{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/858 <br>KARAR NO: 2024/863<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/12/2019<br>NUMARASI: 2017/266 Esas -  2019/1254 Karar<br>DAVA: Çek İstirdatı<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin meşru hamili olduğu 28/01/2017 keşide tarihli, ... numaralı ve 30.000,00-TL bedelli çekin, müvekkili şirketin yetkilisine ait çantadan çalındığını, söz konusu hırsızlık olayı nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/50420 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, sonrasında çalınan çeklerle ilgili Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1120 E. sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve çekler hakkında ödemeden men karan verildiğini, dava konusu çekin, çalındıktan sonra sahte cirolar sonucunda davalılardan ... tarafından davalılardan Kapitol Faktoring şirketine verildiğini, faktoring işlemine sunulan faturaların gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle müvekkilinden çalınarak davalılar uhdesine geçen çekin müvekkiline tesliminin gerektiğini beyanla neticeten davanın kabulüne, dava konusu çekin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine, çekin takibe konulması durumunda takibin keşideci veya cirolar tarafından ödenmesi halinde takibe ödenen paranın müvekkiline ödenmesine, dava sonuna kadar tedbiren, HMK 389/1 ve İİK 72/2 gereği işbu çekle ilgili davalılarca başlatılacak İcra takibinin durdurulmasına, ya da işbu davadan önce takip başlatılmışsa bu sefer kasaya giren paranm HMK 389/1 ve İİK 72/3 gereğince alacaklıya ödenmemesine, davalıların takibe geçmesi halinde takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan .... Tic. Ltd. Şti. arasında 31/08/2016 tarihli bir Faktoring Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca 27/12/2016 tarihli Alacak Bildirim Formu ve davalılardan ...’e ( ... Loj. Dep. ...) düzenlenen fatura ve taahhütname uyarınca davaya konu 30.000,00-TL bedelli çekin davalılardan ... tarafından müvekkiline ciro edildiğini, bu faktoring işlemi neticesinde müvekkili tarafından ... şirketine 29.340,00-TL tutarında bir ödeme yapıldığını, ancak çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ...’e ödenen ücretin yeni faktoring işlemlerinden mahsup edilerek ve müvekkilinin banka hesabına ödemeler yapılarak müvekkiline geri ödeme yapıldığını, çek tutarının tamamının müvekkiline ödenmesinin akabinde ise dava konusu çekin  davalı ...’e iade edildiğini, davacının istirdat talebinde müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını beyanla neticeten davanın reddine, dava konusu tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı tarafından müvekkiline kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun tebligatın yapıldığı, davalıların davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, yetkili hamil olduğunu ve çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş bulunduğunu veya iktisapta ağırlı kusurlu olduğunu ispat etmesi halinde çekin geri verilmesini ya da çek bedelinin tahsilini isteyebilir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesine göre açılan işbu davada ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkemece, 6762 sayılı TTK 704 hükmü gereği davalıların çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu sonucuna varması halinde dava konusu çekin iadesine karar verilebileceği açıktır. Somut uyuşmazlıkta  ise davalılar 3. kişi konumundaki davalıların kötüniyeti ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılardan ... Makina - ...'e tebligat yapılamamış, davacıya bu davalının tebligata yarar adresini veya ticaret sicil numarasını veya şahsın TC Kimlik numarasını bildirmesi aksi halde bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılacağı yönünde davacıya HMK 119 maddesi gereğince ihtar yapıldığı, yapılan ihtara herhangi bir cevap verilmediğinden bu davalı yönünden de davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin davacı tarafa dava dışı ...Pazarı - ... ile yapılan ticaret neticesinde geçtiğini, davacı şirket yetkilisinin dava konusu çekin de içinde bulunduğu çekle beraber bir kısım çekleri önce ... Başakşehir Şubesindeki hesabına takasa verdiğini ve sonrasında gidip bankadan söz konusu çekleri aldığını, şirket yetkilisinin çantasında bulunan çeklerin ve bir miktar nakit paranın şirket yetkilisinin aracından çalındığını, bunun üzerinde aynı gün