{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/380 Esas<br>KARAR NO: 2024/1127 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2016/424 Esas -  2021/838 Karar <br>TARİHİ: 08/07/2021<br>DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/06/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  davacının davalı taraftan 11.06.2014 tarihinde 60.075,00-TL bedelli ... marka plastik enjeksiyon makinası ve 27.10.2014 tarihinde 1.652,00-Euro bedelli ... marka kompakt hammadde yükleyicisi satın aldığını, davalının \"önce servis, sonra satış\" sloganı üzerinden her zaman yedek parça takviyesi, onarım ve non-stop çalışma koşulları taahhüt etmesi nedeniyle çalışmak için davalının tercih edildiğini,  ancak satıştan sonra ortaya çıkan gizli ayıplar ve arızaların davalı tarafça giderilmeyerek garanti yükümlülüğünün ihlal edildiğini ve davacının zarara uğratıldığını, bu zararların davalı tarafça tazmin edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, davalının yükümlülüklerini süresinde yerine getirmemesi sebebiyle davacı tarafça Sivas ... Noterliği'nin 18.12.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı taraftan gönderilen cevabi ihtarnamede ise (Kartal ...Noterliğinin 26.11.2015 tarih ve ... yevmiye no.) arızalı parçaların yurt dışında bulunması halinde tamiratın yapılarak 15 gün içinde davacıya teslim edileceğinin bildirildiğini, uzun süren tamirat süresi nedeniyle makinaların çalışamaz durumda olduğuna ilişkin davacı tarafça Sivas l.Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2015/37 D.İş sayı ile delil tespiti yaptırıldığını ve 25.12.2015 tarihinde yapılan keşif üzerine 04.01.2016 tarihinde oluşturulan bilirkişi raporunda, makinaların, parçaları sökülmüş olduğundan kullanılamaz halde bulunduğunun ve servo sürücü ile frenleme direncinin hala teslim edilmediğinin, yedek parçaların yurtdışından getirtilmesinin ise 10-21 gün sürebileceğinin tespit edildiğini, arızanın giderilememiş ve parçaların teslim edilmemiş olması nedeniyle davacı tarafça davalıya iki adet ihtarname keşide edilerek (Sivas ... Noterliğni'nin 03.12.2015 tarih ve ... yev. nolu ve 06.01.2016 tarih ve ... yev. nolu) ayıplı parçaların ayıpsız misliyle değiştirilmesinin, bu mümkün değilse ücretsiz tamiri ve çalışır vaziyette davacıya tesliminin talep edildiğini, ancak davalının ihtarlara cevap vermediğini, 100 günü aşkın bu süreçte davacının makineleri çalışamadığından siparişlerinin iptal edildiğini, ticari faaliyetlerinin durduğunu ve itibarının sarsıldığını, davacının kendi araştırmasıyla frenleme direncini başka bir firmadan 350$ bedelle satın aldığını ve bir hafta içinde getirtilerek makinenin çalışır duruma getirildiğini, bu durumun Sivas 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/5 D. iş sayılı dosyasıyla tespit ettirildiğini (22.01.2016 tarihli Bilirkişi Raporu), bu nedenle tamir bedeli olarak ödenmiş olan 1.810$+KDV'nin iadesinin 09.01.2016'da davalıdan talep edildiğini ancak davalının söz konusu cihazların siparişi verilmiş olduğundan iadenin gerçekleştirilemeyeceğini belirttiğini, bunun üzerine davacının davalıya Sivas ....Noterliği'nin 19.01.2016 tarihli ... sayılı ihtarıyla sorumluluklarını yerine getirmesinin ihtar ettiğini, davalının, ayıplı mal satışından ve satış sonrası hizmetlerden ötürü davacının zararlarını karşılaması gerektiği, bu itibarla haksız tamir bedellerinin iade edilmesi, etik olmayan şekilde fahiş fiyat talep edilerek haksız kazanç sağlamak üzere alınan frenleme direnç ünitesi bedelinin iade edilmesi ve makinelerin çalıştırılamadığı 120 gün için davalının tazminat ödemesi gerektiğini, ayrıca, ... marka makinenin de 03.10.2015 tarihinde arızalandığını, garanti kapsamında tamir edilen makinenin davacıya yeniden 19.10.2015 tarihinde teslim edildiğini, ancak yeniden arıza vermesi nedeniyle 04.11.2015 tarihinde davalıya verilen makinenin davalı tarafça tamir edilerek 19.11.2015'te davacıya iade edildiğini, arızanın devam etmesi nedeniyle makinenin 26.12.2015 tarihinde bir kez daha davalıya gönderildiğini ve 26.01.2016 tarihli (... yevmiye nolu ) ihtarname ile davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin bildirildiğini, davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede ise (Kartal ...Noterliğinin 04.02.2016 t. ve ... yev. nolu) makinenin tamir edilememesi nedeniyle yenisinin alınması gerektiğinin tavsiye edildiğini, 150 gün geçmesine rağmen tamir edilemeyen ve garantisi devam eden makinenin bedelinin iade edilmesi gerektiğini, makinenin yaptığı işin manuel olarak yapılması için işçi istihdam edildiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin haklan saklı tutulmak kaydıyla, Frenleme direnç ünitesi bedeli ve servo sürücü tamir bedelinin iadesi hususunda 6.302,53-TL'nin 11.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... makine bedeli olan 1.652 Euro bedelin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru (1 Euro=3,25 TL) karşılığının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline, Kazanç kaybı ve zararlar için şimdilik 20.000 TL, Davacının ticari itibarının zedelenmiş olması nedeniyle şimdilik 10.000 TL manevi zararının tazminine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  ... marka makinenin davacı işyerinde kurulduğu ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, davacı çalışanlarına da makine kullanımı hakkında teknik eğitim verildiğini, ancak bu kişilerin davacı şirketten ayrılması sonucu yerlerine istihdam edilen yeni çalışanlara eğitim aldırılması konusunda davacının bir talebi bulunmadığını, ancak davacı tarafça yazılan servis formunun yine davacı firma sahibinin imzaladığını, faturanın ise ancak teşvik çıktıktan sonra yani iki yıl sonra 11.06.2014 tarihinde kesildiğini, buna rağmen davacının makinenin fatura tarihinde alınmış gibi yansıtmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, makinenin teslimi üzerinden 3 yıl geçtikten sonra gizli ayıplı olduğunun iddia edilemeyeceğini, TKHK md.8/l'e göre iki yıllık zamanaşımının söz konusu olduğunu, davacının iyi niyete aykırı olarak 3 yıl önce almış olduğu makinayı fatura tarihine dayanarak yeni almış gibi ayıp ispatlama çabasında olduğunu, bu 3 yılda davacının makineye hiçbir bakım yaptırmadığını, makinelerin tozlu ortamda çalıştırılmasının uzun vadede sorun oluşturacağının davacı firmaya sözlü olarak bildirildiğini, ancak davacı tarafça bir önlem alınmadığını, ayrıca makinanın çalıştırıldığı ortamda düzenli gerilim sağlanamadığını, makinanm bu koşullarda 3 yıl dayanmış olmasının kaliteli olduğunu gösterdiği, makinede oluşan arıza ile ilgili davalı ile iletişime geçildiğinde telefonla destek istenildiğini ve davalı firmanın yetkili teknisyenlerinin ancak servis ile doğru bir tespit ve yardımda bulunulabileceğinin belirtildiğini, davacı tarafın garanti süresi dolan makine için ek maliyet oluşacağından ısrarla servis istemediğini, telefondan verilen bilgilere göre muhtemelen servo sürücünün arızalanmış olabileceğinin