sadece istinaf konusu edilen vekalet ücretine ilişkin değerlendirme yapıldığı gözetildiğinde, bu durumda  ... İş Mahkemesince verilen  ticaret mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin  görevsizlik kararı İstanbul BAM 26. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli kararı ile kesinleştiği, bu durumda ticaret mahkemesinin bu karar ile görevli olduğu kesinleşmiştir. Ayrıca Limited şirket müdürleri, limited şirketin bir organı olup; yönetim hakkı, emir ve talimat yetkisi kapsamında görevini sürdüren kimseler olmaları nedeniyle, şirket ile organı arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Davacının davalı şirketteki 10.05.2011 tarihinden itibaren yürüttüğü görevi  şirket organı mahiyetindedir. Şirket ile organı arasındaki davanın TTK'nın 630 maddesi kapsamında Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin  25/02/2014 tarih ve 2014/...  Esas - ... Karar sayılı kararı aynı yönde olup görevin tayininde temsil yetkisinin belirleyici olduğu ; uyuşmazlığın TTK hükümlerine göre çözümü gerektiğinden, mahkemece taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiştir. şeklinde karar verilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava organ niteliği taşıyan limited şirket müdürünün hizmet akdinden kaynaklanan  alacak davasıdır.<br>Tarafların  dayandıkları vakaların ispatı için ileri sürdükleri delillerden olan davacıya ait ücret pusulalarının, SGK kayıtlarının, davalı şirketin temsilcisini  gösteren ticaret sicil kayıtlarının ve ilgili odalar ile sendikaya yazılan müzekkere cevaplarının celp edildiği, bildirilen tanıkların dinlendiği görüldü.<br>Taraflar arasındaki ilişki dikkate alınarak davacının hizmet akdinden kaynaklı olarak taleplerinin değerlendirilmesi ve alacak kalemlerinin tespiti için bilirkişi heyeti oluşturularak  ispat yükü de gözetilerek davacı tarafa bilirkişi ücretlerinin yatırılması için  kesin süre verildiği verilen süreye ve rağmen ücretin yatırılmadığı ve celse atlandığı görüldü.<br>Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde;  Bilindiği gibi ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olup ispatın aracı olan delillerde Hukuk Muhakemeleri Kanununda sayılmıştır. Taraflar arasındaki ilişki hizmet ilişkisinine dayanmakta olup hukuksal işlem özelliği taşımaktadır. Hukuksal işlemlerin ispatı için ön görülen delillerden biride bilirkişi incelemesi olup bilirkişi incelemesi için ön görülen masrafın karşılanması ispat yükü üzerinde olan tarafa aittir. Somut olayda, davacı müdür sıfatı ile çalıştığı süre içerisindeki haklarını talep ettiği görülmüş, taraflar arasındaki hizmet akdi gözetildiğinde  davacı çalışan davalı tarafta çalıştığının ve ücrete hak kazandığının ispat yükü altında olduğundan mahkemece davacının haklarının doğup doğmadığının ve miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ve masrafların belirlenen süre  içerisinde yatırılması için davacı tarafa ihtaratta bulunulmuş, davacının süresi içerisinde masraflarını yatırmadığı ve celse atlatılmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki mevcut delillerle de Borçlar Kanunundaki hizmet akdine ilişkin düzenlemeler kapsamında, davacının alacaklarının doğup doğmadığı ve miktarının ne kadar olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 182,73-TL den düşümü ile kalan 244,87‬-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan 319,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-Davalı  taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 10.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2024<br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br> *5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec01ac3e8f440044","SID":"6bb05027f4da7a4e"}}