davacı tarafın ülke genelinde faaliyet gösteren bütün bankalara ve davalı ...'in de aralarında bulunduğu bütün faktoring şirketlerine çalınan 45 adet çekin bilgilerini gönderdiğini ve çeklerin çalındığını mail yolu ile bildirdiğini, dolayısıyla davalı tarafın iyi niyet savunmasının geçerli olmadığını, zira davalı şirketin temlik aldığı dava konusu çekin çalıntı olduğunu bilebilecek durumda olmasıyla iyi niyetli olmadığı gibi çekin sıhhati hakkında üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi yönüyle de ağır kusurlu olduğunu, davacı tarafın olayla ilgili şikayette bulunduğunu, şikayet üzerine başlatılan soruşturma Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/50420 nolu soruşturma dosyasıyla halen devam ettiğini, bunun yanında davacının çalınan çeklerle ilgili çek iptali davası açtığını, mahkemenin muhatap bankaları dava konusu çek dahil çalınan çeklerle ilgili ödemeden men ettiğini, davacı tarafın söz konusu çekin yasal hamili olduğunu, çeki ciro yoluyla veya başka bir şekilde kimseye vermediğini, çekin yasal yollarla ve gerçek bir ticarete dayalı olarak davacıya geçtiği konusunda ihtilafın bulunmadığını, bu durumun bilirkişi raporunun ilgili kısmında de tespit edildiğini, ancak daha sonra çekin davacıdan çalındığını ve haksız bir şekilde tedavüle sokulduğunu, davalı ...'in burada iyi niyetli üçüncü kişi olmadığını, zira işleme almış olduğu dava konusu çekin çalıntı olduğu faktoring işleminin yapılmasından çok önce kendisine resmi yollarla bildirildiğini, davacı şirketin çalıntı çeklerin listesini 08/12/2016 tarihinde davalı faktoring şirketinin internet adresinde yer alan \"...@k....com.tr\" adresine e-mail olarak gönderdiğini, bu hususta 07/11/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda da tespit yapıldığını, dolayısıyla davalı tarafın iyi niyet savunması geçerli olmadığını, davalı şirketin çekin sıhhati hakkında üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi yönüyle de ağır kusurlu olduğunu, davalı faktoring şirketinin söz konusu çeki faktoring işlemi kapsamında aldığını beyan ettiğini, faktoring şirketleri alelade sermaye şirketleri olmayıp 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve aynı kanun doğrultusunda yapılmış olan yönetmelik ile faaliyetleri sıkı kurallara bağlanmış şirketler olduğunu, bu nedenle faktoring şirketlerinin yapmış olduğu işlemleri bu kanun hükümleri de dikkate alınmak suretiyle incelenip değerlendirilmesi gerektiğini, kanun koyucu, özel düzenlemelere tabi tutulan faktoring şirketlerine çeşitli yükümlülüklerin yüklendiğini, bu yükümlülüklerden birisinin de temlik aldığı alacağın/çekin gerçek bir alım satım işlemine dayanıyor olması gerektiği olduğunu, yani faktoring şirketleri müşterilerinden çek alırken bu çeklerin kendi müşterisine gerçek bir ticari ilişki neticesinde geçip geçmediğini denetlemekle yükümlü olduğunu, dolayısıyla faktoring işleminin sadece faktoring şirketi ve müşterisini değil, bunların yanında müşteri şirketten önceki cirodaki şirketi de kapsayan bir işlem olduğunu, faktoring işlemine konu faturanın gerçek bir mal veya hizmet alımına dayandırılması ve ortada gerçek bir işlemin olması gerektiğini, bu kapsamda davalı ... tarafından diğer davalı ...-...adına düzenlenmiş olan fatura alacağının bu iki davalı taraf arasındaki ne tür bir ticari ilişki neticesinde düzenlendiğinin ve bu iki taraf arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, faktoring şirketinin bu hüküm gereği müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması ve sadece müşteri beyanı ve sözlü teyidi ile işlem yapılmaması, bu kapsamda alacağın konu edildiği faturanın şekil ve içeriğinin mevzuata uygun olması, faturalara konu alacağın merkezi fatura kaydı sisteminde mükerrer olmadığının tespiti ile müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedinin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi yükümlülüğünün öngörüldüğünü, ancak dava dosyası incelendiğinde davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediği ortada olduğunu, yerel mahkemenin bu hususları gözetmeden davanın reddine karar vermesinin yerinde olmadığını, dava dosyası incelendiğinde 07/11/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda ve gerekçeli kararda \"dosya mevcuduna göre davalı ... şirketinin sahte olduğu iddia edilen faturaya ilişkin (Faturanın sahte ve/veya mükerrer olup olmadığına ya da fatura borçlusuna başvurup başvurmadığına yönelik) ne şekilde bir uygulama yaptığına dair bir veriye rastlanmamıştır\" açıklamasının yapıldığını, mahkemenin bu gerekçesinin verdiği hükümle çelişmekte olduğunu, davalı faktoring şirketinin kendisine temlik edilen borcun sıhhati konusunda ancak üstüne düşeni yaptıktan sonra iyi niyet iddiasında bulunabileceğini, bu nedenle iyi niyet iddiasında bulunamayacağı gibi ağır kusurunun bulunmadığı iddiasını da ileri süremeyeceğini, dava konusu olayda faktoring şirketi müşterisi davalı ... ile davalı ...