{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br><br>ESAS NO:2022/149 Esas<br>KARAR NO\t:2022/397<br><br>DAVA:Alacak<br>DAVA TARİHİ:04/02/2000<br><br>BİRLEŞEN DAVADA <br>(.... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS )<br> <br>DAVA:Alacak<br>DAVA TARİHİ:29/12/2009\t<br>KARAR TARİHİ:12/12/2017<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>BİRLEŞEN DAVA(.... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS):<br>Dosyamız ile birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosya yönünden davacı vekili dilekçesinde; Rus bayraklı davalı  ... gemisinin 29.12.1999 tarihinde Marmara denizinde ... açıklarında ... rüzgarının etkisiyle sürüklenerek sahile yakın bir yerde karaya oturduğunu ve ikiye kırılarak deniz kazasına maddi zarara çevre kirlenmesine, ölüm tehlikesine sebebiyet verdiğini, davalı geminin ikiye kırılarak ayrılması neticesinde tanker içinde bulunan fuel oilin bir kısmının denize akarak yayıldığını sahildeki kumsalı ve binaları kirlettiğini, deniz içi ve deniz dışında bir çok canlının ölümüne sebep olduğunu, bu arada deniz kazası sonucu mülkiyeti hazineye ait ve ... kapsamında bulunan mallarda da kirlenme ve hasar meydana geldiğini bildirerek maruz kalınan zararların izalesi için ... ... gemisi donatanı ve kaptanı aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında zarar miktarı 30.250 TL olarak sabit olduğundan 4.250 TL zararın tahsilini talep etmiştir.<br>.... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ... sayılı kararı ile davalılar ... Ltd. Şti. İle ... Hizmetleri Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 26.000,00 TL alacağın haksız fiil tarihi 29/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.<br>Kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03/07/2007 tarih 2006/1776 esas, 2007/10125 karar sayılı kararı ile  bozulmuş ve dosya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilerek ... esas sırasına kaydedilmiştir.<br>.... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ... esas, 2010/229 karar sayılı kararı  görevsizlik kararı verilerek dosyanın Denizcilik İhtihas Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  12.09.2013  tarih 2012/17400 esas, 2013/15547 karar  sayısı ile verilen görevsizlik kararı onanarak dosya İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş ve mahkemenin 2006/56 esas sırasına kaydolmuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ... karar sayılı karar ile  davacı kuruluşun kamu otoritesinin emri ile hareket ettiği, davalıların davacı kuruluştan nezaret ve refakat talebinde bulunmadığı, davalıların borcun kaynaklarından olan sözleşme, haksız fiil yada sebepsiz zenginleşmeden doğan bir sorumluluklarının bulunmadığı ve  davaya konu olayda vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Adda Deniz Acentalıkları Limited Şirketi yönünden feragat nedeniyle, diğer davalılar yönünden ise istemin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine  Yargıtay 4. HD' nin 2016/5629, 2016/12397 karar sayılı kararı ile  olaya uygun düşmeyen gerekçe ile davanın husumetten reddedilmesi hukuka uygun bulunmayıp dosya bozularak mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin 2015/406 esas sırasına kaydedilmiştir. <br>Mahkememizin 2015/406 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, ...-... Gemisi Acentesi Adda Deniz Acentelığı ve aynı gemi sigorta kulübü ...'ye yönelik açılan davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2006/1776 esas, 2007/10125 karar sayılı ilamı ile bozma dışında bırakılarak kesinleştiği anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, mahkememizin birleşen ... esas sayılı dosyası bakımından davacının davasının kabulü ile 4.250,00 tl tazminatın olay tarihi olan 29/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve kaptanı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ana dosya açısından davacının davasının kısmen kabulü ile 26.000,00 tl tazminatın olay tarihi olan 29/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve kaptanı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br> Kararın temyizi üzerine  Yargıtay 11. HD' nin 2018/2549 , 2019/8253 karar sayılı kararı ile  dava dilekçesinde 26.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, 18.04.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak tutarını 109.568,37 TL'ye yükseltmiştir. Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulmasının mümkün olmadığı, bu durumda mahkemece, bozmadan sonra ıslahın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle asıl davada ıslahla arttırılan miktar yönünden asıl davanın reddi gerekirken, ıslah tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi  doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru bulunan kararın değişik bu gerekçeyle onanması gerektirmiş, davalılar ... ve kaptanı ... vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden ;  davalı vekili 06.05.2010 tarihli cevap dilekçesi ile birleşen davaya yönelik zamanaşımı definde bulunmuş ise de mahkemece bu hususta olumlu yada olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmadığı belirtilerek karar bozulmuş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. <br>Davacı vekilinin, davalıların sorumlusu bulundukları ... Bayraklı ... -... Gemisinin 29.12.1999 tarihinde sürüklenerek sahile yakın bir yerde karaya oturup ikiye kırılarak ayrılması sonucu tankerde bulunan fuel oilin bir kısmının denize akarak yayıldığını ve kumsal ile binalar, bu arada ... Köşkü’ne ait taşınmazlarda kirlenme ve hasar meydana getirdiğini, köşkteki tarihi ve kıymetli eşyaların fuel oilden temizlenmesi nedeniyle değer kaybına uğrandığını, ... kapsamında bulunan mallarda da kirlenme ve hasar meydana geldiğini ileri sürerek maruz kalınan zararların izalesi için 26.000,00 TL alacak ile taşınmazlarda bulunan tarihi ve tarihi olmayan eşyalarda meydana gelen değer kaybının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etttiği, asıl davada Mahkememizin  ... sayılı ilamı ile  davacının davasının kısmen kabulü ile 26.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 29/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve kaptanı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın Yargıtay 11. HD' nin 2018/2549 E, 2019/8253 K sayılı ilamı ile onandığı,  davacı vekilinin birleşen dosyada ise ek olarak  4.250.- TL zararın tahsilini talep ettiği, yargılamaya bu dava  yönünden devam edildiği görülmüştür. Dava haksız eylemden doğan tazminat istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresi içerisinde zamanaşımı defini ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gereğince somut davaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi \"Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarar olan tarafın zarara ve failine ittilaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz. Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun mürusu zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur.\" hükmünü içermekte olup,  eldeki davada  olay tarihinin 29/12/1999 olduğu, birleşen davanın  29/12/2009 tarihinde açıldığı, buna göre dava tarihine kadar öğrenme ile başlayan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşıldığından davanın  zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:<br>1-Asıl davada verilen hükümler kesinleşmiş olduğundan bu yönde yeniden karar verilmesine yer olmadığına<br>2-Birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,<br>3-Birleşen davada davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına<br>4-Davalı vekili için takdir edilen 4.250,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/06/2022          <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54eb589381437a97","SID":"3b51778342263beb"}}