{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/366 Esas<br>KARAR NO: 2024/1128 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>NUMARASI: 2018/1021 Esas - 2021/421 Karar <br>TARİHİ : 08/06/2021 <br>DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/06/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından 27.9.2018 tarihinde ... kodlu ... hisse senetlerinden 60.000 adet 2,34 TL hisse birim fiyatına kadar müşteri temsilcisine alım emri verdiği, anılan emir sonrası ... yerine benzer kodlu ... (...) hisse senetlerinden 60.000 adet 2,09 TL hisse birini fiyatından yanlış alım gerçekleştirildiği, 28.9.2018 tarihinde yanlışlığın düzeltilmesi talep edilerek ... hisselerinin satışı. ... hisselerinin alışı için emir verildiği, müvekkilinin belirtilen yanlış hisse alım satımlarından tahakkuk eden komisyon ile birlikte 9.535 TL zararı bulunduğu, zararın giderilmesi için davalıya ihtarname çekilmesine rağmen zararın giderilmediği, ses kaydından da bu durumun anlaşılabileceği, müşteri temsilcisinin hisse senetlerinin birim fiyatlarındaki farklılığı fark edip yanlış alımın önüne geçmesi gerekirken bunu yapmadığı, emir girilmeden önce de teyit alınmadığı\" belirtilerek, davanın kabulü ile uğranılan zararın hisse alım tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu hisse senedi alını işlemi için  davacının 27.9.2018 tarihinde telefon ile talimat verdiği, verilen talimatı» ... hisse senedi alım talimatı olduğu, davacıdan bu konuda teyit alındığı, koııu ile ilgili ses kayıtlarının dosyaya sunulduğu, anılan kayıtlarda da davacının açıkça ... hisse senedi alınması yönünde talimatı olduğunun görülebileceği, davacının ertesi gün kendisi ile yapılan 3. görüşmede hatasına vakıf olduğu, almak istediği senet hakkında bile net bilgi sahibi olmadığının görüleceği, emrin alımı esnasında yatırını uzmanının üstüne düşen görevi yerine getirdiği ve kodlama yaparak emir tekrarında bulunduğu\" belirtilerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2018/1021 Esas - 2021/421 Karar   sayılı kararında;\"....Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından 27.9.2018 tarihinde gerçekleşen yanlış hisse alım satımından dolayı aleyhine tahakkuk ettirilen komisyon ücreti ile birlikte oluşan zararın davalıdan tazmini istemiyle Mahkememizde davalı aleyhine açılan iş bu davada Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli 06.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının sözlü olarak verdiği emirdeki ... kodlamasının hem davacı tarafından, hem davalı çalışanı tarafından doğru şekilde anlaşıldığının ses kayıtlarının dinlenmesinden açıkça anlaşıldığı, bir yanlış söyleme veya anlama olsa bile davacı aracı kurumun tabi olduğu mevzuata uygun şekilde emir alması vc işlemesi halinde bu hatanın davalı aracı kurum tarafından tespit edilmesinin mümkün olduğu ve bunun davalının sorumluluğunda olduğunun, davalı aracı kurumun kusuru sebebiyle davacının zararının oluştuğunun ve davacının zararının, satın alınması istenip alınmayan ... payından aynı gün içinde elde edilmesi mümkün olan ancak mahrum kalınan kâr ve ... payı satın alınmış olması sebebiyle katlanılan fiilî zarar ile ödenmesi gereken ve ödenen işlem komisyonları arasındaki fark dikkate alınarak davacının zararının 3.595,28 TL olarak hesaplandığının tespit edildiği ve faiz başlangıcının hisse alım-satım tarihi olan 27.09.2018 tarihi olması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 3.595,28-TL'nin 27.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek yerinde görülmüştür.\" gerekçesi ile, Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-)3.595,28-TL'nin 27.