ve yenisini satın almaları gerektiğinin davacı tarafa bildirildiğini, yenisi geldiğinde ise mutlaka teknik servisin gelerek kök arızayı tespit etmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu kapsamda davacının yeni bir sipariştense tamir edilmesini tercih ettiğini, davalı tarafça yapılan tamir esnasında sürücünün giriş modülündeki köprü diyotun yanık olduğunun tespit edildiğini ve onarıldığıni, test edilen servo sürücünün davacıya geri gönderildiğini, ancak servis hizmeti almayı kabul etmeyen davacının Sivas'ta deneyimi bulunmayan bir elektrikçiye söz konusu parçayı monte ettirdiğini, bunun üzerine frenleme direnç ünitesinin fazla ısındığının davalı tarafa bildirildiğini, davalı firmanın ise asıl arızanın frenleme direnç ünitesinden kaynaklandığını belirterek makinenin derhal durdurulması gerektiğini bildirdiğini, davacının her iki cihazı birlikte davalıya servise gönderdiğini, serviste frenleme direnç ünitesinin de aynı arızaya sahip olduğunun görüldüğünü, buna göre makinelerin kullanıldığı işyerinde ani voltaj yükselmeleri olduğunu, ortamın makine çalışma şartlarına uygun olmadığını, yeni frenleme direnç ünitesi için davacının fiyat teklifini kabul etmesi üzerine yurtdışından sipariş verildiğini, bu siparişin de davalıya zamanında teslim edildiği ancak davacının bilgilendirilmiş olmasına rağmen gelip cihazı teslim almadığını, siparişin davacının bedeli yatırdığı 11.12.2015 tarihinde onaylandığından 7 haftalık teslim süresinin bu tarihte başladığı ve 28.01.2016 tarihli e-mail ve 04.02.2016 tarihli ihtarname ile ürünün teslime hazır olduğunun davacıya bildirildiğini, herhangi bir gecikme olmadığını, kaldı ki sipariş verildikten sonra davacının talebi üzerine sipariş geri çekilmeye çalışılmışsa da yurtdışı firmanın bunu kabul etmediğini, zaten teslim süresi kabul edilen ve bedeli ödenen bir siparişin sonradan iptal edilmesinin hakkaniyete ve ticari hayatın kurallarına da uymadığını, davalının servis hizmeti vermekten kaçınmış olabileceğinin ise davalı şirketin kuruluş amacına aykırı olduğu ve kabul edilemeyeceği, davacının ihtarnamelerinde de bu hususa değinilmediğini, ikinci makine bakımından (... markalı) davacının yetkili servisi beklemeden makineyi kurarak garanti şartlarını bozduklarını, makine 1 yıl çalıştırtıldıktan sonra arızalı olduğu bildiriminin yapıldığını, davalı tarafça yapılan incelemede, davacının yaptırması gereken periyodik temizleme yapılmamış olduğundan toz filtresinin dolduğunun, bu nedenle makinenin kömürlerini erkenden tükettiğinin anlaşıldığını, bitmiş kömürün yenisiyle değiştirilerek ve temizlenerek davacıya teslim edildiğini, yeniden çalışmadığı iddia edilen makinenin davalıya gönderilmesi sonucunda bu defa yine dolmuş olan toz filtrelerinin motor bobinini zorladığı ve rulmanları bozduğunun tespit edildiği ve davacının ısrarları sonucunda uzman bir kuruma yaptırıldığını, davalının genelde arızalanan parçaları stoğunda bulundurduğu, ancak kullanıcı hatasından kaynaklanan sebeplerle bozulan parçaları yurtdışından tedarik etmek durumunda olduğunu, aksi yönde davalının bir taahhüdü bulunmadığı gibi her parçanın yedeğini stoğunda bulundurmasının beklenemeyeceğini,  davacının makinelerdeki arızalara kendi kusuruyla sebep olduğunu, davacının haksız talepleri ve ihtarlarıyla davalıyı zaman ve maddi anlamda kayba uğrattığını, açıklanan sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/07/2021 tarih  2016/424 Esas -  2021/838 Karar sayılı kararında;\".....Mahkememizce makine mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik heyetten dosya arasında bulunan bilirkişi raporları, tarafların rapora yönelik beyanları ve itirazları değerlendirilerek ve raporlar arasındaki fark da açıklanmak suretiyle uyuşmazlık konularında rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi kurulu raporunda özetle; dava konusu ... marka plastik enjeksiyon makinasının davalı tarafından davacı iş yerine kurulumundan sonra makinenin 23.09.2015 tarihinde servo sürücüsünün arızalandığı ve davalı tarafından tamir edilip 18.11.2015 tarihinde davacıya teslim ediiip makineye montajından çok kısa bir süre sonra servo sürücü frenleme direncinin arızalanması üzerinde ikinci defa 21.11.2015'te servo sürücü ve frenleme direncinin birlikte davalıya teslim edildiği, parça gerektiği için yurtdışındana sipariş verildiği ve bütün ödemelerin yapılmasına rağmen servo sürücü ve frenleme direncinin tamir edilerek davacıya teslim edilemediği, davalı tarafın arızıya neden olarak iş yerinde kurulu olan elektrik tesisatının ürünün kullanımına uygun olup olmadığı ile gerekli olan koruma sistemlerinin bulunup bulunmadığı hususlarında davalı tarafından davacıya bildirildiğine dair bir belge ve bilgi mevcut olmadığı, ayrıca, makinenin arızalanması sebebi olarak davalı tarafından iddia edilen voltaj dalgalanması, ortamın tozlu olması ve çalışan işlerin ürün hakkında eğitimsiz olması hususlarında dosyada yapılmış bir tespit mevcut olmadığı, bütün bu hususlara göre, makinedeki arızanın gizli ayıplı olduğu sonucuna varıldığı, dava konusu ... marka hammadde yükleyicisi davalı tarafından 27.10.2014 tarihinde davacı firmaya satışının yapılıp makineye montajının yapılıp çalıştırılmaya başlandıktan sonra 03.10.2015 tarihinde arızalandığı, davalı firma garanti kapsamında tamir edilip davacıya 19.10.2015 tarihinde makineye montajının yapılıp çalıştırılmasından yaklaşık 15 gün sonra 04.11.2015 tarihinde tekrar arızalandığı ve davalıya tekrar 26.11.2015 tarihinde bir kez daha gönderildiği ve halen davalı işyerinde tamir edilmeden arızalı halde bulunduğu, davalı tarafın arızıya neden olarak, davacı firmanın kitapçıkta belirtilen bakımlarını yapmadığını, granül malzeme yerine kırma tozlu malzeme kullanıldığını, tozlu malzemede filtrenin tıkanıp motorun zorlandığını ve kömürün gitmesi nedeniyle arızalandığını iddia etmektedi. Ancak, davalının bu durumu davacı firmaya bildirdiğine ve davacıyı ikaz ettiğine dair bir belge dosyada mevcut olmadığı, ayrıca, davalı firmanın işyerindeki arızalı ... marka Hammadde Yükleyicinin filtresinin çok temiz olduğu, filtrenin tozdan kirli ve tıkalı olmadığı, bütün bu hususlara göre, hammadde yükleyicisindki arızanın gizli ayıplı olduğu, davalının frenleme direncinin değişimi ve servo sürücü tamir bedeli için 1.810 $+KDV talep etmesi üzerine buna karşılık gelen bedelin davacı tarafından 11.12.2015 tarihinde 6.302,53 TL olarak davalıya ödendiğini, ürünün gizli ayıplı olduğundan davacı bu bedeli davalıdan 11.12.2015 tarihinden itibaren işleyeck avans faizi ile talep edilebileceği, dava konusu ... marka hammadde yükleyicisi davalı tarafından 27.10.2014 tarihinde davacı firmaya satışının1.652,00 Euro bedelle yapıldığı ve ödem tarihindeki TCMB döviz satış kuru (1 EURO=3,25 TL) karşılığı 5.369,00-TL olarak davalıya ödeme yapıldığı, ürün gizli ayıplı olduğundan, davacı bu bedeli davalıdan 27.10.2014 tarihinden itibaren işleyeck avans faizi ile talep edilebileceği, Makinanın