{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t           TÜRK MİLLETİ ADINA\t<br>\t\t   T.C.<br>\t\t BURSA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t :2023/ <br>KARAR NO: 2023/<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: <br><br>DAVA\t\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 20/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 16/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/11/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA:<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... Vergi Dairesi ... vergi kimlik numaralı şirketi vergi dairesi işletme faal olmadığı için mükellefiyetini resen terk ettiğini, müvekkili şirketin muhasebecisi de aralarındaki anlaşma sonlanınca elinde bulundurulan genel kurul karar defteri ve tüm evrakları müvekkil şirket yetkilisinin de tanıdığı bir kafeye bırakılmak ve teslim alınmak üzere götürüldüğünü, sermaye şirketlerinde vergi dairesindeki gibi tek taraflı yani resen terki mümkün olmadığından tasfiye zorunlu olduğunu, müvekkili şirket vergi dairesince resen terk edilen şirketinin ticaret sicilde de terk olunması için 15.06.2023 tarihinde tasfiye olma kararı aldığını, müvekkili  şirketin tasfiye başvurusu yapabilmesi için genel kurul karar defterine karar alınması zorunlu olduğunu, kafede depoya kaldırılan evraklar kontrol edildiğinde 15.06.2023 tarihinde genel kurul karar defterinin evraklar arasında olmadığı tespit edildiğini, hem kafe hem de eski muhasebecinin arşivi aranmasına ve tüm çabalara rağmen genel kurul karar defteri bulunamadığını, tüm çabaya rağmen bulunamayan defter muhtemelen çalındığını, 15/06/2023 tarihinde yaşanan bu olaydan sonra tüm çabayla defter aranmışsa da herhangi bir kimse tarafından ne şekilde yapıldığı bilinmediğinden kişi tespit edilememiş ve bu nedenle de şikayetçi olunamadığını, anılan nedenle müvekkil şirkete ait karar defteri zayi olduğunu, bu nedenlerle zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DELİLLER:Dava dilekçesi, ticaret sicil gazetesi, vergi dairesi kayıtları, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, TTK'nın 82/7.  maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Davacı tarafından şirkete ait karar defterinin kaybolduğunu ileri sürerek, kaybolmaya yönelik hiçbir vakıa ve delil sunulmamıştır.Öte yandan davacı ticari işletmesi sebebiyle davacının tacir olduğundan basiretli şekilde davranmak zorundadır.  ... ... Kurulunun 05/10/1984 tarih 1982/- Esas ve 1984/ Karar sayılı kararında \"TTK.nun 68/1. maddesi hükmünce \"Defter tutmak mecburiyetinde bulunan kimse ve işletmeye devam eden halefleri, defterler! son kayıt tarihinden ve saklanması mecburi olan diğer hesap ve kağıtları tarihlerinden itibaren on yıl geçinceye kadar saklamaya mecburdurlar\". Aynı maddenin son fıkrası da şu düzenlemeye yer vermiştir: \"Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtları yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyanı oğrendiği tarihten itibaren onbeş gun icinde ticari isletmesinın bulundugu yerin selahiyetli mahkemesinden kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Mahkeme lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır...Önce şu husus belirtilmelidir ki, metni yukarıya aynen alınan hükümdeki \"yangın, su baskını veya yer sarsıntısı\" örnekleri tahdidi bir düzenleme içerisinde yer almamış, \"gibi\" sözlüğünden de anlaşılacağı üzere tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Tacirin 68. maddenin son fıkrasından yararlanabilmesi icin bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur: Genel bir kural konulamamakla beraber cereyan ettigi yer ve sartlar itibarıyla bir (hırsızlık) olayı sozu edılen madde kapsamında düşünülebileceği gibi, gene başka yer ve başka koşullar altında düşünülmeyebilir de... Davaya konu olayda ise; ticari defter ve belgeler otomobilin içerisine konulmuş ve buradan çalındığı iddia olunmuştur...Ticari defter ve belgelerin iyi muhafaza edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.\" denilmiştir. Dolayısıyla somut olayda, ... Kurulu kararında da vurgulandığı üzere tacirin  saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kağıtları özenle muhafaza etmesi zorunlu olup, yerine göre çalınma halinde bile, zayi belgesi verilemez iken,  basiretli tacir gibi davranmama sebebiyle kaybolma halinde zayi belgesi verilemeyeceği gibi iradesi dışında  karar defterinin kaybolduğuna dair vakıa ileri sürülmediği ve hiçbir delil sunulmadığından davanın reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Anılan 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesine göre: Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  HMKnın 341. Ve  345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/11/2023         <br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7728ec67a3e86654","SID":"b12afae01a76a5e9"}}