{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)\t<br><br>ESAS NO:2022/190 Esas<br>KARAR NO:2022/255 <br><br>DAVA:Hakem Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ:08/03/2022<br>KARAR TARİHİ:06/05/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.02.2021 tarihinde çıkan fırtına sebebi ile ... koyunda demirli bulunan müvekkili şirkete ait \"... ...\" adlı yat kaptanın sabah 06:30 da yardım ve kurtarma  talebinde bulunulduğunu, defalarca yapılan bu yardıma saat 11:00 sularında cevap verildiğini ve fırtınanın hızını kaybettiği sıralarda kurtarma işlemine başlandığını, kurtarma işleminden dolayı imzalanan gemi kurtarma sözleşmesine dayalı olarak hakem kurulunda iş bu kararın esas olan dava açıldığını, gemi kurtarma sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin kaptanın zor durumdan yararlanılarak imzalatıldığını, kurtarma işlemi bittikten sonra kurtarma ücretinin yazıldığını, gerek gabin sebebi ile gerekse irade sakatlığı sebebi ile gemi kurtarma sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu hususta ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ... esas sayılı davalarının halen derdest olduğunu, bu dosya sonucunun lehte olması halinde hakem kurulu kararına gerekçe olan kurtarma sözleşmesinin ortadan kalkacağını, bu hususun nazara alınmadığını, gemi kurtarma sözleşmesinin 7.maddesine göre yargılama için hakem usulü kabul edildiğini ve taraflarca birer hakemin seçilmesi karar altına alındığını, fakat dava açılırken hakem seçimine dair tebligat 3 ay önce istifa eden yat kaptanına gönderildiğini, gönderilen tebligat tebliğ edilmeden geri döndüğünü, daha sonra Av. ... adına tebligat çıkartıldığını, bu tebligatın usulsüz olduğunu HUMK 122.maddesine göre dava dilekçesi asile tebliğ edildiğini, gerek HUMK ve gerekse tebligat kanununda tebligatın geçerli olabilmesi için taşıması gereken yasal unsurların belli olduğunu,söz konusu hakem seçimine dair tebligat bu unsurlardan yoksun olduğunu, dava dosyası vekil ile takip edilmeye başlandığını, tebligatların vekile yapılmasının zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin hakem seçme bildiriminin usule uygun yapılmadığını, her dava için taraflar kendilerine göre hazırlık yaptığını, hazırlık aşamasında müvekkili şirketi tarafından rapor talep edildiğini, fakat talep o esnada nahoş müdahalelerin olduğunu ve tarafsız bir rapor çıkmayacağının anlaşıldığını, müdahalelerin ispatı mümkün olmadığı için işlem yapılmadığını düzenlenen rapor kullanılmadığını, fakat nasıl elde edildiğini bilinmeyen bir şekilde raporun davacı tarafça elde edildiğini ve müvekkili şirketin iç işleyişini kapsayan ve asla haberlerinin olmaması gereken bu husustan gayri yasal yollar ve etik dışı davranışlarla haberdar olarak bu raporun karardan bir hafta önce getirilmesini talep ettiğini, hakem kurulu HUMK 139 ve 140 maddeleri ile M.K.2'ye uygun olmayan bu talebin karar oluşturmasından bir hafta önce kabul ettiğini, ve ... Deniz Ticaret Odasından müvekkiline ait kullanılmayan kullanılmasına muvafakati olmayan davacı tarafın delil olarak sunulmayan raporu 09.12.2021 tarihinde ivedilikle talep ettiğini, dilekçeler aşaması ve delil sunma aşaması da bitmiş olmasına rağmen müvekkiline ait ve yaptırırken müdahaleleri farkedip vazgeçtikleri bir araştırmayı gayri yasal yoldan elde edildiğini, hakem kurulunun kararına karşı 13.12.2001 tarihinde taraflarınca itiraz edildiğini, tahkim yargılaması yapılan kurtarma sözlemesinin nazara alınmadığını, hakem kurulu ön kabul ile karar verildiğini, kurtarma süresi, kurtarmaya gitmede hızlılık, kullanılan malzeme, harcanan zaman hesap edildiğini, kurtarma yardımı verilen ve tehlikenin oluştuğu bölge açık denizde olmadığını ...-... koyunda olduğunu, kurtaranın beyanına göre müvekkili şirketin yat kaptanı 08.02.2021 tarihinde 06:30 sularında yardım istediğini defalarca arayıp mesaj yazdığını, fakat kurtaran şirketin olay yerine saat 11:00 sularında gelebildiğini, açıklama olarak başkaca kurtarma işinin olduğunu beyan ettiğini, kabul edilemez bir mazerete rağmen hakem kurulunca tüm bu hususların gözardı edildiğini, TTK 1305 maddenin hızlılık ve özen gösterme unsuru tamamen ortadan kalktığının bulunduğunu, sözkonusu 23.12.2021 tarihli hakem kurulu kararı ile müvekkili şirket ...-... koyunda oluşan tehlike sebebi ile 300.000,00 Euro gibi bir ödeme yükümlülüğüne sokulduğunu, son derece fahiş haksız ve acımasızca oluşturulan bir karar olduğunu, kararın iptali gerektiğini, TTK 1305 koşullarının gerçekleşmediğini, hakem kurulu kararı HUMK 139 ve TTK 1305 maddesi gereği hakem kurulu kararının yasal zeminden uzak başvurucu tarafa haksız menfaat ve kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, hakem heyeti yerine yeni bir hakem kurulu oluşturularak yargılama yapılmasını, masraf ve ücreti vekaletin davacı başvurucuya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Dava; Hakem kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesine göre dava şartlarından olup HMK m. 115/1 uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. <br>28/02/2018 tarihli 7101 sayılı yasanın 60.maddesi ile değişik HMK'nun 439/1.maddesinde, hakem kararına karşı açılacak iptal davası bakımından görevli mahkemenin tahkim yeri Bölge Adliye Mahkemesi olduğu kabul edilmiştir. Bu itibarla eldeki dosyaya konu hakem kararının  iptal davası bakımından mahkememiz görevsizdir. Görevli mahkeme hakem kararının verildiği yer Bölge Adliye Mahkemesi olduğundan, HMK'nın 439. Maddesi  gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Mahkememizin HMK nun 439/1 maddesi gereğince  görevsizliği nedeni ile davanın usulden REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından 80,70.-TL Başvurma Harcı, 80,70.-TL Peşin harcın davacıdan tahsili ile  hazineye irat kaydına,<br>Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2022<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8e81cfbafd2d7d6","SID":"be69d679d4d23259"}}