nekadar süre çalıştırılamadığı kesin olarak tespit edilmediğinden ve heyetimizde mali müşavir olmadığından, davacının iş ve kazanç kaybı zararının ancak mali inceleme ile hesaplanabileceği mütalaa edilmiştir. ... marka plastik enjeksiyon makinası bakımından; davacı vekili, davalıdan 11/06/2014 tarihli 160563 numaralı fatura ile ... marka plastik enjeksiyon makinası satın alındığını, 23.09.2015 tarihinde servo sürücüsünün arızalandığını ve davalı tarafından tamir edilip 18.11.2015 tarihinde davacıya teslim edilip makineye montajından çok kısa bir süre sonra servo sürücü frenleme direncinin tekrar arızalanması üzerinde ikinci defa 21.11.2015'te servo sürücü ve frenleme direncinin birlikte davalıya teslim edildiğini davalının frenleme ünitesinin yenisi ile değişmesi gerektiğini bildirdiğini, bunun için 1.810,00 USD + KDV talep ettiğini, müvekkilinin bu bedeli ödediğini ancak davalının yazılı ve şifahi olarak  frenleme ünitesini 15 gün içinde teslim edeceğini bildirmesine rağmen teslim etmediğini, müvekkilinin yaptığı araştırma ile 350 USD bedelle frenleme ünitesini temin ettiğini ve makinayı çalışır duruma getirdiğini, davalının fahiş fiyat talep ederek müvekkilini iğfal ettiğini, frenleme ünitesinin süresinde teslim etmediğini beyanla ödenen bedelin iadesini talep ettiği, davalının frenleme ünitesi için spariş teklif formunda teslim süresinin 7 hafta olarak belirtildiğini, davacının ürün bedelini 11/12/2015 tarihinde yatırdığını ve siparişi onayladığını,  28/01/2016 tarihli mail ile ürünün teslime hazır olduğunun bildirildiğini ancak davacının teslim süresini beklemediğini, ödenen bedelin iadesini talep edemeyeceğini beyanla davanın reddini savunduğu görülmüştür. Frenleme direnç ünitesi için düzenlene teklif formunda teslim süresinin ödemeye müteakip 6-7 hafta olarak belirtildiği, davacının ürün bedelini 11/12/2015 tarihinde davalı hesabına yatırdığı buna göre teslimin en geç 28/01/2016 olduğu, davacının teslim süresini beklemeden frenleme ünitesini temin ederek makinayı çalışır hale getirdiği, bu husunun Sivas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/5 Değişik İş dosyasında alınan 22/01/2016 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, 28/01/2016 tarihli mail ile teslim süresi içinde ürünün teslime hazır olduğunun bildirildiği, davalının sipariş formundaki süre ile bağlı olduğu, ödenen bedelin iadesini talep edemeyeceği anlaşılmakla davacının bu talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davacı vekili ürün bedelinin fahiş olduğunu, müvekkilinin iğfal edildiğini iddia etmiş ise de davacının basiretli bir tacir olarak sipariş formunda belirtilen ürünü satın almadan önce fiyat araştırması yapması gerekirken yapmadığı, davacının basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. ... marka hammadde yükleyicisi yönünden; dava konusu ... marka hammadde yükleyicisi davalı tarafından 27.10.2014 tarihinde davacı firmaya satışının yapılıp makineye montajının yapılıp çalıştırılmaya başlandıktan sonra 03.10.2015 tarihinde arızalandığı, davalı firma garanti kapsamında tamir edilip davacıya 19.10.2015 tarihinde makineye montajının yapılıp çalıştırılmasından yaklaşık 15 gün sonra 04.11.2015 tarihinde tekrar arızalandığı ve davalıya tekrar 26.11.2015 tarihinde bir kez daha gönderildiği ve halen davalı işyerinde tamir edilmeden arızalı halde bulunduğu, davalı tarafın arızıya neden olarak, davacı firmanın kitapçıkta belirtilen bakımlarını yapmadığını, granül malzeme yerine kırma tozlu malzeme kullanıldığını, tozlu malzemede filtrenin tıkanıp motorun zorlandığını ve kömürün gitmesi nedeniyle arızalandığını savunduğu ancak davalının bu durumu davacı firmaya bildirdiğine ve davacıyı ikaz ettiğine dair bir belge dosyada mevcut olmadığı, ayrıca, davalı firmanın işyerindeki arızalı ... marka hammadde yükleyicinin filtresinin çok temiz olduğu, filtrenin tozdan kirli ve tıkalı olmadığının 07/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı firmada bulunan makina üzerinde yapılan inceleme ile bütün bu hususların tespit edildiği, 14/10/2015 tarihli servis formunda garanti durumunun \"var\" olarak işaretlendiği, hammadde yükleyicisindeki arızanın gizli ayıplı olduğu, davacının ürün bedelinin iadesi talebinin yerinde olduğu, dava konusu makinenin 16/12/2015 tarihinde davalıya tamir için gönderildiği  buna göre davacının 16/12/2015 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği Mahkememizce değerlendirilmiştir.Kazanç kaybı talebi yönünden; davacı vekilinin, davalıdan satın alınan ürünlerin 150 gün kullanılmaması nedeniyle istihdam edilen işçiye ödenen bedelin kazanç kaybı olarak ödenilmesini talep etmiş ise de müvekkiline ait ticari defterlerin yangın nedeniyle zayi olduğunu bunu nedenle defterlerini sunamayacaklarını bildirdiği, bu nedenle mahkememizce davacı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının dava konu makinaların yaptığı işi yapmak üzere yeni işçi istihdam ettiğine dair delili dosyaya sunmadığı dolayısyla davacının kazanç kaybına ilişkin iddiasının ispatlayamadığı, davacı talebinin yerinde olmadığı Mahkememizce değerlendirilmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden; davacı vekili, davalının ayıplı mal satışı nedeniyle siparişlerin iptal edildiğini, müvekkilinin piyasada güvenirliğinin sarsırldığını, kişilik hakları ile ticari hayatının olumsuz etkilediğinden bahisle manevi tazminat talep etmiş ise de müvekkiline ait ticari defterlerin yangın nedeniyle zayi olduğunu, defterleri sunamayacaklarını bildirdiği, bu nedenle mahkememizce davacı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının siparişlerin iptal edildiğine delil dosyaya sunmadığı kaldı ki siparişlerin iptal edilmesinin kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilerek davacının manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, Davacının maddi tazminat ve alacak davasının KISMEN KABULÜ ile, 1 adet ... Marka Kompakt Ham madde yükleyici bedeli olan 1.652,00 Euro'nun 16/12/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacının kazanç kayıp tazminatı ve frenleme direnç ünitesi bedeli ile servo sürücü tamir bedelinin iadesi talebinin reddine,Davacının manevi tazminat davasının REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında \"1-Davacının maddi tazminat ve alacak davasının KISMEN KABULÜ ile, 1 adet ... Marka Kompakt Ham madde yükleyici bedeli olan 1.652,00 Euro'nun 16/12/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının kazanç kayıp tazminatı ve frenleme direnç ünitesi bedeli ile servo sürücü tamir bedelinin iadesi talebinin reddine,  2-Davacının manevi tazminat davasının REDDİNE,\" şeklinde kurulan hükmün KABUL kararı yönünden kararın usul ve yasaya uygun olup kararın ;\"Davacının kazanç kayıp tazminatı ve frenleme direnç ünitesi bedeli ile servo sürücü tamir bedelinin iadesi talebinin reddine, 2-Davacının manevi tazminat davasının REDDİNE,\" ilişkin kısımlarının hatalı ve hukuka aykırı  olup  kaldırılması  