-... arasında gerçek bir ticari ilişkinin bulunmadığını, ortada gerçek bir ticari ilişkinin olmadığını da ilişkin ...yetkilisi ... 25/10/2017 tarihinde İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğünde verdiği ifadesinde beyan ettiğini, davalı ... ile diğer davalı ... arasında bir ticari ilişki olmadığının böylece ortaya çıktığını, buna ilişkin ifade tutanağının dosya arasında olduğunu, faktoring şirketinin gerçek bir ticarete dayanmayan fatura ve çek ile yasal mevzuata aykırı olacak şekilde faktroring işlemi yaptığını, buna rağmen davacı tarafın haklı ve hukuka uygun davası reddedildiğini, yerel mahkeme gerekçeli kararında \"...Loj. Depolama Vinç Ve Makina - ...'e tebligat yapılamadığı, davacıya tebligata yarar adresin veya ticaret sicil numarası  ya da şahsın TC kimlik numarasını bildirmesi için süre verildiği ancak davacının ihtara rağmen bildirimde bulunmadığı ve bu nedenle bu davalı yönünden de davanın reddine karar verildiği\"nin belirtildiğini, halbuki 16/07/2018 tarihinde mahkemeye sunulan dilekçe ile davalı ...'in mernis adresinin bildirildiğini, dilekçenin ekinde de aynı davalının TC kimlik numarasını içerir ifade tutanağının konulduğunu, davalı tarafın TC'si dosya içerisinde sunulmuş olmasına rağmen mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin yerinde olmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkemenin ortadan kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, dava hakkında bir karar verilinceye kadar yerel mahkeme ilamının icrasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>GEREKÇE: Dava; 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca davacının yetkili hamili olduğu dava konusu çekin çalınması nedeniyle rızası dışında elinden çıktığı iddiasına dayalı çekin istirdatına karar verilmesi talebine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava konusu çekin çalındığını, çeki elinde bulunduran davalı faktoring şirketinin yürürlükteki mevzuat uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle ağır kusurlu sayılması gerektiğini ileri sürerek çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu çekin faktoring sözleşmesine istinaden yasal mevzuata uygun olarak aldığını ve faktoring işleminde ve buna bağlı olarak dava konusu çekin edinilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ...Lojistik Depolama Vinç ve Makina-...' e ise dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilememiştir. Bunun üzerine davacı vekilince 16/07/2018 tarihinde davalının eksik olan adres bilgileri ilk derece mahkemesine bildirilmiş ancak davalının bildirilen adresine tebligat çıkartılmamış, dosyada taraf teşkili sağlanmamıştır. Mahkemece her ne kadar davacı vekilince 15/02/2019 tarihinde gönderilen tebligatta davalı adresinin mahkemeye bildirilmesi yönünde ihtaratlı ara karar kurulmuş ise de davacı vekilinin bu husustaki dilekçesi dikkate alınmadan ve davalı yana tebligat çıkartılmadan yargılamaya devam olunarak ve davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemleri yerindedir. Somut davada; dava konusu ... Yeşilköy Şubesi ne ait 28/01/2017 keşide tarihli, ... seri nolu 30.000,00 TL bedelli çekin 06/12/2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık eylemi sebebiyle davacı şirket yetkilisinin aracında çalınması sebebiyle şikayette bulunulduğu, şikayet üzerinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/50420 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, soruşturmanın halen devam ettiği, davacı tarafından ayrıca çekin çalındığı hususunun 08/12/2016 tarihinde e-mail yoluyla davalı... Faktoring şirketinin de içerisinde olduğu bir çok şirkete bildirildiği, çekin çalınması sebebiyle davacı tarafından Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1120 esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı, anlaşılmıştır. Dava konusu... bank'ın Yeşilköy Şubesi 28/01/2017 Keşide Tarihli ... Seri Nolu Ve 30.000 TL bedelli çekin keşide yerinin Ankara, keşidecinin ... Tic. Ltd. Şti. ... Pazarı-Mehmet Esen Çeviköz olduğu, çekin arkasında ilk cironun lehtar tarafından yapıldığı akabinde davacı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu, sonrasında sırası ile davalı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti., davalı ...Lojistik Depolama Vinç ve Makina- ... ve davalı ... Ambalaj Amb. San. Tic. Ltd.