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine,2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 245,59-TL nisbi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 162,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 82,75-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-)Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 162,84-TL peşin harç  ve  5,20-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 203,94-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-)Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve müzekkere /davetiye gideri olmak üzere toplam 1.859,80-TL yargılama giderinen red ve kabul oranına göre hesaplanan 701,25-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 3.595,28-TL  vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;İlk derece mahkemesi eliyle yapılan yargılama kapsamında müvekkil ile davalı yan arasında geçen konuşmanın dökümü yapıldığı, işbu döküme ilişkin bilirkişi raporunun mahkeme dosyasına sunulduğu, bu raporda da müvekkilin davalı yana verdiği talimatın ... hisselerinin alınması yönünde olduğu ve yanlış hisse alımında: davalı yanın tam kusurlu olduğunu,Davalı yan yanlış hisse alımında tam kusurlu olmasına rağmen, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kısmen red kararının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi dosyası kapsamında yapılan hesaplamaların yanlış olup, bu hususta bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmaksızın karar verildiği,Davalı yanın dava konusu işlemde tam kusurlu olduğunu,  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1021 Esas sayılı dosyası üzerinden alınan 06.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişi tarafından yapılan zarar hesabında yanlışlıklar bulunduğunu, bilirkişi raporunun \"Zarar Hesabı\" bölümü incelendiğinde görüleceği üzere, bilirkişinin yaptığı hesaplamada işlem gününde ... hissesinin kapanış değeri üzerinden zararı hesapladığı, oysa ki yapılması gerekenin işlem gününde hissenin gördüğü en yüksek değer üzerinden zarar hesabı yapılması gerektiği, Bu halde, müvekkilin zararı hesap edilirken konu hissenin işlem tarihinde gördüğü en yüksek değer üzerinden hesaplama yapılması gerekeceği, müvekkilin konu hisselerin 2,34-TL üzerinden alımının gerçekleşmesini istemiş olmakla, davalı yanın üzerine düşenin, müşterisi olan müvekkilin menfaatini kollayarak, verilen talimata göre hisse alımlarını gerçekleştirmek ve nihayetinde alınan hisselerin en yüksek bedelden satışını gerçekleştirmek olacağı,  bu halde müvekkilin yoksun kaldığı kârın, konu hisselerin işlem gününde gördüğü  yüksek değer üzerinden hesaplanması gerektiği, İlk derece mahkemesi dosyasına sunulu 27-28.09.2018 tarihindeki ... ve ... hisse senetlerinin birim fiyatlarına ilişkin listenin incelenmesi ile de görüleceği üzere, işlem tarihinde müvekkilin alımını istediği ... hissesinin gördüğü en yüksek değerin 2.53-TL olup, hesaplamanın işbu değer üzerinden yapılması gerektiği,İlk derece mahkemesince itirazları göz önüne alınmaksızın, eksik inceleme ile hukuka ve usule aykırı olarak davanın kısmen reddine ilişkin karar verildiği, İlk derece mahkemesi nezdinde görülen işbu dava kapsamında 11.05.2020 havale tarihli ve 06.04.2021 havale tarihli olmak üzere iki bilirkişi raporu alınmış olup işbu raporlar gerek kusur tespiti gerekse de zarar miktarı bakımından birbiri ile çeliştiği,Bu kapsamda 11.05.2020 tarihli raporda davalı yana %60 kusur isnat edilirken 06.04.2021 tarihli raporda davalı yanın tam kusurlu olduğuna kanaat getirildiği, yine aynı doğrultuda; 11.05.2020 tarihli raporda müvekkilin 3.611,46 TL zararı olduğuna kanaat getirildiği, Yargıtay içtihatlarına göre yargılama kapsamında birden fazla bilirkişi raporu alınmış ise ve işbu raporlar arasında çelişki mevcutsa, hüküm aşamasına geçilmeden önce işbu çelişkinin giderilmesi gerektiği, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2006/3415 Esas ve 2006/3201 Karar sayılı kararının örnek olarak verilebileceğini, yine aynı doğrultuda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/3431 Esas ve 2014/7879 Karar sayılı kararının da örnek olarak verilebileceğini,İlk derece mahkemesince yerleşik yargıtay içtihatlarına aykırı davranıldığı, iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği, İlk derece mahkemesince verilen işbu karar bu yönüyle de yasaya, usule ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının yapılacak istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak davalarının tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Müvekkil ... işbu davada davacı sıfatına haiz olmakla birlikte, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karara bakıldığında , gerekçeli kararın 5. Bendinde kendilerine 3.595,28 TL vekalet ücreti takdir edildiği, aynı kararın 6. Bendi uyarınca davalı vekiline 4.080,00-TL vekalet ücreti takdir edildiğini,İlk derece mahkemesince hükmedilen işbu vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, zira karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 24.11.2020 Resmi Gazete ilan tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. Mâddesi 3. Fıkrası uyarınca; \"Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına” bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.\" İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde derdest edilen davanın; davalı yanın müvekkilce verilen talimatlara aykırı olarak yanlış yaptığı hisse alımı nedeniyle uğradığı maddi zararın tazminine ilişkin olduğunu, bu halde, işbu dava sonucunda hükmedilecek avakatlık ücretinde 4.11.2020 Resmi Gazete ilan tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. Maddesi 3. Fıkrasında öngörülen hükmün uygulama alanı bulacağını,Davanın reddedilen kısmına ilişkin hükümde, ilk derece mahkemesince verilen kararda ilgili kanun hükmü gözetilmemiş olup, kendilerine 3.595,28-TL vekalet ücreti hükmedilmişken, davalı vekili lehine 4.080,00-TL vekalet ücreti hükmedildiğini, bu halde, ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönüyle de kanun hükümlerine aykırı olduğunu yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davalarının tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla,  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1021 Esas ve 2021/421 Karar sayılı, 08.06.2021 tarihli kısmen kabul kısmen red kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, İstinaf incelemesi sonuçlanana kadar ilamın icrasının geri bırakılması için tehiri icra kararı verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, yanlış hisse alım satımından tahakkuk eden komisyon ile birlikte oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda davacı tarafça, 27.09.2018 tarihinde  ... kodlu ... hisse senetlerinden 60.000 adet 2,34 TL hisse birim fiyatına kadar davalı müşteri temsilcisine alım emri verdiği, telefonda  hisse alım emri verilirken  ... kodlu ... hisse yerine benzer kodlu ... hisse senetlerinden 60.000 adet 2.09-TL hisse birim fiyatından yanlış alım gerçekleştirildiği, ... hisse senedi alınması yönünde açıkça bir talimatı bulunmadığı halde müşteri temsilcisi alım emrini yanlış nitelendirip  yanlış hisse senedi aldığı, 28.09.2018 tarihinde müşteri hizmetlerine iletilen hisse senetlerinden farklı hisse senetleri alımı yapıldığı görülüp bu yanlışlığa ilişkin olarak müşteri temsilcisinden düzeltme istenerek, ... kodlu ... hisse senetlerinin satışı için, ... hisse senetlerinin de alışı için alım emri verildiği, belirtilen yanlış hisse alım satımlarından tahakkuk eden komisyon ile birlikte 9.535-TL zararı bulunduğu belirtilerek bu zararın tazmini talebiyle istinafa konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davalı taraftan gönderilen telefon konuşmalarına ait CD çözümü yaptırıldıktan sonra 14/11/2019 tarihli ara karar doğrultusunda dosyanın finans uzmanı bilirkişiye verilerek rapor alındığı, bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itiraz etmesi üzerine mahkemece, 20/10/2020 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca, dosyanın SPK uzmanı bilirkişiye verilerek yeni rapor alındığı, mahkemece, 06/04/2021 Tarihli 2. Rapora itibar edilmek suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde,Mahkemece alınan 11/05/2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda; Davacı tarafın talep ettiği miktar üzerinden taraflara  kusur paylaşımı yapılmak suretiyle tazminat hesabı yapıldığı, bilirkişi tarafından davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanmadığı, kusur dağılımınında neye göre yapıldığının belirtilmediği ve bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı,  mahkemece verilen hüküm gerekçesinde de belirtildiği üzere 2. Raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu  anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, HMK 282 maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiştir. Davalı ... A.