gerektiğini,Mahkeme kararında ; ... marka plastik enjeksiyon makinası bakımından; davacı vekili, davalıdan 11/06/2014 tarihli ... numaralı fatura ile ... marka plastik enjeksiyon makinası satın alındığını, 23.09.2015 tarihinde servo sürücüsünün arızalandığını ve davalı tarafından tamir edilip 18.11.2015 tarihinde davacıya teslim edilip makineye montajından çok kısa bir süre sonra servo sürücü frenleme direncinin tekrar arızalanması üzerinde ikinci defa 21.11.2015'te servo sürücü ve frenleme direncinin birlikte davalıya teslim edildiğini davalının frenleme ünitesinin yenisi ile değişmesi gerektiğini bildirdiğini, bunun için 1.810,00 USD + KDV talep ettiğini, müvekkilinin bu bedeli ödediğini ancak davalının yazılı ve şifahi olarak  frenleme ünitesini 15 gün içinde teslim edeceğini bildirmesine rağmen teslim etmediğini, müvekkilinin yaptığı araştırma ile 350 USD bedelle frenleme ünitesini temin ettiğini ve makinayı çalışır duruma getirdiğini, davalının fahiş fiyat talep ederek müvekkilini iğfal ettiğini, frenleme ünitesinin süresinde teslim etmediğini beyanla ödenen bedelin iadesini talep ettiği, davalının frenleme ünitesi için spariş teklif formunda teslim süresinin 7 hafta olarak belirtildiğini, davacının ürün bedelini 11/12/2015 tarihinde yatırdığını ve siparişi onayladığını,  28/01/2016 tarihli mail ile ürünün teslime hazır olduğunun bildirildiğini ancak davacının teslim süresini beklemediğini, ödenen bedelin iadesini talep edemeyeceğini beyanla davanın reddini savunduğu görülmüştür. Frenleme direnç ünitesi için düzenlene teklif formunda teslim süresinin ödemeye müteakip 6-7 hafta olarak belirtildiği, davacının ürün bedelini 11/12/2015 tarihinde davalı hesabına yatırdığı buna göre teslimin en geç 28/01/2016 olduğu, davacının teslim süresini beklemeden frenleme ünitesini temin ederek makinayı çalışır hale getirdiği, bu husunun Sivas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/5 Değişik İş dosyasında alınan 22/01/2016 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, 28/01/2016 tarihli mail ile teslim süresi içinde ürünün teslime hazır olduğunun bildirildiği, davalının sipariş formundaki süre ile bağlı olduğu, ödenen bedelin iadesini talep edemeyeceği anlaşılmakla davacının bu talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davacı vekili ürün bedelinin fahiş olduğunu, müvekkilinin iğfal edildiğini iddia etmiş ise de davacının basiretli bir tacir olarak sipariş formunda belirtilen ürünü satın almadan önce fiyat araştırması yapması gerekirken yapmadığı, davacının basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.\"Denilmekte olup Yerel Mahkeme kararının hatalı olduğunu,Yerel Mahkemenin ret gerekçesinde belirtilen ; Sipariş süresinin 6-7 hafta olarak belirlendiği  şeklindeki kabul ve görüşün ve iş bu suretteki gerekçenin hatalı olduğunu,Dosyada söz konusu makineye ait teklif formunun, sadece parçanın fiyatına ilişkin bir form olup hiçbir surette parçanın teslim süresine ilişkin bir mutabakat ve teslim süresinde anlaşma gibi bir hal olmayıp bizatihi teklif formunun iletildiği davalının 11.12.2015 tarihli mailinde “..not;”termin süresi ile alakalı genel müdürümüz nadir bey bizzat kendisi yurtdışı ile görüşecek erkene çekilmesi konusunda görüşmüş olup net bilgi pazartesi günü sizlere bildirilecektir” notu ekli olup taraflar arasında teklif formunda bahsedilen   6-7 haftalık bir teslim süresi hususunda yazılı bir anlaşmanın hiçbir surette söz konusu olmadığını, davalının parçanın yurtdışından 15 gün içinde temin edilip makinenin çalışır hale getirileceğinin gerek yazılı ve gerekse çok yoğun geçen şifahi görüşmelerde müvekkil tarafa taahhüt edildiği, Tarafların teklif formundaki teslimat süresi üzerinde anlaşmaları hiçbir   surette söz konusu olmayıp teklif formunun hiçbir surette  tarafların anlaşmaya varıldığını gösterir bir belge niteliğinde olmadığını, teklif formunun sadece parçanın fiyatına ilişkin bir form olduğunu, bizatihi 11.12.2015 tarihli teklif formunun 11.12.2015 tarihli  mail ekinde gönderildiği  ve iş bu mailde”…. not: termin süresi ile alakalı genel müdürünüz nadir bey bizzat kendisi yurt dışı ile görüşerek erkene çekilmesi konusunda görüşmüş olup net bilgi pazartesi günü sizlere bildirilecektir”şeklinde açıklama içerdiğini ve  teklif formunun bu açıklama ve işin aciliyetine binaen aynı gün  bu not uyarınca şifahi bildirimlerinin 15 gün olacağı şeklindeki  telkin ve  iknalarına inanarak  onaylandığı,  teklif formundaki 6-7 hafta olarak belirtilen teslim süresi hakkında taraflar arasında bir mutabakat  onay ve kabul bulunmadığını, davalının müvekkile taahhüdü en geç 15 gün içinde parçanın bulunacağı olup aksi halde bu kabil bir notun davalı tarafça yazılmayacağı ve hayatın olağan akışı ve müvekkilinin ticari işlerinin durduğu gözönüne alındığında hayatın olağan akışı gereği müvekkilince  bu kabil bir 6-7 hafta gibi bir sürenin kabul edilmeyeceğini, müvekkilce teklifin onaylanması akabinde keşide edilen tüm ihtarlarda  bu hususun özellikle bildirildiği, davalı tarafça  ürünün tesliminin geciktiği yönündeki ihtarlara teslim süresinin 6-7 hafta olduğu yönünde verilen bir cevabın olmadığı,Davalı tarafça müvekkile satışı gerçekleştirilen ... plastik Enjeksiyon makinesinin  ....ltd. Hong kong menşeli olup davalı firmanın bu firmanın Türkiyede tek yetkili satış ve servis sağlayıcısı olduğunu, davalının,  müvekkilin içinde bulunduğu ticari işlerinin durması ve içinde bulunduğu çaresizlik halinden yararlanmak suretiyle  iğfal etmek suretiyle hile ile  350$ lik  parça bedeli için 1810 $ alarak  ve araştırmalarına rağmen parçayı temin edemediğini  beyan etmesine ve müvekkilimce yurt dışından bulunmasına onay vermiş olmasına karşın , müvekkilce makinenin kendi imkanları ile devreye alındığını ve  bedel aide istendiğinde ise kötüniyetli ve dürüstlük kuralına ve ticari etik kurallarına aykırı surette   yurt dışı firmanın  iptal talebini kabul etmediği şeklinde  gerçek dışı soyut ve mesnetsiz beyanlarla parça bedelini iade etmeyerek müvekkili   zarara uğrattığı ve haksız kazanç sağladığını,  Mahkemenin termin süresinin 6-7 hafta olduğu şeklindeki kabul ve gerekçesinin hatalı olduğunu, Müvekkilinin şahsi çabaları ile yurt dışından parça  getirilmesi talebinin davalının onay ve kabulünde olduğu bizatihi  davalının kendi beyanları ile sabit olduğunu, davalının onay ve kabulü ile siparişin iptal edildiği ve müvekkilce parçaların kendi imkanları bulunmasına rıza gösterildiğinin açık olup ödenen 1810 usd + kdv ücretin iadesi talebinin haklılığının açık olduğunu, Davalının tacir olup uhdesinde bulunan iş bu  1810 usd + KDV bedeli hususunda bu güne dek malı teslim etmediği gibi kendilerine bir fatura tebliğ ve teslim etmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, dosyaya da  kabil bir fatura sunulmadığını,Davalının cevap dilekçesi ile siparişin iptaline onayının olduğu yönündeki iş bu beyanlarının  mahkemece dikkate alınması gerekirken , red kararı