Şti cirosunun bulunduğu, bu ciro ile çekin  davalı ... AŞ' ye geçtiği, ... AŞ tarafından bankaya ibraz edildiğinde, banka tarafından ödeme yapılmadığı, görülmüştür. Davacı şirket yetkili hamili olduğu çekin elinden rızası dışında çıkması nedeniyle köütniyetli ve ağır kusurlu davalılardan çekin istirdatını talep etmiştir. Dava konusu çek ile birlikte davacının elinde bulunan toplam 45 adet çek ile ilgili meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında davacının durumu faktoring şirketlerine bildirdiği, savcılığa suç duyurusunda bulunduğu görülmüştür. Davalı ... vekili, dava konusu çekin davalı ... Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti ile arasında 31/08/2016 tarihli Faktoring sözleşmesi, 27/12/2016 tarihli Alacak Bildirim Formu ve bu davalı tarafından diğer davalı ...Lojistik Depolama Vinç ve Makina adına düzenlenmiş fatura ve taahhütname nedeniyle kendilerine sunulan finansman hizmeti karşılığı ödeme vasıtası olarak  verildiğini ve faktoring işleminde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık olmadığını beyan etmiş ve söz konusu belgeleri dosyaya sunmuştur. 6102 sayılı T.T.K.'nun 792. maddesine göre; \"çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister  ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru  bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür.\" Yargıtay 11. HD'nin 2019/4107 Esas-2020/1903 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran  faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir.  6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; \"faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez,\" hükmü düzenlenmiştir. Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, BDDK. Tarafından 04/02/2015 tarihli ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve  Yönetmelik 11 maddeye göre yürürlük tarihi 01/01/2015 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren \"faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik\" 8/1 madesinde ise;  \"faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de  faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir\" düzenlemesine yer verilmiştir.04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren \"faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik\"in İstihbarat çalışması başlıklı 5 madesinde ise;'' (1) Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;  a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur,'' hükmü düzenlenmiştir.Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince, davacı tarafça çekin çalınmasına ilişkin tüm bildirimler gecikmeksizin ilgili kurumlara yapılmasına, çek iptali davası açılmasına ve soruşturma başlatılması için şikayette bulunulmasına, davalı Faktoring şirketine e-mail de gönderilmesi karşısında; ilk derece mahkemesince öncelikle yetkili yasal hamil belirlenmeden ilgili CBS dosyası akıbeti araştırılmadan  davacı vekilince yargılamanın safahatlarında dile getirilen faktoring işlemine konu faturaların gerçek ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı noktasında faktoring sözleşmesinin tarafı tarafından BA-BS formu ile ilgili vergi dairesine faktoring sözleşmesi ile davalı tarafa verilen faturanın bildirilip bildirilmediği, temlik eden davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapıldıktan sonra  açıklanan hususlar ve davacının iddiası gereğince, davaya konu çeke dayalı alacağın sahih fatura ile tevsik edilip edilmediğinin araştırılması, bu çerçevede dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi aracılıyla incelenerek gerçek bir ticari alım satım olup olmadığının tespiti, oluşacak sonuca göre davalı faktöring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çekin istirdadına karar verilip verilmeyeceği bu mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma inceleme doğrultusunda yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,  istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41cdecdf2051b7d7","SID":"b9bb3be8b2b4b3c2"}}