Ş. (...) ile davacı ... arasında imzalanan 21.04.2016 tarihli “Yatırım Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi”ne dayalı olarak davalı nezdinde açılan yatırım hesabı çerçevesinde  hisse senedi alım / satım işlemi yapıldığı, Yatırım hizmetleri çerçeve sözleşmesinin C 2.1 maddesi gereğince telefon, faks ve benzeri iletişim araçları ile müşterilerin talimat verebildiği, borsada işlem gören şirketler, pay piyasasında sahip oldukları kodlar ile işlem görmekte olup, dava konusu olayda da emrin verildiği paya ilişkin tartışmaya konu şirketler ... AŞ. (...) ve ... AŞ. ( ...) 'dir.Uyuşmazlığın temelini oluşturan ses kaydı 27.9.2018 tarihli ses kaydı olup, davacı ile davalı kurum müşteri hizmetleri temsilcisi arasında  gerçekleştirilmiştir. Dosyaya mübrez CD çözümlemesinin incelenmesi neticesinde, davacı ...'ın “Şimdi sizden ...  alabilirseniz bir 60.000 Lot....2,34'e kadar alalım, alabilirsek” şeklinde emir ilettiği, davalı kurum yetkilisinin ise bu emre karşılık “Bakalım, ... 2,34'e kadar maksimum” şeklinde davacının talebinden farklı bir şirket kodunu belirterek, davacının talebini farklı anlayarak davacıdan olur aldığı ve davacının talep ettiği ... hissesi yerine ... hissesinden 60.000 lot satın alındığı, 28.9.2018 tarihli konuşmada bu hususun ifade edildiği, 60.000 lot'un 2,10 TL maliyetle satın alındığının davalı kurum müşteri temsilcisi larafından davacıya söylendiği ve yine 28.9.2018 tarihli diğer ses kayıtlarında, yanlış hisse alımı yapıldığı hususu ortaya çıkmıştır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı aracı kurumun tabi olduğu mevzuata uygun şekilde emir alması ve işlemesi halinde bu hatanın Davalı aracı kurum tarafından tespit edilmesinin mümkün olduğu ve bunun Davalının sorumluluğunda olduğu, bu çerçevede, emir alımındaki hataya dayanan kusurun davalı aracı kuruma ait olduğu, davalı aracı kurumun kusuru sebebiyle davacının zararının oluştuğu, davacının zararının, satın alınması istenip alınmayan ... payından aynı gün içinde elde edilmesi mümkün olan ancak mahrum kalınan kâr ve ... payı satın alınmış olması sebebiyle katlanılan fiili zarar ile ödenmesi gereken ve ödenen işlem komisyonları arasındaki fark dikkate alınarak davacının toplam zararının 3.595,28 TL olarak hesaplandığı belirtilmiş, denetime elverişli yapılan hesaplama sonucu tespit edilen tazminat miktarının yerinde olduğu,  bu tespitlere göre,  İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde,Mahkemece verilen hükümde, davacı lehine AAÜT. 13/2  Maddesi uyarınca   3.595,28-TL. vekalet ücreti, davalı lehine ise, AAÜT. 13/1 maddesi uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür. AAÜT. Nin 13/3 maddesinde;''Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti  geçemez.'' hükmü düzenlenmiştir. Dava, tazminat davası olup  mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT. 13/3 maddesi uyarınca, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretini geçemeyeceği gözetilmeksizin davalı lehine AAÜT. Nin 13/1 maddesine göre fazla vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce davalı lehine AAÜT. 13/3 maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden yeniden karar verilmesi, gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin  08/06/2021 tarih ve 2018/1021 Esas - 2021/421 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 3.595,28-TL'nin 27.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, - Fazlaya ilişkin talebin reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 245,59-TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 162,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 82,75-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 162,84-TL peşin harç  ve  5,20-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 203,94-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan bilirkişi ücreti ve müzekkere/ davetiye gideri olmak üzere toplam: 1.859,80-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 701,25-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesap ve taktir olunan 3.595,28-TL  vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi uyarınca hesap ve taktir olunan 3.595,28-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 9-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 10-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL başvuru harcı ve  50,00TL istinaf masrafı olmak üzere toplam: 212,10 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6a3b8202a56cead","SID":"7bbd72ced305b923"}}