hatalı ve hukuka aykırı olduğu gibi taraflar arasında 6-7 haftalık termin süresi kararlaştırıldığı şeklindeki yorum  mevcut somut delliller ve ticari hayatın gereklerine aykırı olduğu gibi davalının sorumluluktan kurtulmak saiki ile  belgesiz soyut beyanlarının  hakkaniyet doğruluk ve dürüstlük ilkeleri karşısında kabul edilebilirliği olmadığını,  taraflar arasında bir termin süresi konusunda mutabakat bulunmadığını, davalı tarafça  müvekkilinin hile ile iğfal edildiğini  davalı  350$ olan parça için müvekkilden 1850 $ gibi fahiş fiyat alarak  sözde  tamir ve servis  hizmeti adı altında haksız kazanç sağlamayı amaçladığı, davalı firmanın amacının cevap dilekçesindeki  “bulduğu köprü diyotları müvekkil firmaya göndererek veya servis isteyerek arızayı bulan ekibin arızayı giderme hakkını görmezden gelerek” ifadesi ile açıkça  ortada olduğu üzere  davalı tarafça frenleme direnç ünitesi adı altında müvekkilden tahsil edilen bedelin parça bedeli olmadığı müvekkilin  parça bedeli adı altında  servis hizmetini de ekleyerek iğfal ettiği 1.810$ talebin  müşterinin iğfali niteliğinde olduğu ve davalının haksız kazanç sağlama saikinde olduğunu, kusurlu hizmet ifa ettiğini, davalarının kabulü gerekirken reddi kararının hatalı ve hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Müvekkilce yaptırılan tespitin bilirkişi raporu ile parçanın yurtdışından temin süresinin en geç 21 gün olduğu belirlenmiş olup davalılarca taahhütlerine aykırı davranıldığından ve müvekkil şirketin ticari faaliyetinin 4 aydır durmuş olması hasebi ile müvekkilce bilirkişi tesbiti ardından parçayı üstelik çok uygun bir fiyata 1 hafta gibi bir sürede yurt dışından temin ederek makinesi çalışır hale getirdiği ve bu hususunda bilirkişi tespit raporu ile belgelendiği, davalı tarafça dosyaya sunulan deliller arasında yurt dışı firmaya sipariş verilip verilmediği, hangi tarihte verildiği, ödemenin yurt dışı firmaya iletilip iletilmediği,iletildi ise ne zaman yurt dışı firmaya iletildiği, ve yine ithalat işleminin gerçekleştip gerçekleşmediği ,gerçekleşti ise  ne zaman gerçekleştiğine ve yine transfer ve gümrük işlemlerine dair maliyet hususunda davalı tarafça  delile dayanılmadığı yine davalı tarafça tahsil edildiği kabulünde olan  parçaya ilişkin bir  fatura  kesilmemiş olup  ve bu hususlarda davalı tarafça dosyaya hiçbir delil sunulmadığı, dosya kapsamına ve somut delillere aykırı surette davalı beyanına üstünlük tanınmak şeklindeki taraflar arasında 6-7 haftalık termin süresi kararlaştırıldığı şeklindeki kabul ve bu kabul uyarınca davanın reddine yönelik kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilce  bir hafta gibi kısa bir sürede  350$ a  parçayı satın alıp makineyi çalışır hale getirmesi şeklindeki maddi oluş uyarınca davalının satış işlemindeki  hilesinin müvekkili iğfal fiilinin tespitinin yapılmasının, bu kabil bir satış ve hizmet bedeli ödemesinin müşterinin iğfali niteliğinde olduğunun açık olmasına karşın , mahkeme kararında müvekkilinin basiretli tacir olduğu şeklindeki yorumlarının hatalı  olduğunu,Davalı firmanın müvekkilinin  ticari faaliyetinin durduğunu ,işinin aciliyetini ve makineye olan ihtiyacını çok yakınen bilmekte  ve  bu durumu haksız kazanç sağlama adına hileli surette  kullanarak müvekkili iğfal ettiği,  müvekkilce  davalının onayı ve bilgisi ile  kendi imkanları ile  yurt dışından parçanın 350$ ödenerek  en geç  bir hafta içinde temin edileceğinin öğrenilmesi ile de müvekkil  davalının bu kabil bir parça için 1810 $ talep edildiği ve parayı peşin almasına  karşın  müvekkilin oyalandırılmış olması karşısında   güvenini tamamen yitirdiği, davalı müvekkil firmasının  işinin aciliyetini ve makineye olan ihtiyacını çok yakınen bilmekte  ve  bu durumu kullanarak müvekkili iğfal ettiği,  15 gün içinde makinenin çalışır vaziyete getirileceği sözün tutmayan ve gerekse fahiş fiyatla iğfal edildiğini öğrenen müvekkilce ,  siparişin iptal edildiği   ve ödenen bedelin aidesi istenilip davalıya mail suretiyle bildirildiği, Davalının müvekkile taahhüdünün 15 gün olup , Aksi halde dahi  en geç teslim süresinin tespit bilirkişi raporu ve sunulan 06.11.2017 tarihli bilirkişi heyeti  raporunda “makul teslimat süresinin azami 21 gün olduğu bu sürenin  son gününün 01.01.2016 tarihi olduğu” tespitleri uyarınca bu tarihe kadar davalı tarafça ürünün teslimin gerçekleştirilmediği hususunun açıkça sabit olduğu,Davalıya müvekkili firma tarafından 09.01.2016 tarihli e-mail ile  parçanın halen ellerine ulaşmadığı ve frenleme direnç ünitesinin kendi imkanları ile yurt dışından getirtildiği  ve makinenin çalışır vaziyete getirildiği  ve ödenen ücretin iadesi istenmiş , bunun üzerine davalı tarafça  sipariş iptali kabul edilerek, yurt dışına siparişin iptal edildiğinin bildirildiği,  09.01.2016 tarihi itibari ile sipariş iptal edilmiş olup davalının bu hususa hiçbir itirazı olmadığı gibi , 19.01.2016 tarihli  001152 yev.nolu ihtarname keşide edilerek  davalının yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve müvekkilin iğfal edildiği frenleme direnç ünitesinin kendi imkanları ile getirtildiği ve makinenin çalışır duruma getirildiği, zararlarının tazmin yoluna gidileceği ihtar edilmiş olmasına karşın davalı tarafça bu ihtarnameye bir cevap da verilmediği,Aksi halde teklif formundaki 6-7 haftalık sürede teslim edilmesi kararlaştırılmış olsa idi davalının  basiretli bir tacir olarak müvekkilin sipariş iptali karşısında henüz 6-7 haftalık sürenin dolmadığı bildirilecek ve yurt dışı firmaya sipariş iptali talebinin iletilmeyeceği ticari hayatın olağan akışının gereği olduğu ve davalının 15 günlük taahhüdü ve makul süre olan 21 gün ünüde aşan teslim sürelerine aykırılığı kabulünde olup ,sipariş iptalinin davalının kabulünde olduğu, Yurt dışı firmanın iptali kabul etmediği şeklinde davalı beyanı dahi tek başına siparişin iptalinin gerçekleştiğinin ve davalının kabulünde olduğunun açık ispatı olup ,  yurt dışı firma ile davalının arasındaki ilişki ayrı bir ilişki olup  , davalının sipariş iptalini yurt dışına bildirdiği yurt dışı firmanın kabul etmediği şeklinde savunmasının delili olarak  yabancı dilde bir mail dosyaya sunulmuş isede  bu mailin  türkçe tercümesi de dosyada yer almamakta olup hangi amaç ve saikler altında düzenlendiği ve  dava konusu parça siparişi kapsayıp kapsamadığı dahi belirsiz olup  hiçbir surette müvekkil şirket aleyhine bir delil niteliği olmadığını, İş bu davanın açılması sonucu savunmalarında ise  yurtdışı firmanın iptal talebini kabul etmediği şeklinde savunmada bulunulmuş olup, bu beyanın dahi  iptal talebinin bilgisi ve onayında olduğunugösterdiği, davalının basiretli bir tacir olmasının sonucu kendi kusurlarına ve fillerinin sonuçlarına katlandığını,  müşterinin iptal talebini kabul eden firmanın sözde  yurt dışı firmanın kabul etmemesinin sonuçlarına kendisinin katlanacağını, Taraflar arasında termin süresi hususunda yazılı mutabakat hali mevcut olmayıp, malların yurt dışından getirilmesi için makul ve rayiç süre nazara alınarak uyuşmazlığın  giderilmesi ve yine  davalı tarafça   soyut surette siparişin yurt dışından getirildiği beyanı dışında  dosyaya  siparişin  yurt dışında  ihraç edildiğine ve gümrükten çekildiğine ve ellerine ulaştığına  dair belge ve delil sunmamış olması ve frenleme direnç ünitesinin tarafımıza teslim edilmemiş olması  hali gözetilerek  frenleme direnç ünitesi  tamir bedelinin iadesine karar verilmesi gerekirken talpelerinin red edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Sivas  Sulh Hukuk Mahkemesi D.İŞ dosyalarından yapılan bilirkişi incelemesi ile  siparişlerin yurt dışında getirilmesi için makul sürenin 10- 21 gün  tespit edildiği, bu süre içerisinde bedeli ödenen servo sürücünün davalı tarafça teslim edilmediği gibi  dosya kapsamı ile  siparişin yurt dışından ithal edildiğine ,bedelin yurt dışı firmaya ödendiğine ve gümrükten çekildiğine ve tahsil edilen bedele ilişkin davalı tarafça düzenlenen bir fatura bulunmadığına ve tüm bu hususlara dair davalı tarafça dosyaya bir delil  ve belge  sunmakdıkları açık iken  afaki surette parçanın yurt dışından geldiği  ellerinde olduğuna dair  soyut ve mesnetsiz  beyandan ibaret savunmada bulundukları açık iken bu beyana itibar edilmesi şeklindeki kararın hatalı olduğunu,Mahkemece, davalının ürünü yurt dışından getirdiğine dair gümrük formları ve mal gümrük çekiş belgeleri dosyaya sunulmadığı halde soyut davalı  beyanına itibar edilerek  taraflar arasında termin süresinin olduğu ve müvekkilce bedel istemeyeceği şeklindeki gerekçe ve kabulun hukuka aykırı olduğunu, Davalı tarafça müvekkiline satışı gerçekleştirilen ... plastik Enjeksiyon makinesi  ....ltd. Hong kong menşeli olup davalı firma bu firmanın Türkiyede tek yetkili satış ve servis sağlayıcısı olduğunu, Davalının  müvekkilin içinde bulunduğu ticari işlerinin durması ve içinde bulunduğu çaresizlik halinden yararlanmak suretiyle  iğfal etmek suretiyle hile ile  350$ lik  parça bedeli için 1810 $ alarak  ve parçayı temin edemediğini  beyan etmesine ve müvekkilimce yurt dışından bulunmasına onay vermiş olşmasına karşın , müvekkilince bedel aide istendiğinde  yurt dışı firmanın  iptal talebini kabul etmediği şeklinde  gerçek dışı soyut ve mesnetsiz beyanlarla parça bedlini iade etmeyerek müvekkili   zarara uğrattığı ve haksız kazanç sağladığını, Davalı firmanın kendisine ait “www.....com” adlı internet sitesinde  teknik servis ilkesi olarak “ÖNCE SERVİS, SONRA SATIŞ” ilkesine güvenerek makinede ortaya çıkan gizli ayıpları davalıya derhal bildirDİĞİNİ ve  arızanın giderilmesi için  haklı ve yerinde olarak davalıya başvurmuştur ki  davalının satışa sunduğu makineler için satın alan  işletmenin tüm servis ve yedek parça ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde karşılayarak non-stop çalışma şartlarını oluşturmayı vaad etmek suretiyle  satış işlemlerinin gerçekleştirdiğini, müvekkiline vaat ve taahhüt edilen  non-stop çalışma koşulları, servis ve yedek parça garantisi  davalının resmi  internet sayfası ile açıkça ilan edilen bir husus olduğu gibi ayrıca yine aynı internet sitesinde davalı firmanın; ‘‘Bünyesinde bulundurduğu ithalat departmanı ile çok hızlı olarak, ihtiyaç halinde, stoğunda gerekli tüm parçaları hazır tutarak en hızlı şekilde müşteriye ulaştırmakta ve stoğunu sık peryotlarla güncellemektedir.’’olarak belirttiğini,  yaşanılan süreçte  davalının vaadlerine aykırı surette müvekkilince satın alınan makinelerin stoğunu tutmadığı gibi satın alan  işletmenin tüm servis ve yedek parça ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde karşılayarak non-stop çalışma şartlarını oluşturma vaadlerine de  aykırı surette hareket ettiği  müvekkil şirketi iğfal etmek suretiyle  mağduriyetine  kusurlu surette sebebiyet verdiği,Kazanç kaybı talebi yönünden   verilen red  kararı hatalı ve hukuka aykırı olup kararın iş bu yönden kaldırılması  gerektiğini, bu hususta yerel mahkeme kararında ; davacı vekilinin, davalıdan satın alınan ürünlerin 150 gün kullanılmaması nedeniyle istihdam edilen işçiye ödenen bedelin kazanç kaybı olarak ödenilmesini talep etmiş ise de müvekkiline ait ticari defterlerin yangın nedeniyle zayi olduğunu bunu nedenle defterlerini sunamayacaklarını bildirdiği, bu nedenle mahkememizce davacı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının dava konu makinaların yaptığı işi yapmak üzere yeni işçi istihdam ettiğine dair delili dosyaya sunmadığı dolayısyla davacının kazanç kaybına ilişkin iddiasının ispatlayamadığı, davacı talebinin yerinde olmadığı Mahkememizce değerlendirilmiştir.\" denilmekte olup kararın hatalı olduğunu,  Manevi tazminat yönünden verilen red  kararının hatalı ve hukuka aykırı olup kararın iş bu yönden kaldırılması  gerektiğini, yerel mahkemece Manevi tazminat talebi yönünden; davacı vekili, davalının ayıplı mal satışı nedeniyle siparişlerin iptal edildiğini, müvekkilinin piyasada güvenirliğinin sarsırldığını, kişilik hakları ile ticari hayatının olumsuz etkilediğinden bahisle manevi tazminat talep etmiş ise de müvekkiline ait ticari defterlerin yangın nedeniyle zayi olduğunu, defterleri sunamayacaklarını bildirdiği, bu nedenle mahkememizce davacı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının siparişlerin iptal edildiğine delil dosyaya sunmadığı kaldı ki siparişlerin iptal edilmesinin kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilemeyeceği değerlendirildiği, davacının manevi tazminat davasının reddine karar verildiği,  müvekkilinin  davalının haksız suretteki fiilleri nedeniyle  siparişlerin iptal edildiği, müvekkilinin piyasada güvenirliği sarsıldığı, saygınlığı  zedelendiği,  kişilik hakları ile ticari hayatının olumsuz etkilediğinden  manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu beyanla,  istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemenin 2016/424e. 2021/838k. sayılı 08.07.2021 tarihli  ilamının \"Davacının kazanç kayıp tazminatı ve frenleme direnç ünitesi bedeli ile servo sürücü tamir bedelinin iadesi talebinin reddine, 2-Davacının manevi tazminat davasının REDDİNE,  kısımları yönünden istinaf taleplerinin kabulüne, müvekkil aleyhine olan iş bu kısım yönünden kaldırılarak;  Davalarını kabulüne, tehiri icra kararı verilmesine ,yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE, ilk derece mahkemesinin ... yönünden davacının taleplerini reddettiği, ancak ... Marka Ham Madde yükleyici yönünden tazminat talebini kabul ettiği, kabul gerekçesinde \"... marka hammadde yükleyicisi yönünden; dava konusu ... marka hammadde yükleyicisi davalı tarafından 27.10.2014 tarihinde davacı firmaya satışının yapılıp makineye montajının yapılıp çalıştırılmaya başlandıktan sonra 03.10.2015 tarihinde arızalandığı...\"  kabulüne yer verdiği, mahkemenin bu kabul ile başlangıçtan beri ısrarla savundukları ve davacı yanın hiçbir aşamada aksini iddia etmediği ... Marka Hammadde yükleyicinin yetkili servis beklemeden kurulması nedeniyle garanti  kapsamından çıktığına dair savunmalarını görmezden geldiğini, Davacı ... marka hammadde yükleyicinin müvekkil şirket elemanlarınca kurulduğuna dair bir savunma yapmadığı veya bu yönde bir servis formunun mahkemeye sunulmadığını, o halde müvekkil davalının yetkili servis olarak satışını yaptığı ... marka hammadde yükleyicisini davacının yerinde kurmadığı konusunda bir anlaşmazlık bulunmadığını, Gerekçeli kararda ... marka hammadde yükleyicide gizli ayıp olduğunun kabul edildiği, davacı şirketin, 27.10.2014 fatura tarihli ...  marka Alman menşeli hammadde yükleyiciyi  yetkili servisi beklemeden kurdurmak suretiyle ürünün garanti şartlarını bozduğunu, davacının aksi yönde bir savunmasının da olmadığını, çünkü buna dair elinde bir servis belgesi mevcut olmadığını, elektronik ve makine aksamlarının garanti korumasını sağlamak için öncelikle yetkili servise cihazın kurulumunu yaptırmalarını bilmeleri gerektiğini, yetkili servise kurdurulmayan ve bu konudaki eğitimi ve bakım desteğini almayan bir alıcının garanti kapsamında kalmasının mümkün olmadığını,   servise ihtiyaç duymadan elektrikçi veya becerikli bir kişiyi bularak makineyi kurduran, kullanım konusunda eğitim ve servis desteğini almayan davacının zararına müvekkilin katlanmasının beklenemeyeceği, bu durumda gizli ayıptan bahsedilemeyeceği, bu nedenle ... marka ham madde yükleyici makine konusunda müvekkil firmaya bir sorumluluk yüklenemeyeceği, basiretli bir tacirin satın aldığı bir ürünü yetkili servisi gelmeden devreye almanın bir takım sorumluluklar yükleyeceğini bilmesi gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/6504 E. , 2014/10721 K. sayılı kararında \"...yetkili olmayan servis tarafından kontrol edilip lambalarının yanmadığı raporu verildiği, bu arızanın kullanımdan dolayı meydana gelebilecek garanti kapsamındaki arızaların bulunduğu, ancak yetkili olmayan servis tarafından makineye müdahale edildiğinden makinenin garanti kapsamından çıktığı\" hususlarının bildirildiği, gerçekten de dosyadaki belgelere göre dava konusu makineye yetkili olmayan servis tarafından müdahale edildiği anlaşıldığından ikinci bilirkişi raporunun gerekçesine nazaran hükme esas alınması gerektiği\" gerekçesi ile açılan tazminat davasının reddine dair verilen mahkeme kararının onandığını, ... ... yükleyici yetkili servis tarafından kurulmadığı, eğitim ve servis desteği alınmadığı halde 1 yıl çalıştığını, bu cihazın olumsuz şartlarda çalıştırıldığını,  gerekçeli kararda ... marka hammadde yükleyicinin serviste yapılan kontrolünde toz olmadığı, temiz olduğunun belirtildiği,  ... marka yükleyici müvekkil firmaya arıza nedeniyle ilk gönderildiğinde, tamir için cihaz söküldüğünde toz içinde olduğunun tespit edildiği ve fotoğraflarının çekildiği, yükleyici onarımı müteakip Davacı Şirkete gönderildiği, ancak kısa bir süre sonra arızalanınca yeniden Müvekkil firmaya gönderildiği, ... yükleyicinin toz içindeki halini gösterir fotoğrafların mahkemeye sunulduğu halde bu konuda bir veri olmadığından bahisle ve servise geldiğinde temizlik ve bakımının yapılmış olmasının dikkate alınmamasının maddi hakikate aykırı olduğunu, müvekkilin makineler kendisine gönderildikten sonra bakımını yaptığına dair beyanlarının  bilirkişinin iddiasına yönelik geliştirilmemiş olup cevap dilekçesinin 7. Sayfasında yer aldığını, bilirkişilerin dosyada yer alan makinelerin müvekkilin iş yerine geldiğindeki toz içindeki resimlerine bakmış olsalardı bu ayrımı kolayca yapabileceklerini, Mahkemenin davacı firmayı makinenin tozlu ortamda çalıştırılmaması gerektiğine dair ihtar etmemesi sebebiyle makinenin gizli ayıplı olduğu değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini, zira davacının firma ... Marka hammadde yükleyiciyi Davacının iş yerinde kurup işletmeye almadığı için ortamın tozlu olduğunu bilmesi ve ikaz etmesinin mümkün olmadığını, davacının sırf masraftan kaçınmak adına teknik destek almadığının dosya kapsamında sabit olduğunu, bu durumda müvekkil firmanın ... Marka yükleyicinin çalışma ortamını gözlemleme imkanına sahip olmadığını ve dolayısıyla böyle bir tespiti yapamayacağını, Gizli ayıptan bahsedilmesi için davacının makinenin yetkili servisce kurulup hizmete alınmasını sağlaması, kullanım ve korumaya yönelik üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmesi, yetkili servisten bakım desteği alınması, makineyi kullanacak elemanın yetkili firmadan gerekli teknik eğitimi alması, başka bir deyişle ... marka hammadde yükleyicinin bakımı konusunda gerekli özeni ve dikkati göstermesi gerektiğini, davacının makineleri yetkili servis dışındaki kişilere kurdurtmak, kirli ortamlarda, eğitim almamış işçiler elinde, gerekli bakım ve tamirini yetkili servis olan müvekkiline yaptırmayarak çalıştırmaya devam etmesi nedeniyle üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğinden müvekkilin hiç bir şekilde sorumluluğuna gidilemeyeceğini, gizli ayıbın ancak kullanıcıya atfedilecek hiç bir kusur olmadığı hallerde ortaya çıkacağını, davaya konu olayda davacının tamamen kusurlu hareketlerde bulunduğu, bu nedenle mahkemenin ispat külfetini davalının üzerine bırakarak basiretli tacire hatırlatılmasına gerek dahi olmayan hususlardan müvekkili şirketi sorumlu tutan kararın açık bir şekilde hukuka aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, mahkemenin \"gizli ayıp\" kabulüne dair kararını kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... Marka Hammadde yükleyicinin 27.10.2014-03.10.2015 tarihleri arasında kullanılmış olması nedeniyle bu kullanım bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplatılarak fiyattan düşülmemesinin de açık bir hukuka aykırılık ve sebepsiz zenginleşme nedeni olduğunu beyanla, müvekkil şirketin \"1 adet .. Marka Kompakt Ham madde yükleyici bedeli olan 1.652,00 Euro'nun 16/12/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacıya ödenmesine...\" dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan işbu karara itiraz ettiklerini, ayrıca tehiri icra kararı talep ettiklerini, kararın incelenerek usul ve yasaya aykırı olan kararın  kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacının davalıdan satın almış olduğu ... marka kompakt hammadde yükleyicisi makinanın ayıplı olması nedeniyle makina bedelinin, ... marka plastik enjeksiyon makinasında oluşan arızanın giderilmesi için sipariş verilen frenleme direnç ünitesinin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle frenleme direnç ünitesi bedeli ile servo sürücü tamir bedeli, davalıdan satın alınan ürünlerin 150 gün kullanılmaması nedeniyle kazanç kaybı ve zararları ile manevi zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davacı vekili dava dilekçesi ile;Frenleme direnç ünitesi bedeli ve servo sürücü tamir bedelinin iadesi hususunda 6.302,53-TL'nin 11.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... makine bedeli olan 1.652 Euro bedelin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru karşılığının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, (harca esas değer:1.652 EUROX 3.25= 5.369-TL )Kazanç kaybı ve zararlar için şimdilik 20.000 TL, davacının ticari itibarının zedelenmiş olması nedeniyle şimdilik 10.000 TL manevi zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığı;Davacinin davalıdan satın aldığı plastik enjeksiyon makinası ve ham madde yükleyicisinde gizli ayıp bulunup bulunmadığı, ürünlerde meydana gelen arızanın davacının iş yerine ait unsurlar ve voltaj düzensizliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, enjeksiyon makinasının fiili satış ve teslim tarihi, davalının yurt dışından sipariş ettiği frenleme direnç ünitesi bedelinin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, hammadde yükleyicisinin satış bedeli iadesinin gerekip gerekmediği, dava konusu ürünlerin gizli ayıplı olup olmadığı ve davalının satış sonrası hizmetinde kusur bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak davacının maddi ve manevi zararının ve kazanç kaybının doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı ve tazminat şartları oluşması halinde faiz başlangıcı şeklinde olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili 08/07/2021tarihli karar duruşmasında;'' Bilirkişi raporuna karşı beyanlarımı tekrar ederim, bizim defter ve kayıtlarımız zayi olduğu için sunamadık, bu husustaki talebimizi atiye terk ediyoruz,'' şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkemece aynı tarihli duruşmada, HMK'da davanın atiye terk edilmesi gibi müessesenin olmadığı belirtilip davacı vekilinden sorulduğu, davacı vekili beyanla;'' Atiye terk ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum ,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece,tespit edilen uyuşmazlık doğrultusunda üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde;Davacı tarafın, Frenleme direnç ünitesi bedeli ve servo sürücü tamir bedelinin iadesi talebinin reddine yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;Gerek davalı ... tarafından verilen fiyat tekliflerinde gerekse Sivas 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/37 D.İş sayılı dosyasına sunulu 04.01.2016 tarihli bilirkişi tespit raporunda, sipariş edilecek parçalar bakımından siparişin, davacı tarafından ödemenin yapılması ile kesinleşeceği ve teslimat süresinin de bu tarihten itibaren başlayacağı açık bir şekilde belirtilmektedir. O halde, teslimat süresi hesaplanırken davacı tarafından sipariş bedelinin yatırıldığı tarihin esas alınması gerekmektedir.Davalı firma tarafından davacıya sunulan “1 Adet Frenleme Direnç Ünitesi” teklifi içeren 11.12.2015 tarihli teklif yazısında; “Ödeme: %100 peşin, teslim süresi: ödemeyi müteakip 6-7 hafta, teslimat: ... depo teslim, ” yazıldığı, açıktır. Diğer taraftan, 2015/37 D.İş sayılı dosyada bulunan 04.01.2016 tarihli bilirkişi raporunun devamında, söz konusu yedek parçanın ancak ödemesi yapıldıktan sonra özelliğine ve gümrük işlemlerine göre 10 ile 21 gün arasında getirtilebileceği belirtilmiştir.Bu kapsamda, dosyada bulunan ... Bankası dekontundan tespit edildiği üzere, davacının, siparişi verilen direnç ünitesinin ödemesini (1.810$4*KDV karşılığı 6.302,53 TL) yaptığı tarih 11.12.2015 olduğuna göre, makul teslimat süresinin (Bilirkişi raporuna göre azami 21. gün) son gününün 01.01.2016 olduğu, davalının teklif formunda belirttiği süreye göre ise 12.02.2016 olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Davalı tarafça davacıya gönderilen 28.01.2016 tarihli e-posta bildiriminde ve 04.02.2016 tarihli ihtarnamede, söz konusu parçanın davalının deposuna teslim edildiği ve Küçükyalı ofisinden alınabileceği davacı tarafa bildirildiğine göre, ürünün en geç 28.01.2016 tarihinde tedarik edildiği anlaşılmaktadır.Davalı taraf, kendi teklifinde belirttiği teslimat süresi içinde (6-7 hafta) ürünü tedarik etmiştir. Teklif formu davacı tarafça kabul edildiğinden ve davacı, faaliyet alanında basiretli bir tacir olarak kabul gördüğünden, teklif formundaki teslimat süresi üzerinde tarafların anlaştığı, mutabık kaldığı, yani sözleşme kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, bir başkasından ürün tedarik etmeden önce, teklif formundaki süre kadar beklemesi icap eder. Ticari faaliyet alanında basiretli davranması gereken bir tacir olan davacının, teklif formunda açıkça bildirilmiş olmasına karşın teslimat süresinin sonuna dek beklemeden daha uygun fiyata bulduğu parçayı satın almış olması, siparişini iptal etmesi için haklı sebep vermemektedir. Davacının sipariş formundaki süre ile bağlı olduğu, ödenen bedelin iadesini talep edemeyecektir.Davacı tarafın  davalıdan satın alınan ürünlerin 150 gün kullanılmaması nedeniyle kazanç kaybı ve zararlarının tazmini talebinin reddine yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, davacı tarafın iş ve kazanç kaybı zararının ancak davacı tarafın defterleri üzerinde yapılacak mali inceleme ile heşaplanabileceğinin belirtildiği, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen Sivas 3 AHM.'nin 2019/519 Esas-2020/75 Karar sayılı kararı incelendiğinde; Davacı tarafça, 19/11/2019 tarihinde zayi belgesi verilmesi talepli dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda  31/01/2020 tarihinde; Davanın kabulü ile davacı şirkete ait 2012-2019 yıllarına ait ticari defterlerinin zayi olduğuna karar verildiği, davacı tarafın kazanç kaybı ve zararlarının oluştuğuna dair dosya kapsamına göre delil ibraz edilmediği ve davacının kazanç kaybına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafın manevi tazminata yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde,6098 Sayılı TBK'nun 114/2 fıkrası uyarınca; haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır. Bu yollama nedeniyle sözleşmeye aykırılık hallerinde TBK'nun kişilik haklarının zedelenmesi halinde manevi tazminata ilişkin 58. Maddesi kıyasen uygulanabilecektir. Ne varki sözleşmeye aykırılık nedeniyle manevi tazminat istenebilmesi için sözleşmeye aykırı davranışın kişilik haklarının zedelenmesine neden olması gerekmektedir. Zira anılan hükmün ilk fıkrası, kişilik haklarının zarar görmesi halinde hakimin manevi tazminat altında bir miktar paranın ödenmesine hükmedilebileceğini düzenlemektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğinin ispat külfeti de davacı üzerindedir. Davacı tarafça, kişilik haklarının zarar gördüğü iddiasının ispat edilemediği  anlaşılmakla;İlk derece mahkemesinin manevi tazminat talebinin reddine yönelik verilen hüküm gerekçesi dosya kapsamına,usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK 282 maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporlarında ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiştir.  İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında  mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde;29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahk</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2bfcba00e8fdb97d","SID":"8f1b4259ac488981"}}